C.SAVCISI 'YAZILI EMRİ' İBARESİNİN İPTALİ
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
ESAS NO : 2005/5845
KARAR NO : 2008/3450
DAVACI : Türkiye Barolar Birliği
VEKİLİ : Av. Tülay Yılmaz, Karanfil Sokak, No:5/62, Kızılay/ANKARA
DAVALI: Adalet Bakanlığı – Ankara


Davanın özeti : 1.6.2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin “Müdafinin soruşturma evrakını incelemesi” başlıklı 22’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir” ibaresinin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153 üncü maddesine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, Cumhuriyet savcılığı denetiminde yapılan hazırlık soruşturmalarının tamamına yakın bir kısmının kolluğa yaptırıldığı, müdafiin müvekkili hakkındaki suçlamanın niteliği ve nedenleri hakkında bilgi edinmesinin ve savunmasını hazırlayabilmek için yeter zamana sahip olmasının engellendiği, mesai saatleri dışındaki zamanlarda Cumhuriyet savcısından yazılı emir getirilmesinin fiilen mümkün olmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın özeti : 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153 üncü maddesinde, soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğunun belirtildiği, dava konusu Yönetmelik hükmünün işlemlerin nasıl yapılacağını gösteren bir usul kuralı olduğu, savcıya sadece bilgi verileceği, soruşturma evresinin savcının talimatı doğrultusunda yürütüldüğü, bu aşamada ilgili kişilerin henüz şüpheli, sanık, mağdur, tanık olup olmadıklarının bile belirlenmemiş olduğu, dolayısıyla savcının bilgisi dahilinde örnek alıp inceleyebilmelerinin öngörülmesinden hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Yahya Şahin Düşüncesi :
Dava konusu düzenleme; Danıştay 10. Dairesinin 22.5.2008 tarih ve E: 2005/5528 K:2008/3453 sayılı kararı ile iptal edildiğinden, davacının aynı istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay savcısı : Yakup Bal Düşüncesi :
Dava, 1.6.2005 günlü, 25832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin “Müdafinin soruşturma evrakını incelemesi” başlıklı 22 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir” şeklindeki düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.

Dava konusu edilen Yönetmeliğin yasal dayanakları arasında yer alan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkralarının birlikte değerlendirilmesinden; müdafinin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilmesi ve istediği belgelerin bir örneğini alabilmesinin kural olduğu, bu halin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek olması halinde, Savcının istemi üzerine hakim kararı ile bu yetkinin sınırlanabileceği yolundaki düzenlemenin ise, genel kurala istisna niteliğinde olduğu, bazı belgeler yönünden ise, bu istisnanın da geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 22 nci maddesinin birinci fıkrasında müdafinin soruşturma sırasında dosya içeriğini inceleyebileceği ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabileceği, kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin gerektiği öngörülmüştür.

Davalı idarece, müdafinin kollukta bulunan soruşturma dosyasının tamamına yönelik inceleme ve örnek alma talebi ile 5271 sayılı Yasanın 153. maddesinin 3. fıkrasında sayılan belgelere yönelik inceleme talebi arasındaki fark gözetilmek suretiyle bir düzenleme yapması gerekirken, bu ayrım yapılmaksızın, kolluktaki dosyalara yönelik tüm müdafi taleplerinin karşılanmasını Cumhuriyet savcısının yazılı emrine bağlayan düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 22 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir” şeklindeki tümcenin iptaline karar verilmesinin uygun olacağını düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü;
Dava, 1.6.2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin “Müdafinin soruşturma evrakını incelemesi” başlıklı 22’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi” başlıklı 153 üncü maddesinde “(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. (2) Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hâkiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir. (3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. (4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/23 md.) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.” hükümlerine yer verilmiştir.

Anılan Yasanın “Soruşturmanın gizliliği” başlıklı 157 nci maddesinde ise, “Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.” hükmü yer almaktadır. Anılan Yasa hükmünün değerlendirilmesinde; müdafiin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilmesi ve istediği belgelerin bir örneğini alabilmesinin kural olduğu, bu halin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek olması halinde, savcı istemi üzerine hakim kararı ile bu yetkinin sınırlanabileceği yolundaki düzenlemenin ise, genel kurala istisna niteliğinde olduğu, bazı belgeler yönünden ise, bu istisnanın da geçerli olmadığı sonucu çıkmaktadır.

Kanun koyucunun bu düzenleme ile savunma hakkının gecikmeksizin kullanılmasını sağlamayı ve bu hakkın kolaylaştırmayı amaçladığı tartışmasızdır.

1.6.2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin “Müdafinin soruşturma evrakını incelemesi” başlıklı 22’nci maddesinde, “Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir. Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hâkiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. Müdafi, Cumhuriyet başsavcılığınca iddianamenin mahkemeye verildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.” kurallarına yer verilmiştir.

Müdafiin, dosyanın tamamına inceleme talebinin bulunması durumunda Cumhuriyet savcısının soruşturmanın amacının tehlikeye düşüp düşmeyeceğine ilişkin bir değerlendirme yapmasına olanak sağlanması bakımından talebin savcılık onayına bağlı olarak karşılanmasında yasanın amacına aykırılık yoktur. Ancak yine Yasanın amir hükmü uyarınca hiçbir şekilde incelemesi ve örnek alınması engellenemeyecek olan belgelere yönelik taleplerde de Cumhuriyet Savcısının yazılı emrinin aranmasının, Yasada yer almayan yeni bir usul yaratılmak suretiyle savunma hakkının kullanılmasının zorlaştırılması anlamına geleceği ve bu uygulamanın da Yasanın genel amacıyla bağdaşmayacağı açıktır.

Bu durumda, davalı idarece, müdafiin kollukta bulunan soruşturma dosyasının tamamına yönelik inceleme ve örnek alma talebi ile 5271 sayılı Yasanın 153. maddesinin 3. fıkrasında sayılan belgelere yönelik inceleme ve örnek alma talebi arasında fark gözetilmek suretiyle bir düzenleme yapılması gerekirken, bu ayrım yapılmaksızın, kolluktaki dosyalara yönelik tüm müdafi taleplerinin karşılanmasının Cumhuriyet Savcısının yazılı emrine bağlayan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 22’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir” ibaresinin İPTALİNE, aşağıda dükümü yapılan yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir edilen 500 YTL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 22.5.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


kararara.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.