'MEMUR AVUKAT' ANLAYIŞINA HAYIR!
Adalet Bakanlığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı’nı görüşe açtı. Avukatların hâkim kararıyla yargılamadan uzaklaştırılmasına olanak sağlayan düzenleme, savunma hakkını hâkimin inisiyatifine bırakmaktadır.

Konuya ilişkin Adana Baro Başkanlığı tarafından yazılı açıklamada bulunuldu.

Siyasi iktidarın yargıyı siyasallaştırma, güdümüne sokmaya dönük adımlarının ardından şimdi de sıra savunma hakkının kısıtlanmasına geldiğine vurgu yapıldı.

Açıklamada, Anayasa değişikliği sonrasında uyum yasaları çerçevesinde 6100 sayılı HMK’da da kapsamlı değişiklikler içeren kanun teklifi Adalet Bakanlığı tarafından TBMM Genel Kuruluna sevk edildiği hatırlatıldı.

Kanun teklifi ile HMK’nın 79. Maddesinin 1. fıkrasından sonra gelmek üzere madde metnine eklenmek istenen değişiklik metni ile hâkimlere avukatları azletme yetkisi verildiği ifade edildi.

Mevcut 6100 sayılı HMK’nın 79. maddesi :

Vekilin veya vekâlet verenin duruşmada uygun olmayan tutum ve davranışı
 
(1)   “Vekil, duruşma sırasında uygun olmayan tutum ve davranışta bulunursa, hâkim tarafından uyarılır; vekil uyarıya uymaz ve fiil disiplin suçu veya adlî suç teşkil eder nitelikte görülürse, duruşma salonunda bulunan kişilerin kimlik bilgileri, adresleri de yazılarak olay tutanağa geçirilir ve duruşma ertelenir. Vekil hakkında gerekli yasal işlem yapılmak üzere mahkemece vekilin kayıtlı olduğu baroya ve gerekiyorsa Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunulur. 

(2) Davasını kendisi takip eden kimse, duruşmada uygun olmayan tutum ve davranışta bulunursa, hâkim kendisini uyarır; bu uyarılara uyulmaz ve gerekli görülürse kendisini vekil ile temsil ettirmesine karar verip, hemen duruşma salonundan dışarıya çıkartılmasını sağlar; vekil ile temsil ettirmemesi hâlinde, tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.” şeklindedir.
 
Görüldüğü üzere; hâkim, duruşmadaki avukatı disiplin suçu işlese dahi sonraki duruşmalara girmesine engel olacak bir karar verme yetkisi bulunmamaktadır.

Kanun teklifi ile eklenmek istenen fıkra ve değişiklik gerekçeleri şu şekildedir:

MADDE 3- 6100 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrasına “ve duruşma” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir ayı geçmemek üzere” ibaresi eklenmiş, maddeye birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir. “(2) Duruşmanın ertelenmesine sebep olan vekil, sonraki duruşmalardan birinde yeniden disiplin suçu veya adlî suç teşkil eder nitelikte bir fiil işlerse duruşmanın erteleneceği ve takip eden duruşmalara kabul edilmeyeceği konusunda uyarılır.
 
Vekil, uyarıya uymaz ve disiplin suçu veya adli suç teşkil eder nitelikteki fiilini sürdürürse, duruşma salonunda bulunan kişilerin kimlik bilgileri, adresleri de yazılarak olay tutanağa geçirilir; vekilin takip eden duruşmalara kabul edilmemesine karar verilir; ilgili tarafa, takip eden duruşmalara bizzat katılması veya kendisini başka bir vekille temsil ettirmesi, aksi takdirde tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılacağı hususu tefhim edilir ve duruşma ertelenir.

İlgili taraf hazır değilse bu durum ve duruşma günü tebliğ edilir. Ayrıca vekil hakkında yukarıdaki fıkra uyarınca gerekli bildirimlerde bulunulur.”
 
MADDE GEREKÇESİ  :
 
MADDE 3- Maddeyle, vekilin duruşmada uygun olmayan tutum ve davranışını düzenleyen 79 uncu maddede düzenleme yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrası uyarınca duruşmadaki uygun olmayan tutum ve davranışı sonrasında uyarılan vekilin disiplin suçu veya adli suç teşkil eden bir fiil işlemesi durumunda duruşmanın -yapılan ilaveyle- bir ayı geçmeyecek şekilde ertelenmesi öngörülmektedir.
 
Maddeye ilave edilen ikinci fıkra ise birinci fıkra uyarınca ertelenen duruşmayı takip eden herhangi bir duruşmada benzer fiillerin tekrarlanması halinde alınan önlemlere ilişkindir. Buna göre birinci fıkra uyarınca duruşmanın ertelenmesine sebep olan vekil, sonraki duruşmalardan birinde yeniden disiplin suçu veya adlî suç teşkil eder nitelikte bir fiil işlerse duruşmanın erteleneceği ve takip eden duruşmalara kabul edilmeyeceği konusunda uyarılacaktır.
 
Vekilin, uyarıya uymaması ve disiplin suçu veya adli suç teşkil eder nitelikteki fiilini sürdürmesi, halinde, duruşma salonunda bulunan kişilerin kimlik bilgileri, adresleri de yazılarak olay tutanağa geçirilecek; vekilin takip eden duruşmalara kabul edilmemesine karar verilecek; ilgili tarafa, takip eden duruşmalara bizzat katılması veya kendisini başka bir vekille temsil ettirmesi, aksi takdirde tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılacağı hususu tefhim edilecek ve duruşma ertelenecektir. Şayet ilgili taraf o duruşmada hazır değilse, tutanağa bağlanan bu durum ve yeni duruşma günü bu tarafa tebliğ edilecektir. Ayrıca vekil hakkında birinci fıkra uyarınca gerekli bildirimlerde bulunulacaktır.
 
Bu düzenlemenin amacı; Anayasadan kaynaklanan yargı yetkisi kapsamında yargılamanın Kanunun 32 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen şekilde sevk ve idare edilmesinin sağlanmasıdır. Düzenleme uyarınca yargılamanın belli bir düzen içinde sevk ve idaresi için tedbir alınırken, tarafların hukuki dinlenilme hakkına azami seviyede dikkat edilmekte ve bu hakkı ihlal eden unsurlar bertaraf edilmektedir.
 
 Ayrıca vurgulamak gerekir ki, İsviçre Medeni Usul Kanununun 128 inci maddesinde de taraf veya vekil ayırımı yapılmadan, duruşmada görgü ve edep kurallarının ihlali veya duruşma düzeninin bozulması halinde kınamadan para cezasına ve duruşmadan çıkarılmaya kadar giden yaptırımlar öngörülmüştür.
 
Kanunun gerekçesinde 32. Maddenin 1. Fıkrasına atıf yapılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 32. Maddesi şu şekildedir:

Yargılamanın sevk ve idaresi

(1)   Yargılamayı, hâkim sevk ve idare eder; yargılama düzeninin bozulmaması için gerekli her türlü tedbiri alır.

“MEMUR AVUKAT” ANLAYIŞINA HAYIR!

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Her türlü yoruma açık bu maddenin 1. fıkrası değişiklik teklifi ile somut hale getirilmekte ve mesleğimizi yapılmaz hale getirmektedir.

Gerek eklenmek istenen fıkra ve gerekse değişiklik gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde hâkime biat edecek, uyumlu bir söylem ve tutumla hâkimi kızdırmayacak ancak müvekkilinin haklarını savunmasa da olur tarzında ‘memur avukatlık’ oluşturulmaya çalışıldığı açıkça anlaşılmaktadır.

Adana Barosu olarak, mesleğimizi icra ederken hâkimlerin asla amirimiz olarak görmediğimizi ve görmeyeceğimizi açıkça ifade etmek istiyoruz. Doğru bildiğimizi korkmadan, çekinmeden duruşmadan kovulurum endişesi yaşamadan sonuna kadar haykıracağımızı açıkça ifade etmek istiyoruz.

Bu değişiklik teklifini HMK ile sınırlı kalmayacağı bunun bir başlangıç olduğu arkasından CMK ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununda da benzer değişikliklerin beklenmesi gerektiği tartışmasızdır.
TBMM’de bulunan ve kendisini hukukçu kimliğiyle tanıtan hukukun üstünlüğüne yemin eden ve bu yeminine sadık kalan tüm milletvekillerimize çağrımızdır. Kanun teklifini 3. Maddesi ile HMK’nın 79. Maddesine eklenmek istenen bu değişikliğe karşı çıkmalıdırlar. Kamuoyuna saygıyla sunarız.”

hukukihaber.net
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kanunsuz_sTajer 2 ay önce

Baroya helal olsun. Menfaati için ses çıkarmayanlar utansın