Kamu denetçiliği tasarısı

M. NİHAT ÖMEROĞLU

05.01.2011 tarihli ‘Kamu Denetçiliği Kurumu’ (KDK) kanun tasarısı Meclis’e sevk edilmiş durumdadır. KDK 1982 Anayasasının 74. maddesinde düzenlenmiş olup bu hükme göre ‘herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.’

I – TARİHİ GELİŞİM
1713 yılında Ombudsman ilk defa İsveç’te uygulanmıştır. İsveç Kralı Karl XII (Demirbaş Şarl) 1709’da Rusya’ya yenilmesi üzerine Osmanlı İmparatorluğu’na sığınmış ve dört buçuk yıl kadar yarı esir statüsünde yaşamıştır. Kralın, Osmanlı’da kaldığı süre içinde devlet örgütümüzü yakından incelediğinden bizdeki ‘divan-ı mezalim’ ve ‘Başkadı’ (kazasker) kurumlarından esinlenerek ombudsman atadığı söylenir. Zira İsveç’teki ilk ombudsman uygulamaları bizdeki anılan kurumlarla büyük ölçüde örtüşmektedir. (1) ABde bu kurumu kabul edip kanunlaştırmıştır.
‘Hukukla sınırlandırılmış devlet’ tanımının somut bir uygulaması olarak kurulan bu kurum, idarenin klasik yollarla yapılan denetlenmesinin yetersizliği, hak ve özgürlüklerin korunması, kamu görevlilerinin ve kamu hizmeti verenlerin görevlerini yasalara uygun ve gerektiği gibi yerine getirmemesinden doğmuştur denebilir.

II – TANIMI, ÖZELLİKLERİ, GÖREV ve YETKİLERİ
Ombudsman’ın Türkçe karşılığı; arabulucu, kamu hakemi, parlamento komiseri, medeni hakların savunucu, kamu denetçisi gibi tanımlar kullanılmaktadır. Anayasamız bunlardan kamu denetçisini (KD) benimsemiştir.
Buna göre KD özetle ‘yanlışlıktan arındırma’ denetimidir (2) Bu kurumla birlikte bağımsız yargı organlarının hukuki denetimleri birlikte değerlendirildiğinde birey büyük oranda kademeli güvenceye alınmış olacaktır diyebiliriz.
Temel işlevleri; koruma, araştırma, inceleme, nitelikleri; bağımsızlık, tarafsızlık, ulaşılabilirlik, geniş araştırma yetkisi, adil çözüm önerme yeti ve yetkisi, kamuoyuna karşı sorumluluk vb, görev alanı ise kamu otoritesi ile bireyler arasındaki ilişkiler olup, bu bağlamda, kişi hak ve hürriyetlerini savunmak, bireyleri yönetime karşı korumak, kötü yönetimden doğan haksızlıkları önlemek ve iyileştirmeye, tekrarını önlemeye çalışmak denebilir.
Parlamento ombudsmanlığı yanında yerel KD’leri olduğu gibi, sektörel KD’leri vardır. Bizde bunların benzerleri, Rekabet Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu, RTÜK vb.(3)

III – TASARI HAKKINDA
TBMM Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan KDK idarenin işleyişi ile ilgili şikâyetleri inceler. KDK başdenetçisi ve denetçiler TBMM tarafından yasada yazılı usullere göre dört yıl için gizli oyla seçilir.
Tasarının genel gerekçesinde özetle; “kamu hizmetleriyle ilgili devlet görevlerinin yeniden değerlendirilmesi ve halkın idareden kaynaklanan şikâyetlerini en aza indirecek bir yönetim anlayışının yerleştirilmesi ….. uyuşmazlıkların etkin ve hızlı çözümü, yargının katı işleyişi kurallarına bağlı oluşu ve zaman alıcı işlemesi gerçeği karşısında, yönetimi yargı dışında denetleyen ama yönetime de bağlı olmayan bir denetim sistemi…”nin zorunluluk gösterdiği ifade edilmiştir..
Maddelere gelince; kanun yapma tekniği açısından diğer özel ve genel kanunların bu yasaya aykırı hükümleri mülgadır (kaldırılmıştır) ibaresi eklenmelidir
1.md: insan haklarına’saygılı’ yerine ‘bağlı’ denmeli anayasanın 2. md. AİHS gözetilerek aşılabilir. ‘Yasal istisnalar hariç’ ibaresi eklenerek tüm gerçek ve tüzelkişilerin işleyişi ile ilgili olmalıydı. .
5.md.Yargı faaliyeti ve buna bağlı takdir hakkı içinde kalanlar hariç, yargının diğer işlemleri kapsam dışında kalmamalıydı. Duruşmalarda Hâkim ve C. Savcıların tutum ve davranışları , dosyaların makul aralıklarla konmaması, kalem işlemleri, hâkimin ve savcının mesaiye geç gelişi, kararı geç yazması, vb.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin KDK kapsamında olup olmadığı açık değil. Yoruma ve tartışmaya fırsat verilmeden askeri konular ve askeri kararlar hariç denerek KDK kapsamında kaldığı belirtilmelidir.(örneğin, askerin döğülmesi, hakaret, sövme, şahsi ve askerlik harici işte çalıştırılma vb.) Any. md. 117 Milli Savunma, Başkomutanlık ve Genel Kurmay Başkanlığı’nı, idarenin esaslarından (md. 122-129) farklı düzenlenmiştir. İkinci bölümde yer almaları tartışmaları bitirmez.
10. md: Başdenetçi ve denetçilerde aranan özellikler sayılmalıydı. Mesleğinde temayüz etmiş, toplumda saygınlığı geniş kabul görmüş vb..
15. md: Görevden alınma ve görevin sona ermesinde savunma hakkı tanınması ve genel kurulda görüşülmesi demokratik devletin gereğidir. 17. md: ‘Türkçe dilekçe’ ibaresi kaldırılarak, “dilekçe ile yapılır” denmesi yeterlidir. Dilekçe kanununda Türkçe zorunluluğu yoktur. (Yabancı ülke vatandaşları hariç)
18. md: Bilgi ve belgeleri vermeyenler için sadece disiplin soruşturması yeterli olmayıp aksine davrananlara suç ihbarı yapılmalıdır.
2 bend, hesap verilebilirlik ve denetlenebilirlik açısından sakıncalıdır. “Devlet sırrı veya ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeler yetkili mercilerin en üst makam veya kurulca gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebilir” denmektedir. Demokratik bir devlette bu düzenleme kabul edilemez. Ancak bunun açıklanması izne bağlanabilir. Halkın temsilcisi TBMM’den hiçbir şey gizli olamaz. Mutlak kanuna aykırı olanlarla, suç teşkil edenler için yasal koruma getirilemez.
20.21. md: İnceleme ve araştırma 6 ayda sonuçlandırılır demektedir, İşin zorluğu, karmaşıklığı vb. hallerde yasaya bunu bir kez uzatılması şeklinde ilave yapılması yerinde olur.
Denetçi sayısını on denetçi ile sınırlamamak, iş yoğunluğu, incelemenin karmaşıklığı gibi gerekçeyle sayının ucunun açık bırakılmasında yarar vardır.
Kamu hizmetinde aksayan ve şikâyet edilen yönleri kendi bünyesindeki elemanlarla denetleme, cevap verme birey açısından giderek kuşkuyla karşılanınca, diğer denetim eksikleri (yargının uzun sürmesi, iç denetimlerde mesleki dayanışma vb.) nedeniyle bu kurum çok önem kazanmış olup, ben ülkemize sonuçta yararlı olacağına inanıyorum. Yaptırım gücünün olmaması büyük eksiklik. Düzeltilirse kurum işlevsiz kalmaz.Felsefeci Davey ‘düşüncenin bilgiye dönüşmesi için eylemle sınanması gerekir’ diyor. Sosyolog Dominigue Sehnapper “insanların kendi aralarında toplum kurumlarına karşı minumum bir güven olmadan ne ekonomik faaliyetler ne siyasi meşruluk ne de sosyal düzen ayakta durabilir” tespitinde bulunmaktadır.Kurumlarımıza güvenmeliyiz. Kurumun işleyişi, uygulamaları sınansın daha sonra da söyleyeceklerimiz olabilir.
(1) Machacek. Rudolf ve Yıldırım Uluer, Dr. Müslüm Akıncı Bağımsız İdari Otorite Ve Ombudsman: Beta. Temmuz 1999 sh. 266,267 naklen
(2) Pickl, J.Victor (1986) “Ombudsman ve yönetimde reform” T.Ergun. AİD. Cilt 19. sayı 4 Ank. TODAİ yay. Shf 37. (Akıncı age. sh. 265’ten naklen)
(3) Bkz. daha geniş bilgi için Akıncı age sh. 155-262 (Radikal)

(* Yargıtay Üyesi)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.