Anayasa Mahkemesi olmazsa AİHM
YARGITAY tarafından 3 ay 3 günlük hapis cezası onaylanan Kasım İlimoğlu hakkında açılan davada, Bakırköy Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaparken, 2009’daki denetim sırasında kendisine verilen 541 adet değişik suç türlerine ilişkin soruşturma evrakını 4 aydan 1 yıl 3 ay 8 güne varan sürelerle işlemsiz bıraktığı iddia edildi.  Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 1 ay 16 gün süreyle kamu görevinden yoksun bırakma cezası da verilen Savcı İlimoğlu’nun temyiz istemini bu hafta içinde görüştü. Kurul, Kasım İlimoğlu’nun temyiz talebini reddetti ve cezasını onadı. İlimoğlu’nun, günlüğü 20 liradan 1860 lira adli para cezasını çevrilen bu cezasını 10 eşit taksitle ödemesine hükmedildi.

Kendisine telefonla ulaştığımız Kasım İlimoğlu kararı şöyle değerlendirdi: “Yargı bağımsızlığı bir tek benim sorunum değil. Bu sadece Savcı Kasım İlimoğlu’nun sorunu değil. Bir tek benim sorunum da olmamalı. Sokaktaki insandan başlayarak herkesin sorunu olmalı. Bu birinci değerlendirmem. 2’nci olarak şunu söyleyebilirim ki, verilen karar kendi içinde birçok çelişkileri içermektedir. Kamu görevinden yoksun bırakma kararı da bunlardan biridir. Temyiz dilekçeme ulaşırsanız benim bu konudaki değerlendirmelerimi de göreceksiniz. 3’üncü olarak şunu söylemek istiyorum. Biliyorsunuz ceza hukukunda “hükmün geriye bırakılması” diye bir durum vardır. Ben bunu istemedim. Hakkımda bir hüküm oluşturulduysa bu kararın verilmesini ve uygulanmasını istedim. Karar henüz bana ulaşmadı ancak basından izlediğim kadarı ile temyiz talebim kabul edilmemiş ve karar onanmış. İç hukuk yollarının tükendiğini görüyoruz. Bundan sonra başta Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkımı kullanarak ardından da uluslararası hukuk platformlarında adaletin sağlanması için girişimlerde bulunmak istiyorum. Bunu hukuk adamı olarak, bir Cumhuriyet savcısı olarak yapmanın öncelikli bir görev olduğunu düşünüyorum”

SAVCILARI İHBAR ETMİŞTİ

Kasım İlimoğlu, 2009 Ocak ayında özel yetkili Cumhuriyet savcısı olarak Beşiktaş Adliyesi’ne atanmış ve Ergenekon savcısı olarak görevlendirilmişti. Kasım İlimoğlu, bir süre sonra Ergenekon soruşturmasında tespit ettiği yanlışlık ve eksiklere ilişkin HSYK’ya suç duyurusunda bulunarak, kendisi de dahil olmak üzere ihmali bulunan bütün Ergenekon savcıları hakkında soruşturma açılmasını istemişti.

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası yöneticilerine yönelik suikast girişimi iddialarına ilişkin soruşturmayı da yürüten İlimoğlu, kamu davası açmaya yeterli, inandırıcı delil elde edilemediği, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesi ile yer olmadığına dair karar vermişti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı toplantıda parasız eğitim isteyen iki öğrenci 19 ay tutuklu kaldıktan sonra İlimoğlu’nun hazırladığı mütalaa ile serbest bırakılmıştı. Davada yargılanan 2 öğrenci için beraat isteyen Savcı Kasım İlimoğlu ardından 2011 kararnamesi ile görevinden alınmıştı. Kasım İlimoğlu dava sırasında, “İddia makamının amacı, gerçeğe ulaşmaktır, sanığı cezalandırmak
değildir” demişti. 

Davanın 7. savcısı

ERGENEKON davasına temel teşkil eden soruşturma özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz başlatmıştı. Beşinci dalga operasyonun ardından Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, 6’ncı dalgadan sonra da Nihat Taşkın soruşturmada görevlendirildi. Bu arada savcılar Ercan Şafak ve Mehmet Murat Yönder de soruşturmada yetkilendirildi. Soruşturmaya, Fikret Seçen altıncı, Kasım İlimoğlu ise yedinci savcı olarak görevlendirildi. Daha sonra Rasim Işıkaltın ve Mustafa Çavuşoğlu da savcı atandı.



Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.