Yeni Anayasa’da Cemevi’ne statü
Prof. Dr. NİYAZİ ÖKTEM
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi 


Hazırlıklar, toplantılar, sivil toplum kuruluşlarının görüşleri, TBMM’de Komisyon... Yeni Anayasa yapılıyor... Hem de sivil... Herkesin, her kesimin fikri alınıyor... Sayın Kılıçtaroğlu “Komisyondan çekilmeyeceğiz” diyor. Ama  politik söylemlerin akıbetinin ne olacağını bilemeyiz. MHP ile BDP’nin uzlaşması mümkün değil vs,vs. Velhasıl ne olacağı beli değil. Sorunlar sarmalında boğulabiliriz... Varsayalım ki oldu... Sivil Anayasa gerçekleşti. Peki ‘inanç ve ibadet özgürlüğü’ Batı standartlarına getirilebilecek mi? Alevilerin inanç ve ibadet özgürlüğüne ilişkin talepleri ne olacak?

Aleviler haklı olarak Cem Evlerinin hukuksal statü kazanmasını istiyorlar. Tıpkı imamlara olduğu gibi Dedelere de maaş verilmesini talep ediyorlar. Devlete ödedikleri vergilerin sadece Sünni inanç sistemine değil, kendi inançlarına da hizmet olarak dönmesinde ısrarlılar.

Alevi dostlarımız yerden göğe kadar haklıdırlar. Zaten tüm sorun ve sorunsalları Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinin düzenlediği Alevi Çalıştaylarında dile getirdiler. Ama sonuç hüsran. Zaten onların büyük bir çoğunluğu AKP’ye oy vermedi ve bu hükümeti desteklemiyor. Onların partisi Cumhuriyet Halk Partisi. CHP’nin aldığı oyların 1/3’ün, belki de yarısının Alevilerden geldiği tahmin ediliyor. Başkan Alevi, Dede çocuğu. Parti örgütüne büyük oranda Aleviler hakim. Bildiğimiz kadarıyla Alevi Milletvekilleri de bir hayli fazla. BDP hariç diğer partilerde ya hiç yok ya da bir iki tane. O halde Anayasa Komisyonu’nda Alevilerin sorununu CHP çözmelidir. CHP’nin çözüm önerilerine AKP asla hayır diyemez, çünkü açmaza girer. Alevilerin hak ve özgürlüklerinin savunusu, onların inanç ve ibadet özgürlüğüne hukuksal statü getirmek CHP için tarihsel bir sorumluluktur.

Alevilerin sonununu CHP çözmeli

Bakmayın Alevilik bir kültürdür, bir yaşam biçimidir, diyenlere. Bakmayın Aleviliği İslam dini dışına atanlara. Alevilik İslam dini içinde yer alan tasavvufi bir yorumdur. Bir Allah’a ulaşma yoludur. Hakk-Muhammed-Ali üçlemesi (teslis) buram buram İslam kokar. Hacı Bektaş’ından, Pîr Sultan Abdal’ına, Yunus’una kadar hepsi İslam dininin ilkelerini terennüm etmişlerdir. Evet Alevilik bir yaşam biçimi, bir kültürdür, ama Alevi İslam yolunun (tarik) değerlerinin yansıdığı, bu değerlerin belirlediği bir kültür, bir yaşam biçimidir. Yüzyıllar boyunca Anadolu’da ortaya çıkan din ve kültürler, İslam potası içerisinde eriyerek yeni bir inanç yolu oluşturmuştur. Bunun adı Anadolu Aleviliğidir.

Mevcut anayasal düzen içerisinde bu inanç yoluna hukuksal bir statü kazandıramazsınız. Yollar kapatılmıştır. Yol sözcüğünün Osmanlıcası ‘tarik’tir. Tarikatlara (inanç yolları) kapı açmak gericiliktir, Cumhuriyet düşmanlığıdır. Maazallah Adalet ve Kalkınma Partisi böyle bir teklifte bulunsa, şimdikini bilmem ama eskinin Başsavcısı dava açardı ve de belki de bugünün Anayasa Mahkemesi dahi kapatma kararı verirdi. 

Konu çok hassas. Yeni anayasanın yapılma sürecinde de mevcut hükümet böyle bir teklifte bulunamaz. Hemen ‘çağdaşlar’ ve de bizzat Aleviler veryansın ederler. ‘İşte gizli ajanda’, ‘Türkiye’yi İran’a çeviriyorlar’, ‘onların amacı Aleviler değil kendi Sünni tarikatlarına meşruiyet ve hukuksallık kazandırmak’ nidalarını duyar gibiyim. Siyasete artık karışmayan asker bile muhtıra yayınlar. Ve yeni bir kapatma davası gündeme gelir.

Oysa teklifi CHP getirse, önce millet şaşalar, “canım Alevilik ilerici bir tarikat, Sünni tarikatlar ise yobaz” deyip tek yönlü bir formül önererek CHP’yi gaza getirebilirler. Belki de CHP’nin hukukçu kurmayları ya kıvırtırlar ya da hülle yoluna giderler. Ya da gerçek ve cesur bir sosyal demokrat gibi davranıp Batı’daki örneklere dayalı bir düzenlemeyi benimserler.

Korkmasınlar... Eğer gerçekten sosyal demokrat iseler tüm hak ve özgürlükleri savundukları gibi inanç ve ibadet özgürlüğünün tüm boyutlarına eşitlikçi bir zihniyetle dört elle sarılsınlar. Evet, rejimi oturtmak için tekke ve zaviyelerin o dönemlerde kapatılması zorunluydu. O dönemde Alevi-Bektaşi tekkeleri de kapatıldı. Aleviler gizli gizli Cem ayini yaptılar. Zaten o dönemlerde Cem Evi lafı yoktu, Alevi Tekkesi denirdi bu mekanlara. Yasakla birlikte Cem Evi sözü icat edildi, çünkü tekkeler kapanınca ayinler evde yapılmaya başlandı. Ayinin yapıldığı eve Cem Evi demek pratik bir çözüm oldu.

Bilirim ‘ilericilerimiz’ zikir, tekke, dergah laflarından, ayinde, ‘Hu’ çekilmesinden hiç hoşlanmaz; olayı cehalet, irrasyonalite ve ilkellik olarak görürler. Alevi Ayin-i Cem’i ise onlar için harika bir şölendir, danstır, semah dönmektir. Oysa semah, zikir ibadetin ta kendisidir. Mevlevilikte, Cerrahilikte, velhasıl tüm Sünni dergah ve tekkelerde de benzer türden ibadet vardır, ama bizim ilerici için bunların hepsi folklordur, bir kültürün yansımasıdır. 

 Cem Evlerinde ayin (Ayin-i Cem) yapılmaktadır. Ayin yapılan yerlere tekke denir. Ayin de bir ibadet şeklidir. Kuşku yok ki Cem Evleri de ibadethanedir.

Sünni dergahlarda iki mekan vardır. Biri camidir, orada namaz ibadeti eda edilir. Namazdan sonra yandaki tekkeye geçilir ve orada zikir ibadeti, zikir ayini gerçekleştirilir. Alevi inanç sistemi ise namazla zikri birleştirerek tek bir ibadet biçimiyle Tanrı’ya ulaşmak ister. Bu ibadetin yapıldığı yerin adı tekke mi yoksa cami benzeri bir mekan mı? Farklı yorumlar getirilebilir. Ama şurası muhakkak ki Ayin-i Cem içinde zikir vardır. İslam geleneğinde zikir yapılan yerin adı tekkedir.

Alevilik ilerici Sünnilik gerici mi?

Bugün Alevi-Sünni tüm tarikatlar fiilen (de facto) mevcuttur. Alevi tekkesinde de Sünni tekkede de zikir şeklinde ibadet yapılıyor. Olay ve olguyu hukuki (de jure) hale getirelim, yeni Anayasayı çağdaşlaştıralım. Demokratik, laik, hukuk devletlerinde inanç ve ibadet özgürlüğüne ilişkin düzenlemeler böyledir. Oralarda Hıristiyan tarikatlar vardır ve serbestçe faaliyet göstermektedirler, serbestçe ayin yapabilmektedirler. Suç işledikleri, olumsuz faaliyetlerde bulundukları taktirde ceza hukuku devreye girer.

Yeni anayasa oluşum sürecinde gerçekçi, çağdaş bir inanç özgürlüğü uygulamasını eğer CHP sergilerse tutarlı bir sosyal demokrat kimliği ortaya koyarsa Alevilerin de taleplerini karşılayacaktır. Kimse de Anayasa Mahkemesi’ne CHP’yi kapatmak için dava açmaya cesaret edemez. Kolay mı Cumhuriyeti kuran partiye karşı dava açmak? Çağdaş olduğunu iddia edenler önce kızacaklardır. Veya ‘canım adını Cem Kültür Evi koyarak hukuksal statü kazandırın’ deyip hülle tavsiye edeceklerdir. Ya da ‘Alevilik özgürlükçü, Sünnilik gerici bir İslam yorumudur’ tarzındaki bilim dışı değerlendirmeleri önünüze süreceklerdir. Kanmayın... Bilime, din sosyolojisinin verilerine ve evrensel insan hakları ilkelerine itibar gösterin. Ey sosyal demokratlar... Hülle, hile yoluna hiç sapmadan olay ve olguyu bütünlüğü içinde algılayın. Temel hak ve özgürlüklerin özüne inin. Demokratik, laik, özgürlükçü hukuk devletlerinde, tüm boyutlarıyla ifade özgürlüğünün mutlak bir hak olduğu bilincine ulaşın. Avrupa ve tüm demokratik ülkeleri örnek alın. Çifte standart kullanmadan seçmen kitlenizin arzu ve isteklerini dillendirin, anayasal boyuta taşıyın.(Star)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.