Yargıtay'dan 'Münasebetsiz Evrak' Kararı
T.C. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ESAS NO : 2012/4632

KARAR NO : 2012/8811

KARAR TARİHİ : 02.04.2012

DAVA KONUSU: “Münasebetsiz Evrak ''

Davalı imzalı 10.01.2012 tarihli ve 2 sahifeden oluşan temyiz dilekçesinin 1. sahifesinde yer verilen ibarelerin, adli yazışmalarda ve özellikle Yargıtay’a verilen dilekçelerde yazılması alışılmış (mutad) olmayan, itiraz sınırlarını aşan, davanın aydınlığa kavuşması, hakkın ortaya çıkarılması yönünden etkisi ve yazılmasında zorunluluk bulunmayan gereksiz (icapsız) sözler olduğu, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 32. maddesinde anlamını bulan “münasebetsiz” evrak niteliğinde bulunduğu kabul edilmiş; nezaket ve saygı kuralları içerisinde kalınarak icapsız sözlere yer verilmeden ve hukuk kuralları dışına çıkılmadan sadece hukuki nedenlerin açıklanıp belirtilmek suretiyle yeniden düzenlenmesi halinde inceleneceği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla; Davalı tarafın temyiz dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 32/2. maddesi gereğince, mühürlendikten sonra dilekçeyi veren davalıya geri verilmesinin sağlanması ve tamamen davanın konusu içinde kalınarak hukuki itirazlarını içeren yeni bir temyiz dilekçesi yazması için kendisine (10) günlük süre verilmesi ve bu süre içinde yeni bir dilekçe vermediği takdirde temyiz isteğinden vazgeçmiş sayılacağının bildirilmesi konusunda gereğinin yapılması için dava dosyasının mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 02.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

******

T.C. YARGITAY 1. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2012/11759

KARAR NO : 2012/13019

KARAR TARİHİ : 15.11.2012

DAVA KONUSU: “Münasebetsiz Evrak ''Adli ve İdari Yönden Suç Duyurusu ''.......

Dairenin 05.04.2012 tarihli geri çevirme kararı ile; hükmü temyiz eden davalı taraftan 1086 sayılı HUMK'un 434. maddesi hükmü gereğince eksik alınan temyiz harçların tahsil edilmesi, bu eksikliğin giderilmesi için verilecek yasal süre zarfında harç ve giderlerin tamamlanmadığı takdirde aynı maddenin 3. fıkrası hükmü gereğince ek karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, ne var ki geri çevirme kararı doğrultusunda çıkartılan ihtarlı davetiye neticesinde; davalı tarafça verilen 23.07.2012 havale tarihli dilekçe ile açıkça eksik harçların ikmal edilmeyeceğinin belirtildiği ve HUMK'un 434/3. maddesi doğrultusunda ek karar verilmeden dosyanın gönderildiği anlaşılmakla; 1086 sayılı HUMK'un 78. maddesi (6100 sayılı HMK'nın 32/2. maddesi) hükmü gereğince davalı vekilinin münasebetsiz evrak niteliğinde olan 23.07.2012 havale tarihli dilekçesinin iade edilerek, sözkonusu maddede öngörülen usuli işlemlerin tekemmül ettirilmesi,

Davalı vekilinin 23.07.2012 havale tarihli dilekçesinin uygunsuz sözler içermesi ve görevli heyete yönelik sarfedilen sözlerin hakaret vari nitelik taşıması sebebi ile bir suretinin çıkartılarak ilgili CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA suç duyurusunda bulunulması,

Dilekçeyi düzenleyen Avukat hakkında idari yönden soruşturma açılması için anılan dilekçe sureti ile Dairenin önceki geri çevirme karar suretlerinin TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA gönderilmesi,

Davalı vekilinin harç eksikliğine gidermediği gözetilerek HUMK'un 434/3. maddesi hükmü gereğince ek karar verilmek suretiyle, ek kararın davalı tarafa tebliğ edilmesi, Ek kararın temyiz edilmesi halinde gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 15.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (ARŞİV Vedat Soğukpınar)

Hukuki Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa kemal 2 yıl önce

öyle kararlara öyle temyiz dilekçesi

Avatar
sezai çiçek 2 yıl önce

fazla bilgiye ihtiyaç yok, kimi hakimler hukuku eksik bilgi ve tecrübeyle yanlış uyguluyor, bazı avukatlarda dilekçelerinde mesleki sınırları aşarak, karşı tarafa, vekiline ya da hakimi yönelik gerekli olmayan sözler sar fediyor. evet hakimle kavga edilerek lehe karar alınmaz ama hakkın savunmasında da ölçüyü kaçırmamak lazım değil mi?