OHAL'de ihraç davalarında çözüm nasıl olur?
Arkasındaki ABD desteği konusunda hiç şüphe duymadığımız FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016 günü gerçekleştirilen, Anayasal düzenimiz ile ulusal egemenliğimizi, bağımsızlığımızı ve bütünlüğümüzü hedef alan darbe girişimi, Türk devleti ve milletinin ortak karşı duruşuyla bastırılmış, ülkemiz büyük bir badireyi atlatmıştır. Ardından bu terör örgütünün devlet ve toplum içinden temizlenmesi amacıyla acil tedbirler alınmaya başlanmıştır.

Anayasal düzenimizi hedef alan bu darbeye kalkışan örgüte karşı yapılacak mücadelenin Anayasal düzenin kuralları içinde yürütülmesi, mücadelenin sonuç alması için büyük önem taşımaktadır. Adalet anlayışı, milletimizi bir arada tutan önemli bir kültür unsuru olmasının yanı sıra tarih boyunca kurduğumuz devletleri ayakta tutan en önemli ilke olmuştur. Bu ilke, günümüzde de “adalet anlayışı” ve “hukuk devleti” kavramları ile Anayasamızın 2. maddesinde yer almaktadır.

Bu çerçevede 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal sonrasında kamu görevinden çıkarılan kişilerin izleyecekleri başvuru yolları konusunda, Bakanlar Kurulunun hatalı uygulamasından kaynaklanan bir karmaşa doğmuştur. Kimi yurttaşlar Anayasa Mahkemesi önünde “bireysel başvuru” yoluyla, kimi yurttaşlar Danıştay nezdinde kimileri ise İdare Mahkemelerinde hak arama yoluna gitmiştir. Hatta bazıları bu mahkemelerin ikisine veya üçüne birden başvurmuştur.

Yaşanan bu karmaşanın çözümüne ilişkin görüşümüzü, özellikle hukuk uygulayıcılarının ve tüm yurttaşlarımızın değerlendirmesine sunuyoruz.

BAKANLAR KURULU KENDİ ÇIKARDIĞI OHAL KARARNAMESİNE AYKIRI KARARNAME ÇIKARMIŞ OLAMAZ.

Olağanüstü halin ilanını takip eden ilk OHAL kararnamesi 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedir. Bu kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasında sekiz bent halinde kamu görevlilerinin hangi usulle kamu görevinden çıkarılacakları belirlenmiştir.

Esasen Bakanlar Kurulu, bu işlemlere karşı dava yolunu kapatmayı da düşünmemiş, yalnızca aynı KHK’nın 10. Maddesi ile “Bu kanun hükmünde kararname kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez”hükmünü getirerek işlemlerin idari yargının denetimine tabi olacağını ancak yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyeceğini hükme bağlamıştır.

Kamu görevlilerinin kamu görevinden çıkarılmaları usulü ve bu işlemlerin yargısal denetimine ilişkin kurallar bu şekilde koyulduktan birkaç gün sonra çıkarılan 668 sayılı ve devamında çıkarılan 669, 670 ve 672 sayılı KHK’ler ile 667 sayılı KHK’nın öngördüğü usule uyulmadığı izlenimini doğuracak şekilde doğrudan KHK ekine liste koymak suretiyle işlem tesis edilmiştir.

Bakanlar Kurulunun bir ay önce çıkardığı OHAL KHK’sındaki ilgili hükümleri yürürlükten kaldıran yeni bir hüküm getirmeksizin, bu hükümleri diğer KHK’ler ile ihlal edeceğinin kabul edilmesi kanımızca mümkün değildir. İdarenin bu şekilde çelişkili bir davranış içinde bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle kanımızca 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. Maddesi hükmü uyarınca tesis edilen “kamu görevinden çıkarma” işlemleri diğer Kanun Hükmünde Kararnameler ile yalnızca ilan edilmiştir. Gerçekte kişilerin kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemler 667 sayılı KHK’nın 4. Maddesinin 1. Fıkrasının sekiz bendi uyarınca tesis edilmiş bulunmaktadır. Örneğin 657 sayılı Kanuna tabi memurlar için ihraç işlemi “ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakanın onayıyla” tesis edilmiştir.

Bu gerçek, ihraç işlemlerinin onay makamı olan ilgili Bakanlıklardan söz konusu evrak istenildiğinde ortaya çıkacaktır.

“KHK İLE İHRAÇ” – “BİREYSEL İDARİ İŞLEMLE İHRAÇ” ŞEKLİNDE FARKLI MUAMELE YAPILAMAZ

Örneğin;

- Milli Savunma Bakanlığı ile ilgili kuruluş olan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü personeli, 667 sayılı KHK’nın öngördüğü usule göre ihraç edilmiş, bu husus ilgililere elden tebliğ edilmiştir. Bu kişilerin isimleri hiçbir KHK ekinde yayımlanmamıştır.

- Milli Savunma Bakanlığı, KHK ekinde ilan edilen TSK mensupları dışında, 1 Eylül 2016 tarihinde Kara ve Deniz Kuvvetleri'nde görevli 648'i tutuklu 820 askeri personeli 667 sayılı KHK’nın öngördüğü usule göre ihraç etmiş ve bu kişilerin isimleri hiçbir KHK ekinde yayımlanmamıştır.

- Yine Milli Savunma Bakanlığı 7 Eylül 2016 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 73 askeri personeli 667 sayılı KHK’nın öngördüğü usule göre ihraç etmiş ve bu kişilerin isimleri hiçbir KHK ekinde yayımlanmamıştır.

- Milli Savunma Bakanı’nın Başkanlığında oluşturulan 3 kişilik komisyonca 2 Eylül 2016 tarihinde 76 Askeri Hâkim 667 sayılı KHK’nın öngördüğü usule göre ihraç edilmiş ve bu kişilerin isimleri hiçbir KHK ekinde yayımlanmamıştır.

- Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığında çalışan 87 personel 27 Eylül 2016 tarihinde 667 sayılı KHK’nın öngördüğü usule göre ihraç edilmiş ve bu kişilerin isimleri hiçbir KHK ekinde yayımlanmamıştır.

- Aynı şekilde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu da ihraç işlemlerini 667 sayılı KHK’nın öngördüğü usule göre yapmış ve ihraç edilen hâkim ve savcıların isimleri hiçbir KHK ekinde yayımlanmamıştır.

Görüldüğü gibi bazı bakanlıkların personeli ile yargı mensuplarının ihraçları 667 sayılı KHK’nın öngördüğü usule göre yapılmış ve hiçbir KHK ekinde ihraç edilen bu personelin isimleri ilan edilmemiştir. Bu kişilerin idari yargı yoluna başvurabilecekleri hususunda tereddüt yoktur.

OHAL kapsamında ihraç edilen personelin, KHK ile ihraç edilenler ve bireysel idari işlemle ihraç edilenler şeklinde farklı muameleye tabi tutulmasının hukuk mantığı içinde yeri yoktur.
Bu nedenle KHK ekinde ismi yayınlanan kişilerin ihraç işlemlerinin idari işlem olarak tesis edildiği halde muhataplarına tebliğ edilmesindeki güçlük nedeniyle KHK ekinde ilanen tebliğ edilmiş olduğunun kabulü zorunludur. Bu ihraç işlemlerinin KHK’ler ekinde ilanen tebliğ edilmiş olması işlemlerin KHK ile tesis edildiği anlamına gelmez.

Bir başka deyişle 667 sayılı KHK’nın 3. ve 4. maddelerinin öngördüğü usule göre yapılan idari işlemler “kurucu” niteliktedir; fakat bunların KHK ekinde ilan edilmesi “bildirici” niteliktedir.
Aksi yöndeki bir kabul, bu işlemlerin yargısal denetimi konusunda hukuksal bir karmaşaya yol açacak ve Bakanlar Kurulunun 667 sayılı KHK’nin 10. maddesi ile öngördüğü yargısal denetimi tartışmalı hale getireceğinden Bakanlar Kurulunun amacıyla da bağdaşmayacaktır.

Öte yandan bir disiplin kararı olduğunda tereddüt bulunmayan kamu görevinden çıkarmaya ilişkin kararlar, Anayasa’nın 129. Maddesinin 3. Fıkrasının amir hükmü gereği “yargı denetimi dışında bırakılamaz”. Anayasamız yürürlükte olduğuna göre söz konusu “disiplin kararlarının”yargısal denetiminin hangi merci tarafından yapılması gerektiği konusunda bir karar verilmelidir.

HANGİ MAHKEME GÖREVLİDİR

Açıkladığımız nedenlerle ve ilgili Bakanlıkların evrak kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, OHAL döneminde gerçekleşen ihraçların tümü 667 sayılı KHK’nin 3. ve 4. Maddeleri uyarınca tesis edilmiş olup aynı hukuki statüde olduklarının kabulü zorunlu olduğundan, KHK ekinde ismi ilan edilmiş olsun veya olmasın, OHAL sürecinde kamu görevinden çıkarılan tüm personelin bu işleme karşı açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkemeler;

a) TSK personeli için 1602 sayılı Kanunun 20. maddesi gereği Askeri Yüksek İdare Mahkemesi,

b) Hâkim ve Savcılar için 6087 sayılı Kanunun 33/5. maddesi uyarınca Danıştay

c) Diğer kamu görevlileri için 2577 sayılı Kanunun m.33/2. maddesi uyarınca kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.

Yaşanan hukuksal karmaşaya bir son verilmesi için Anayasa Mahkemesi Başkanlığı veya Danıştay Başkanlığının bu konuda yönlendirici bir açıklama yapması ihtiyacı bulunmaktadır.

Kuru ile yaşın, sap ile samanın veya at izi ile it izinin ayrılmasını en doğru biçimde yapacak merciler FETÖ mensuplarından temizlenmiş yargı mercileridir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Milletinin de büyük desteğiyle, ABD destekli terör örgütlerini hukuk devleti olmanın gereklerini yok saymadan temizleyecek birikime sahiptir.

Av. Ceyhan Mumcu – Av. Erkin Etike


Kaynak: Odatv.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.