MİRAS HUKUKU - MUAYYEN MAL VASİYETİ - TENKİS HÜKÜMLERİ
T.C.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 
Esas No:2009/0
Karar No:2010/77 

Taraflar arasındaki “Tenkis ve vasiyetnamenin iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 15.04.2008 gün ve 2001/287 E. 2008/154 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19.03.2009 gün ve 2008/17715 E. 2009/5061 K. sayılı ilamı ile;

(...Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 SK m.17)

1-    Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.

2-    Kıymetine noksan gelmeksizin taksimi kabil olmayan muayyen bir mal vasiyet edilip de iş bu vasiyet tenkise tabi olursa; lehine vasiyet yapılan kimse, dilerse tasarruf nisabı miktarını nakden alır, dilerse tenkisi lazım gelen miktarın kıymetini verip o malı talep eder. (TMK m. 506)

Belirli mal vasiyetine konu taşınmazların sabit tenkis oranında bölüne-mediği ve davalı yanın ayın verme tercihinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş davacıların saklı patları dışında kalan miktarın bedelinin davalıya nakden ödenmesi ve taşınmazlardaki miras bırakanın paylarının tamamının davacılar adına tesciline karar vermekten ibarettir.

Bu yasal zorunluluğa aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden: Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 564. maddesine göre davalının nizalı taşınmazda seçme hakkını sadece tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın kendisine verilmesi, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebileceği, bunun dışında taşınmazın paylı mülkiyete dönüştürülmesi yönünde seçme hakkı kullanılamayacağı göz önüne alınarak Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen ve yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK’un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.02.2010 gününde, dördüncü görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.



hukukmedeniyeti.org 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.