banner487

Avukatların başlıca sorunları listelendi; Avukatlık sınavı, yeni hukuk fakültesi...
banner488

Mektupta, avukatlık stajına kabul ve avukat sıfatını kazanmanın sınava bağlanması; hukuk fakültelerinin kontenjanlarının düşürülmesi; mahkeme kalemlerinde, noterlik dairelerinde, banka şubelerinde, tapu dairelerinde hukuk fakültesi mezunları için belirli sayıda kadronun ayrılması gibi talepler sıralandı.  Ayrıca ceza uyuşmazlıklarında hukukçu olmayanların uzlaştırmacı yapılmasının, avukatsız arabuluculuğu teşvik eden yaklaşımın ve avukatları bilirkişilik yapmaktan alıkoyan uygulamanın yanlışlığına dikkat çekildi.

Sorunlar listesinde; CMK avukatlığında öngörülen ücretlerin düşüklüğü, avukatlık ücretlerine uygulanan KDV’nin yüksek olması, Ankara'nın parça parça edilmiş adliye binaları, yabancı avukatlık bürolarının faaliyet yasaklarını dolanarak neden oldukları vergi kayıpları da yer aldı. 

Mektupta yer alan konularla ilgili Adalet Bakanlığıyla bir çalışma toplantısı yapma arzularını dile getirdiklerini ifade eden Feyzioğlu “Sayın Bakan talebimize olumlu cevap verdi. En kısa zamanda bir çalışma toplantısı organize edeceğiz” dedi. 

Feyzioğlu’nun beraberindeki Kosova Barolar Birliği heyetinde, Başkan Osman Havolli, Prizren Bölge Barosu temsilcileri ile Priştine Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı ve öğrenciler yer aldı. Ziyarette, TBB Genel Sekreteri Av. Sabiha Tekin ve Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken de hazır bulundu. 

MEKTUPTA YER ALAN AVUKATLARIN SORUNLARINA DAİR LİSTE

1. Avukatlık stajına kabul ve avukat sıfatını kazanma, sınava bağlanmalıdır. 

2. Hukuk fakültelerinin eğitim-öğretim kalitesi artırılmalı, kontenjanları düşürülmelidir. Yeni hukuk fakültesi uzun yıllar açılmamalıdır. 

Sayılar, sorunun büyüklüğünü göstermek için yeterlidir. Yaklaşık 120 bin kayıtlı avukat vardır. Stajyer avukat sayımız ortalama 15 bindir. Hukuk fakültelerinde 70 bin civarında öğrenci bulunmaktadır. Beş yıl sonra avukat sayısı 200 bini bulacaktır. 

3. Mahkeme kalemlerinde, noterlik dairelerinde, banka şubelerinde, tapu dairelerinde hukuk fakültesi mezunları için belirli sayıda kadronun ayrılması hem uyuşmazlıkları önleyecek hem hukuk fakültelerinin işsiz mezunlarına iş imkânı yaratacaktır.  

4. İdare mahkemesi hâkimlerinin herhangi bir fakülte mezunu olmasına izin veren düzenleme, hem mesleğimiz hem vatandaşlarımızın hukuki güvenliği açısından sakıncalıdır. 

5. Ceza uyuşmazlıklarında hukukçu olmayanların uzlaştırmacı yapılması yanlıştır. Devlet memurlarının, örneğin adliye personelinin uzlaştırıcı olarak görevlendirilmesine izin veren uygulama ise Devlet Memurları Kanunu'na açıkça aykırıdır. 

6. İş uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculukta her talep eden işçiye barolar tarafından maddi durum araştırması yapılmaksızın adli yardım faslından avukat görevlendirilmesi mümkün hale getirilmelidir. Bu, arabuluculuk kurumuna güveni arttıracaktır. Bunun için Baroların adli yardım bütçesi de, yeterli kaynak aktarılarak bu yardımı karşılayacak imkâna kavuşturulmalıdır. 

7. İlk derece hâkimlerinin kıdem ortalaması son derece düşükken, avukatları bilirkişilik yapmaktan alıkoyan düzenleme, adalet hizmetinin kalitesini olumsuz etkilemektedir. 

8. Adil yargılanma hakkını özellikle maddi durumu elverişli olmayan vatandaşlarımız için sağlamaya yönelik olan ve işkence iddialarının önüne geçilmesi açısından vazgeçilmez önemde bulunan CMK avukatlığında öngörülen ücretler trajik düzeyde düşüktür.  En azından asgari ücret tarifesine eşitlenmelidir.

9. Sosyal devlet ilkesini ete kemiğe büründüren adli yardım hizmetinin karşılığının bir, bir buçuk yıl geriden ödenebilir durumda olması da çok büyük bir sorundur. 

10. Avukatlık ücretlerine uygulanan KDV'nin düşürülmesi, vatandaşın etkili bir adalet hizmeti almasını sağlayacaktır.  CMK ve adli yardım hizmetlerinde ise KDV kaldırılmalıdır. 

11. Kamuda çalışan avukatların ek göstergeleri hâkimlerle eşit hale getirilmelidir. Avukatların emeklilik hakları da hâkimlerle eşit olmalıdır. 

12. Adliyelerin yönetiminde görevli olan komisyonlarda baro başkanlarının da yer alması, yönetimi kolaylaştıracaktır. Mesleğin icrasında karşılaşılan iletişim kaynaklı sorunların da önüne geçecektir. Bu şekilde adliyelerde görev yapan ve adliyeden hizmet bekleyen herkesin daha mutlu olması sağlanabilecektir. 

13. Yargının hızlanması için avukatların TAKBİS, MERNİS ve SGK kayıtlarına ulaşabilmesi sağlanmalıdır. 

14. Cumhuriyetimizin Başkenti Ankara'nın parça parça edilmiş adliye binaları, sadece biz hukukçuların ve vatandaşların sorunu değildir. Adaletin işleyişini inanılmaz zorlaştıran bu parçalanmışlık, adliyenin itibarına da zarar vermektedir. 

15. Ülkemizde kanuna göre son derece kısıtlı faaliyet alanına sahip olan yabancı avukatlık bürolarının örtülü yollardan faaliyet yasaklarını dolanmaları ve bazılarının büyük vergi kayıplarına neden olmaları önlenmelidir. Türk avukatlar için haksız rekabet teşkil eden bu durum, aynı zamanda Lozan Barış Antlaşmasında defettiğimiz adli kapitülasyonların dolaylı yollardan geri gelmesidir.

hukukihaber.net



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Komik 3 hafta önce

Çok sayıda falükte var özellikle vakıf üniversitelerinin durumu. Ayrıca Noterlik de sınava bağlanmalı. Bu şekilde kimseye sıra gelmiyor.

Avatar
ENDERHAN 3 hafta önce

DEĞERLİ MESLEKDAŞLARIM SENEDE İKİ DEFA BİRİ ADLİ YIL AÇILIŞI DİĞERİ AVUKATLAR GÜNÜNDE BU AĞRIKESİCİLERİ YUTUN LÜTFEN BAŞAĞRISINA ÇOK İYİ GELİYOR.

Avatar
Necmi Balta 3 hafta önce

Avukatların çok ciddi sorunları varmış çözüm önerileride bir okadar ilginç. Neden vatandaş avukat ararken çok zor buluyor.hukuk fakültelerinin sayısını dondurmak yerine Mevcut avukatların yeterliliklerine bakıp başarısızları meslekten men etseler daha doğru olmazmı.

Avatar
mağdur memur 2 hafta önce

"4. İdare mahkemesi hâkimlerinin herhangi bir fakülte mezunu olmasına izin veren düzenleme, hem mesleğimiz hem vatandaşlarımızın hukuki güvenliği açısından sakıncalıdır." Evet çok doğru. Bence idare mahkemelerinde iş bilmezleri ve ahbap çavuş ilişkilerini önlemek amacıyla sadece hukuk fakültesi mezunları görevlendirilmeli ve bunlara da etik ve mesleki yeterlilik sınavı konmalıdır. Ayrıca kazananlar 3 yıl stajyer hakim olmalı ve yol yordam öğrenmelidir. Yine nüfusu 300.000 den az olan yerleşim birimlerinde idare mahkemeleri kaldırılmalı ve davaların nüfusu 300.000 den fazla olan yerlerde görülmesi sağlanmalıdır yada idare mahkemelerinde görülecek davalar idare mahkemesinin bulunduğu yerleşim yerinde değil, rotasyonla belirlenecek diğer yerleşim yerlerindeki mahkemelerde görülmelidir. Böylece hakimlerin kurum yöneticileri karşısında zaafları ve kamu kurumları lehine kanun tanımayan gerekçesiz keyfi karar vermeleri kısmen de olsa belki önlenebilir.