CEZA MAHKÛMİYETİNİN SİYASİ HAKLARA ETKİSİNE İLİŞKİN AYM KARARI
Anayasa Mahkemesi, Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin itiraz yoluyla yapmış olduğu başvuruda, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 E. 2015/85 K. no’lu karar ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ceza mahkumiyetine bağlı belirli hakları kullanmaktan oksun bırakmaya ilişkin 53. maddesinin;
a) (1) numaralı fıkrasında yer alan “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;…” bölümünün, fıkranın (b) bendinde yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden,

b) (1) numaralı fıkrasında yer alan “…hapis cezasına…” ibaresinin, fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve…” ibaresi yönünden,

c) (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin,

d) (2) numaralı fıkrasının, maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan; “Seçme ve seçilme ehliyetinden... ibaresi” yönünden ,

e) (4) numaralı fıkrasında yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya…” ibaresinin, maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptaline karar verilmiştir.

(Karara ulaşmak için tıklayınız)


A-
Kişinin, Kasten İşlemiş Olduğu Suçtan Dolayı Hapis Cezasına Mahkûmiyetin Kanuni Sonucu Olarak Seçilme Ehliyetinden Yoksun Bırakılacağını Öngören Düzenleme


İtiraz Konusu Kural


İtiraz konusu ibareye de içeren kuralda, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak “seçilme ehliyetinden” yoksun bırakılacağı düzenlenmektedir.

Başvuru Gerekçesi

Başvuru kararında özetle Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin düzenlemelerinde, taksirli suçlar hariç olmak üzere, bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm edilenlerin milletvekili seçilemeyeceklerinin belirtilmesine rağmen itiraz konusu kuralda kişilerin bir yıldan az hapis cezasına mahkûmiyetleri hâlinde dahi seçilme ehliyetinden yoksun bırakılabileceklerinin öngörülmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlar dışında taksirli suçlar hariç toplam bir yıldan az hapis cezasına mahkûm olma hâlinin, milletvekili seçilmeye engel bir durum olarak öngörülmediğini vurgulayan Anayasa Mahkemesi, kişilerin kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı bir yıldan az hapis cezasına mahkûm olmaları hâlinde dahi seçilme haklarından yoksun bırakılmalarını öngören itiraz konusu ibareye ilişkin kuralı, fıkranın (b) bendinde yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden Anayasa’nın 76. maddesine aykırı bularak iptal etmiştir.

B- Kişinin Hapis Cezasına Mahkûmiyetin Kanuni Sonucu Olarak Seçme Hakkından Yoksun Bırakılacağını Öngören Düzenleme


İtiraz Konusu Kural


İtiraz konusu ibareyi de içeren kuralda, kişinin, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılacağı düzenlenmektedir.

Başvuru Gerekçesi


Başvuru kararında özetle kuralın siyasi haklarla ilgili temel anayasal kurallarla çelişmesi nedeniyle Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi


Anayasa Mahkemesine göre demokratik toplum, milli iradenin belirlenme aracı olan seçme hakkının en geniş şekilde kullanılabildiği bir düzeni gerektirir. Seçme hakkına demokratik toplum düzeni yönünden zorunlu olmadıkça Devletin müdahale etmemesi gerekir.

Bu hak meşru amaçlarla sınırlandırılabilir ise de bu sınırlama kişilerin seçme hakkını ortadan kaldıracak veya kullanılamaz hale getirecek şekilde yapılamaz.

Seçme hakkına sahip olan bir kimse, bu hakkını oy verme yoluyla kullanır. Bu bağlamda seçme hakkının, bu hakkın pratiğe yansıtılması şeklinde ifade edilebilecek olan oy kullanma hakkından ayrı düşünülemeyeceği açıktır. Anayasa’nın 67. maddesinde taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oy kullanamayacağı belirtilmektedir. Düzenleme yalnızca kasten işlenen bir suçtan dolayı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oy kullanamayacağına ilişkin olduğundan ceza infaz kurumunda bulunmayan hükümlülerin oy kullanmaları bakımından anayasal bir engel bulunmamaktadır.

İtiraz konusu düzenleme incelendiğinde, hükümlülerin, ceza infaz kurumunda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olanların seçme hakkından yoksun bırakılmalarının öngörüldüğü görülmektedir. Bu suretle kuralla seçme hakkına getirilen sınırlama, Anayasa’da seçme hakkının bir tezahürü olarak ifade edilebilen oy kullanma hakkının Anayasa’da açıkça ifade edilen sınırlarını aşmakta, hükümlünün ceza infaz kurumunda bulunup bulunmadığı dikkate alınmaksızın kategorik bir şekilde kasten işlenen tüm suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûmiyet halinde seçme hakkına sınırlama getirilmektedir.

Sonuç olarak kuralla getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninde gerekli olmayan ölçüsüz bir sınırlama niteliğinde olduğunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu ibareye ilişkin kuralı aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve…” ibaresi yönünden Anayasa’nın 13. ve 67. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.

C-
 Kişinin, Kasten İşlemiş Olduğu Suçtan Dolayı Hapis Cezasına Mahkûmiyetin Kanuni Sonucu Olarak Diğer Siyasi Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılacağını Öngören Düzenleme

İtiraz Konusu Kural


İtiraz konusu ibareyi de içeren kuralda, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılacağı düzenlenmektedir.

Başvuru Gerekçesi


Başvuru kararında özetle itiraz konusu kuralda kişilerin hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak diğer siyasi haklardan yoksun bırakılacaklarının öngörüldüğü ancak söz konusu siyasi hakların hangi haklar olduğunun açıkça gösterilmeyerek belirsizliğe neden olunduğu belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi


Anayasa Mahkemesine göre, siyasi haklar, devletin kuruluş ve işleyişi ile ilgili temel haklardır. Bu haklar, kişiye toplumun temel kural ve yapılarını etkilemek üzere doğrudan hareket etme olanağı tanırlar, bu nedenle demokrasinin temelini oluştururlar.

Kuralla öngörülen yasağın, seçme ve seçilme hakları hariç olmak üzere Anayasa’nın 66. ile 74. maddeleri arasında sayılan tüm siyasi hakları kapsadığı anlaşılmaktadır.

Madde gerekçesinde de ifade edildiği üzere suçlu kişinin özellikle güven ilişkisinin varlığını gerekli kılan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması kabul edilebilir ise de kişinin Anayasa’da belirtilen tüm siyasi haklardan yoksun bırakılmasının, kuralla ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olduğu söylenemez.

Sonuç olarak ölçülülük ilkesine aykırı bulunan itiraz konusu ibareye ilişkin kuralın iptaline karar verilmiştir.

D-
Kişinin, İşlemiş Bulunduğu Suç Dolayısıyla Mahkûm Olduğu Hapis Cezasının İnfazı Tamamlanıncaya Kadar Seçme ve Seçilme Ehliyetini Kullanamayacağını Öngören Düzenleme

İtiraz Konusu Kural


İtiraz konusu kuralda, kişinin, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar Kanun’un 53. maddesinde belirtilen hakları kullanamayacağı düzenlenmektedir.

Başvuru Gerekçesi


Başvuru kararında özetle itiraz konusu kuralda, hapis cezası ile mahkûm olmuş kişilerin infaz bitene kadar, ceza ve infaz kurumunda bulunmadıkları koşullu salıverilme döneminde dahi seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakılmalarının öngörüldüğü, bunun Anayasa’nın açık hükmüne ters düştüğü belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi


Anayasa Mahkemesine göre kasten işlediği bir suç nedeniyle mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçecek süre zarfında kişinin seçme hakkını kullanamayacağını öngören itiraz konusu kural, Anayasa’nın açık hükmüne karşı seçme hakkını cezanın infazının fiilen ceza infaz kurumunda gerçekleştirildiği süreyi aşacak şekilde sınırlandırmakta ve bu yönüyle Anayasa’ya aykırılık teşkil etmektedir.

Öte yandan, Anayasa’nın, 76. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca toplam bir yıldan az hapis cezasına mahkûm olma hâli milletvekili seçilmeye engel bir durum olarak düzenlenmemişken itiraz konusu kuralla kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı bir yıldan az hapis cezasına mahkûm edilenlerin seçilme hakkından yoksun bırakılabileceklerinin öngörülmesi de Anayasa’ya aykırılık teşkil etmektedir.

Sonuç olarak itiraz konusu kuralın, maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ Seçme ve seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden Anayasa’nın 67. ve 76. maddelerine aykırı olduğu değerlendirilerek iptaline karar verilmiştir.

E-
Kısa Süreli Hapis Cezası Ertelenmiş Kişiler Hakkında Seçme ve Seçilme Ehliyetinden Yoksun Bırakma Müeyyidesinin Uygulanmayacağını Öngören Düzenleme

İ
tiraz Konusu Kural

İtiraz konusu ibareyi de içeren kuralda, kasten işledikleri suçtan dolayı kısa süreli hapis cezasına mahkûm olup da cezası ertelenen kişilerin, 53. maddenin (1) numaralı fıkrasında yer alan haklardan yoksun bırakılamayacağı düzenlenmektedir.

Başvuru Gerekçesi


Başvuru kararında özetle Anayasa’nın 76. maddesinin ikinci fıkrasında, hırsızlık suçundan mahkûmiyet hâlinin, cezanın türü, süresi ve ertelenmiş olup olmamasına bakılmaksızın milletvekili seçilmeye engel olduğu belirtilmesine rağmen, itiraz konusu ibare nedeniyle, kısa süreli hapis cezası ertelenen kişilere Kanun’un 53. maddesinin uygulanmayacağı ve bu şekilde hırsızlık suçundan aldığı kısa süreli hapis cezası ertelenenlerin Anayasa’nın 76. maddesindeki düzenlemeye rağmen milletvekili seçilme hakkı elde edebilecekleri belirtilerek kuralın, Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesine göre itiraz konusu kural nedeniyle kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler, seçilme ehliyetinden yoksun bırakılamayacaktır. Bu bağlamda itiraz konusu kuralla, ertelenen kısa süreli hapis cezaları bakımından Anayasa’nın 76. maddesinde açık ve ayrıntılı bir şekilde belirtilen milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin düzenleme genişletilmektedir. Oysa 76. maddede yer alan düzenlemenin amacı yasama yetkisini kullanacak kimselerin birtakım nitelikleri taşımasının teminidir. Bu bağlamda milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin şartların değiştirilmesi ancak Anayasa’da yapılacak bir değişiklikle mümkün olabilir. Dolayısıyla Anayasa’da yer alan milletvekili seçilme yeterliliği hükümlerinde değişiklik niteliğinde olan itiraz konusu ibare, maddenin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden Anayasa’ya aykırıdır.

Sonuç olarak bu başlık altında incelenen itiraz konusu ibareye ilişkin kuralın, maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden Anayasa’nın 76. maddesine aykırı olduğu değerlendirilerek iptaline karar verilmiştir. 

TCK MADDE 53:

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma

Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

Yoksun bırakılır.

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.