Avukatlar sert çıktı: 'Adalet tecelli etsin, gerekirse dünya yıkılsın'
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilişinin 66. yıl dönümü vesilesiyle İnsan Hakları İzleme ve Değerlendirme Merkezi (İHİDEM) öncülüğünde avukatlar Anayasa Mahkemesi önünde bir araya geldi. 


İnsan Hakları İzleme ve Değerlendirme Merkezi tarafından yapılan açıklama şöyle;
BASIN AÇIKLAMASI
 
Çünkü hak ve özgürlükler kendilerini koruyamazlar..
 
Değerli Basın Mensupları,
 
Kıymetli Meslektaşlarım,
 
İnsan Hakları İzleme ve Değerlendirme Merkezi’nin  (İHİDEM) saygıdeğer gönüllüleri,
 
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilişinin 66. yıldönümü olan 10 Aralık 2014 Dünya İnsan Hakları Günü’nde ülkemizin en yüksek yargı mercii olan Anayasa Mahkemesi önündeyiz.
 
Bugün buradayız çünkü,
 
Baskı ve tehdit altında olan ve ancak kararları ile konuşabildiği için bu baskı ve tehditlere yanıt veremeyen Anayasa Mahkemesi’nin değerli üyelerine, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı, anti demokratik yasalar hakkında hükmünüzü hiçbir maslahat ve orta yol gözetmeden, cesaretle ve gecikmeden veriniz, “Adalet tecelli etsin, gerekirse dünya yıkılsın” demek için buradayız.
 
Ölümleri “işin fıtratı” denilerek değersizleştirilen, en temel insan hakkı olan yaşam hakları siyaset himayeli haksız ekonomik kazanç hırsı tarafından tehdit edilen emekçilerimize, yanınızdayız demek için buradayız.
 
12 yılda işsiz kalan 1863 basın emekçisi ile hergün yaptığı haberler nedeni ile işsiz kalma, yargılanma riski ile karşı karşıya kalan meslektaşlarına İHİDEM haklarınızı savunacak demek için buradayız.
 
“Afedersin Ermeni, Efendim o Alevi” diyerek ayrımcılığa maruz bırakılan kesimlerin bu ülkenin eşit ve onurlu yurttaşları olduğunu ifade etmek, bir iktidar politikası haline getirilen ayrımcılık, ötekileştirme, fişleme ve kayırmacılığın Anayasal suç olduğunu ve faillerinin er ya da geç yargı önünde hesap vereceğini hatırlatmak için buradayız.
 
Esefle kınadığımız telefon dinleme usulsüzlüklerinin MİT Yasası ve son yargı paketi ile kurumsallaştırıldığını ilan etmek için buradayız.
 
Son 3 ayda yaşanan faili meçhul 63 cinayetin, yeni karanlık bir faili meçhuller dönemi başlatacağı endişesini paylaşmak için buradayız.
 
Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin teminatı altındaki toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının şiddetle bastırılamayacağını, bu olaylarda kullanılan orantısız ve haksız şiddet sonucu yaşanan ölümlerin cinayet olduğunu ilan etmek ve bu olayların takipçisiyiz demek için buradayız.
 
Hukuki ve ekonomik güvenlikleri tehdit edilen, el koyma, siyasi motivasyonlu vergi ve sigorta incelemesi baskısı altındaki iş adamlarına, bu tehdit ve baskılara karşı sizin adınıza ülkemiz için mücadele edeceğiz demek için buradayız.
 
Makul şüphe rejiminin her bireyin hürriyet, konut dokunulmazlığı, mülkiyet ve haberleşmenin gizliliği hakkına açık ve ağır bir saldırı olduğunu, kapalı devre Sulh Ceza Hakimliği sisteminin gerekçesiz ve keyfi tutuklamaları kurumsallaştırdığını, Avukatların dosya incelemesi hakkının kısıtlanmasının 77 milyon vatandaşımızın savunma hakkına saldırı teşkil ettiğini haykırmak için buradayız.
 
 
Değerli Basın Mensupları,
 
Valilere verilen adli kolluğa talimat verme yetkisi, kolluğa tanınan yargı kararı olmadan 24 saat gözaltında tutma yetkisi, hakim kararı olmaksızın 48 saat telefon dinleme uygulaması, önleyici gözaltı tedbiri benzeri düzenlemeler bizi darbe ürünü 12 Eylül Anayasa’sının bile gerisine götürecektir.
 
Anayasaya aykırı bu yasalar ile demokratik hukuk devleti değerleri teker teker yok edilmektedir.
 
Eğitim sistemindeki türlü dayatmalar, toplu görevden almalar, sendika kayırmacılığı, sürekli değişen sistemler, eğitim hakkına saldırı halini almıştır,
 
İfade hürriyeti, basın özgürlüğü ancak siyasi iktidarı memnun edecek şekilde kullanılabilmekte; konuşmacılara müdahale edilemediği durumlarda yasa ile törenler kaldırılmakta, siyasi baskı ile programlar iptal ettirilmekte, kolluk gücü ile engellenmektedir.
 
Haksız ekonomik rant uğruna çevre hakkı yok sayılmakta, haksız imar işlemlerini iptal eden yargı mensupları hain ilan edilmektedir,
 
Hukuk tanımazlık, “Anayasa Mahkemesi kararını da tanımayız, Anayasa Mahkemesi’ni de kapatırız” noktasına ulaşmıştır,
 
Anayasa Mahkemesi’nin değerli üyelerine, tarihi bir dönemeçte yüklendiğiniz bu ağır sorumlulukta “İHİDEM tüm gönüllü avukat ve aktivistleri ile hukukun ve evrensel insan hakları değerlerinin yanında” demek için buradayız.
 
Değerli Basın Mensupları,
 
Bugün burada ülkemize giydirilmeye çalışılan “Yeni Türkiye” isimli deli gömleğine hayır demek için toplandık, bugünden itibaren hakları ihlal edilen her mağdurun yanında olacağız,
 
Biz varız ve olmalıyız; çünkü hak ve özgürlükler kendilerini koruyamazlar.
 
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
 
İHİDEM – İNSAN HAKLARI İZLEME VE DEĞERLENDİRME MERKEZİ
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.