Çocukların yargılanması ve topluma kazandırılması


Alman Ceza Kanunu'nda (Strafgesetzbuch "StGB"), çocukların, gençlerin yargılanmasıyla yetişkinlerin yargılanmaları arasında önemli farklar vardır. Çocuklara yetişkinlere verilen cezadan daha az ceza verilmesini öngören bir sistem getirilmiş durumdadır.

Almanya'da suç işleme yaşı 14'ten başlamaktadır. Yasaya göre 14 yaşından küçükler adam öldürseler bile ceza verilmemektedir. 14-17 yaşlar arası "çocuk", 18-21 yaşlar arasında bulunanlar, "çocuk da değil", "yetişkin de değil" diye değerlendirilmektedir. 21 yaşın altında olanlara hiçbir zaman yetişkin olarak bakılmamaktadır. Çocukların ceza almaları son çözüm olarak düşünülmekte, suçun sonuçlarını algılayabildiğinin, psikolog, pedagoglar tarafından saptanması gerekmektedir.

Alman Ceza Yasası, 14-17 yaşlar arasında olan çocuklara en çok 10 yıl ceza verilmesini yaptırıma bağlamıştır. Bu suçun 2/3'lük bölümü çekildikten sonra, suçlunun durumu, davranışları, topluma uyum becerisi değerlendirilerek cezanın kalanı koşullu salıverilmeyle bağışlanabilmektedir. Çocuk ilk kez suç işlemişse ceza farklı, onuncu kez suç işlemişse farklı değerlendirilmektedir.

Almanya'da bir suçla ilişkilendirilenler, yalnızca Alman Ceza Kanunu'nda saptanan yaptırımlarla cezalandırılmaktadırlar. Ayrı ayrı yasa maddelerinde saptanan suçları toplayarak, insanların cezalandırılmaları söz konusu değildir. Bu kural, yetişkinler için de çocuklar için de geçerlidir.

Alman Ceza Kanunu'nda, yürüyüş yapmak, yürüyüşe katılmak, bildiri dağıtmak, şiddet, sövme eylemleri dışında kalan konularda konuşmak, bağırmak suç olarak değerlendirilmemektedir. Suç, ceza, yargılama algıları, Türkiye'deki algılardan çok farklıdır. Bizde suç sayılan, terör suçu olarak görülen birçok suç, Almanya'da suç sayılmamaktadır. Düşünme, düşündüğünü değişik yollarla, yöntemlerle açıklama özgürlüğü yaşama geçmiş durumdadır.

Almanya'da bizdeki Terörle Mücadele Yasası benzeri bir yasa yok. Çocuklarda olduğu gibi büyüklere de Alman Ceza Kanunu uygulanmaktadır.

Alman yargı sisteminde siyasal suç algısı bizdekinden çok farklı. Bir çocuğun, kişinin başka bir bireye karşı suç işlemesiyle devlete karşı suç işlemesi durumunda iki ayrı ceza alması söz konusu değil. Çocuğun suça itilmesi durumunda, suça iten ya da itenler, ceza yasasında saptanan suçu yüklenmektedirler.

Çocuğun başka bir bireye karşı suç işlemesiyle devlete karşı suç işlemesi aynı ölçüler içinde cezalandırılmaktadır.

Seçenek yaptırımlar uygulaması geniş

Almanya'da, çocukların işledikleri suçlarla ilgili bilgiler açıklanmamaktadır. Bu bilgiler, sadece yargıçların, savcıların ve kolluk güçlerinin öğrenebileceği bilgiler olarak saklanmaktadır. Çocukların geleceklerinin karartılmaması için başvurulan bu yöntemin işe alınmada, toplumsal etkinliklerde bulunmada, çocuklara çok olumlu yararlar sağladığı bilinmektedir.

Çocukların yargılamaları kamuya açık olarak yapılmaz. Çocuk ve bazı aile davaları gizli yapılır. Zarar gören çocuk olduğu durumlarda sanıkların yaşı ne olursa olsun yargılama çocuk mahkemelerinde ve basına kapalı yapılır.

Alman Ceza Yasası'nda çocukların yargılanmalarına kurallar getirilmiştir. Bir suçla ilişkilendirilen çocuğa bedel ödetme yerine, o çocuğu eğitmek hedeflenmektedir. Çocuğun geleceğini söndürme yerine, kazanma çabası vardır. Bir çocuğun, gencin geleceğinin karartılmamasına, geleceğini biçimlendirecek olan eğitiminin kesintiye uğramamasına çalışılmaktadır. Çocuklara kaldırabilecekleri ölçüde yük yüklenmeye çalışılmaktadır. Çekemeyeceği, fiziksel, ruhsal yönden göğüs geremeyeceği, altından kalkamayacağı bir ceza çekmesi istenilmemektedir. Almanya'nın eyaletlerinde, Federal Mahkeme sisteminde, bizdeki gibi Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi diye bir kavram, kurgu yok. Çocukların ayrı yargılandıkları çocuk mahkemeleri var.

Suç işleyen çocukları tutukevine koyma, özgürlüklerini kısıtlama yerine, onları eğitecek, yaşama bağlayacak, yeniden suç işlemelerini önlemeye yarayacak önlemler alınmaktadır. Bu yaptırımların belli bir listesi yoktur, sınırlayıcı değildir. Yargıç, suçlunun eğitilmesi, topluma kazandırılmasını sağlayacak değişik önlemlerin alınmasına karar verebilmektedir. Birlikte çalışma, toplumsal gelişimi sağlayacak bir hazırlık kursuna katılma, suçtan zarar görenin zararının giderilmesine yönelik bir çalışma, belli bir yere gidilmesini önleme, bazı kişilerle ilişki kurulmasının yasaklanması gibi önlemler alınmaktadır.

Seçenek yaptırımların işlenen suçla orantılı olmaları gerekmektedir. Seçenek yaptırımlarda çocukların, anne-babalarının insan hak ve özgürlüklerine saygılı olunacak biçimde saptanması gerekmektedir. Seçenek yaptırımlardan bazıları şunlardır:

Sosyal iş yapma cezası: Okul bahçesinin temizlemesi, camiyi temizleme gibi.

Eğitici etkinliklere katılma: Çocukları ilgilendiren eğitici etkinliklere katılma gibi.

Hafta sonu tutukevinde kalma: Çocukların oyun oynadıkları kapalı yerlerdir. Çocuk hafta içinde okulunda, işinde, ailesinin yanında, hafta sonu tutukevinde tutulmaktadır. Suçun ağırlığına göre ceza uygulanır.

Bunların yanında, çocuklar bir daha suç işlememeleri için uyarılmakta, yaşlarına, fiziksel yapılarına uygun toplumsal işler yaptırılmakta, para cezaları ödettirilmektedir. Aldıkları cezanın, işledikleri suçun büyüklüğüne göre, haftada en çok 4 gün gözaltında tutulma gibi yaptırımlar uygulanmaktadır.

Gençlere sosyal kamplarda oyun, iş, çalışma olanakları sağlanarak suça yönelmelerinin önü alınmaya çalışılmaktadır.

Seçenek yaptırımlar, geleceğe yönelik eğitici nedenlerle değiştirilebilmekte ya da ortadan kaldırılabilmektedir.

Seçenek yaptırımlar 2 yılla sınırlanmıştır. Yargıç kararıyla 3 yıla çıkarılabilmektedir.

Jüri sistemi: Çocukların yargılanmasında, ağır suç işlenen durumlarda, yargıcın yanına, halktan, çocuk psikolojini, eğitimini bilen kişilerden 2 görevli alınmaktadır. Bu görevliler yargıca yardımcı olmakta, kendisine çocuğun ruhsal yapısı, gelişimi, eğitimiyle ilgili konularda bilgiler sunmaktadır. Bu görevliler genellikle yerel yönetimlerin ilgili birimlerinde çalışan uzmanlardan seçilmektedir.

NOT: Bu yazı, Almanya Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Gelsenkirchen kentinde avukatlık yapan değerli hukukçular Avukat Doğan YILMAZ ve Avukat Dilek BAYSAL – AK'ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

Faik Akçay/Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.