HAKSIZ TUTUKLAMA NEDENİYLE TAZMİNAT

T.C.
YARGITAY
12. CEZA DAİRESİ
E. 2018/3891
K. 2018/9642
T. 15.10.2018

* HAKSIZ TUTUKLAMA NEDENİYLE TAZMİNAT ( Beraat Hükmünün Verildiği Tarihten Sonraki Bir Tarihte Düzenlenen ve Avukatlık Ücreti Olarak Ödendiği İddia Edilen Ödeme Makbuzları Üzerindeki Miktarların Maddi Tazminat Kapsamında Hüküm Altına Alınamayacağı - Yine Ödeme Makbuzlarına Dayalı Vekalet Ücreti Olarak Maddi Tazminat Kapsamına Dahil Edilen Miktardan Davacının Beraat Etmiş Olması Sebebiyle Kendisine Ödenen Vekalet Ücretinin Çıkartılması Gerektiği )

* TUTUKLU KALINAN DÖNEM İÇİN MADDİ ZARARLARIN HESAPLANMASI ( OYAK Üyesi Olan Davacının Nema Kaybının ve Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarına Ödenen Tayın Bedelinin Maddi Tazminat Kapsamına Dahil Edilemeyeceği - Davacının Tutuklu Kaldığı Dönem İçin Maddi Zararları Hesaplanırken Cezaevi Harcamaları Cezaevi Ziyaretçilerinin Yol Harcamaları ve Benzeri Giderlerinin Maddi Zarar Hesabına Dahil Edilemeyeceği )

* CEZEVİNDE EMEKLİ OLAN TUTUKLUNUN ÇALIŞAMAMAKTAN KAYNAKLANAN ZARARI ( Ceza Evinde Bulunduğu Sırada 2014 Yılının Ocak Ayında Emekli Olan Davacının Tahliye Olduğu Tarihe Kadarki Çalışamamaktan Kaynaklı Zararının Maddi Tazminat Kapsamında Hüküm Altına Alınması Gerektiği )

5271/m.141 vd.

ÖZET : 1-Hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayacak ve emsal uygulamaların da oldukça üzerinde olacak şekilde çok fazla tayini,

2-Tazminat davasının dayanağı olan beraat hükmünün verildiği 31.03.2015 tarihinden sonraki bir tarihte düzenlenen ve avukatlık ücreti olarak ödendiği iddia edilen 01/04/2015 tarihli 4.279,77 TL ve 06/04/2015 tarihli 4.279,77 TL bedelli ödeme makbuzları üzerindeki miktarların maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınamayacağı, yine ödeme makbuzlarına dayalı vekalet ücreti olarak maddi tazminat kapsamına dahil edilen miktardan, davacının beraat etmiş olması sebebiyle kendisine ödenen vekalet ücretinin çıkartılması gerektiği hususunun gözetilmemesi,

3- OYAK üyesi olan davacının nema kaybının ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ödenen tayın bedelinin maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinin dikkate alınmaması,

4- Davacının tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken cezaevi harcamaları, cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderlerinin CMK'nın 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,

5-Tutuklama tarihinden itibaren hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması talep edilmiş olmasına karşın, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması,

6-Ceza evinde bulunduğu sırada 2014 yılının Ocak ayında emekli olan davacının, tahliye olduğu 19/06/2014 tarihine kadarki çalışamamaktan kaynaklı zararının maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

7-Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara dair ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden ve özellikle maliye hazinesinden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne dair hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1-)Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına dair kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir ölçü olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayacak ve emsal uygulamaların da oldukça üzerinde olacak şekilde çok fazla tayini,

2-) Tazminat davasının dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2014/188 Esas - 2015/143 Karar sayılı dosyasına dair davacı tarafından sunulan, beraat hükmünün verildiği 31.03.2015 tarihinden sonraki bir tarihte düzenlenen ve avukatlık ücreti olarak ödendiği iddia edilen 01/04/2015 tarihli 4.279,77 TL ve 06/04/2015 tarihli 4.279,77 TL bedelli ödeme makbuzları üzerindeki miktarların maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınamayacağı, yine ödeme makbuzlarına dayalı vekalet ücreti olarak maddi tazminat kapsamına dahil edilen miktardan, davacının beraat etmiş olması sebebiyle kendisine ödenen vekalet ücretinin çıkartılması gerektiği hususunun gözetilmemesi,

3-) OYAK üyesi olan davacının nema kaybının ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ödenen tayın bedelinin maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinin dikkate alınmaması,

4-) Dairemizin yerleşik uygulamaları kapsamında, davacının tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken cezaevi harcamaları, cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderlerinin CMK'nın 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,

5-)Tutuklama tarihinden itibaren hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması talep edilmiş olmasına karşın, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması,

6-)Ceza evinde bulunduğu sırada 2014 yılının Ocak ayında emekli olan davacının, tahliye olduğu 19/06/2014 tarihine kadarki çalışamamaktan kaynaklı zararının maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

7-)19/08/2015 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 23/09/2012 olarak gösterilmesi,

8-) Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara dair ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden ve özellikle maliye hazinesinden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.