İç Güvenlik Yasa Tasarısı ve polis devleti
MAHMUT TANAL*  

Bu tasarı ile özellikle İl İdaresi Kanunu’na eklenmesi öngörülen hükümler ile ceza muhakemesinin soruşturma evresinde ikinci bir yetkili makam oluşturulmaktadır. Bu çerçevede, ilde vali, ilçede kaymakamın, “suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması” için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda emir vermesi, kamu kurumlarının araç olanak ve çalışanlarından yararlanması başlı başına Anayasa’mızın 6’ncı maddesinde belirtilen “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.” hükmüne açıkça aykırıdır. Aynı zamanda Anayasa’mızın 9’uncu maddesinde belirtilen yargı yetkisinin kullanılmasını da engellemektedir. Yargının yetkileri mülki amirlere verilemez. Üstelik hiçbir demokratik hukuk devletinde böyle bir düzenleme yapılamaz.

Söz konusu düzenleme, adli bir fonksiyonun idare tarafından ele geçirilmesi anlamına geliyor. Benzer bir düzenleme 2013 senesinde Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yapılmak istendi ancak Danıştay bu düzenlemenin yürütmesini durdurdu. Ancak Anayasa’ya, kanuna ve Danıştay içtihatlarına aykırı olan bu düzenleme yeniden ısıtılarak iç güvenlik paketinin içerisinde soframıza konuyor.

Devlet bu düzenlemeyle adli makamlara güvenmediğini açıkça ortaya koyuyor. İdarenin denetimi ve gözetiminde faaliyet gösteren bir yargı isteniyor. Bu tasarı ile açıkça bağımsız yargı, sosyal hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı tamamen ortadan kaldırılmak isteniyor.

Öte yandan mülki amirlere, suç unsuru belirleme, suç yaratma yetkisi de veriliyor. Bu düzenleme suç ve cezaların kanuniliği ilkesine bu ilkenin düzenlendiği Anayasa’mızın 38’inci maddesine açıkça aykırıdır.

Bir diğer tartışmalı nokta ise iktidara muhalif olanlara karşı geniş bilgi toplanması için polis ve jandarmaya MİT’in bazı yetkilerinin verilmesidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne hem de Anayasa’mıza açıkça aykırılık teşkil edecek şekilde toplantı ve gösterilere amblem ve flamayla katılmak suç haline getiriliyor. Valilere sokağa çıkma yasağı koyma yetkisi verilmektedir. İstihbari dinlemeler konusunda yetkiler Ankara’da belirlenecek tek bir hakimin tasarrufuna bırakılıyor. Polisin, uygulamada halen var olan durdurma ve kimlik sorma yetkisinin kapsamı genişletilerek, polise üst ve araç arama yetkisi de tanınıyor. Kolluğun silah kullanma yetkisi genişletiliyor. Üstelik polis kolejleri ve akademiler kapatılıyor. Sözlü sınavla polis amirlerinin yetiştirilmesi ile İktidar kendi polisini yetiştirmek istiyor. Atamalarda Genelkurmay Başkanı’nın yetkileri yok edilerek ve Jandarma Genel Komutanı’nın yetkileri de sınırlandırılarak bütün yetkiler İçişleri Bakanlığı’nda toplanıyor. Kişilerin dört gün gözaltında tutulabilmesi, kanuna aykırı olarak hürriyetten yoksun bırakılmaları anlamına geldiği halde. Emniyet amirinin talimatı ile 48 saate kadar çıkarılabilecek gözaltı süreleri, toplu eylemlerde 4 güne kadar uzatılabiliyor. Bu durum demokratik hukuk devletinin gereklerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

POLİS DEVLETİNİN KURULMASI NE ANLAMA GELİYOR?

Bu yasa tasarısı ülkemizde polis devletinin oluşturulmaya çalışıldığının açık örneğidir. Nedir bu polis devleti? Burada polis kelimesi kolluk kuvveti olan halk tarafından bilinen polis değildir. Polis “kentin idaresi ve yönetimi” anlamına gelmektedir. Polis devletinde devlet yetkilerini kullanırken kimseye karşı sorumluluk taşımaz. Devletin emirlerini uygulayan kamu görevlileri de halka karşı hiçbir hukuk kuralıyla bağlı değildir. Devletin başındakinin emirleri birer hukuk kuralı sayılır; halkın kayıtsız şartsız bunlara uyması gerekir. Bu tanımdan yola çıkacak olursak iç güvenlik yasa tasarısı ile tesis edilmek istenen tam anlamıyla polis devletidir. Bunun örneği daha önce Mussolini ve Hitler yönetimlerinde görülmüştür, bu şimdi de ülkemizde ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Bu iç güvenlik yasa tasarısı kimseye hesap vermeyen, tüm muhalif sesleri dilediğince gözaltına alan, hapse atan, insan hakları, demokrasi, anayasa, hukuk devleti ilkelerini yok sayan bir anlayışı egemen kılma çabasıdır.

*Avukat, CHP İstanbul Milletvekili, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi

Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.