CEZA GENEL KURULUNCA İNCELEME YAPILIRKEN DAVA ZAMANAŞIMININ DOLMASI
T.C.
CEZA GENEL KURULU
ESAS NO. 2011/4-132 
KARAR NO. 2011/117
KARAR TARİHİ. 7.6.2011

5271/m. 223
765/m. 102/4, 104/2
1412/m. 322

DAVA : Görevliye etkin direnme suçundan sanık Ö. B.'ın 765 Sayılı T.C.K.nın 258/1-3 ve 81/1-3 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 1 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Gemlik Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.5.2004 gün ve 152-509 Sayılı hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay C.Başsavcılığınca 4.7.2005 gün ve 199341 sayıyla 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyannca lehe yasa değerlendirilmesi yapılmak üzere dosya mahalline iade edilmiştir.

Gemlik Asliye Ceza Mahkemesince 21.10.2005 gün ve 522-755 sayı ile, sanığın lehe olan 765 Sayılı T.C.K.nın 258/1-3 ve 81/1-3 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 1 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 28.1.2009 gün ve 4846-1046 sayıyla hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığınca 17.5.2011 gün ve 107814 sayı ile;

"... Gemlik Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında T.C.K.258/1-3 üncü maddesi gereğince belirlenen 2 ay hapis cezası tekerrür sebebiyle 1 gün arttırılmıştır. Sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas sabıkası İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 250-19 esas ve karar sayılı ilamıyla 4922 Sayılı Kanunun 20/b maddesi gereğince hapisten çevrilme 2.400.000 TL ağır para cezası olup anılan ceza 13.7.1999 tarihinde infaz edilmiştir. Bu sebeple hüküm kurulduğunda T.C.K.nın 81. maddesinin uygulanması yasaldır. Ancak dosya Yargıtay'da temyiz aşamasında iken tebliğnamenin düzenlenmesinden sonra 8.2.2008 tarihli 5728 Sayılı Kanunun 120. maddesiyle 4922 Sayılı Kanunun 20. maddesindeki cezanın yaptırımı idari para cezasına çevrildiği anlaşılmıştır.

Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 4922 Sayılı Kanunun 20. maddesine dair olup ve anılan Kanunun 8.2.2008 tarih ve 5728 Sayılı Kanun değiştirilmesi karşısında, mahkemesince uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre tekerrür koşulları bulunup bulunmadığı tartışılarak sanık hakkında T.C.K.nın 81. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması yasaya aykırıdır.

Sanık aleyhine sonuç doğuran Gemlik Asliye Ceza Mahkemesince, tarihi ve sayısı yukarda belirtilen ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.1.2009 tarihli onama hükmüyle kesinleşmiş bulunan ilam hakkında 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesi uyarınca Ceza Genel Kuruluna itiraz yasa yoluna başvurulması gerekmiştir...",

Görüşüyle Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi istemiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.

Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya. Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:

KARAR : Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, tekerrüre esas alınan ilamdaki eylemin sonradan yürürlüğe giren yasayla kabahate dönüştürülmesi durumunda bu ilamın uyarlama yargılamasına konu edilmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğine göre;

İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.1.1999 gün ve 250-19 Sayılı ilamıyla sanığın 4922 Sayılı Kanunun 20/b maddesi uyarınca 2.400.000 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm 13.7.1999 tarihinde infaz edilmiş. Bu ilam; 24.2.2003 tarihinde işlenmiş bulunan ve incelemeye konu olan suçtan kurulan hükümde tekerrüre esas alınmıştır.

Bu bilgiler ışığında infaz tarihi, süre ve ceza koşullarının birlikte oluşması sebebiyle hüküm tarihinde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 28.1.2009 gün ve 4846-1046 sayıyla onanmasına karar verilmiş, ancak Özel Dairenin inceleme tarihinden önce 2.8.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 120. maddesiyle 4922 Sayılı Kanunun 20. maddesindeki yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.

Tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılamadığından, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu sebeple Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.

Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere. Ceza Genel Kurulunca inceleme yapılırken Özel Daire kararının hukuka aykırı görülerek kaldırılması halinde, itirazın kabulüyle dava derdest hale geleceğinden, dava zamanaşımının gerçekleştiğinin saptanması durumunda kamu davasının düşmesine de karar verilmesi gerekmektedir.

Sanığın 24.2.2003 tarihinde işlediği iddia olunan ve 765 Sayılı T.C.K.nın 258. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiş olan görevliye etkin direnme suçunun tabi olduğu yasa maddesinin ihtiva ettiği cezanın üst haddi itibariyle 765 Sayılı T.C.K.nın 102/4 üncü maddesi uyarınca 5 yıllık asli, 104/2. maddesi uyarınca da 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımına tabi olduğu, daha ağır bir suçu oluşturma olasılığı bulunmayan eylemde lehe olan 765 Sayılı T.C.K.nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı 24.8.2010 tarihinde gerçekleşmiştir.

Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüyle Özel Dairenin onama kararının kaldırılmasına, zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan, sanık hakkındaki yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kamu davasının 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı cyuy'nın 322 ve 5271 Sayılı C.M.K.nın 223 üncü maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle.

1- ) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne,

2- ) Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.1.2009 gün ve 4846-1046 Sayılı onama kararının kaldırılmasına,

3- ) Gemlik Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.10.2005 gün ve 522-755 Sayılı hükmünün gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle BOZULMASINA,

Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı cyuy'nın 322. maddesi uyarınca, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 Sayılı T.C.K.nın 102/4, 104/2 ve 5271 Sayılı C.M.K.nın 223 üncü maddeleri uyarınca düşmesine,

4- ) Dosyanın mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 07.06.2011 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.



kararara.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.