KANUN TEKLİFİ YARGI BAĞIMSIZLIĞINA AYKIRIDIR
Feyzioğlu, toplantıda şunları söyledi:


Değerli Basın Mensupları

1- Türkiye’nin cayır cayır yanan gündemi ADALETTİR.

2- Adalet için etkin, bağımsız, tarafsız ve adil yargılama yapacak bir sistemi kurmak zorundayız. Yaşamakta olduğumuz devlet krizinden yurttaşlarımız, Milletimiz, ülkemiz, devletimiz ve çocuklarımız için çıkarmakla yükümlü olduğumuz fırsat işte budur. Gelin el ele verelim ve çözüm üretelim. Yolsuzluklarla mücadele kuşkusuz son derece önemlidir. Yolsuzluk soruşturmalarının engellendiği algısı hukuk sistemimize büyük zarar vermektedir.

3- Devletin içinde, özellikle yargı organında ve emniyet teşkilatında yasal hiyerarşik yapı dışında bir başka yapının bulunduğu iddiaları da yurttaşlarımızın elinden hukuki güvenlik içinde yaşama hakkını çekip almaktadır. Ülkede hemen herkes bir soruşturma veya dava söz konusu olduğunda ilgili hâkim, savcı ve emniyet görevlisi için “hangi taraftan” sorusunu sormaya başlamıştır.

4- Bu, doğrudan doğruya devletin ve ülkenin temellerinin sarsıldığı andır. Ülke temelsiz kalırsa, her biri birbirinden gösterişli binaların içindeki makam sandalyelerinin hiçbir değeri kalmaz.

5- Malumunuz geçen haftayı HSYK Kanunu değişikliğinin yarattığı yeni bir kriz ve büyük bir gerginlik ortamında geçirdik. Ülkenin bu en önemli meselesi konusunda yine bir uzlaşı ve diyalog ortamı oluşmadı. Bu yaşadıklarımızın, toplumu, rahata, huzura ve bütün bunları sağlayacak hukuki güvenlik hakkına yaklaştırmadığı ortadadır.

Değerli basın mensupları,

6- İktidar partisi mensubu bir kısım milletvekilinin teklifiyle meclise gelen ve hükümet tarafından desteklenen HSYK’yı düzenlemeye yönelik kanun teklifi yargı bağımsızlığına aykırıdır. Bu konuda TBB olarak Meclis komisyonlarına katıldık ve ayrıntılı raporumuzu sunduk.

7- Bu teklife yargı bağımsızlığını sağlamaya yönelik evrensel ilkeleri esas alarak karşı çıkışımız, bu gün HSYK’nın yapısını savunduğumuz ve HSYK’nın Türkiye’de yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağladığını düşündüğümüz anlamına asla gelmemelidir.

8- Özetle:

A- Değişiklik teklifi yanlıştır; birçok bakımdan Anayasaya aykırıdır; ülkenin ve yurttaşlarımızın üstün menfaatine olacak yapıcı bir tartışma ortamının sağlanması açısından geri çekilmesi gereklidir.

B- Bu teklife karşı çıkarken, mevcut HSYK’nın yapısını savunur, devamını ister bir pozisyon almak ise asla savunulamaz. Daha dün, 12 Eylül 2010 referandumu öncesinde HSYK’nın o zaman önerilen yapısına karşı çıkanların, bugünkü değişiklik teklifi karşısında bu yapıyı savunur algısı yaratmaları doğru değildir.

C- Ortalık, tabiri caizse toz dumandır; Milletimizin talebi daha fazla çelişki değil, yurttaşlarımıza adalet ve hukuki güvenlik sağlayacak bir çözüme ulaşılmasıdır.

D- Hayati soru, “yargının kime bağlanacağı” olamaz; yurttaşlarımız için sormamız gereken soru “ yargının bağımsızlık ve tarafsızlığının nasıl sağlanacağı”dır.

9- Ayrıntılı olarak sunduğumuz raporda da görüleceği üzere Mevcut HSYK’nın üye yapısı bağımsızlık ve tarafsızlığı sağlamaya çok uzaktır. Öyleyse bütün siyasi partiler, TBB ve ilgili sivil toplum örgütlerinin kısa sürede bir araya gelerek HSYK’nın yapısını ve işleyiş düzenini yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlayacak şekilde değiştirecek bir anayasa değişikliği konusunda uzlaşmaları tek çaredir. Tabiri caizse “onun değil benim olsun” yaklaşımından vazgeçilerek yargının “Milletin yargısı” olduğu artık görülmelidir.

10- Malum “Berlin’de hâkimler var” diye bir söz vardır. Buradan bilip bilmeyen herkese sesleniyorum: Türkiye’nin her köşesinde namuslu, fedakâr, bilgili, vicdanlı binlerce hâkim vardır; binlerce savcı vardır; on binlerce adalet savaşçısı avukat vardır. Çağdaş, güvenilir, evrensel standartları yakalamış bir sistem kurulmalı ve yargı, yargıya bırakılmalıdır.

Değerli basın mensupları,

11- TBB olarak sizlere, sizin vasıtanızla Türk Milletine ve siyaseti Millete hizmet amaçlı yapmasını beklediğimiz tüm siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlayacak Anayasa değişikliği önerimizi sunuyoruz.

12- Bu değişikliğimiz özetle şunları içermektedir.

(1) HSYK; Yüksek Hâkimler Kurulu ve Yüksek Savcılar Kurulu olarak mutlaka ikiye ayrılmalıdır.

(2) Kurullarda görev yapacak yüksek yargı kaynaklı üyelerin, bu yargı organlarının kendi yargı üyeleri arasından seçilmeleri esas olmalıdır.

(3) Yüksek yargıya ek olarak seçimler bugünkü sistemin aksine seçmenin hür iradesini gerçekleştirecek şekilde düzenlenmelidir. İlk derece ve istinaf derecesinde görev yapan ve belli bir kıdeme sahip olan hâkimlerin Yüksek Hâkimler Kuruluna, ilk derece, istinaf derecesinde ve temyiz mahkemelerinde görev yapan savcıların da Yüksek Savcılar Kuruluna üye seçilmeleri kabul edilmelidir.

(4) Seçimlerde yargı organı mensuplarının tarafsızlıklarına gölge düşürebilecek “liste” türü uygulamaların engellenmesi üzerinde dikkatle durulmalıdır.

(5) Yüksek Yargı Kurullarına seçilenlerin görev sürelerini doldurduktan sonra Türkiye’nin diledikleri bir ilinde görev yapmaları anayasal güvenceye bağlanmalıdır.

(6) Genel Kurulunun yapısı itibariyle yürütme organına bağlı çalışan Türkiye Adalet Akademisi, yüksek kurullara üye seçmemelidir. Ayrıca da akademinin hâkim ve savcı adaylarının tarafsız ve bağımsız eğitimini sağlayacak yapıya kavuşturulması ve çoğulculuk ilkesi gözetilerek değiştirilmesi zorunludur.

(7) Yargı erkinin demokratik sistem içinde hesap verebilirliğinin sağlanması ve demokratik meşruiyetinin pekiştirilmesi açısından hâkim ve savcı kadrosunda olmayan belli sayıdaki üyenin TBMM tarafından “nitelikli çoğunlukla” seçilmesi sağlanmalıdır. Bu çoğunluk oranı 2/3 olmalıdır.

(8) Cumhurbaşkanı tarafından üye atanması terk edilmeli ya da her iki kurula birer üye atanması ile sınırlandırılmalıdır.

(9) Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunun Yüksek Hâkimler Kuruluna ve Yüksek Savcılar Kuruluna belli sayıda üye seçmesi mutlaka sağlanmalıdır.

(10) Adalet Bakanının ve Bakanlık Müsteşarının doğal üyelik pozisyonuna son verilmelidir.

(11) Görev süresi biten kurul üyelerinin bir daha atanması mümkün olmamalıdır.

(12) Kurulun içyapısı ve çalışma düzeni anayasal güvence altına alınmalıdır.

(13)Yargı Yüksek Kurullarının kararlarına karşı Hukuk Devletinin gereği olarak İdari Yargı Yolu açık olmalıdır.

(14) Bu çerçevede, HSYK’nın yeniden yapılanmasına ilişkin teklifimiz şudur:

  1. YÜKSEK HÂKİMLER KURULU

Toplam 17 üye

Başkan (Yargıtay Başkanı)

 

Yargıtay Genel Kurulu’nun mensubu olan hâkimler arasından seçtiği 3 üye

 

Danıştay Genel Kurulu’nun mensubu olan hâkimler arasından seçtiği 2 üye

 

Cumhurbaşkanının doğrudan atadığı 1 üye

 

TBMM’nin 2/3 nitelikli çoğunlukla doğrudan seçtiği 3 üye

 

İlk derece mahkemelerinde, bölge adliye mahkemelerinde, bölge idare mahkemelerinde, istinaf mahkemelerine, yüksek mahkemelerin tetkik hâkimliklerinde görev yapan hâkimlerin kendi aralarından seçtikleri 4 üye

 

Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’nca avukatlar arasından seçilen 2 üye

 

Yargıtay Genel Kurulu’nun Yargıtay Başsavcılığında görevli savcılar arasından seçtiği 1 üye

 

 

 

 

 

 

YÜKSEK SAVCILAR KURULU

Toplam 11 üye

Başkan (Yargıtay Başsavcısı)

 

Yargıtay Genel Kurulu’nun Yargıtay Başsavcılığında görev yapan savcılar arasından seçtiği 2 üye, mensubu olan hâkimler arasından seçtiği 1 üye

 

Danıştay Genel Kurulu’nun Danıştay Başsavcılığında görev yapan savcılar arasından seçtiği 1 üye

 

İlk derecede görev yapan savcıların kendi aralarından seçtiği 3 üye

 

TBMM’nin seçtiği 1 üye

 

Cumhurbaşkanının atadığı 1 üye

 

Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’nun avukatlar arasından seçtiği 1 üye

 

Etkin, bağımsız, tarafsız, kanun önünde eşitlik ilkesine saygılı, adil yargılama ilkesini ve savunma hakkını içselleştirmiş bir yargı sistemine kavuşmak için Türkiye Barolar Birliği’nin bütün gücü ve birikimiyle katkı vermeye hazır olduğunu bu çerçevede en kısa sürede Yargı Reformu konulu büyük bir Hukuk Kurultayı düzenleyeceğiz. Siyasi partilere, üniversitelere, sivil toplum örgütlerine ve tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

SORU VE CEVAPLAR

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

“HSYK kararnamesiyle gerçekleştirilen görev yeri değişikliklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu, “Bu değişikliklerin yolsuzluk soruşturmasını engellemeye yönelik olduğu algısı toplumda yayılıyor. Onun yerine biz sistem öneriyoruz. Bir çamurun içinde, o çamurun içinden çıkmak için uğraşıp duruyoruz. Her yer toz duman. Bu toz dumandan a veya b seçenekleriyle çıkmak mümkün değil” şeklinde yanıtladı. Ülkede yargıya daha fazla güveni sarsmanın kimseye bir getirisi olmadığını söyleyen Feyzioğlu, “Tabii ki büyük operasyonları sıkıntılı buluyoruz. Ama bunu söylerken, dünü sahiplenmek, dünün acılarını yaşatanları alkışlamak, kahramanlaştırmak, onlar önemli devlet adamlarıdır demek, işte burada da yokuz” dedi.

Bir soru üzerine, yeniden yargılanma konusunu siyasetin tartışmasını sağladıklarını ifade eden Feyzioğlu, şunları söyledi:

“Bu, işlerin doğru istikamette yürümeye başlayabileceği konusunda önemli bir işarettir. Yeniden yargılama formülü üzerindeki çalışma sürüyor. Geçen hafta ameliyat olmasaydım, Sayın Adalet Bakanıyla konuşacaktık. 1-2 gün içinde tabii ki görüşeceğiz. Daha önce telefon görüşmelerimiz oldu. Çalışmaların yürüdüğünü söyleyebilirim.”

Feyzioğlu, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının yargılanmasına ilişkin bir soru üzerine,  Anayasa’nın 148. maddesini görmezden gelip ÖGM’de yargılama yapanların sisteme büyük zarar verdiğini ve büyük bir hukuksuzluk işlediklerini söyleyerek, “Çözümü kuşkusuz İlker Başbuğ ve kuvvet komutanlarının Yüce Divanda yargılanmasıdır. Anlamsız şekilde yanlış yola girildi” dedi.

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun çözüm önerilerine ilişkin raporu için tıklayınız.

hukukihaber.net

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.