Mazin 'sakıncalı'ysa Türk yargısı ne yapsın?

7 Aralık 2004 günü Ankara’da bir araya gelen bir grup, Ceza İnfaz Yasasını protesto etmek istedi. Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) üyesi gruptan 46 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, daha sonra bütün sanıkları tutuksuz yargılamak üzere serbest bıraktı ve dava 22 Nisan 2010 günü karara bağlandı. Mahkeme, sanıklardan 25’ini örgüt üyeliği suçlamasıyla altı yıl üç ay hapisle cezalandırırken; 17 kişiye örgüt propagandası yapmaktan bir yıl üç ay hapis verdi.

Kararın gerekçesinde mahkemenin örgüt üyeliği suçlamasıyla ceza verirken sanıklar hakkında mahkemeye sunulan ‘arşiv kaydını’ dikkate aldığı ortaya çıktı. Mahkeme arşiv kaydı bulunmayan sanıklara da örgüt propagandası yapmaktan ceza verdi.

Kararda, Serap Kervancı’nın arşiv kaydında “F tipi cezaevleri eylemi ve ABD’nin Afganistan’a yönelik operasyonun protestosuna katılmak” bilgisinin yer aldığı belirtilerek, şöyle denildi: “Eylemin niteliği ve geçmişteki ‘arşiv kaydı’ dikkate alındığında sanığın örgütsel nitelikteki eylemi bilerek katıldığı görüntü tespitinin de ve daha önce çektiği görüntülerin içeriğinin de örgüt için propaganda eylemini gerçekleştirmek için sanığın Ankara’ya geldiği ve eyleme iştirak ettiği böylelikle MLKP terör örgütü adına bilerek suç işlemek ve örgüt propagandası yapmak eylemlerini gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.”

2004’te ait kayıt
Mahkeme yine örgüt üyeliğiyle cezalandırılan Gökhan Yaman hakkında “2004 yılında müdürlüğümüzce yasadışı MLKP terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanarak hakkında adli işlem yapılmıştır” şeklinde arşiv kaydı bulunduğunu bu nedenle örgüt üyeliği ile cezalandırılmasına karar verildiğini açıkladı.

Mahkeme, Zeliha Kabataş için de “MLKP terör örgütü üye ve sempatizanlarının piknik adı altında devrim şehitleri anma toplantısı düzenlemek suçlarında Çorum Jandarma Komutanlığı’nca 1999 yılında yakalanarak gözaltına alındığı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı” şeklinde arşiv kaydı bulunduğu bu nedenle örgüt üyeliği suçlamasıyla cezalandırıldığı ifade edildi.

Mahkeme, “örgüt propagandası” yapmak suçundan cezalandırdığı bütün sanıklar için “önceye ait arşiv kaydının” bulunmaması nedeniyle bu cezayı verdiğini belirtti. Mahkeme bu konuda kararın gerekçesinde şu değerlendirmeyi yaptı: “Sanığın önceye ait ‘arşiv kaydının’ bulunmadığı, Ankara’da öğrenci iken sanığın eyleme katıldığı, sanığın daha ‘önceden arşiv kaydı’ ve benzer suçlardan hakkında işlem yapılmaması dikkate alındığında örgüt adına bilerek suç işlemek için propaganda eylemini gerçekleştirdiği hususunun sabit olmadığının kabulü gerektiği, böylelikle sanığın sadece MLKP terör örgütünün propagandasını yapmak eylemi yönünden cezalandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.”

Avukat Murat Yılmaz da mahkemenin sanıklar hakkındaki arşiv kaydını başlı başına delil saymasına tepkili: “Arşiv kaydı bir kısım sanıklar hakkında kamu davası açılmadığı, bir soruşturma yapılmadığı, bir kısım sanıklar için açılan soruşturmalar takipsizlikle sonuçlanmış bir kısmı da beraat etmiş buna rağmen bu arşiv kayıtları alınarak başlı başına örgüt üyeliğine delil sayılmıştır.”



Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.