banner487

İnternetin hayatımıza girmesi ile giderek dijitalleşen dünyada; Blockchain teknolojisi ile yeni oluşumlara zemin hazırlayan yeni bir sistemle, kripto para sistemiyle karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. Dünyada ve Türkiye'de bu teknolojinin tam olarak tanımlanamaması nedeni ile mevcut mevzuat bu teknolojinin alt yapısına cevap verememektedir.

Kripto paraların hukuki durumunun irdelenebilmesi için öncelikle kripto paranın ve Blockchain teknolojisinin ne olduğunu açıklamak gerekmektedir.

Kripto para, dijital bir para birimidir. Hükümetlerin para biriminin değerini belirlediği merkezi bankaların aksine, hiçbir hükümetin kripto paralar üstünde kontrolü yoktur. Çünkü; bu paranın kontrolünü sağlayan bir merkez yoktur. Bu da yeni para arzının hiçbir merkezi otorite tarafından yapılmaması ve para transfer işlemlerinin de merkezi bir otorite tarafından takip edilmemesi anlamına gelmektedir.

Peki, kripto para sisteminin temelini oluşturan teknoloji olan Blockchain nedir? Kelime anlamı “blok zinciri” olan blockchain aslında bu anlamı tam olarak açıklamaktadır. Blockchain’i kısaca şifrelenmiş işlem takibi sağlayan bir dağınık veri tabanı olarak tanımlayabiliriz. Adından da anlaşıldığı üzere; zincirleme bir modelle inşa edilen, takip edilebilen ancak kırılamayan Blockchain teknolojisi, bir merkeze bağlı olmaksızın işlem yapmaya izin vermektedir. Bu sayede işlemler direkt olarak alıcı ile satıcı arasında ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir.

Kripto para, son yıllarda özellikle online suç çevrelerinde oldukça yaygınlaşan, güvenli hızlı ve anonim bir ödeme yöntemi sunan yeni bir teknolojidir. Özellikle anonimlik sağlama özelliği ile internet üzerinden yapılan ödemelerdeki kullanılma sıklığı önemli ölçüde artmıştır. Global ölçekte kullanılan ilk kripto para olan BitCoin’in ardından yüzlerce benzerleri çıkmış (altcoinler) ve hayatı hem iyi hem de kötü yönde hızla değiştirmeye başlamıştır.

Günümüzde oldukça yaygınlaşmış olan kripto paranın önemli bir kısmı, gerçek para ile satın alınarak, kullanılmaktadır. Alışverişlerinde anonimlik sağlamak isteyen kullanıcılar bir kripto para satıcısından gerçek para ödeyerek kripto para satın almakta ve bunu illegal amaçlarını gerçekleştirmek için kullanabilmektedir. Özellikle BitCoin ve diğer altcoinlerin gelecekteki amacı, kripto parayı diğer para birimlerinden dönüştürülen bir finans aracı olarak değil, tek başına kullanılabilecek bir ödeme aracı olmasını sağlamaktadır. Bu amaç gerçekleştiğinde; devletlerden ve herhangi bir otoriteden bağımsız, yok edilemez, sınırlandırılamaz ve ödeme işlemi üzerinden takip edilemez bir finans aracı yaratılmış olacaktır.

Bu durumun toplum üzerinde ortaya çıkaracağı sonuç; kripto paranın merkeziyetçi özelliğinin yanı sıra kontrol edilebilirlik özelliği olmamasından dolayı, tam olarak kestirilememektedir. Kripto paranın yaygınlaşmasının toplum üzerinde yaratacağı etki tam olarak öngörülemiyor ise de; kripto paranın kolay bir finans aracı olarak da kullanılabileceği, ancak buna karşılık suçluların suistimaline tamamen açık bir yapıya sahip olması nedeniyle, online ve fiziksel suçların yaygınlaşmasını sağlamak gibi kötü bir sonuç doğurabileceği de, uzmanlar tarafından öngörülmektedir.

Türk Hukuk Sisteminde kripto paraların durumundan bahsedecek olursak; kripto paranın Türk hukuk sisteminde henüz bir yeri yoktur. Kripto para doğası gereği, herkes tarafından üretilebilmekte ve anonim olarak istenilen sanal cüzdana aktarılabilmektedir. Türkiye’deki bankacılık mevzuatına göre; para üretimi ve transferi ile ilgili yetki sahibi kuruluşlar ve çalışma şekilleri net tanımlandığından herhangi bir kontrol mekanizmasına sahip olmayan kripto paranın yasadışı olduğunu söylemek de doğru olmaz. Çünkü; bununla ilgili bir yasal düzenleme yoktur. Diğer taraftan suçsuz ceza, cezasız da suç olmayacağı için kripto parayı tek başına bir suç olgusu olarak değerlendirmek doğru değildir.

Bu konuyla ilgili olarak BDDK Türkiye’deki internet kullanıcılarının ödeme aracı olarak kripto paraya rağbetinin artmasından dolayı “Böyle bir sanal para biriminden haberdarız ancak bu konuda yaşayacağınız olası mağduriyetlerden biz sorumlu değiliz.” anlamına gelen bir açıklama yapmıştır.

Peki hükümetler neden kripto paralara sıcak bakmıyor? Kripto para birimlerinin devletler tarafından tehdit olarak algılanmasının sebebi; kara para aklama, vergi kaçırma ve uyuşturucu madde ticareti gibi illegal işler için çok rahat kullanılabiliyor olmasıdır. Bu paralar sanal defterlerde tutuldukları ve bu defterler de bir bakıma bölünmüş şekilde milyonlarca kullanıcının bilgisayarında yer aldığı için merkezi bir otorite tarafından takip edilebilmeleri mümkün değildir. Bu durumun da hükümetlerin önünü kapatan bir uygulama olduğundan söz etmeye gerek bile bulunmamaktadır.

Kanunlar tarafından faaliyetleri veya alım satımı yasaklanmış ürün ve hizmetlerin kişiler arasında elde değiştirebilmesi bakımından kripto para, adeta biçilmiş bir kaftandır. Bu amaçla; suç çevreleri kripto paranın tüm nimetlerinden sonuna kadar yararlanmaktadırlar. Bu faaliyetlerin bir kısmı internet üzerinden herkese açık web siteleri aracılığı ile gerçekleştirilirken, önemli bir kısmı da suçun ciddiyetine göre mahremiyete daha fazla önem vererek, mümkün olduğunca anonim kalmaya çalışmaktadırlar. İnternette anonim olarak var olmanın yeni yolu günümüzde deep web (derin ağ) terimi ile adlandırılmaktadır. Deep web doğrudan arama motorları veya WWW (WorldWideWeb) bağlantıları aracılığı ile ulaşılamayacak online web sitelerini tarif etmektedir.

Peki kripto paraları devletler nezdinde merkezileştirmek ve standardize hale getirmek mümkün müdür? Kripto paralar, bilgisayar ve internetin ulus devlet sınırlarını neredeyse ortadan kaldırdığı bir dönemde ortaya çıkmıştır ve bu anlamda küresel mahiyettedir. Küresel sorunlara ulusal ölçekte çözüm getirmenin güçlüğü göz önüne alındığında; uluslararası hukukun bir parçası olan IMF gibi uluslararası örgütler nezdinde oluşturulacak platformların tüm dünyada bir uzlaşı sağlaması ve kripto paraların yeni bir standardizasyona tabi tutulması ile mümkün olabileceği kanaatindeyiz.

.

Av. Begüm GÜREL (L.L.M) & Stj. Av. Abdülkadir ÖZPAY

.

(Bu köşe yazısı, sayın Av. Begüm GÜREL ve Stj. Av. Abdülkadir ÖZPAY tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Av. Ersen Uyar 3 ay önce

KRİPTO PARA (BİTCOİN) HIRSIZLIĞI YA DA YAĞMASI, 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU HIRSIZLIK VE YAĞMA SUÇLARI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ?

Emtia, ticarete konu olan tüm mal ve ürünlere verilen isim, anlamına geliyor.

Petrol, altın, gümüş, buğday, mısır, soya fasulyesi, pamuk, kahve, kakao, keten, yağ, şeker, canlı hayvan gibi ticari mallar emtia olarak değerlendiriliyor.

Menkul kıymet ise;

Varlığa dayalı menkul kıymet ya da kısa adıyla menkul kıymet, değiş tokuş edilebilir, devredebilir finansal değer taşıyan enstrümanlara verilen genel ad.

Sermaye piyasası araçlarından olan,

– Pay ve pay benzeri menkul kıymetler

– Tahviller ve hazine bonoları

– Banka bonoları

– Finansman bonoları

– Varlığa dayalı menkul kıymetler

– Gayrimenkul sertifikaları

– Gelir ortaklığı senetleri

– Hisse senedi ile değiştirilebilir tahvil

– Katılma intifa senedi

– Kar-zarar ortaklığı belgesi

menkul kıymet örnekleri.

Türkiye’de “SPK, Bitcoin’in kendi menkul kıymet tanımına uymadığını belirtiyor.

Avatar
Av. Ersen Uyar 3 ay önce

Öncelikle menkul kıymetin dayalı olduğu bir gerçek ürünün olması gerektiğini ” söylüyor.

Merkez Bankası uzmanları ise, paranın bir devlet daha doğrusu bir devletin merkez bankası tarafından ve yine fiktif de olsa bir değer karşılığında basılmış olması gerektiğinden yola çıkarak Bitcoin’e ‘para’ denilemeyeceğini ifade ettiklerini söylüyor.

Avatar
Av. Ersen Uyar 3 ay önce

Mal: mülkiyet konusu olabilen bütün maddi eşya ile malvarlığına girebilen bütün haklara hukuken verilen ad olarak, tanımlanmıştır.

Ancak, Kripto paralar hakkında, emtia ya da menkul kıymet, genel bir bir ifadeyle ”mal varlığı” oldukları yönünde bir yasal düzenleme henüz yapılmamıştır.

Yalnızca, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), sanal paralara dayalı işlemler hakkında açıklama yayınlamıştır. SPK tarafından aracı kurumlara gönderilen Genel Mektup’ta yer alan açıklamada,

“Bitcoin ve türevi dijital para sanal para birimlerine dayalı spot veya türev işlemler yapılmaması gerektiği” hususunda bildiride bulunulmuştur.

Öyleyse, bizce, genel anlamda, Türkiye’de “mal varlığı” niteliği taşımayan, kripto paraların hırsızlığı ya da yağması suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 141-142-148. maddeler kapsamında değerlendirilemeyecektir.

Avatar
Av. Ersen Uyar 3 ay önce

Nullum Crimens Nulla Poena Sine Lege – Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz,

İlkesi gereğince, cezalar ve suçlar ancak yasalar tarafından gösterilebilecek, diğer deyişle kanun dışında suç ve ceza getirilemeyecektir.

Avatar
Av. Ersen Uyar 3 ay önce

1.Kanuni unsur (tipiklik)

Kanuni unsur, işlenmiş bulunan bir fiilin ceza kanununda düzenlenen suç tanımına birebir uygun olmasıdır. Bu unsura tipiklik adı da verilmektedir.

Bu nedenle, kripto para hırsızlığı ya da yağması failleri açısından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 141-142 ve 148. maddeler, bu suç tipine birebir uygun düşmemektedir.

Avatar
Av. Ersen Uyar 3 ay önce

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

İKİNCİ BÖLÜM

Soruşturma İşlemleri

Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi

İKİNCİ KISIM

Kamu Davasının Açılması

BİRİNCİ BÖLÜM

Kamu Davasının Açılması

Kamu davasını açma görevi

Madde 170 –

(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;

h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, gösterilir.
Öyleyse, yukarıda saydığımız tüm bu nedenlerle, bu suçun failleri hakkında,

CMK 223/8 maddesi gereğince,

Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde hükmü gereğince,

“Davanın düşmesine” dair karar, ya da

CMK 223/2/A maddesi gereğince,

1.a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle,

“Beraat” kararı verilmelidir.

Ancak, bizce, bu suçun faiillerinin, Türk Ceza Kanunu’nun “bilişim alanındaki suçlar kapsamında” cezalandırılabileceğini söylenebilir.

Avatar
Av. Ersen Uyar 3 ay önce

BİT-COİN

HER COİN KENDİ BACAĞINDAN ASILIR…

Avatar
Can Ermiş 3 ay önce

Makale için teşekkürler.. çok beğendim..