Kültür Varlıkları'na avukat başkan
İstanbul Tarihi Yarımada’da iş makinaları ile kazı yapıldığını haziran ayında dile getirmiştim. "Tarihi Yarımada’ya bol kepçe" başlığı ile duyurduğumuz haberde SİT alanı olan Yarımada’da hafriyat yapılabilmesi için mutlaka arkeolog bulunması gerektiğini, bazı arkeologların ise işin başında durmayarak bu duruma göz yumduklarını aktarmıştım. İşte yeni bir örnek Beyazıt Meydanı'ndan... İstanbul Üniversitesi kapısının tam önünde yaşandı. Alt geçit genişletme çalışmaları sırasında iş makinaları ile yapılan kazılarda iki adet lahit kapağı bulundu. Kapaklar iş makinalarının darbeleri ile parçalandı. Günler sonra ise müzeye haber verildiği ortaya çıktı. Ve hâlâ işin başında arkeolog bulunmuyor.

Arkeoloji Müzesi denetiminde olması gereken çalışma neden iş makinaları ile yapıldı? Üstelik kazı yapılan yerin İstanbul’un en eski mezarlığı olduğu antik kaynaklardan belli. Nekropol alanı olduğunu bildiğimiz bu alanda 4 Numaralı Koruma Kurulu müze denetimine gerek duymadan bu izni nasıl verdi? UNESCO’nun tavsiye kararları, yine aynı kurulun daha önce Yarımada içinde hiçbir hafriyatın müze denetimsiz olamayacağına dair kararları ve Yüksek Kurul’un ilke kararlarına rağmen iş makinaları SİT alanlarına nasıl girebiliyor?

Bu sorular cevaplarını bekliyor ama ben size farklı bir pencere açmak istiyorum. Kültür varlıklarını koruma kurulu kimlerden oluşur. Şehir plancıları, mimar, arkeolog, sanat tarihçisi ve bir hukukçu kurul üyeleri arasında yer alır. Kurullar 7 asli 2 geçici üyeden oluşuyor. Bu üyelere konuya göre bir belediye temsilcisi dahil oluyor. 4 Numaralı Koruma Kurulu başkanlığını bir süredir avukat Bekir Eren yürütüyor. Yani UNESCO tarafından dünya kültür mirası listesine alınan ve özel önem gösterilen hemen her yeri arkeolojik, tarihsel SİT ilan edilmiş bir alanın korunmasına yönelik en önemli kurumun başında bir avukat bulunuyor. Yasal olarak bir sorun yok. Ama bugüne kadar ne görülmüş ne de duyulmuş bir şey. Genelde Koruma Kurullarına mimarlar, arkeologlar, şehir plancıları başkanlık eder. Ya da etmesi gerekir. Bakın o kurulda üyeler kimler? Başkan Bekir EREN (Avukat), Başkan Yardımcısı Cem ERİŞ (Mimar), Doç. Dr. Mustafa ÖZER (Sanat Tarihçisi), Doç. Dr. Şevket DÖNMEZ (Arkeolog), Prof. Dr.Yegan KAHYA (Mimar), Doç. Dr. Kübra CİHANGİR ÇAMUR (Şehir Plancısı), Mehmet İzzet HAN (Mimar). Kurulda arkeolog üye de var, mimar da. Peki neden bunlar değil de hukukçu üye başkanlık ediyor? Bu sorunun muhatabı sanırım Kültür ve Turizm Bakanlığı.

Kimdir Bekir Eren diye kısa bir araştırma yaptım. 1977 Ankara doğumlu Eren, AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları'nda Seçim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı, AK Parti Ankara il Başkanlığı Kongresi'nde Yönetim Kurulu üyesi ve İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunmuş. Kendisini tanımam ama Kültür Varlıkları Koruma Kurulu başkanlığı görevinde niye olduğunu cidden merak ediyorum. Kurullarda hukukçu bir üye olması mutlak gerekli. Çünkü çok sayıda dosyada hukuksal problemler çıkabiliyor. Ancak Tarihi Yarımada için en önemli problem toprak altı eserler ile sivil mimari örnekleri. Bunların korunması için alınacak kararlar çok önemli. Eren’i başkanlığa kim getirdi, niye getirdi bilmiyorum. Lakin İstanbul için bu kadar önemli bir kurulun başında bir avukatın bulunması, baronun başında bir arkeolog bulunması kadar absürt.


Haber: ÖMER ERBİL - Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.