Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Davası

Aldatmayı affetmek dava açmaya engel midir?

Aldatılan eş, aldatan eşi sözlü, yazılı veya davranışla affederse dava açma hakkından vazgeçmiş sayılır. Örneğin aldatan eşe aldatılan eşin ‘Herşeyinle kabul ettim, eve dön.’ Şeklinde ki bir mesajı veya sözü üzerine aldatan eşin eve dönmesi affedilmeye örnektir ve zina sebebi ile dava açma hakkını ortadan kaldırır. Fakat daha sonra bir kez daha eşin aldatması durumu kendi içinde değerlendirilir tekrar affetme söz konusu değilse dava açma hakkı mevcut olur.

Peki dava açmak için süre var mıdır?

Evet, aldatılma (zina) davası öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde dava açılmalıdır. Açılmazsa zamanaşımına uğrar ve aldatma sebebiyle boşanma davası açma hakkını kaybeder. Eğer eş öğrenmemişse aldatma durumundan itibaren 5 yıl içinde öğrenmesi halinde 6 aylık süre zarfında dava açması gerekir. Her aldatma olayında bu süre baştan başlar.

Boşanma davasında zina özel bir boşanma sebebidir. Yani hakim aldatma olduğuna yönelik karar verirse başka kusur durumlarına bakılmaksızın boşanmaya kararı verir.

Aldatmayı nasıl ispatlarız?

Aldatmanın ispatı için her türlü delilden faydalanmak mümkündür. Örneğin;

•    Tanık beyanları,
•    Telefon görüşme kayıtları veya içerikleri, mesajlar, whatssap içerikleri vb.
•    Aldatma olgusunu ispatlamak amacıyla bir kereye mahsus yapılmış ses kaydı,
•    Sosyal medya içerikleri (instagram, facebook, twitter vb.),
•    Uçak veya otel kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri,
•    Fotoğraflar, video kayıtları vb. her türlü delil,
•    Başka bir nedenle savcılık tarafından başlatılan soruşturmaa dosyasında yer alan evraklarda zina olgusuna dair ifadeler,
•    Banka kayıtları, kredi kartı ekstresi vb.

Yargıtay, boşanma davasında aldatmanın nasıl ispatlanacağı aldatma olgusuyla ilgili delillerin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini çeşitli kararlarında ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuştur.

Yargıtay uygulamasına göre zina (aldatma) olgusunun ispatı açısından bazı ilkeler kabul edilmiştir. Buna göre;

•    Kadın veya erkeğin yalnızken ortak konuta karşı cinsten birini alması zinanın varlığına delalet eder. Bu halde, zina ispatlanmış kabul edilir.
•    Eşlerden birinin karşı cinsten biriyle düzenli bir şekilde gece-gündüz telefonda görüşmesi zinanın varlığına işaret eder.
•    Eşlerden biri evlilik dışı ilişkiye girdiği başka bir kişiden çocuk sahibi olduğu takdirde zina (aldatma) olgusu ispatlanmış olur.

Eşlerden birinin, diğer eşin aldatma fiilini ispatlamak amacıyla hareket ederek eşin telefonunu dinlemek, kamera kaydına almak veya yüz yüze konuşulanlar kaydetmek suretiyle elde ettiği ses, fotoğraf veya video kayıtları boşanma davasında delil olarak kullanılabilir. Ancak, elde edilen ses, fotoğraf veya görüntülerin delil olarak kullanılabilmesi için, kaydın aldatma olgusunu ispatlama amacıyla yapılması zorunludur.

Fakat yapılan kayıtlar bu amacın dışında sistematik ve planlı fiiller sergilenerek elde edilmişse, boşanma davasında da delil olarak kullanılamaz. Örneğin, eşinin kendisini aldattığını öğrenen eşin, arabanın iç kısmına görüntü de alan bir dinleme cihazı koyarak, eşinin üçüncü kişilerle diyaloglarını ve görüntülerini kaydetmesi halinde, elde edilen ses veya video kayıtları aldatma sebebiyle açılan boşanma davasında delil olarak kullanılabilir. Ancak, eşinin cep telefonuna aldatma fiilini ispat amacından bağımsız olarak dinleme programı yerleştirerek aylarca dinleyen ve aldatma olgusunu da bu vesileyle öğrenen kişinin elde ettiği ses kaydı delil olarak kullanılamaz. Çünkü, ses kaydı aldatma olgusunun ispatı amacıyla değil, sistematik ve planlı bir davranışla eşin özel hayatının izlenmesi amacıyla yapıldığından suç teşkil eder.

Maddi manevi tazminat alabilir miyiz?

Aldatma (zina) fiili nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan eş; hem kendi eşinden hem de eşiyle birlikte olan üçüncü kişiden manevi tazminat talep edebilir. Ancak, talep edebileceği toplam manevi tazminat tutarı kendisine karşı aldatma fiilini gerçekleştiren kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsil edilebilir. Örneğin; Ayşe, eşi Mehmet tarafından üçüncü kişi Fatma ile birlikte olmak suretiyle aldatılmıştır. Bu durumda Ayşe, lehine hükmedilen toplam 50.000 TL manevi tazminatı ister eşi Mehmet’ten ister üçüncü kişi Fatma’dan, isterse her ikisinden belirli oranlarda tahsil edebilir. Ancak, tahsil edeceği miktar toplam tazminatı aşamaz.

Uygulamada, eşlerin zina nedeniyle boşanma davasında manevi tazminat aldıktan sonra ayrıca üçüncü kişiye de dava açtıkları görülmektedir. Ancak, boşanma davasında manevi tazminat tahsil edildikten sonra üçüncü kişiden aldatma nedeniyle ayrıca manevi tazminat tahsil edilmesi hukuken mümkün değildir. Çünkü, hukuken aldatma eylemi iki kişi tarafından müştereken işlenen bir haksız fiil olarak kabul edilmektedir.

Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davasında Mal Paylaşımı nasıl olur?

Aldatma nedeniyle boşanma kararı verilmesi halinde, mal paylaşımında eşlerin katılma alacağı  zina olgusu dikkate alınarak belirlenir. Zina (aldatma) nedeniyle boşanma halinde mahkeme, kusurlu eşin katılma alacağının, yani artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya bu hakkın ortadan kaldırılmasına karar verebilir (MK m. 236/2). Yani, bu eşler açısından bazı durumlarda (katılma alacağının olduğu durumlarda) mal paylaşımının yarı yarıya yapılması şart değildir. Medeni Kanun’un bu hükümlerinin uygulanabilmesi için boşanma kararının mutlaka zina nedenine dayanması gerekir.

Zina (aldatma) nedeniyle verilen boşanma kararının, aldatan eşin katılma alacağının azaltılması veya bu hakkın ortadan kaldırılması sonucu doğurması, sadece edinilmiş mallara katılma rejiminde mümkündür (MK m. 218-241). Diğer mal rejimlerinde, örneğin mal ayrılığı rejiminde zina veya hayata kast katkı payı alacağı üzerinde hiçbir hüküm doğurmaz.

Özetle aldatılma sebebiyle açılan boşanma davalarında en çok merak edilen, soru gelen hususlara değinmeye çalıştım. Huzurlu ve mutlu günler dilerim.

Goncagül AKTAŞ

Hukuk fakültesi öğrencisi
 

Anahtar Kelimeler:
AldatmaZİNABOŞANMA DAVASI
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hagb 2 hafta önce

Artık aldatılan eş ibk kararı gereği üçüncü kişiden manevi tazminat isteyemecek sanırım bir düzeltme gerekiyor, başarılar...