Yüksek yargıya 20 yıl şartı Anayasa'ya aykırı mı?
METİN ARSLAN

Geçen hafta Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen düzenlemeyle, Yargıtay ve Danıştay üyeliği için 20 yıl hakimlik ve savcılık yapma şartı getirilmişti. Bu hükmün Anayasa'nın Yargıtay ve Danıştay'ın görev ve yetkilerini düzenleyen maddeleriyle çeliştiği belirtiliyor. Söz konusu maddeler, Yargıtay ve Danıştay'a seçilebilme açısından, birinci sınıfa ayrılma kriterlerini sıralıyor. Anayasa'nın 154. maddesinin ikinci fıkrasında Yargıtay üyesi seçilebilmek için birinci sınıfa ayrılmış olmak, 155. maddenin üçüncü fıkrasında ise Danıştay'a üye seçilebilmek için birinci sınıf hakim ve savcı olmak yeterli kriter olarak kabul ediliyor. Anayasa'da daha geniş tutulan seçilme kriterinin yasayla sınırlandırılmasının doğru olmadığı vurgulanıyor.
 
Hakim ve savcıların, mesleğe başlamalarının ardından birinci sınıfa ayrılmak için en az 10 yıl, birinci sınıf olmak için en az 13 yıl çalışması gerekiyor. Ayrıca terfi koşullarını taşıması ve iyi derecede terfi etmesi de şart. Mevcut diğer yasalara göre de, Yargıtay ve Danıştay'a üye seçilebilmek için söz konusu tarihten itibaren 3 yıl daha geçmesi gerekiyor ve ancak 16 yılın sonunda üye seçilme imkânı yakalanabiliyor. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), 16 yılı da yeterli görmüyor ve ilke kararlarıyla 16 yılı doldursa bile belirli bir yaşın altındaki isimleri yüksek yargıya üye seçmiyor. Ayrıca cumhurbaşkanı tarafından Danıştay üyeliğine seçilen isimler için belirli görevlerde 20 yıl çalışmış olma şartı 2 Temmuz 2012'de yapılan değişiklikle 15 yıla indirilmişti. Aynı kanun değişikliğiyle sayılan görevlerde en az 3 yıl çalışmış olma şartı kaldırılmıştı. Cumhurbaşkanı'nın seçeceği üyelerde 15 yıl kriteri aranırken, HSYK'nın seçeceklerinde 20 yıl çalışma koşulu aranmasının üyeler arasında haksızlığa yol açacağına dikkat çekiliyor.
 
Devlette küçülen yaş yargıda yükseltiliyor
 
26 Haziran 2013 günü kabul edilen meslekte 20 yıl çalışma şartıyla ilgili kanun için yargı çevrelerinden önemli uyarılar da geliyor. Devlette görev alma yaşı küçültülürken yargıda yükseltilmesinin çelişki olduğu ifade ediliyor. Türkiye'de 40 yaşında cumhurbaşkanı, 25 yaşında milletvekili seçilme, bakan olma imkânının bulunduğu vurgulanıyor. Meclis gündeminde yer alan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na da atıf yapılıyor. Tasarıyla 5 yıl kamu ya da özel sektörde çalışan kişinin, müsteşar, müsteşar yardımcısı, genel müdür, genel müdür yardımcısı ve daire başkanlığı gibi görevlere getirilebilmesinin planlandığı belirtiliyor.
 
Yasa değişikliğinin yargıdaki vesayetin sürmesini arzu edenlerin ekmeğine yağ süreceği de savunuluyor.  AK Parti iktidarı döneminde hakimlik ve savcılık mesleğine başlayanların ne kadar başarılı olursa olsunlar, 10 yıl geçmeden Yargıtay ve Danıştay'a seçilme şansını yakalayamayacakları bu görüşe dayanak gösteriliyor. Yargıdaki diğer bir endişe ise yasa değişikliği sonrası seçilecek yeni üyelerin, Ergenekon, Balyoz ve 28 Şubat gibi davaların temyiz incelemesinde karar verecek olmaları. Jüristokrasi tarzı vesayeti arzu eden isimlerin geçmişte kritik davaların boşa çıkarılması yönünde sergiledikleri tavırlar hatırlatılıyor.


Kanun Tasarısının Tam Metni için TIKLAYINIZ




Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.