TEMYİZ EDİLEBİLEN KARARLAR • HÜKÜM NİTELİĞİ


ÖZET:
Bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalarda her biri ayrı hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bu nedenle de; çeşitli nedenlerle hükmün içerisinde, birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaları her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir.

Y.CGK E: 2010/3-118 K: 2010/139 T: 08.06.2010

Orman Yasası’na aykırılık sucundan, sanık KD’nin, 6831 sayılı Orman Yasası’nın 91/5-son, 5237 sayılı TCY’nin 62-1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gun hapis ve 1.125 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkındaki tayin olunan ozgurluğu bağlayıcı cezanın TCY’nin 50/1-a maddesi uyarınca gunluğu 20 Liradan 1.500 Liradan adli para cezasına cevrilmesine, para Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sucta kullanılan tahranın 6831 sayılı Yasanın 108/ son maddesi uyarınca zoralımına ilişkin, Ulukışla Sulh Ceza Mahkemesi’nce 29.03.2006 gun ve 24-48 sayı ile verilen kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi uzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 23.06.2008 gun ve 12426-8929 sayı ile; “Tayin edilen cezanın tur ve miktarı ile musaderesine karar verilen suca konu emval ve suc aleti tahranın muhtemel değerlerine, 5237 sayılı TCK’nın 50/5 ve 42 maddelerine, Yargıtay CGK’nın 26.12.2006 gun 2006/317 esas ve 2006/319 karar sayılı kararı ve buna uyum gosteren Yargıtay Ceza Daireleri uygulamaları gereğince içtima olmadığından hukmunk 14.07.2004 gun ve 5219 sayılı Kanunla değişik HUMK’un 427 ve 1412 sayılı CMUK’un 305/1 maddesi gereğince temyizi mumkun olmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gozetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca reddine” karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise, 17.05.2010 gun ve 73380 sayı ve ozetle; mevzuat hukumleri ile Ceza Genel Kurulunun konuya ilişkin 15.07.2008 gun ve 174-191 sayılı kararına da dayanmak suretiyle, sanık hakkında sonuc olarak hükmolunan adli para cezalarının toplamının, ikibin Liralık temyiz sınırının uzerine olduğu ve hukmun temyizi kabil olduğu goruşuyle itiraz yasa yasayoluna başvurarak, Ozel Daire kararının kaldırılmasına ve dosyanın temyiz incelemesi yapılması icin Ozel Daireye gonderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve acıklanan gerekcelerle karara bağlanmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Karar; Sanığın, 6831 sayılı Orman Yasasına aykırılık sucundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Ozel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasında cozumlenmesi gereken uyuşmazlık, hükmün kesin olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

1 Haziran 2005 tarihinde yururluğe giren ceza adalet sisteminde, önceki sistemde var olan “cezaların ictimaı” hukumlerine yer verilmemiştir. Bununla birlikte verilen cezaların toplanamayacağı veya hangi şartlarda toplanabileceğine ilişkin tek duzenleme, 5275 sayılı Ceza ve Guvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa’nın, “Birden fazla hukumdeki cezaların toplanması” başlığı taşıyan 99.maddesinin; “Bir kişi hakkındaki hukmolunan her bir ceza diğerlerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hukumler bulunur ise, 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir” şeklinde hukmudur. Şu halde, birden fazla hukmunde yer alan cezalar sadece koşullu salıvermenin hesaplanması amacına donuk olarak infaz aşamasında toplanabilir, bunun dışında ise “cezaların ictimaı” mumkun değildir.

Öte yandan, 1412 sayılı CYUY’nın halen yururlukte bulunan ve temyiz yasa yolunu düzenleyen 305.maddesinin ilk fıkrası; “Ceza mahkemelerinden verilen hukumler temyiz olunabilir…” şeklinde başlamakta, maddenin 1. bendinde ise “İkimilyar Liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hukumler…. temyiz olunamaz” hukmu yer almaktadır.

Bu hükme gore, bir kararın temyiz edilebilmesi icin, o kararın “hüküm” niteliğini taşıması gerekmektedir. Hangi kararların hukum sayılacağı ise, 1412 Sayılı Yasa’nın 253. ve 5271 Sayılı Yasa’nın 223. maddelerinde sayılmıştır. 1412 Sayılı Yasa’nın 253. maddesine gore sanığın beraatına veya mahkumiyetine ilişkin kararlarla, davanın reddine, durmasına ve duşmesine dair kararlar hukum oldukları belirtildikten sonra, adli yargı dışındaki bir yargı merciine yonelik gorevsizlik kararının da kanun yolu bakımından hukum sayılacağı ifade edilmiştir.

Bir suc nedeniyle verilen karar icerisinde yer alan cezalarda her biri ayrı hukmu oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hukmu meydana getirmektedir. Bu nedenle de; ceşitli nedenlerle hukmun icerisinde, birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi acısından cezaları her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir. Buna karşılık, ayna kararın icerisinde birden cok hukmun bulunması halinde, temyiz sınırı her hukum icin diğerinden bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

5275 sayılı İnfaz Yasasının 99. maddesindeki duzenleme ise, “birden fazla hukumdeki cezaların” temyiz yasa yolunun başvurma sınırı ile ilgili değil, fakat infaz işlemleri ile ilgili olarak cezaların toplanması ya da toplanamamasına ilişkindir.

Kaldı ki, “temyiz yasa yoluna başvurma” kişiye tanınmış bir hak olduğuna gore, bu hakkına daraltılması yorum yoluyla değil, ancak acık bir yasal bir duzenleme ile sağlanabilir.

Bu acıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın sabit gorulen eylemi nedeniyle sonuc olarak 2 ay 15 gun hapis ve 1125 Lira adli para cezasına hukmedildikten sonra, ozgurluğu bağlayıcı cezasının da bir gun karşılığı 20 Liradan hesaplanarak, 1500 Lira adli para cezasına cevrildiği ve sanık hakkında aynı suc nedeniyle 1500 Lira ve 1125 Lira olmak uzere, iki ayrı adli para cezasına hukmedildikten sonra verilen para cezalarının taksitlendirildiği anlaşılmaktadır. Verilen para cezalarından 1125 Lira doğrudan para cezası, 1500 Lira ise ozgurluğu bağlayıcı cezadan çevrilen adli para cezasının toplamı 2625 Lira olup, temyiz sınırının belirlenmesinde de bu miktar nazara alınacağından, 1412 sayılı CYUY’nin 305. maddesi uyarınca hukmun temyizi olanaklıdır.

Bu itibarla haklı nedenlere dayanan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulune, Ozel Dairenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına ve dosya temyiz incelemesi yapılmak uzere Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gonderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ: Acıklanan nedenlerle;

1) Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2) Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.06.2008 gun ve 12426-8929 sayılı temyiz
İsteminin Reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
3) Dosyanın, sanık K.D.’hın temyiz istemi ile ilgili inceleme yapılmak uzere, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gonderilmesi icin, Yargıtay C.Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 28.06.2010 gunu yapılan muzakerede oybirliği ile karar verildi.


istanbulbarosu.org.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
doğan ev 4 yıl önce

yargıtaya giden dosyalar neden 5 yıldan önce sonuçlanmıyor 4,5 yıl oldu halen davam sonuçlanmıyor yoksa gerçekten yargıtayın yükü ağırmı