RÜŞVET SUÇUNDA PLANLA YAKALAMADA TEŞEBBÜS AŞAMASI DEĞERLENDİRİLMESİ
T.C
YARGITAY
5.CEZA DAİRESİ
ESAS NO..2012/9703
KARAR NO..2013/38
KARAR TASRİHİ..08.01.2013

>Rüşvet suçunun suçüstü yapılması için teklifi kabul etmiş görüntüsü verilerek sanığın yakalatılmasında rüşvet suçuna teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği.


“…Suçun 5237 Sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden ve müştekinin çalıştığı şirketin de taraf olduğu 2011/338 Esas sayılı dosyada bilirkişi raporu alınmak üzere dosyanın Ankara C. Başsavcılığı talimat masasına gönderildiği, sanığın da içinde bulunduğu heyetin yeminli bilirkişi olarak seçildiği, sanığın dosyanın tarafı olan şirket yetkilisi ile irtibata geçerek, teknik konuları yüz yüze görüşmek istediğini ifade ederek müşteki ile buluştuğu, dosyadaki delillerin aleyhlerine olduğunu söyleyerek lehlerine rapor düzenleme karşılığında 10.000.-TL rüşvet isteyip, 5.500.-TL’ye indiği, gerçekte para verme niyeti olmayan müştekinin konuyu emniyete bildirdiği, seri numaralan alınan 5.500.-TL’nin kollukça sanığın üzerinde ele geçirildiği, suçüstü tutanağı, müşteki anlatımları, tanık beyanları ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla, müştekinin esasında teklifi kabul etmemekle beraber suçüstü yapılması için kabul etmiş görüntüsü verip sanığı yakalattığı, taraflar arasında özgür iradeleri ile yapılmış bir rüşvet anlaşmasının gerçekleşmediği; bu itibarla eylemin rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya dair hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, tutuklama tarihi ve bozmanın sanık lehine niteliği gözetilerek tutuklu sanık Ş.’in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesinin mahalline bildirilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına, 08.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi…”


kararara.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.