Yargıtay: Dijital veri delildir
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin DHKP/C davasında dijital verilerden yola çıkarak verdiği mahkûmiyet kararı, Yargıtay tarafından onandı. Sanık Hüseyin Edemir, ofisinde ele geçirilen disketlerde yer alan bilgilere dayanılarak 6 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme kararında, “Günümüzde bilgisayar verileriyle ilişkisi olmayan çok az suç kalmıştır. Suç işleyen kişilerin ya da suç örgütlerinin bu teknolojiden faydalanmayacağını düşünmek imkânsızdır.” ifadelerine yer vermişti. Balyoz davasına da bakan mahkeme, dijital delillerin örgütsel suçların aydınlatılmasında kullanılabileceğine dikkat çekti. Balyoz davası sanıkları ve avukatları ise dijital verilerin delil olamayacağı yönünde itirazda bulunmuştu. 2001 yılında bir ihbar üzerine terör örgütü DHKP/C ile ilişkili ‘Ülkemizde Gençlik’ isimli derginin ofisinde arama yapıldı. Aramada 10 disket, 2 hard disk ve 2 bilgisayara el konuldu. Söz konusu deliller üzerinde yapılan incelemede 7 numaralı diskette sanık Hüseyin Edemir’le ilgili suç konusu dosya tespit edildi. Emniyet Müdürlüğü’nden gelen bir yazıda da sanık Edemir’in bu aramada ele geçirilen doküman dışında bir eylemden aranmadığı belirtildi. Edemir’in suçlanmasında delil olarak kabul edilen ikinci belge ise 2006 yılında Hollanda ve Belçika makamlarından gönderilen DHKP/C örgüt arşivlerinde tespit edildi. Örgütün arşivinde sanık Edemir’in ismi 7 adet dijital belgede yer alıyordu. 1 Şubat 2010 tarihinde tutuklanan Edemir, görülen dava sonucu 23 Haziran 2011’de 6 yıl hapse mahkum oldu. Sanık ve duruşma savcısının kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi 10 Eylül 2012 tarihinde itirazları reddederek kararı onadı.
 
BALYOZ DAVASINA DA DAYANAK OLMUŞTU
 
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dijital delillere dayanarak verdiği ve Yargıtay’ın da onadığı bu mahkumiyet kararı birçok önemli davaya da emsal olacak. Dijital veri tartışmasının yürütüldüğü Balyoz darbe planı davası bu davaların en önemlilerinden biri. Balyoz sanıkları ve avukatları da dijital verilerin karara dayanak olamayacağı üzerinden savunma yapmıştı. Aynı mahkeme Balyoz sanıkları hakkında da mahkumiyet kararı vermişti. Benzer şekilde Ergenekon, Poyrazköy, Askeri Casusluk ve fuhuş davalarında da dijital veriler üzerinden tartışmalar yürütülmüştü. Yargıtay’ın onama kararı, bu davalara da emsal teşkil edecek.
 
Milliyet Gazetesi köşe yazarı Can Dündar, 9 Mart 2011 tarihli yazısını sanık Hüseyin Edemir’e ayırmıştı. Dündar yazısında, “Hukuksuzluğun yeni bir kanıtından söz edeceğim bugün.” diyerek sanık Hüseyin Edemir’in kendisine gönderdiği mektubu yayımlamıştı. Edemir’in bir bilgisayar disketinde adı çıktığı için tutuklandığını belirten Dündar, avukatların dijital verilerin delil olamayacağı iddialarına yer vermişti. Kararı veren mahkemeyi de hedef alan Dündar, “Hâkim kim? Balyoz davasının hâkimi.” ifadelerine yer vermiş ve davayı ‘bir adalet ayıbı’ olarak nitelendirmişti.


KADİR KÖKTEN İSTANBUL

Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.