Yargıtay: Aboneden kayıp-kaçak bedeli ve vekalet ücreti istenebilir


Yargıtay 10. Dairesi elektrik şirketlerinin kayıp kaçak bedellerini abone faturalarına yansıtabileceğine; kayıp kaçak bedellerinin geri verilmesi için Tüketici Hakem Heyetlerinde dava açan ancak daha sonra Tüketici Mahkemelerinde kaybeden davalı abonelerin ise karşı tarafa avukatlık vekalet ücreti vermesi gerektiğine karar verdi.



14 Kasım 2014  CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 29175

YARGITAY KARARI

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:

ESAS NO         : 2013/8530

KARAR NO    : 2013/10841

YARGITAY İLAMI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ         : ANTALYA 1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TARİHİ                    : 4/7/2012

NUMARASI            :  2012/1355-2012/1199

DAVACI                  : AKDENİZ ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. VEK. AV. TUĞBA ERDEN

DAVALI                  : ADNAN FIRAT VEK. AV. MEHMET MESUT ÖZDERİN

Taraflar arasında görülen Hakem Kurulu kararına itiraz davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; Muratpaşa Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 9/4/2012 tarih ve 2012/2087 sayılı kararının iptal edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının abonesi olduğunu, davacı şirketin müvekkilinden kaçak kullanım ve sayaç okuma bedeli, personel hizmet bedeli, dağıtım bedeli, iletişim hizmetleri kullanım bedeli adı altında 396,84 TL kesinti yaptığını, müvekkilin de hakem heyetine başvurarak; kesintinin bir sonraki faturadan düşürülmesini ve bu bedellerin gelecek faturalara yansıtılmasını talep ettiğini, hakem heyetinin talebini kabul ettiğini, heyetin kararın, hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davanın kabulü ile Muratpaşa Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 9/4/2012 tarihli, 2012/2087 sayılı kararının iptal edilmesine karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/4/2013 tarih ve 2013/91154 sayılı yazıları ile; mahkemece, davalıya tanınan ek cevap süresi sona ermeden ve davalı tarafından ek cevap süresi içinde mahkemeye sunulan cevap dilekçesi dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu; kabule göre ise; mahkemece karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gözetilerek, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama masraflarının da davalıya yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek; hükmün HUMK’nın 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını talep edilmiştir.

Dava; elektrik faturasına yansıtılan kayıp kaçak bedelinin iadesine ilişkin tüketici hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda dosya içeriğinden; davalı/tüketicinin adı geçen hakem heyetine başvurarak, kendisinden kaçak kullanım ve sayaç okuma bedeli, personel hizmet bedeli, dağıtım bedeli, iletişim hizmetleri kullanım bedeli adı altında 396,84 TL kesinti yapıldığını belirterek, kesintinin bir sonraki faturadan düşürülmesini ve sonra gelecek faturalara bu bedellerin yansıtılmamasını istediği, Muratpaşa Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nce de davalı/tüketicinin talebi kabul edilerek; “tüketiciden haksız olarak kesilen 396,84 TL’nin tüketiciye iadesine” şeklinde karar verildiği, davacının işbu kararın iptali için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Kayıp-kaçak miktarı, dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı göstermektedir. Kayıp-kaçak bedeli; elektrik sisteminde ortaya çıkan “teknik” ve “teknik olmayan” kaybın maliyetinin kayıp-kaçak oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bir bedeldir.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu elektrik faturalarında bulunacak ve ücretlendirilecek tarife unsurlarını belirleme yetkisine sahiptir. Kayıp-kaçak bedeli, Kurumun Kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde ve Kanunun temel amaçlarına uygun şekilde belirlediği bir bedeldir. Söz konusu bedeli belirlemek üzere alınan Kurul Kararı Kurumun bir düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlayıcı niteliği bulunmaktadır.

Tarifelerin uygulanması, lisans sahibi şirketler bakımından yasal bir zorunluluktur. Lisans sahibi şirketler, tarifeyi değiştiremeyeceği gibi, tarifede yer almayan bir bedeli de tahsil edemez veya düzenlenen tarifeler kapsamında belirlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamazlar.

Bu nedenledir ki, perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedelini tahsil edip etmeme gibi bir insiyatifi bulunmamaktadır. Tarifelere uyma yükümlülüğünün bir gereği olarak kayıp-kaçak bedeli, perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer almaktadır.

Hal böyle olunca; dağıtım şirketlerinin söz konusu karara aykırılık teşkil edecek bir işlemde bulunmaları mümkün olmadığından, mahkemece; davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı görülmemiştir. Bu nedenle davalıya tanınan ek cevap süresi sona ermeden ve davalı tarafından ek cevap süresi içinde mahkemeye sunulan cevap dilekçesi dikkate alınmadan karar verilmiş olmasına yönelik kanun yararına temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

Kabule göre ise; yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. (HMK 326/1) Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323 1/ğ)

Yargılama giderlerinin davada haksız çıkmış olan tarafa yükletilmesine ilişkin ana kuralın bazı istisnaları vardır.

1- Davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş davalı, yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemez. (HMK 312/2)

2- Davada haklı çıkmış olan taraf gereksiz yere davanın uzamasına sebep olmuş veya gereksiz gider yapılmasına sebebiyet vermiş ise yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir.

3- Bir kişi davada sıfatı olmadığı halde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi halinde davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez.

Hal böyle olunca; somut olayda yukarıda belirtilen istisnai hallerden hiç birisi bulunmadığına göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama masraflarının da davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HUMK’nın 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Avukat Gökmen Keçeli 3 yıl önce

haber olarak görünce bende tereddüt ettim acaba dedim bu konuda kısa sürede yargıtay görüş değiştirmiş olabilir mi? söz konusu yargıtay kararı eski tarihlidir. bunun üzerine yargıtay hukuk genel kurulunun 2013/7-2454 e. 2014/679 k. 21.05.2014 tarihli kararı mevcuttur. resmi gazetede yeni yayınlanmış olsa da hukuk genel kurul kararı geçerlidir.

Avatar
Hukukçu6155 3 yıl önce

Bu karar üzerinden birkaç daire ve hukuk Genel Kurulu kararı geçti. Güncel olmayan ve yanlış Bilgilendirme yapan bir duyuru