Referandum ve tarafları: Sıfır toplamlı oyun


Süreç neredeyse referandumdan ziyade siyasi partiler arasındaki genel seçimlere dönüşmüş durumdadır. Büyük ölçüde vatandaşların tercihlerini referandumun içeriği değil, siyasi partilere olan yakınlıkları şekillendirecekmiş gibi bir manzara ortaya çıkmaktadır.

Gündemdeki konularla ilgili tarafların ellerindeki argümanları ortaya koymaları ve birbirlerini çeşitli şekillerde itham etmeleri artık aşina olduğumuz bir hal almaya başladı. Hızla değişen gündemler, onlarla ilgili ortaya koyulan görüşler ve yönlendirmeler neredeyse vatandaşları lehte ve aleyhte saf tutmaya doğru götürmektedir. Böyle bir yönelimin bıraktığı olumsuz izleri tamir etmenin çok kolay olmadığını söylemek durumundayız. Sert ve tahrik edici tarzlar makul değerlendirmeleri de izole etmekte ve cepheleşmeleri beraberinde getirmektedir.

Durum, görünen şekliyle bir bilek güreşi halini almış durumdadır. Belki de tercihte bulunacak olanların büyük bir kısmı "evet" veya "hayır" şeklinde yapacağı tercihin anlamını bile bilmeden tercihlerini yapacaklar. Asıl problem edilmesi gerekeni de böyle görmek gerekir kanaatini taşıyorum. Gereksiz tartışmalar, karşılıklı restleşmeler ve suçlamalar, içeriği gölgede bırakır duruma getirmiştir.

Hal böyleyken asıl sağduyu içerisinde olması gerekenlerin tutumlarının da çok yararlı olmadığını düşünüyorum. Bir noktada "sıfır toplamlı oyun" anlayışı içinde devam eden bir yaklaşım büyük oranda çeşitli kesimlerde hâkim olarak görünüyor. Bunun anlamı bir taraf büyük bir iştah içersinde kazanmayı düşünürken, diğer tarafın kaybetmesini bekliyor. Kısaca, sadece ben kazanayım, diğer taraflar kaybetsin anlayışı nihayetinde taraflar için kayıpla sonuçlanacaktır.

 

Ülkemizin genelini ilgilendiren meseleleri "sıfır toplamlı oyun" anlayışı içerisinde değerlendirmek ve her meselede demokrasi kültürünün sınırlarını zorlayarak cepheleşme eğilimine girmek yararlı yaklaşımlar değildir. Bizim dışımızdaki farklı fikirleri ve bunları ifade edenleri makul bir şekilde dinleyebilme tahammülünü kazanmak durumundayız. Bunu yapabildiğimiz takdirde her meseleye ideolojik bir gözlükle yaklaşma alışkanlığından da kurtulmuş oluruz.

Demokrasi kültürü içinde tartışmaların yürütülmesi, mesajların da gerçekçi bir şekilde yerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır. Restleşmeler, cepheleşmeler ve karşılıklı ithamlarla yürütülen çalışmaların orta ve uzun vadede sağlıklı olmayacağını bilmek durumundayız. Ülkemizin taşıyıcı omurgası durumunda olan vatandaşlarımızın her birinin politize olmasına sebep olacak yaklaşım tarzlarının gözden geçirilmesinde faydalar bulunmaktadır. Bu kavga ortamı içinde verimli kullanılacak zaman dilimleri ve enerjiler boşa harcanmış olacaktır. Tartışma ve paylaşma kültürü özümsendiği takdirde asıl paylaşılmak istenen mesajların yerine ulaşması sağlanacaktır. Tali konularla kamuoyunun gündeminin manipüle edilmesinin de önüne geçilebilinir. Kamuoyunu asıl kaynak problemden ziyade, belirtileri veya tali konuların peşinde koşturmanın büyük haksızlık olduğunu düşünüyorum.

Olumsuzluklardan kazanç elde etmeye yönelik stratejilerin yararlı olmayacağı açıkça bilinmelidir. Resmin tamamına bakarak, mikro çıkarlardan ziyade ülkemizin bütününün yararına olacak stratejiler üretmek gerekmektedir. Konulara daha sağduyulu ve makul bir şekilde yaklaşarak çözüm üretebilmek için "birlikte çalışma kültürünü" özümsemek durumundayız. En basit ifadesiyle, alışkanlık haline getirmiş olduğumuz suçlu aramak ve suçu bir yerlere fatura etmek yerine, problemin kaynağı nedir ve nasıl katkımız olabilir diye düşünme ve bu doğrultuda davranma alışkanlığını edinmemiz yararlı olacaktır.

Son olarak; sadece bir Türkiye'miz var...


Prof. Dr. Halit Keskin


(Zaman)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.