MADEN KANUNU’NDA NELER DEĞİŞİYOR?
BAKAN ONAYI OLMADAN MADEN RUHSATLARI DEVREDİLEMEYECEK

TBMM görüşme ve kabul süreci devam eden Tasarıya göre; Kanunun 5/2. Maddesinde değişikliğe gidilmiş durumda. Yeni kanunda maden ruhsat devirleri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın onayına bağlanıyor. Kanundaki değişiklikte Maden ruhsatları ve buluculuk hakkı Bakan onayı ile devredilebilir. Devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınır.” ifadeleri yer alıyor. Ruhsat devri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı onayına bağlanırken,  madenlerden alınan yıllık ruhsat bedelleri 30 kattan fazla artırılmaktadır. Çıkartılacak maden için yapılacak Devlet hakkı ödemeleri ise 2 kat yükseltiliyor.

Mevcut durumda, maden ruhsat devirleri Bakan adına Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından onaylanıyordu. Madencilik Sektörü, burada getirilen Bakan Onayında yaşanabilecek gecikmeler yüzünden iş süreçlerinin uzayacağını, onayda veya onayın reddinde siyasi saiklerin etkili olabileceğini müdafaa ederek, 5. Madde'nin mevcut şekli ile muhafaza edilmesini talep etmektedir.

ARAMA VE İŞLETME RUHSATLARININ İHALE İLE VERİLMESİ SEKTÖRÜ OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR

Mevcut Maden Kanunu’nun 16. Maddesi şu şekilde değişiyor: "Ruhsatlar ihale ile verilir. I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler için doğrudan işletme ruhsatı verilir. II. Grup (b) bendi, III. Grup ve IV. Grup madenler arama ruhsatı, V. Grup madenler arama sertifikası ile aranır."

Başka bir deyişle, kanunun 16. Maddesinde, "arama" veya "işletme" ayırmaksızın, bütün "ruhsatlar ihale ile verilir" denilmektedir. Maddenin genel gerekçesinde de, "Ruhsat almak için yapılan ilk müracaat yöntemiyle arama ve işletme ruhsatı alma uygulaması kaldırılmış, maden ruhsatı verilecek alanlar Genel Müdürlükçe ihale edilerek arama ve işletme ruhsatı verilmesi uygulaması getirilmiş, bu madenlerin kontrollü şekilde ruhsatlandırılmasının sağlanması öngörülmüştür" şeklinde değişikliğin gerekçesi izah edilmektedir.

Mevcut/Önceki yasaya göre arama ruhsatı almak isteyenler, çalışacağı bölgenin koordinatlarını MİGEM’ne bildirerek başvuruda bulunuyorlardı. MİGEM, evrakları  inceliyor, altında aynı gruba ait hak yoksa, ruhsatlandırma işlemini başlatıyordu. Sonuçta da "Müracaatlarda öncelik hakkı esastır" prensibi ile hareket ediliyordu.

Meclis Onayından geçecek yasa Cumhurbaşkanı onayı sonrası  kanunlaşırsa, yapılacak değişiklikle firmalar yeniden aynı şekilde başvuruda bulunacak. Ancak MİGEM bu başvuruyu askıya çıkararak ihale edecek. İhaleye en yüksek önerisi veren, sahanın arama ruhsatını alacak. Aramadan sonra işletme ruhsatı mertebesinde da ihale olacak.

Bu uygulama; KOBİ'leri piyasada gerileteceği, maden arama ve işletme ruhsatlarının büyük şirketlerin tekeline geçeceği,  KOBİ'leri arama faaliyetinden caydıracağı, sektörü genel olarak gerileten bir tesiri olacağı belirtilerek bu değişiklik madencilik sektöründe ciddi eleştirilere sebep olmaktadır.

Bu hususta kapsamlı bir rapor hazırlayan Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği'nin (TÜMMER) çalışmasında sektörü temelden etkileyecek noktalara dikkat çekilmektedir.

TÜMMER'in raporuna göre bu maddenin yürürlüğe girmesi halinde; özel sektör aramalarının boşa gideceği, arama için Ar-Ge oluşturulmayacağı öne sürülerek, şu ifadelere yer veriliyor: "Madencilik sektörünün önü tıkanacaktır. Kısıtlı sayıda da olsa herhangi bir sermaye grubu tarafından yapılacak olan başvurular, çok büyük sermaye gücüne sahip firmalar tarafından ihaleden alınabilecek, küçük ve orta büyüklükte anaparaya sahip firmaların ruhsat alması olanaksız hale gelebilecektir. Talebimiz, 16. maddenin mevcut şekli ile muhafaza edilmesidir."

Biz de özellikle arama ve işletme ruhsatlarının ikili aşama ile ihale edilmesinin fiili madencilik çalışmalarını olumsuz etkileyeceğini düşünmekteyiz. İkili ihale sistemi, hukuki ihtilaflara sebep olacaktır. Arama Ruhsatı alıp, ciddi emekler sarf edip sondajlar yapan ve büyük masraflar yaparak madeni bulan gerçek veya tüzel kişi, İşletme Ruhsatı ihalesini alamazsa ne olacaktır?

MADENLERİ İZLEMEK İÇİN 'YETKİLENDİRİLMİŞ TÜZEL KİŞİ' GÖREVLENDİRİLMESİ UYGULAMASI

Kanunun 29'uncu maddesine ilk defa konulan  'yetkilendirilmiş tüzel kişi' kavramı da tartışılacak bir kavram ve kurum olarak karşımıza çıkıyor.

Özetle, 29'uncu maddede "İşletme projesinin uygulanması ve faaliyetler yetkilendirilmiş tüzel kişilerce izlenir ve izleme raporları Genel Müdürlüğe sunulur. (….) Yetkilendirilmiş tüzel kişiler ruhsat sahalarındaki faaliyetlerin projesine makul olarak yürütülmesinin izlenmesinden bu Kanun kapsamında sorumludur" denilmektedir.

"İzleme ve denetimin şu an yürürlükte olan hali ile MİGEM uzmanları tarafından yapılması, yeniden şu an olduğu gibi ihtiyaç halinde ihtisaslaşmış devlet müesseselerinden destek alınması çok daha sağlıklı olur." açıklamaları ile bu uygulamaya itiraz eden Sektör temsilcileri, tıpkı gümrüklerde yapılan uygulamanın ihracatı durdurması gibi benzer bir konunun sektörde de yaşanacağından endişe duyduklarını belirtmektedirler.

Bu değişikliğin gerekçesinde; “Projeye aykırı faaliyetler sonucu oluşacak tehlikeli durumların Genel Müdürlüğe, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ve Valiliğe bildirme zorunluluğu getirilerek Devlet tarafından zamanında denetim yapılması ve müdahalede bulunulması amaçlanmış ve muhtemel kazaların önüne geçilmesi hedeflenmiştir.” denilmektedir

MİGEM’in dışında kamu veya özel tüzel kişisinin YETKİLENDİRİLMİŞ TÜZEL KİŞİ olarak belirlenmesi halinde raporlarda ve işlemlerde çift başlılığa veya karmaşaya sebep olunabileceği de göz ardı edilmemelidir. İzleme yetkisinin özel şirketlere verilmesi halinde yeni bir sektör doğacaktır.

'OCAK DEĞİL NİSAN OLSUN' TALEBİ

Maden sektörü temsilcilerince, Yasanın 29. Maddesinde geçen "Ruhsat sahibi, her yıl ocak ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti konusunda teknik bilgi ve vesikaları genel müdürlüğe vermekle yükümlüdür" ibaresine itiraz edilmektedir.

Mali yılın hemen ertesinde hazırlanacak belgeler için sürenin çok kısıtlı olduğunun belirtildiği TÜMMER raporunda, Türkiye'nin iklim koşulları da dikkate alındığında harita çalışmalarının ocak ayında hemen hemen hiçbir bölgede yapılamayacağının altı çizilirken, maddede sayılan belgelerin mevcut kanunda oluğu gibi Nisan ayında verilmesi talep edilmektedir.

MADEN İŞLETMELERİNDE, MADEN MÜHENDİSİ VE DURUMA GÖRE DE DİĞER MÜHENDİSLERİ ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞU GETİRİLİYOR.

Yasanın 31. Maddesinde; "Kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılır. Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde minimum bir maden mühendisi daimi olarak, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunludur" ifadeleri yer alıyor.

İstatistiklere göre halen yürürlükte olan işletme izin sayısı 9 bin civarındadır. Her işletmeye bir mühendis istihdamının fiilen mümkün olamayacağı iddia edilmektedir. "İşletmenin tekniği ve büyüklüğü dikkate alınarak mücavir alanlar, il sınırı vb kriterler de göz önünde bulundurulmalı ve istihdam edilen bir maden mühendisi 1-5 arasında işletme faaliyetinde bulunan ruhsatlarda misyon alabilmelidir" şeklinde itirazlar bulunmaktadır.

RÖDOVANS SÖZLEŞMELERİ, BAKANLIK İZNİNE TABİ OLACAK

Mevcut yasanın Ek 7. maddesi de Yeni Yasaya 22. Madde olarak girecek. Bu maddede "Ruhsat sahipleri ile üçüncü kişiler arasında rödovans sözleşmeleri Bakanlığın iznine tabidir. İzin alınmaksızın yapılan rödovans sözleşmesi ile yürütülen madencilik faaliyetleri durdurulur." Hükmü getirilmektedir.

Rödovans sözleşmelerinin de bakanlığın iznine tabi meydana gelmesinin bürokrasiyi artıracağı, yatırımları geciktireceği, onay veya onayın reddinde siyasi saiklerin etkili olabileceği de sektör tarafından ileri sürülmektedir. Sektörün talebi, geçmiş dönemlerde olduğu gibi sözleşmelerin MİGEM tarafından onaylanması, onay gerektiren kriterlerin yeni kanun maddelerine göre belirlenmesi yönündedir.

RUHSAT İPTALLERİ HIZLANDIRILARAK YÜKSEK PARA CEZALARI GETİRİLDİ

Tasarıya göre, ÇED kararı, işyeri ruhsatı, mülkiyet izni olmadan faaliyetin gerçekleşmesi halinde 50.000,00  TL idari para cezası uygulanarak madencilik faaliyet durdurulacak. Bu ihlallerin üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti halinde ise ruhsat iptal edilecek.

Mevcut Maden Kanunu’nun 13 üncü maddesinin başlığı "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" şeklinde değiştirilmiştir.
Ayrıca 13. ve 14. Maddelerde yapılan değişikliklere göre yürürlükteki ruhsatlar için her yıl Ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zaruri oldu. Bedelin yatırılmaması veya eksik yatırılması halinde 20 bin TL idari para cezası verilerek 3 ay içinde ödenmesi istenecek. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilecek.

Bir şekilde, kısıtlı sürelerde ödenememiş harç için maden ruhsatı iptali müeyyidesinin çok ağır bir yaptırım olduğunu kabul etmek gerekiyor. Maden sektörünün büyük yatırım ve emek gerektiren bir iş olduğu düşünülürse bu yaptırımın ileride madenlerin atıl kalmasına veya çok sık el değiştirmesine sebep olacağını söyleyebiliriz.

Ön arama faaliyeti aşamasındaki ruhsat iptalleri kaldırılırken, işletilmekte olan madenlerdeki ruhsat iptallerinin kolaylaştırılması yasanın çelişkisi olarak görmekteyiz. İşletmedeki madenler için öngörülen ruhsat iptali şartlarının basit ama sonuçlarının çok ağır olduğu ve telafisi imkansız zararlara sebep olacağı aşikardır.

RUHSAT VE İZİN BAŞVURULARINDA VADESİ GEÇMİŞ BORÇ OLMAMALI

Yeni düzenlemeye göre, Kanunun 13. Ve 17. maddelerinde yapılacak birçok talep için "vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge" verileceği belirtilmektedir. Yani madenci işlerini yürütebilmek için vadesi geçmiş borçlarının bedelini ödemelidir.

DOĞAL TAŞTA DEVLET HAKKI YÜKSELİYOR

Kanunun 14. maddesinde; devlet hakkı, doğal taşın özelliklerine ve bulunduğu bölgeye göre ocakta oluşan piyasa satış fiyatı üzerinden yüzde 4 oranında olacağı belirtiliyor. Mevcut yasada bu oran yüzde 2 idi.

ÖN ARAMA FAALİYETİNDE RUHSAT İPTALİ KALDIRILDI

Yasanın 17. Maddesinde yapılan değişikliğe göre ön arama süresinde zaruri raporun teslim edilmemesi 30 bin lira idari para cezası ile cezalandırılıyor. Yapılan bu düzenleme ile ruhsat iptali kaldırıldı. Ancak, raporun makul bulunmaması halinde 1 ay içinde eksiklerini tamamlamayanlara uygulanacak 30 bin lira idari para cezasının yüksek olduğu eleştirileri yapılmaktadır.

Ön arama faaliyeti aşamasındaki ruhsat iptalleri kaldırılırken, işletilmekte olan madenlerdeki ruhsat iptallerinin kolaylaştırılması yasanın çelişkisi olarak görmekteyiz. İşletmedeki madenler için öngörülen ruhsat iptali şartlarının basit ama sonuçlarının çok ağır olduğu ve telafisi imkansız zararlara sebep olacağı aşikardır.

Kanun değişikliğinin TBMM tarafından tamamen görüşülüp kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanı’nın onayından sonra Resmi Gazete’de yayımlanması akabinde yürürlüğe gireceğini, bu çalışmanın TBMM görüşmeleri esnasında yapılmış bir çalışma olduğu gözardı edilmemelidir. Yasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi akabinde çalışmamızı güncelleyeceğimizi belirtmek isterim.(Hukukihaber.net)

Hukuki Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.