İlk katılımcı anayasa

Ellen Albertsdóttir 

Geçen yıl İzlandalıların sadece % 10,5'i -İzlanda tarihinde son derece düşük bir yüzdedir- Althing'e, İzlanda Parlamentosu'na, büyük bir güven duyduklarını ifade etmişlerdi. Çok sayıda İzlandalı ihanete uğramışlık duygusu içinde.

Bu nedenden ötürü şeffaflık şu anda ülkenin üzerinde çalıştığı yeni anayasa için bir temel oldu. Bu yılın nisan ayından itibaren, her hafta Althing'in Kurucu Meclis'i projenin ana çizgilerini internet sitesinden yayınlayarak yurttaşlarla paylaşmaya başladı. Tüm İzlandalılar site üzerinden ya da sosyal ağlar aracılığıyla düşüncelerini paylaşmaya davet edildi.

Kurucu Meclis Facebook ve Twitter üzerinde varlığını sürdürdüğü gibi düzenli olarak YouTube üzerinden güncel videolar yollamayı sürdürüyor. Zaten tüm toplantılar halka açık olarak yapılıyor ve web sitesiyle Facebook üzerinden yayınlanıyor.

Bir görevi sayısı belirlenmemiş bir gruba-özellikle internet aracılığıyla-vermeyi içeren, açıkça dışa açılma ya da diğer bir deyişle crowdsourcing ilkesi son zamanlarda artan bir başarı yakaladı. Bu amaçla yapılan uygulama dünyada bir ilktir. Bu fikir Facebook üzerinden uluslararası bir ilgiye mazhar oldu.

320.000 kişiden oluşan bir ülkede yaşamak bu tür konularda esneklik göstermek açısından birçok avantaj sunmaktadır. İzlandalıların yarısından fazlasının Facebook hesabı bulunmaktadır; Facebook hesabı olmayanlar da Kurucu Meclis web sitesi üzerinden katılma imkânına sahipler. Yeni bir ülke için yeni bir proje...

Bu türden bir doğrudan demokrasi projesinin riski bunun tutkululardan oluşan bir grup seçkinin katılımından ibaret kalmasıdır. Ama demokrasi de zaten böyle ilerler; arada sırada takılanların ağırlığı olmaz. En azından insanların çoğunluğunun tartışma sürecine katılma imkânı var: OECD'nin İzlanda hanelerinin % 80'inden fazlası ADSL sistemine sahip. Zaten anayasa projesinin de yürürlüğe girmeden önce referandumla halk tarafından kabul edilmesi gerekiyor.

Yeni anayasanın şu anda halen yürürlükte olan ve yetersiz kalan yürürlükteki anayasaya göre yurttaşlar nezdinde bir yankı bulma şansı çok daha fazla. İzlanda 1944'te bağımsızlığını ilan edip Danimarka'dan ayrıldığından bu yana, birkaç küçük ayrıntı dışında Danimarka Anayasası'nı aynen uyguladı. Bu kez değişimler eskisine göre daha derin olacak. Yeni anayasa projesinde doğanın ve ülkenin ortak kaynaklarının korunması konusunda güçlü hükümler yer alıyor. Proje, gelecek kuşakların hakları konusuna özel bir önem veriyor, bu tür hükümler ilk kez bir anayasada yerini almaktadır.

Ancak bunları, Amerikan alüminyum üreticisi Alcoa'nın İzlanda'nın doğal ortamında sebep olduğu yıkımlara bir cevap olarak yorumlamak da mümkün. 2006 yılında devasa Karahnjukar hidroelektrik kompleksinin inşası sırasında Vatnajökull'un [İzlanda'nın en büyük buzul bölgesi] kuzeyinde çok geniş bir vahşi doğa alanı yıkıma uğradı. Bu şantiyenin faaliyete başlamasından önce 50.000 İzlandalı protesto etmek için sokağa inmişti.

Ne yazık ki, bu tarihten sonra, İzlanda halkının gösteriler yapmasını gerektiren nedenler bitmek bilmedi. Finansal kriz yeni bir başlangıç yapılmasına imkâ sağlamıştı. İzlandalılar yavaş yavaş kurumların işlevsizliklerini geride bırakmaktadır. Bugün Facebook üzerinden tartışılan konu, esas olarak yeni bir ülke için yeni bir projedir. Yeni bir şans için.

SYDSVENSKAN MALMÖ 4 Temmuz 2011


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.