İCRA KEFALETİNİN GEÇERSİZLİĞİ NEDENİYLE İPTALİ İSTEMİNİN YARGILAMAYI GEREKTİRMESİ
T.C.
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/9591
K. 2015/19863
T. 7.9.2015

* İCRA KEFALETİNİN GEÇERSİZLİĞİ NEDENİYLE İPTALİ İSTEMİNİN YARGILAMAYI GEREKTİRMESİ ( İcra Dairesindeki Kefaletlerin İlamların İcrası Hakkındaki Hükümlere Tabi Olduğu - İcra Kefaletinin Geçersizliği Nedeniyle İptali İstemi Yargılamayı Gerektirdiğinden Gemel Mahkemede İleri Sürülebileceği/Şikayet Yoluyla İcra Mahkemesine Başvurularak İptalinin Talep Edilemeyeceği )

* İCRA EMRİNİN İPTALİ ( İcra Kefilliğinin İptali Hususunun İncelenemesinin Genel Mahkemede Yargılamayı Gerektirdiği ve Dar Yetkili İcra Mahkemesinde Dinlenemeyeceği - Sadece İcra Emrinin İptaline Karar Verilmesi İle Yetinilmesi Gerekirken İcra Kefaletinin de İptaline Karar Verilemeyeceği )

* İCRA DAİRESİNDEKİ KEFALETLER ( İlamların İcrası Hakkındaki Hükümlere Tabi Olduğu - İcra Kefaletinin Geçersizliği Nedeniyle İptali İstemi Yargılamayı Gerektirdiğinden Gemel Mahkemede İleri Sürülebileceği/Şikayet Yoluyla İcra Mahkemesine Başvurularak İptalinin Talep Edilmesinin Mümkün Olmadığı )

6098/m. 584

2004/m. 38

ÖZET : Şikayetçi icra kefili, haciz işlemi sırasında yapılan icra kefalet işleminin el yazısı ve kefil olunan miktar ve tarih yazılmaksızın eşinin de rızası alınmadan yapıldığı gerekçesi ile geçersiz olduğunu ileri sürerek kefalet işleminin ve buna bağlı olarak gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

İcra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olup; icra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yargılamayı gerektirdiğinden, genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez.

İlam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir. Şikayetçi, icra kefilliğinin iptali hususun incelenmesinin genel mahkemede yargılamayı gerektirdiği ve dar yetkili icra mahkemesinde dinlenemeyeceği açıktır. Sadece icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken icra kefaletinin de iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : Şikayetçi icra kefili, icra mahkemesine başvurusunda; 10/11/2014 tarihli haciz işlemi sırasında yapılan icra kefalet işleminin el yazısı ve kefil olunan miktar ve tarih yazılmaksızın eşinin de rızası alınmadan yapıldığı gerekçesi ile geçersiz olduğunu ileri sürerek kefalet işleminin ve buna bağlı olarak gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda, Borçlar Kanununun 583. maddesinde düzenlenen kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uyulmadığı ve aynı Kanunun 584. maddedesinde belirtilen evli eşin rızası alınması şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile kefalet işleminin ve kefalete dayanak icra emrinin iptaline karar verildiği görülmektedir.

İİK.'nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olup; icra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yargılamayı gerektirdiğinden, genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez.

Ancak, İİK.'nun 38. maddesi uyarınca ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir.

Bu durumda, şikayetçi, icra kefilliğinin iptali hususun incelenmesinin genel mahkemede yargılamayı gerektirdiği ve dar yetkili icra mahkemesinde dinlenemeyeceği açıktır.

Hal böyle olunca, mahkemece, sadece icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken icra kefaletinin de iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



kazanci.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.