İstanbul Barosu'ndan basın açıklaması


Milli Kurtuluş Savaşı'nın sivil iradesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanı, TBMM Ordularının Başkomutanı, Cumhuriyet devrimimizin önderi Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrılalı 72. yıl oldu.

Çöken, dağılan bir imparatorluğun değişik cephelerinde zorluklar içinde geçen uzun savaş yıllarının ortaya çıkardığı askeri dehasını, üstün komuta yeteneğini tamamlayan derin siyasal kültürü, devrimci halk önderliği, ileride verilecek Kurtuluş Savaşı zaferi mucizesinin sırrını da açıklamaktadır.

Emperyalistler tarafından paylaşılıp yutulacak, sömürgeleştirilecek bir coğrafyadan bağımsız ülke, köleleştirilecek bir halktan özgür ulus yaratma ancak O'nun önderliğinde başarıya ulaşabilirdi. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda ödenen ağır bedellerin sonucu ulaşılan özgürlüğün gelecekte yeniden tehlikeye düşmemesi için çağdaş, demokratik, laik bir ulus devletin esas alınması zorunluydu. Dağılan bir imparatorluktan geriye kalan vatan parçası üzerinde kurulacak yeni devletin üniter yapıyı esas alması, ulus devlet modelini benimsemesi tarihsel deneyimlerin sonucuydu.

Teokratik yapının yeni koşullarda sürdürülmesi halinde verilen Kurtuluş Savaşı'nın bir anlam taşımayacağının bilincinde olan Cumhuriyet'in kurucu kadrosu bu nedenledir ki bilimi, çağdaşlığı rehber edinmeyi, eğitim kurumları başta olmak üzere devletin tüm kurumsal ve felsefi yapılanmasında tebaa yerine yurttaş yetiştirmeyi hedef edinmiştir.

Ulusal Kurtuluş sonrası Cumhuriyet'e geçişle birlikte toplumsal yaşamda, hukuk düzeninde, ekonomide, eğitimde, kısacası tüm alanlarda kararlılıkla ve öngörüyle sürdürülen devrimci sürecin Atatürk'ten sonra aşındırılmaya başlandığı bilinen bir gerçekliktir.  Önceleri belli konularda verilen ödünlerle, geri adımlarla başlayan bu süreçle gelinen noktanın iyi tahlil edilmesi gerekmektedir.


Büyük Önder Atatürk'ü anıyoruz!

Geçen yüzyılda Sevr'i uygulatmak için üzerimize çullananların günümüzdeki mirasçıları Türkiye'de Atatürk resimlerinin kamu binalarından indirilmesinin zamanının geldiğini söyleyebilmektedirler. Yine aynı çevreler Kemalist anlayışın tarihsel döneminin kapandığını, devletin felsefi ve kurumsal yapısından tamamen tasfiye edilmesinin gerektiğini hararetle tavsiye etmektedirler!

Bu çevrelerin içerdeki müttefikleri de emperyalist çevrelerce öne sürülen tavsiyeleri tekrarlamakta, devletin ve halkımızın Atatürkçü düşüncenin tortularından arınmasının yararlarını dillendirmektedirler. Damat Feritlerin siyasal mirasçıları, Mütareke medyasının günümüzdeki temsilcileri de tam bir işbirliği halinde halkımızın bilincini köreltmeye yönelik yoğun bir kampanya yürütmektedir.

Türk halkı için Mustafa Kemal bir halkı ümmet olmaktan ulus olmaya, tebaa olmaktan yurttaş olmaya götüren önderdir. Çağdaşlaşmanın, yoksulluktan kurtulmanın, aydınlanmanın simgesidir. Atatürk'ün gelecek kuşaklar için, ülkemiz için ine anlam ifade ettiğinin bilincindedir.  

İstanbul Barosu, Kemalizm'in ezilenlerin, yoksulların, bağımsızlık ve özgürlük savaşçılarının gönlündeki ve kafasındaki düşünce sistemi olmaya devam edeceğine olan inançla büyük önderi saygıyla anmaktadır.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.