'Yargıda çözüm uzakta'

MEHMET KAŞIKÇI
Emekli Yargıtay Üyesi

“...Ancak yargının ülkemizdeki durumu da alışılmış değildir ki. Ne hâkimi, ne kararı, ne binası, ne kâğıdı! Bu sebeple bir kişi hâkimliği ile ilgili yazı yazıyorsa ve yargının durumu da anormalden öteye facia ise bununla da ilgili bir şeyler yazması onun vicdani sorumluluğudur.”
Emekli olduktan sonra sadece bu mesleği anlatmak kaygısı ile kaleme aldığım ‘Bir Ömür Kürsü’ kitabımın ‘değerlendirme bölümüne’ bu satırlara yer vermiştim. Okuduğunuz gibi yargının durumu ‘FACİA’ olarak nitelemiştim.
Ben bugün facianın ortaya çıkmasından memnunum. Çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor, yargıya muhatap olanlar, yaka silkip yaşantısına devam ediyordu. Her şeyde öyle yapmıyor muyuz? 

‘Kral çıplak’
Neyse, ‘FACİA’ gazetelerin manşetlerine ve televizyonların gündemine düşünce, ‘kral çıplak’ oldu ve çok güzel oldu. Bulanmadan durulmayacaktı.
Buraya kadar iyi de televizyonu açıyorum, her şeyi en iyi bilen o köşe yazarları bol bol konuşuyor. Profesör diye çıkarılan kişi -kulağımla duydum- asliye ceza mahkemesinin kaç hâkimden oluştuğundan haberi yok.
Maksadım, kişisel olarak kimseyi tenkit etmek değil. Maksadım, bu devletin temeliyle ilgili faciaya, onun ağırlığına uygun çözümler aramanın en iyi yollarını bilen veya bilebilecek kişilerle buna çare aramaktır. Bu devasa probleme aktüel bir olay olarak değil, devletin altyapısındaki bozukluğa çare aramak kaygısıyla yaklaşmak gerekir.
Bu sorun, cumhuriyetin sahip çıkmadığı bir sorundur. Osmanlı da bundan iyi miydi? Evet, bir ara iyiydi. Ama devleti yeni baştan kuranlar ve sonrakiler, bu olayı hep hâkim maaşı ile -eskilerin deyimiyle- tev’em (eş) gördüler. Buna da bürokrasi engeli çelme attı. Bu tartışma böyle uzar gider, burada keselim... 

İstinaf kurtarır mı?
Tartışmanın en yoğun yaşandığı şu günlerde en yetkili kişi bile istinaf mahkemelerini çözüm olarak görüyor... İstinaf kuruldu ve bir geçici maddeyle Yargıtay’daki dosyaların hepsi istinaf mahkemelerine devredildi. Böylece Yargıtay kurtuldu. Ama Türk Yargısı kurtulur mu buna biraz yakından bakalım:
4.2.2010 tarih ve 1 No’lu Başkanlar Kurulu’nun kararına göre; 2011 yılına 324.848 adet dosya devredilmiş. Eğer Türk yargısının tekrar bir daha bu duruma düşmemesini istiyorsak, bir istinaf dairesi mahkemesine yıllık en çok 300 dosya verilmesi gerekir. Böyle olunca Yargıtay’ın devredeceği dosyaları bir yılda bitirmek için 1083 adet daire kurmak gerekir. İstinaf mahkemelerinin bir dairesi 3 hâkimden oluşacak. Bu mahkemeler yerel mahkemeler gibi duruşma yapıp delil değerlendirmesine gireceklerdir. Bu durumda ilk etapta 3500 hâkim ve 2000 civarında savcı lazım. Bu hâkimlerin birinci sınıf olması gereğini ve diğer şartları da dikkate alırsak, bunun ne kadar mümkün olabileceğini siz değerlendirin.
Yargıtay’da şu anda Yargıtay üyesi ve tetkik hâkimi olarak toplam 600 kadar hâkim ve 160 kadar savcı var. 4 ayrı binaya dağılmış durumda. Oda sayısını 1000 olarak tahmin ediyorum.
İstinaf mahkemeleri kurulmaya kalkıldığında, bu bina hacminin 13–14 katı bina kitlesi aratacaksınız. Aslında bu da yetmez. Yargıtay’da topu topu 32 duruşma salonu var. İstinaf mahkemesi 1083 tane salon ister. 1083 adet reis odası, 2166 üye odası, 1000 de savcı odası ister. Bunun % 85’i de 7–8 ilde olacak. Bu mümkün mü? 

Yetişmiş hâkim ve savcı
Haydi bu binalar bulundu. Yetişmiş hâkim ve savcıyı nereden bulacağız?
Kanuna göre kurulacak istinaf mahkemeleri sayısı 19. Yani 19 ilde bu mahkemeler kurulacak. Benim bildiğim on civarında bu iş için kullanılacak bina var. Ya gerisi?
Eğer konu Türk yargısını kurtarmak ise lütfen başta çifte standart olmak üzere art niyetlerimizi terk edelim. Eğer bu dalgalanmada da bir sonuç alamaz isek bu devlete gerçekten yazık olacak. Yazık olsun diyorsanız o başka.
Yargının temel sorunu yargıçtır. Türkiye Cumhuriyeti benim bildiğim 55 seneye yakın zamandan beri hâkimlik kadrosunu gereği gibi dolduramamıştır. Bunun sebepleri çok uzun, buraya sığmaz. Ama bugün geldiğimiz durum gereği bunun en kısa zamanda doldurulması lazımdır.
Bunun ilk ve acil çözümü, iyi yetişmiş, beraber çalıştığı hâkimlerin teskiye edeceği avukatların mesleğe geçici bir zaman için alınmasıdır. Mevcut savcıları hâkim olarak atayıp avukatlıktan gelenleri savcı olarak istihdam edebiliriz.
İkinci olarak, derhal 1000 kişilik hâkim adayı için imtihan açılmasıdır. Diyeceksiniz ki Danıştay engeli var. Doğru ama anayasaya göre yargı kararlarına uymak durumunda olunduğuna göre, sizde mülakatsız alın. Stajı sıkı tutun. 6 veya 8 ayda bir bu tekrarlanarak 8000–10.000 kişilik bir potansiyel oluşturmak mümkün.
Çözüm bu kadar basit ve kolay değildir. Ancak diğer sebepler bu kısa yazının kapsamını çok çok aşar, bunları bir başka yazıya saklayalım.
Ancak burada şu kadarını yazayım ki hâkimlere çok iş düşüyor, örneğin gerekçeli karar gibi. Bu konuyla ilgili düşüncelerimi takip edecek yazıyla sunacağım. (Radikal)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.