Makam ve kadrosuzluk tazminatıyla ilgili önemli bir karar
Karar metni 
1- Yasa hükmünün anayasa mahkemesi tarafından usul yönünden iptal edilmesinden önce yasa koyucu tarafından söz konusu usuli eksiklik giderilerek, aynı hükmün yeni bir yasa ile düzenlenmesi karşısında, kanunilik ilkesi uyarınca ve yasa koyucunun iradesi doğrultusunda yürürlüğe konulan yeni yasa hükmünün uygulanması gerektiği,
 2- Kıdemli albay olarak görev yapmakta iken, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevkedilen ve bilahare milli güvenlik kurulu genel sekreterliğinde göreve başlayan davacıya, 5277 sayılı 2005 mali yılı bütçe kanunu uyarınca, 01.01.2005 tarihinden itibaren makam ve kadrosuzluk tazminatı ödenemeyeceği hk.
 

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 
(T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü)
 Vekili : Av. ?
 Karşı Taraf (Davacı) : ?
 

İsteğin Özeti : Türk Silahlı Kuvvetlerinde kıdemli albay rütbesinde görev yapmakta iken kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrılan ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde sözleşmeli personel olarak göreve başlayan davacının, 01.01.2005 tarihinden itibaren makam tazminatının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile makam tazminatının kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada, Ankara 7. İdare Mahkemesi 09.02.2006 gün ve E:2005/597, K: 2006/208 sayılı kararıyla, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun ek 18. maddesinde, makam tazminatının ödenmesi usul ve esaslarının düzenlendiği, buna göre belirtilen rütbe ve görevlerde çalıştıktan sonra emekliye ayrılanlara, makam tazminatının ödeneceği hükmünün düzenlendiği, 31.12.2004 tarih ve 25687 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 25. maddesinin (f) fıkrasında, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli aylığı almakta iken emekli aylıkları ve diğer tazminatları kesilmeksizin görev alanların, kamu kurum ve kuruluşlarında herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacağı ve görev yapamayacaklarının öngörüldüğü, sözü edilen Kanundan önce emekli olup, kamu kuruluşlarında görev alanların makam tazminatının veya aylıklarının kesileceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, dava dosyasının incelenmesinden, davacının Türk Silahlı Kuvvetleri emrinde kıdemli albay olarak görev yapmakta iken kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevkedilen ve 06.12.1996 tarihinde Milli Güvenlik Kurul Genel Sekreterliğinde eğitim ve öğretim müşaviri olarak göreve başlayan davacının, 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 25. maddesinin (f) fıkrası uyarınca makam tazminatının kesilmesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Davalı idare vekili tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
 

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
 Danıştay Tetkik Hakimi : Hakan Baş 
Düşüncesi : Temyiz edilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
 Danıştay Savcısı : Handan Yağuş
Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
 Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. 


TÜRK MİLLETİ ADINA
 

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 18. maddesinde, Kanuna ekli V sayılı makam tazminatı cetvelinde yazılı rütbe ve görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatının ödeneceği hükmü düzenlenmiştir.
 Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan, 31.12.2004 tarih ve 25687 1. mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2005 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 25. maddesinin (f) fıkrasının 2. ve 3. paragrafında, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacağı ve görev yapamayacakları, diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre alınmış Bakanlar Kurulu Kararları 2005 yılında uygulanmayacağı, bu fıkranın ikinci ve üçüncü paragraf hükümleri; 1) Cumhurbaşkanlığına seçilenler, 2) doğrudan Bakanlar Kurulu üyeliğine atananlar, 3) Yasama organı üyeliğine seçilenler, mahallî idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar, 4) sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler, 5) yaş haddini tamamlamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığında ders görevi verilenler (Öğretim üyeliğinden emekli olanlardan üniversitelerde ders ücreti karşılığında ders görevi verilenler hakkında yaş haddini tamamlamış olmaları kaydı aranmaz.), 6) vakıf üniversitelerinde görev alanlar, 7) özel kanunlarında emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu Kararı veya müşterek kararname ile atanan veya görevlendirilenler ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler, hakkında uygulanmayacağı hükmü yer almıştır.
 

Mevzuatın değerlendirilmesinden, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli veya yaşlılık aylığı alanların 5277 sayılı Yasanın 25. maddesinin (f) fıkrasının 2. bendi ve bu maddenin aynen tekrarı olan 5335 sayılı Yasanın 30. maddesinin 2. fıkrasında belirlenen görevlerde yeniden göreve başlayanların "emekli aylıkları ve/veya diğer tazminatlarının" kesileceği, aynı maddenin 4. fıkrasında yer alan istisnalar kapsamında bir göreve başlayanların ise, emekli aylıklarının ve tazminatlarının kesilmeksizin görev yapabilecekleri anlaşılmaktadır.
 

5277 sayılı Yasanın 25. maddesinin (f) fıkrası, 27.4.2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5335 sayılı Yasanın 29/c. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve 5335 sayılı Yasanın 30. maddesi ile de yeniden düzenleme yapılarak aynı hükme yer verilmiştir. Yürürlükten kaldırılan maddenin iptali istemiyle bir siyasi parti tarafından, dava açılmış, ayrıca idare mahkemesince de itiraz (def'i) yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuştur. Siyasi parti tarafından açılan dava sonucunda, Anayasa Mahkemesi 29.11.2005 gün ve E:2005/6, K:2005/93 sayılı kararıyla, iptali istenen hükmün 5335 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 29. maddesinin (c) fıkrası ile yürürlükten kaldırılması nedeni ile konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermiş, bu karar 28.10.2006 gün ve 26330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. İdare mahkemesince itiraz yolu ile yapılan başvuru sonucunda ise, Anayasa Mahkemesi 28.12.2005 tarih ve E:2005/146, K:2005/105 sayılı kararıyla, diğer yasalarla düzenlenmesi gereken konuların bütçe yasasıyla düzenlenmesinin Anayasa'nın 87., 88., 161., ve 162. maddelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle 5277 sayılı Yasanın 25. maddesinin (f) fıkrası ikinci ve üçüncü paragraflarının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiş, bu karar da 14.11.2006 gün ve 26346 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
 

Diğer taraftan, 5277 sayılı Yasanın 25. maddesinin (f) fıkrası ile aynı madde hükmünü içeren 5335 sayılı Yasanın 30. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla açılan iptal davasında, iptal istemini esastan inceleyen Anayasa Mahkemesi 03.04.2007 gün ve E:2005/52, K:2007/35 sayılı kararıyla, "Devlet işsizlere de iş imkanı sağlayacak istihdam tedbirlerini almak zorundadır. Sosyal güvenlik kurumlarından emekli veya yaşlılık aylığı almakta iken kendi isteği ile belirtilen yerlerde yeniden çalışmaya başlayanların emekli veya yaşlılık aylıklarının kesilmesinin, özellikle öğrenimlerini tamamlayıp iş arayan gençlere iş bulma amacı dikkate alındığında daha büyük sorunların çözümüne yönelik düzenlemeler olduğu ve Anayasa'ya aykırı olmadığı" gerekçesiyle dava konusu hükmün iptali isteminin reddine karar vermiştir. 


Buna göre, 5277 sayılı Yasanın 25. maddesinin (f) bendinin, Anayasa Mahkemesince iptal kararı verilmeden önce yasa koyucu tarafından kaldırılarak, 5335 sayılı Yasanın 30. maddesi ile aynı hükme yer verilmesi, Anayasa Mahkemesi tarafından esasa ilişkin değil, diğer yasalarla düzenlenmesi gereken bir konunun Bütçe Yasası ile düzenlenmesinin Anayasanın 87, 88, 89 ve 161. maddelerine aykırı olması gerekçesiyle usul yönünden iptal kararı verilmesi ve 5277 sayılı Yasanın 25. maddesinin (f) bendinin tekrarı olan 5335 sayılı Yasanın 30. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının Anayasaya aykırılığı iddiasıyla açılan iptal davasında ise Anayasa Mahkemesince işin esası incelenmek suretiyle iptal isteminin reddine karar verilmesi karşısında, herhangi bir sosyal güvenlik kurumunda emekli veya yaşlılık aylığı almakta iken, anılan yasa madde hükmünde belirtilen ve istisna hükmü kapsamına girmeyen görevlerde tekrar çalışmaya başlayan ilgililerin "emekli aylığı ve/veya diğer tazminatlarının" kesileceğine ilişkin hükmün, anılan Yasanın yürürlüğe girdiği 01.01.2005 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayacağı ve bu durumun da kanunilik ilkesi gereği yasa koyucunun iradesiyle örtüşeceği sonucuna ulaşılmaktadır. 


Dosyanın incelenmesinden, Türk Silahlı Kuvvetleri emrinde kıdemli albay rütbesinde görev yapmakta iken, 17.10.1996 tarihinde emekliye ayrılan ve 06.12.1996 tarihinden itibaren Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde Eğitim ve Öğretim Müşavirliğine atanan davacının yeniden göreve başlaması nedeniyle 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunun 25. maddesinin (f) fıkrası uyarınca 01.01.2005 tarihinden itibaren makam tazminatının kesilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 


Bu durumda, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 5277 sayılı Yasanın 25. maddesinin (f) bendi uyarınca, davacının Milli Güvenlik Genel Sekreterliğinde müşavir olarak görev yapıyor olması nedeniyle anılan yasanın yürürlüğe girdiği 01.01.2005 tarihinden itibaren makam tazminatının kesilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin 09.02.2006 gün ve E:2005/597, K:2006/208 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 



sgkrehberi.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.