DİNİ İSTİSMAR EDEREK NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI SUÇUNU İŞLEMEK
 T.C.
YARGITAY
14. CEZA DAİRESİ
ESAS NO. 2012/11328
KARAR NO. 2012/9412
KARAR TARİHİ. 3.10.2012


> DİNİ İSTİSMAR EDEREK NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI SUÇUNU İŞLEMEK 


5237/m. 43, 102

ÖZET : Nitelikli cinsel saldırı suçunda; tarikat lideri olduğunu iddia ederek dergah açan sanığın, mağdurları cinsel organını ağzına alarak ve erekte ettikten sonra çıkan meniyi yutarak badelenmeleri, daha da mertebelerinin yükselmelerini istiyorlarsa, sır odası denilen kapalı mekanda kapıyı kilitledikten sonra mağdurelerle vajinal, mağdurlarla anal yoldan ilişkiye girmelerini ve kendisine bu şekilde tabi olmalarını, bunun Allah`a yaklaşmak amacıyla yapılmasının gerekli olduğunu anlatarak ve içeriğinin ne olduğu anlaşılamayan bir sudan mağdurların rızaları ile içmemeleri halinde zorla ağızlarından akıtarak içmelerini sağlayarak, mağdurların bir kısmının nişanlı ya da eşlerini badelenme tabir edilen eylem ve cinsel ilişki için dergaha getirecek kadar sanığa inanıp aldanmaları gözetildiğinde, sanığın dini duyguları istismar ederek mağdurların iradelerini fesada uğratıp, hile kullanmak suretiyle elde etmiş olması sebebiyle itibar edilemeyecek olan irade açıklamaları niteliğindeki ifsad edilmiş rızaları ile gerçekleştirdiği oral, vajinal ve anal yollardan cinsel ilişkiye girme eylemlerinin, erkek ve kadın mağdurlara yönelen birden fazla nitelikli cinsel saldırı, adı geçen diğer mağdur ve mağdurelere de birer defa gerçekleşen eylemleri nedeniyle nitelikli cinsel saldırı suçundan ayrı ayrı cezalandırılması gerekir.

DAVA : Nitelikli cinsel saldırı (19 kez ), müstehcenlik ve 677 sayılı Kanun`a muhalefet suçlarından sanık U.`un yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçlarından beraatine, diğer atılı suçlardan mahkumiyetine dair (Bursa Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi )`nden verilen 12.12.2011 gün ve 2011/318 Esas, 2011/559 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay`ca incelenmesi sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcıları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Sanık hakkında müstehcenlik ve 677 sayılı Kanun`a muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
677 sayılı Kanun`un 1/3. maddesi uyarınca sanık A. hakkında hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bu suçtan kurulan hükme yönelik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;

Tarikat lideri olduğunu iddia ederek dergah açan sanığın, mağdurları cinsel organını ağzına alarak ve erekte ettikten sonra çıkan meniyi yutarak badelenmeleri, daha da mertebelerinin yükselmelerini istiyorlarsa, sır odası denilen kapalı mekanda kapıyı kilitledikten sonra mağdurelerle vajinal, mağdurlarla anal yoldan ilişkiye girmelerini ve kendisine bu şekilde tabi olmalarını, bunun Allah`a yaklaşmak amacıyla yapılmasının gerekli olduğunu anlatarak ve içeriğinin ne olduğu anlaşılamayan bir sudan mağdurların rızaları ile içmemeleri halinde zorla ağızlarından akıtarak içmelerini sağlayarak, mağdurların bir kısmının nişanlı ya da eşlerini badelenme tabir edilen eylem ve cinsel ilişki için dergaha getirecek kadar sanığa inanıp aldanmaları gözetildiğinde, sanığın dini duyguları istismar ederek mağdurların iradelerini fesada uğratıp, hile kullanmak suretiyle elde etmiş olması sebebiyle itibar edilemeyecek olan irade açıklamaları niteliğindeki ifsad edilmiş rızaları ile gerçekleştirdiği oral, vajinal ve anal yollardan cinsel ilişkiye girme eylemlerinin, mağdurlarile mağdurelere yönelen birden fazla nitelikli cinsel saldırı eylemleri nedeniyle TCK`nın 102/2 ve 43. maddeleri, mağdurlar Y. ve E. ile mağdureler A. ve N.`a yönelik birer defa gerçekleşen eylemleri nedeniyle TCK`nın 102/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, mağdurların cinsel ilişkiye rızalarının geçerli olduğu biçimindeki yerini olmayan gerekçeyle beraat kararları,

SONUÇ : Kanuna aykırı, 
sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun`un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK`nın 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA ), 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


kararara.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
magdur 2 yıl önce

anasın tarikat lideri. Ulan arkadaslarım düğünlerini yapmalarına ragmen 8 yıl 6 ay ceza aldı. Adalet mi bu