Adliyelere 'profesyonel sözcüler' geliyor
5 ilde başlatılan uygulama, 20 yeni pilot adliyede daha yürürlüğe girdi. Basın sözcülüğü ile ilgili iki çalıştay yapılırken, bu çalışmalar sonucunda 'basın açıklamalarının yazılı olarak yapılması, ağır ceza basın sözcülerinin mülhakat adliyeleri için de açıklama yapması, büyük adliyelerde bürolar kurularak basının takibi ve açıklamaların 'profesyonel sözcüler' vasıtasıyla yapılması gerektiği' gibi konularda fikir birliğine varıldı. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde 'profesyonel sözcüler' uygulamasının hayata geçirilmesi bekleniyor.
 
Basın sözcülüğü, 'Mahkeme Yönetim Sistemi'nin Güçlendirilmesi Projesi' kapsamında yürütülüyor. Proje ilk etapta Konya Mardin, Rize, Manavgat ve Aydın adliyelerinden oluşan 5 pilot adliyede aktif olarak başlatıldı. Ardından ise Beyazıt, Ordu, Amasya, Çorum, Kastamonu, Kırşehir, Eskişehir, Isparta, Erzurum, Elazığ, Siirt, Kahramanmaraş, Kırklareli, Yalova, İskenderun Alanya, Bafra, Salihli, Bergama, Bandırma ve Düzce adliyeleri proje kapsamına alındı. Proje, 'danışma masaları, ön bürolar, broşürler, kısıtlı alanlar, adli yardımcılar, adliye müdürleri ve basın sözcüleri' gibi temel başlıklardan oluşuyor.
 
Projeyi değerlendiren Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Tetkik Hakimi Özgür Beyazıt, yargı mensuplarının her geçen gün artan ağır iş yükü altında ezilmesi ve mevcut sistemin çağın değişen şartlarına ayak uyduramaz hale gelmesinin Türk yargısında dönüşümü zorunlu kıldığını vurguladı. Beyazıt, bu dönüşümü bir nebze olsun gerçekleştirmeyi amaçlayan 'Mahkeme Yönetim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi'yle Avrupa Birliği ülkelerindeki en iyi uygulamalar göz önünde bulundurularak, yargının mevcut iş yükünü azaltacak, yargılama sürelerini kısaltacak, kişilerin yargıya yaptıkları başvurulardan daha etkin sonuçlar almalarını sağlayacak bir mahkeme yönetimi sisteminin kurulması ve bu sisteminin işletilmesini sağlayacak teknik alt yapının oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.
 
"İŞLERİN YÜZDE 80'İ ÖN BÜROLARDA GERÇEKLEŞTİ"
 
Beyazıt, ön bürolar sayesinde iş sahiplerinin mahkeme kalemi arama derdinden kurtulduğunu ve işlerinin yüzde 80'ini ön bürolarda gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Bu saye de hâkimlerin sadece bir havale işlemi için rahatsız edilmediğini, kalem personelinin de diğer kalem işlerini sakin ve huzurlu bir ortamda rahat bir şekilde yerine getirebildiğini belirten Beyazıt, iş sahiplerinin yüzde 80'inin işlerini ön bürolarda, yüzde 15'inin de kalemlerde sonuçlandırdığını kaydetti. Yüzde 1-5'lik kesimin ise hâkim - savcı yanına gitmeye ihtiyaç duyacağını ifade eden Beyazıt, aksi takdirde kısıtlı alanların fiili olarak işe yaramaz hale geleceğini söyledi.
 
Basın sözcülerine proje kapsamında HSYK tarafından gerekli eğitimlerin verildiğini belirten Beyazıt, basın sözcüleri ile görüşüldüğünde birkaç yazılı açıklama dışında bir faaliyette bulunmadıklarını beyan ettiklerini aktardı. Beyazıt, çalışmalar sonucunda 'basın açıklamalarının yazılı olarak yapılması, ağır ceza basın sözcülerinin mülhakat adliyeleri için de açıklama yapması, büyük adliyelerde bürolar kurularak basının takibi ve açıklamaların profesyonel sözcüler vasıtasıyla yapılması gerektiği' gibi konularda fikir birliğine varıldığını açıkladı.
 
Hâkim ve savcılar üzerinde bulunun iş yükünün bir kısmının 'Adli yardımcılara' devredilmek suretiyle nitelikli işlere daha fazla zaman ayırmaları ve iş yüklerinin hafifletilmesinin sağlanacağını anlatan Beyazıt, "Diğer taraftan 70'den fazla hukuk fakültesinden her yıl 8 bin -10 bin kişi mezun olduğu düşünüldüğünde bu kişiler için istihdam alanı oluşturulmuş olacaktır. Hâkim açığı azalacak ve bu açık daha ekonomik bir şekilde telafi edilmiş olacaktır." dedi.
 
"YASAL DEĞİŞİKLİĞE İHTİYAÇ VAR"
 
Mahkeme Yönetimine Destek Projesinin Adalet Bakanlığı'nca yürütülmekte olan projeler içinde belki de en büyük ve en önemli olanı olduğunun altını çizen Beyazıt, Türk yargı sisteminin modernleştirilmesinde öncü bir rol oynadığına dikkat çekti. Projenin 5 pilot adliyede başarıyla uygulandığını dile getirer Beyazıt, şöyle devam etti: " Hâkim-savcı, personel ve iş sahipleri projeden memnuniyetlerini dile getirmişlerdir. İş sahiplerinin adliyede geçirdikleri süre oldukça kısalmıştır. Yargı mensupları daha huzurlu bir çalışma ortamına kavuşmuştur ve bu şekilde işlerine daha rahat odaklanabilir hale gelmişlerdir. Pilot adliye kapsamında olmayan adliyelerde dahi proje heyecanla takip edilmekte birçok adliye ön büro ve kısıtlı alan uygulamasını projenin sonunu beklemeden pratiğe dökmek istemektedir. Bu açıdan projenin bitmesini beklemeden, öncelikle danışma masalarının ihtiyaç bulunan tüm adliyelerde derhal, ön büroların da kademeli olarak kurulması gerekmektedir. Örneğin Ankara adliyesinde danışma masası ve ön büroya çok ciddi şekilde ihtiyaç duyulmaktadır. Hâkim ve savcı adaylarının adli yardımcı olarak görevlendirilmelerinin hem hâkim adaylarının yetiştirilmesi hem de hâkim ve savcıların iş yükünün hafifletilmesi kapsamında faydalı sonuçlarının olsa da proje kapsamında geçici bir çözüm olarak benimsenen bu uygulamadan istenen neticelerin elde edilmesi mümkün değildir. Bu konuda bir çerçeve belirlenerek yasal düzenleme yapılmalıdır. Adliye müdürlüğü ve adli yardımcılık müesseseleri gerçekleşirse yargı sistemimizdeki en radikal değişikliklerden olacaktır. Ancak bu konularda yasal değişikliğe ihtiyaç duyulmaktadır."


CHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.