Görevden uzaklaştırılan savcı Yüzgeç: Açığa alınan, Türk adaleti ve Türk hukuku
İstanbul'da görevliyken meslektaşı Celal Kara ile birlikte işadamı Rıza Sarraf ve bakan çocuklarının da aralarında bulunduğu kişiler hakkında 17 Aralık soruşturmasını yürüten ve geçen Haziran ayında Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı'na atanan Mehmet Yüzgeç'in de aralarında bulunduğu 4 savcı için HSYK 2'nci Dairesi tarafından geçen 30 Aralık'ta görevden uzaklaştırılması kararı verildi. Karar bugün kendisine tebliğ edilen Mehmet Yüzgeç, Kahramanmaraş Başsavcılığı ile ilişiğini kesti, Adliye'deki odasını boşalttı.

Tepki gösterdiği kararla ilgili Adliye'den ayrılmadan önce gazetecilere açıklama yapan Mehmet Yüzgeç, "Açığa alınan bizler değiliz. Açığa alınan, Türk adaleti ve Türk hukukudur. Açığa alınan, ben ve diğer değerli savcı arkadaşlarımın yolsuzlukla mücadele konusunda ortaya koymuş olduğu kararlı iradesidir. Bugün itibariyle tebligatı almış bulunmaktayım. İstanbul'dan 1200 kilometre uzağa, Kahramanmaraş'a talebim olmadan tayin edildim. Bu koşullarda soruşturmanın selametine ne şekilde tesir edebileceğimin takdirini kamuoyuna bırakıyorum. Ben hak ve hukuklarını koruma görevimin bulunduğu yüce Türk milletinin gözünün içine vicdanım rahat olarak bakabiliyorsam, bu şeref bana yeter" dedi.

"Bu kararla hukuk ve hukukçular korkutulmaya çalışılmakta"

Mehmet Yüzgeç, açığa alınmasıyla hukuk ve hukukçuların korkutulmaya çalışıldığını ifade ederek, şöyle devam etti: "Ben bir Cumhuriyet Savcısıyım. Yolsuzluk ve rüşvet suçlarını işleyenler nüfuzlu kişiler olsa bile, milletimin tek kuruşunun yenmesine razı olamam. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tarafıma tevdi edilen ve Cumhuriyet tarihini en büyük yolsuzluk iddialarını içeren dosyanın tarafları bakan, bakan çocukları, tanınmış işadamları ve yüksek bürokratlar diye dosyaya takipsizlik kararı mı vermem gerekirdi? Benim yürüttüğüm dosyada atılı suçların ispatını destekleyen deliller çok kuvvetli idi. Nitekim yargıya yapılan ilk müdahaleyle yanıma refik olarak görevlendirilen iki savcı arkadaşımla beraber kuvvetli suç şüphesi ve somut delil olduğu kabul edilerek oy birliği ile tutuklamaya sevk yapıldı. Bu durum mahkemece de kabul edildi. Hakkımda işetilen soruşturma sonunda rapor hazırlayan HSKY Başmüfettişi soruşturma dosyası itibarıyla görev yeri değişikli talep etmesine karşın, bu soruşturma dosyası HSYK 3'üncü Daire'den 2'nci Daire'ye ihraç istemli ve tedbiren açığa alınma talepli sevk edilmiş, bu şekilde disiplin soruşturması sürecinin de olağan akışına müdahale edilmiştir. Değerli arkadaşlar, açığa alınmama ilişkin bu kararla hukuk ve hukukçular korkutulmaya çalışılmakta, hakim ve Cumhuriyet savcılarının bağımsız ve tarafsız bir şekilde soruşturma ve yargılama yapmalarına engel olunmak istenilmektedir."

Mehmet Yüzgeç, "Geriye dönüp bir bakın; nüfus sahipleri ve iktidar mensupları hakkında yaşanan bu süreçten sonra yolsuzlukla alakalı kaç tane soruşturma yapılmış ve kaç dava açılabilmiştir? 'Hiç' diyorsunuz değil mi? Bunun nedeni yolsuzluğun bitmesi, yaşanmaması mıdır? Yoksa etkin soruşturma yapılamaması mıdır? Takdiri, süreci dikkatle izleyen siz basın mensupları ve yüce Türk milletine bırakıyorum. Bundan sonraki süreçte şahsım olarak gerek iç hukuk gerek uluslararası hukuktan kaynaklanan tüm yasal haklarımı kullanacağımın bilinmesini isterim. Unutulmasın ki; açığa alınan bizler değil, Türk adaleti ev Türk hukukudur" diyerek sözlerini tamamladı.

Mehmet Yüzgeç, açıklamasının ardından adliyeden ayrıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.