AYM: Yatak odasında neyin doğal olduğuna devlet karar verecek!
AYM’nin TCK’nun müstehcenlik’ başlıklı maddesine onay kararı “toplumun ahlakının korunması ve kamu yararı” gerekçesine dayandırıldı.
AYM’nin oyçokluğuyla verdiği tartışmalı kararda, cinsel ilişkilere ilişkin ses,yazı ve görüntülere yapılan müdahalenin orantılı olduğu ve demokratik toplum düzeninin gereklerine de aykırılık oluşturmadığı savunuldu.
Böylece, Müstehcenlik suçu kapsamında Yargıtay’ın ‘doğal olmayan yoldan’ cinsel ilişki diye kabul ettiği eşcinsel ilişkilere, anal ve oral sekse ilişkin yazı, ses ve görüntülerin bulundurulması-satılması dahil herşey suç kabul edip cezalandırmaya devam edilecek.
AYM ‘milli’ sos ile süslediği ret kararının gerekçelerini dün yayımladı. Bu kararla, eşcinsel vd. cinsel yönelimler ile ilişkiler de, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra tecavüz, sado-mazo ya da hayvanlar veya ölülerle cinsel ilişki ile bir tutulmaya ‘doğal olmayan ilişki’ sayılmaya devam edilecek.
MİLLİ AHLAK GEREKÇESİ
AYM’nin ret kararıyla ilgili gerekçeden dikkat çeken bir bölüm şöyle: “Gerek mukayeseli hukukta gerekse milli hukukumuzda müstehcenlikle ilgili getirilen hükümlerde korunmak istenen başlıca hukuki menfaat, ‘toplumun ar ve haya duyguları’ olarak da ifade edilen ‘genel ahlak’tır. Genel ahlak’ belirli bir dönemde doğru, makul ve adil düşünceye sahip toplum genelinin benimsediği ahlak ve edep anlayışıdır.
‘Doğal olmayan yoldan’ cinsel davranış içeren ürünlerin depolanmasının cezai müeyyide altına alınmış olmasının toplumun ahlakının korunması ve dolayısıyla kamu yararı amacına yönelik olduğu, yapılan müdahalenin öngörülen amaçla orantılı olduğu ve demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırılık oluşturmadığı anlaşıldığından kuralın anayasaya aykırı olduğu söylenemez.
CİNSEL ÖZGÜRLÜK İÇİN KARŞI OYLAR
AYM’nin bu önemli ret kararına dört üye çok sert karşıoy yazısı yazdı. Karşıoy yazıları da özetle şöyle:
‘Ensest’ hariç cebir şiddet içermeyen ve rızaya dayalı bu hallerin gerçekte özel hayatın gizlilğinin korunması altında olduğu ve bunun bir özgürlük sorunu teşkil ettiğ hususu AİHM kararlarında yer almaktadır. Kendisi suç olmayan bir davanışın ses, yazı veya görüntü kaydının saklanmasının suç sayılması demokratik toplum düzeninde zorunlu olmadığı gibi amaca elverişli de değildir.
Toplumun ahlâki standartlarına uygun’ yol kabul edilmeyen bir davranışın toplumda yaygınlık kazanmasının ceza tehdidiyle önlenmeye çalışılması, bizatihi demokrasiyle bağdaşmadığı gibi, dinen veya ahlaken caiz olmayan kişilerin özel yaşamlarının gözetlenmesi, teşhir edilmesi ve çoğunluğa uymayanların cezalandırılması şeklinde ilkel bir müdahaleyi meşru hale getirebilecektir.
Suç teşkil etmediği halde bazı cinsel davranışların toplunun çoğunluğunca benimsenmediği gerekçesiyle doğal olmayan davranış sayılarak bunlara ilişkin ses, yazı veya görüntülerin kişinin özel alanında depolanmasının veya bulundurulmasının 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması kişi özgürlüğüne yapılan ölçüsüz ve ağır müdahaledir.
Kişilerin cinsel faaliyetleri, tercihleri ve davranışları özel hayatlarının en mahrem kısmını oluşturmaktadır ve meşru bir neden olmadan devletin asla ve asla karışmaması gereken bir alandır. Kurala kişilerin özel hayatına getirilen sınırlandırma ve yapılan müdahale kişilerin cinsel yaşamlarını cinsel tercihlerinin ve davranışlarının ceza i yaptırım tehdidi altında tutulması sonucunu doğurur. Bu sınırlandırma ölçüsüz bir müdahaledir, anayasa aykırıdır-iptali gerekir”

(Kaynak: Taraf)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.