Vatandaşların devlete karşı korunmasında büyük devrim: Ombudsmanlık

Özellikle birey hak ve özgürlükleriyle ilgili yeni haklar nelerdir? Üzerinde durulmamakta ve kamuoyu bilgilendirilmemektedir. Biz biliyoruz ki sloganlar/ezberler, yanlış bilgiden daha zararlıdır. Bize göre en önemli konu, 12 Eylül referandumu ile Anayasa'mıza girecek, devlet hizmetlerinin tüketicisi vatandaşlarımızın devlete karşı korunmasını sağlayacak, ombudsman-kamu denetçisine başvurma hakkı ve ombudsmanlık-kamu denetçiliği kurumudur.

Kelime kökeni açısından İsveççede "aracı" anlamına gelen 'ombuds' ve "kişi" anlamına gelen 'man' kelimelerinden oluşmuştur ve 'aracı kişi' anlamına gelmektedir.

Ombudsman kelimesi İsveççede genellikle delege, avukat, vekil veya bir diğer kişi veya kişiler tarafından o kişi veya kişiler adına hareket etmeye ve onların haklarını korumaya yetkili kılınmış kimseyi ifade etmek için kullanılmaktadır. Kurumsal olarak ombudsman; parlamento tarafından halkın şikâyetlerini dinleyip, çözümlere ulaştırmak üzere seçilmiş kimse veya kimseleri simgelemektedir. Ombudsman, kamu hizmetlerinin yürütülüşündeki adaletsizliklerle ilgili, tüketici vatandaşların şikâyetlerini almak, araştırmalar yapmak ve sorunları çözmekle görevlendirilmiş bağımsız bir kamu otoritesidir. Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre ombudsman; parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları, resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurumdur.


Kökeni Osmanlı'ya dayanıyor

Osmanlı Devleti'nde, devletin en büyük kadısı ve bütün kadıların üstü sayılan, ilmiye sınıfından kazasker ve şeyhülislam rütbesine yükselen, "kadı-ul kuzat" unvanını alan "Türk Başyargıcı Bürosu" mevcuttu. Başyargıcın görevi, İslam hukukunun, padişah sultan dahil memurlarca, halkın birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenlerken uygulanmasını güvenceye almaktı. Başyargıç, Divan-ı Mezalim'de (mazlumların divanı) halkın hükümet memurlarıyla ilgili şikâyetlerini dinleyerek ve inceleyerek halkın haklarını, memurların adaletsizliğine ve güçlerinin kötüye kullanılmasına karşı koruyordu. Türklerin bu yöntemini ilk keşfeden Demirbaş Şarl diye bilinen Kral XII. Charles olmuştur. İsveç Kralı Demirbaş Şarl, 1709 yılında Ruslara yenilerek Osmanlı Devleti'ne sığınır. Yaklaşık 5 yıl (1709-1714) Edirne yakınlarındaki Demirtaş Paşa Konağı'nda ikamet etmek zorunda kalır.

Kadılık müessesesi uygulamasını görüp beğenmiştir. Devletin iyi yönetilmesi ve adaletsiz uygulamalara göz yumulmaması konusunda titiz olan Kral, Stockholm'de kendisinin gözü kulağı olmak üzere bir ombudsman görevlendirmiştir. İsveç dilinde bu birime "ombudsmanlık" denildiği için Avrupa'ya bu isimle yayılmıştır ve günümüzde 100'den fazla ülkede uygulanmaktadır.

Ombudsmanlığın gerekçeleri

1- Çağımızda devletin artan görevleri ve karmaşıklaşan yapısı karşısında, bireyler haklarının ve sorumluluklarının kapsam ve sınırı konusunda yeterli bilgilere sahip olmaktan gün geçtikçe uzaklaşmaktadır. Bu durum vatandaşları, idare karşısında günden güne güçsüzleştirmekte ve korunmaya muhtaç duruma itmektedir. İnsan, varlık nedeni kendisinin mutluluğunu temin etmek olan bürokrasi çarklarının arasında ezilmekte, tam bir çaresizlik içine düşmektedir.

2- Devlet ile birey, herhangi bir ortamda karşı karşıya geldiğinde, genelde güçlü olan yönünde karar verme gerçekleştiği için kararlar çoğunlukla kamu yönetimi lehine sonuçlanmakta, yönetim karşısında güçsüz durumda olan halk hakkını alamamakta, devlet bireyi ezip geçmektedir. Böylece halk, hem kamu yönetimine hem de onun denetim mekaniz­malarına güvenmemektedir.

3- Ülkemizde, idarenin eylem ve işlemlerine yönelik olarak idarî davalarda görülen artış ve yargı organlarının geç karar vermesi, bireyleri haklarını koruma açısından mağdur duruma düşürdüğü gibi, hukuk devleti anlayışını da olumsuz etkilemektedir.

4- Devlet gücünün kullanıldığı her zaman ve her yerde, görevin suistimal edilmesi ve siyasî nüfuz hep var olmaktadır. Pek çok insan, işlemlerdeki bürokrasiden, ihmal veya kasıtlı şekilde hatalı uygulamalardan şikâyet etmektedir.

5- İdarenin yargısal denetimi, hukuk devletinin en büyük güvencesi olmasına rağmen her zaman, vatandaşları tatmin edici sonuçlar doğurmamaktadır. Adalet hizmetlerinin pahalı, biçimsel ve zaman alıcı oluşu vatandaşları mağdur etmektedir.

6- İdarenin bünyesine daha kolaylıkla girip nüfuz edebilen, daha süratli, daha kişisel, daha az biçimci, karşılıklı ilişki kurmada önemli bir boşluğu doldurabilen, daha iyi bilgi sahibi olabilen, keyfîlikle mücadelede daha etkili olan, tutarlı bir kuruma (ombudsmanlık-kamu denetçiliği) acil ihtiyaç duyulmaktadır.

Mutlaka Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde, kaliteli bir markanın tüketici/müşteri ilişkileri yönetiminin yaptığı gibi, devlet hizmetlerinin tüketicisi vatandaşların şikâyetlerini toplayacak, düzenleyecek, yönetecek ve çözecek ombudsmanlık-kamu denetçiliği hemen kurulmalıdır.

Sadece ombudsmanlık-kamu denetçiliği için bile 12 Eylül'deki referandumda 'EVET' denilmesinin faydalı olacağına inanıyorum ve herkesi 'EVET' demeye davet ediyorum. Zaman

BAYRAM KISIKLI Tüketici Vakfı Başkanı


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.