Bilindiği gibi, vergi ile ilgili bütün tebligatların  gerçek ve tüzel kişilere usulüne uygun olarak adreslerinde yapılması zorunludur. Gerçek kişi ve gelir vergisi mükellefi olan bir mali müşavire tebligatın iş adresine yapması zorunludur.İş adresinde bulunmayan meslek mensubuna ise vergi ile ilgili tebligatın ikametgah adresine yapılması da mümkündür.
           
Vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden  bütün hususların yazılı olarak mükelleflere tebliği zorunludur.Diğer taraftan vergi mahkemesi tarafından gönderilen kararın muhasebecinin adresinden taşınmış olması nedeni ile;muhasebecinin ev adresine tebligat yapılmadan,mali müşavirler odasına adresi sorulmadan dava dosyasının işlemden kaldırılarak ve sonuçta davanın açılmamış sayılması hukuka uygun olamaz.[1]
           
Bilindiği gibi mali müşavirler belirli bir meslek odasına bağlı olarak çalışmak zorundadırlar.meslek mensuplarının bütün adresleri kayıtlı oldukları meslek odası tarafından bilinmesi zorunludur.Aksi takdirde bu durum disiplin suçu sayılır.
            
Yüksek mahkeme Danıştay tarafından verilen bir kararda;
 
“…mahkemece verilen ara kararı dava dilekçesinde gösterilen adreste tebliğ edilen davacıya,birinci cevap dilekçesinin tebliğ edilmemesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılması ve sonuçta davanın açılmamış sayılmasının hukuka uygun olmadığı hakkında…’’karar vermiş bulunmaktadır.
           
Vergi dairesi tarafından mükelleflere yollanan her türlü vergi tebligatının,213 sayılı VUK’nun tebligat hükümlerine göre yapılması zorunlu iken;vergi mahkemeleri tarafından ise karar tebligatlarının 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılması gerekecektir.
           
Buna göre, kendisine veya adresine,kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimsenin,adresini değiştirmesi halinde yeni adresini hemen tebliğ yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu,bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı,adresini değiştiren bir kimse yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca da tespit edilmediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı kabul edilmiştir.[2]
 
Sonuç olarak, tebligatların usulüne uygun yapılması zorunludur aksi takdir de tebligat geçersiz sayılır.3568 sayılı yasaya göre unvan almış meslek mensuplarına yapılacak tebligatların mutlak suretle iş,ev adreslerine tebliğ çıkarılması  zorunludur.Buna karşın tebligatın vaki olmaması hallerinde ise mali müşavirler odasından adres tespiti yapılmalıdır.Çünkü,3568 sayılı yasaya göre unvan almış meslek mensuplarının faaliyette bulunabilmeleri için mutlak surette, oda kaydı olması ve meslek mensubunu bütün adres bilgilerinin meslek odasında kayıtlı olması zorunludur.


----------------------------
[1]Danıştay Vergi Davaları Genel Kurulu Kararı, 21.04.2000 gün ve E:2000/4-K:2000/158 sayılı karar.
[2]Danıştay 9.dairesi kararı 21.01.2009 gün ve E:2007/4510-K:2009/91 sayılı karar.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.