Stajyer Avukat Aday Adayı
Cansu Cindoruk'un patavatsizdergi.com'da yayınlanan yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz;

Durumun boyutunun ne kadar ciddi olduğunu anlatmak için başka kelimelere ihtiyaç duymadığımı düşünüyorum. Takdir edersiniz ki; sokak aralarına yapılan apartmandan bozma üniversiteler, planlanmadan ve düşünülmeden açılan yeni Hukuk Fakülteleri bu durumun en büyük sorumlusudur. Her yıl sekiz bin yeni insanın katıldığı bir camianın var olan kalitesini koruması kadar hukukun düzgün işlemesini beklemek de yanlıştır kanaatimce. Tabii bu sorunların üstesinden gelmek için en doğru çözüm bir sınav getirmek midir; işte ben o konuda tereddütteyim.

Hukuk okumak bir sanattır. Zordur; her baba yiğidin harcı da değildir. Okul sayıları arttıkça eğitim kalitesi düşmeye başlar. Eğitim kalitesinin düşüşü ile beraber, mezun olabilen ancak bilgi düzeyi yetersiz insan sayısı artar. Bu kitlenin, meslek hayatında başarılı olabilecek potansiyeldeki hukukçuların önünde engel yaratması kesinlikle adil ve etik değildir. Ancak; böyle zor bir bölümü dirseğini çürüterek bitiren bir öğrencinin, getirilmesi düşünülen avukatlık sınavını geçememesi sebebiyle mesleğinden olması da etik değildir.

Son günlerde duyduğumuz yeni bir bilgi ise Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’ndan gelmiştir. Hukuk sisteminin iyileştirilmesi açısından hem avukatlık stajına giriş hem de çıkışta sınav getirileceğini belirten Feyzioğlu; hukuk fakültelerinin sayısının fazlalığını eleştirmiştir.

Benim gibi hukuk kitaplarıyla mücadele etmeye çalışan öğrenci meslektaşlarım; önümüze karanlık bir perdenin konduğu çok açıktır. Yine de bu perdeyi aralamak tabii ki bizim elimizdedir. Önceden de belirttiğim gibi benim düşüncelerime göre böyle bir sınavın getirilmesi şart olmuştur ve uzun vadede bakıldığında bizler için olumlu sonuçlar doğuracaktır. Tek korkumuz şüphesiz sınavı hakkıyla geçememe riskidir. Bu risk de göz ardı edilemeyecek kadar ciddi ve tehlikelidir. Hiç birimiz emek vererek mezun olduktan sonra, sınavda başarısız olduğumuz için mesleğimizin elimizden alınmasını istemez.

Mesleğin kutsallığını koruması, kalitesini yaşatması ve gerçekten hak ettiği gibi yapılabilmesi için bir çözüm getirilmek zorundadır. İş imkanları azaldıkça avukat sayısının artması tabii ki hukukun düzgün işleyişine de imkan tanımayacaktır. Ne kadar riskli ve yorucu görünse de uzun vadede ortaya çıkan daha önemli sorunların bir şekilde önüne geçilmesi gerekmektedir. Eğer bu çözüm yolu bir sınav ise; ( ki apaçık öyle görünüyor) mecburuz, daha çok çalışacağız. 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Armağan Dinlenç 3 yıl önce

" ancak; böyle zor bir bölümü dirseğini çürüterek bitiren bir öğrencinin, getirilmesi düşünülen avukatlık sınavını geçememesi sebebiyle mesleğinden olması da etik değildir." işte yanılgı bu. hukuku bitirenin henüz avukatlık mesleği diye bir mesleği yok elinde. dolayısıyla mesleğinden olmuyor. o mesleğe layık olmadığı ortaya çıkıyor. nasıl ki hakim olamıyorsa avukat da olamayacak. mesleğimiz hukuğu bitirip başka birşey olamayanların yardım göreceği bir meslek değildir.