'Taşınmaz kültür varlıkları tehdit altında, dava açacağız'

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Yapı Esasları ve Denetimine Dair  Yönetmeliği değiştirdi. İlk değişiklik amaç ve kapsam maddelerinde yapıldı. Buna göre "Bu Yönetmeliğin amacı, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının gruplarının belirlenmesi, bakımı, onarımı, yapı esasları ile yapıya ilişkin proje ve uygulamaların denetim esaslarını düzenlemektir" olan maddeden 'bakımı' ibaresi çıkarıldı; yerine 'tadilat ve tamirat' ibaresi getirildi. Aynı değişiklik 'kapsam' maddesinde de yapıldı.

 
BELEDİYE UHDESİNDEKİ KUDEB'E GENİŞ YETKİ
Yönetmeliğin değişen bir başka maddesi ise 'tanımlarda' oldu. Buna göre tadilat ve tamiratların içeriğini belirten, uygulamadan önce KUDEB tarafından verilen 'onarım ön izin belgesi', Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından da verilir hale getirildi.

Yine tadilat ve tamiratların onarım ön izin belgesine  uygun tamamlandığına dair ilgili idare (il özel idaresi, büyükşehir belediyesi ve belediye) tarafından verilen 'onarım uygunluk belgesi', yapılan değişiklikle KUDEB, Vakıflar Genel Müdürlüğü veya Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından verilmesi mümkün kılındı.

 
Sultanahmet Camii

Ayrıca kültür varlıklarının tadilat ve tamiratının özgün biçim ve malzemeye uygun olarak yapılması denetiminde Vakıflar Genel Müdürlüğü de yetkili oldu.

 
30 GÜN İÇİNDE İNCELEME ZORUNLULUĞU
 
Yapıların fen ve sağlık şartlarına uygunluğunu düzenleyen 10.maddede de değişiklik yapıldı. Buna göre, Koruma Bölge Kurulunca değerlendirilmesi gereken projelerin, imar yönetmeliğine uygunluk açısında ilgili idarece en geç 30 gün içinde incelenmesi zorunluluğu getirildi.  Daha önce 'uygun' olsun olmasın idarenin görüşü Koruma Bölge Kurulu'na gönderilirken; yapılan değişiklikle sadece uygun görülenler Kurula gönderilecek.

BELEDİYELERE BY-PASS
10.maddeye yapılan bir eklemeyle Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü, kültür varlıklarının onarımına yönelik hazırladıkları rölöve, restitüsyon, restorasyon projelerini doğrudan koruma bölge kurulu müdürlüğüne gönderebilecekler.


Yine mevcut yönetmelikte il özel idareleri, belediyeler; yapıların fen ve sağlık şartlarına uygun tasarlanmadığını ya da hazırlanan restorasyon projelerinde sağlık şartlarına uygun olmayan hususlar tespit ettiklerinde gerekli düzeltmelerin yapılması için gerekçeli kararını proje müellifine bildirip, gerekli düzeltmelerin yapılmasını istiyordu. İstenen değişiklikler taşınmaz kültür varlıklarının koruma bölge kurullarınca onaylı restorasyon projelerinde değişiklik gerektiriyorsa, proje müellifince gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra tekrar koruma bölge kurulundan onay alınıyordu.

 
Ayasofya


Yapılan değişikle bu süreç tamamen ortadan kaldırıldı. Böylece restorasyon projelerinde sağlık şartlarına uygunsuzluk tespit edilse bile belediyeler ve il özel idare değişiklik isteyemez hale getirildi. 
 
Yönetmelikte yapılan değişiklikler, 7 Aralık 2014 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi.

KUDEB NEDİR
 
Koruma, uygulama ve denetim bürosu (KUDEB): İl özel idareleri, büyükşehir belediyeleri, Bakanlıkça izin verilen belediyeler bünyesindeki koruma, uygulama ve denetim bürolarını ifade ediyor. Türkiye genelinde 33 belediyede KUDEB bulunuyor.

 
TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIĞI NEDİR?
 
Yönetmelikte Taşınmaz kültür varlıkları: "Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınmaz varlıklar" olarak tanımlanıyor.

 
Atatürk Kültür Merkezi

 
TADİLAT VE TAMİRAT NEDİR?
 
Taşınmaz Kültür Varlıkları Yönetmeliğinde Tadilat ve tamirat şöyle tanımlanıyor:

 
Süleymaniye Camii
 

"Yapıların yaşamını sürdürmesini amaçlayan;
             a) 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21 inci maddesi uyarınca  ruhsata tabi olmayan: derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ile mimari öğe olarak ve sanat tarihi açısından özellik arz etmeyen tavan kaplamaları, elektrik  ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yörenin özelliğine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen müdahaleleri,

             b) (a) bendinde belirtilen müdahaleler sırasında yapıdaki  ahşap, madeni, pişmiş toprak, taş gibi çürüyen ya da bozularak eksilen mimari öğelerin özgün biçimlerine uygun olarak aynı malzeme ile değiştirilmesini, bozulan iç ve dış sıvaların, kaplamaların, renk ve malzeme uyumu  sağlanarak özgün biçimlerine uygun olarak  yenilenmesini"

BU BİR CİNAYETTİR, DERHAL DAVA AÇACAĞIZ
Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, yönetmelik değişikliğini Hürriyet'e yorumladı. Muhçu, yapılan yönetmelik değişikliğinin hem 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na hem de Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek, iptali için derhal Danıştay'a dava açacaklarını söyledi.


Muhçu, yönetmelikle iki önemli değişiklik yapıldığına dikkat çekerek bunları şöyle özetledi: "Birincisi belediyeler uhdesinde kurulan ve içinde uzmanı olmayan KUDEB'e binlerce yıllık kültür varlıklarımızın tamirat ve onarımı için 'izin verme' yetkisi tanınıyor. Oysa bu yetki yasayla Kültür Varlıkları Koruma Kurullarına verilmiş bir yetkidir. KUDEB'e bu yetkinin verilebilmesi için ciddi kadrosunun olması gerekir; restorasyon, restitüsyon, rekonstrüksiyon konularını iyi bilen, koruma alanında uzman mimar, sanat tarihçisi, arkeolog gibi kadrolar gerekir ki böyle kadroları yok.


Mevcut haliyle kültür varlıklarımıza tamirat ve onarım iznini KUDEB'lerin vermesi demek, Süleymaniye, Ayasofya, Sultanahmet, Atatürk Kültür Merkezi gibi tescillenmiş tüm kültür varlıklarımızın, Cumhuriyet dönemi kamu yapılarının, anıtların büyük bir tehdit altında olması demek. 1.Grup anıtsal yapılarla ilgili bir belirsizlik var; bu yönetmeliğe onlar da dahil ise bu tam bir cinayettir. Biz bu cinayeti durdurmak için Danıştay'a dava açacağız.


Hükümet 12 yıllık iktidarı döneminde Cumhuriyet ve kültür mirasımıza karşı açık tutum içinde. Sulukule, Tarlabaşı gibi tarihi yerleşim alanlarını kaldırdı. Bunun gibi yerleri kaldırmak için engel olarak görülen Kültür Varlıkları Koruma Kurulları bypass edilerek, kendi belediyeleri uhdesinde kurulan KUDEB'lere yetki devredilerek tarihi mekanlar yıkılarak, özgün mimarı özellikleri ortadan kaldırılmaktadır. Bu kapsamda özellikle son günlerde Cumhuriyet mirası niteliğindeki pek çok kamu yapısına yönelik girişimler söz konusudur. Ankara'da Ulus'taki İller Bankası buna bir örnektir. Hükümet işine geldiğinde KUDEB'i işine geldiğinde Kültür Varlıkları Bölge Kurulları aracılığıyla kültür varlıklarımıza yönelik yıkım sürecini hızlandırmak istemektedir.


Bu yönetmelikten önce KUDEB'ler basit onarım, bakım izni vermekle yetkiliyken; şimdi tarihi varlıkların tamirat ve onarımına ilişkin izin verecek. KUDEB dediğimiz kurullar bazı belediyelerin uhdesinde kuruldu ve içinde kendilerinin yönlendirebildiği, daha sınırlı sayıda uzmanlar yer almaktadır. "



Haber: Aysel ALP / HÜRRİYET

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.