Anayasa Mahkemesi, yeniden yapılandırılıyor

AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu başkanlığında toplanan Komisyon, TBMM Genel Kurulunda görüşülen tasarının geri çekilen ''sağlık işleri ve tedavi'' başlıklı 71. maddesi yeniden ele alındı. AKP Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün'ün verdiği önergeyle, maddede değişiklik yapıldı.

Buna göre, Anayasa Mahkemesinin Başkan ve üyeleri ile bunların emeklileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, TBMM üyelerinin tabi olduğu hüküm ve esaslar çerçevesinde Mahkeme bütçesinden ödenecek.

'Böyle bir şey olabilir mi?'

TBMM Anayasa Komisyonunda, Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören yasa tasarısının ''Mahkeme başkan ve üyelerinin sağlık ve tedavi giderleri'' ile ilgili maddesi yeniden düzenlendi. Tasarının Komisyona geri çekilen maddesinin görüşmelerinde tartışma yaşandı. CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, konuyla ilgili olarak TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri hatırlatarak, Mahkeme üyelerine kırmızı pasaport verilmesine karşı çıktıklarını söyledi.

Komisyon Başkanı Burhan Kuzu, ''Bu insanlar Anayasa Mahkemesine seçildiği zaman 'Ver bakalım şu kırmızı pasaportu' diyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Bu doğru mudur? Savunduğun her konu yanlış. Senin derdin başka... Anayasa Mahkemesi ile hesaplaşmanı buradan götürüyorsun'' dedi. Gök, maddeyle ilgili görüşlerini dile getirirken, Anayasa Mahkemesi üyelerinin de Türkiye'de tüm kamu görevlileri ve yargı mensuplarının dahil olduğu sağlık sistemine tabi olması gerektiğini belirterek, ''Adil olan budur. Siz Türkiye'de hiçbir kamu görevlisinin, -milletvekilleri dahil buna- dahil olmadığı bir sistemi getiriyorsunuz. İşte o zaman Anayasa Mahkemesine siyasi rüşvet gündeme geliyor. Bunun adına siyasi rüşvet deniyor'' diye konuştu.

Kuzu'nun ''Bu siyasi rüşvet nedir, söyle'' demesi üzerine Gök, şöyle konuştu: ''Eğer Anayasa Mahkemesi, Meclisin çıkardığı yasaların Anayasaya uygunluk denetimini yapacaksa, Anayasa değişikliklerinin şeklen, ilk 3 maddeye aykırılık denetimini yapacaksa, Hükümetin getirdiği KHK'lerle ülkeyi yönetme kararlarının yasal denetimini yapacaksa, bu Anayasa Mahkemesine Hükümet tarafından olağanüstü imkanlar bahşedilmemeli. Ülkedeki tüm kamu görevlileriyle eşit imkanlar bahşedilmeli. Yüksek yargıya, Anayasanın eşitlik ilkesi gereği Yargıtay, Danıştaya, Uyuşmazlık Mahkemesine ya da kendinize ne imkan veriyorsanız, bunun dışına çıkılmamalı. Eğer çıkıyorsanız; yani diğer yargı mensuplarına verilmeyen yüksek maaş veriyorsanız, harcırahlarını Başbakan'ın harcırahının 5 katını veriyorsanız, diğer yargı mensuplarına vermediğiniz kırmızı pasaportları veriyorsanız, hiçbir kamu görevlisine vermediğiniz sağlık hizmetini veriyorsanız, o zaman denir ki, 'Hükümet, Mahkemeye olağanüstü iltimas geçiyor. Ben, eşitler arasında eşitlik istiyorum. Bu düzenlemenin iptalini CHP olarak istersek, o zaman Anayasa Mahkemesi cebine girecek ilave maddi imkanlar için yasayı görüşecek. Niye mahkemeyi böyle bir sıkıntının içine sokuyorsunuz?'' MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik de düzenlemeyi eleştirerek, ''Kurum ur haline gelecek. Majestelerinin yüksek mahkemesi gibi bir durum yaratırsınız. Ayrıcalıklı bir yapı oluşur'' dedi.
 

'Kirli kelimenin önüne ne getirirseniz pisliği temizlemez'

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, tasarıdan eleştiri ve itiraz konusu olan emeklilik, harcırahla ilgili düzenlemelerin çıkarıldığını hatırlatarak, sağlık harcamalarının da yeniden müzakere edilerek çözüme bağlanacağını söyledi. Eleştirilerde kullanılan ''rüşvet'' sözünün çok ağır olduğunu belirten Çiçek, TCK'da rüşvetin, ''Bir kişinin kanunen yapması gereken bir şeyi yapmaması veya yapmaması gereken bir şeyi yapması için sağlanan menfaat'' alarak tanımlandığını kaydetti. Gök'ün, ''siyasi rüşvet dedim'' demesi üzerine Çiçek, ''Kirli bir kelimenin önüne neyi getirseniz getirin, o pisliği temizlemez. Rüşvet, yüz kızartıcı bir suçtur'' dedi.

Yapılan düzenlemelerin hiçbirisinin ''rüşvet'' olmadığını ifade eden Çiçek, şöyle konuştu: ''Çok farklı zamanlarda seçilmiş insanlardan müteşekkil bir yüksek mahkeme var, kararlarına katılıp katılmadığımız, eleştirdiğimiz oluyor. Ama rüşvet tabiri, doğrudan doğruya kişiliklerine yönelik bir konudur. Eğer bunlara kırmızı pasaport vermiş, tedavi giderlerinde farklılık sağlamış olursak bu insanlar vicdanlarını, hakkı, hukuku bir kenara bırakacak, 'iktidar bize bunu sağladı' diye Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilen yasalarımıza gözü kapalı onay verecek gibi son derece yanlış bir sonuca götürür. Ben o mahkemeyi tenzih ederim. Orada görev yapan insanları bu türlü değerlendirmelerden tenzih ederim. Meseleye böyle bakalım. Yoksa oradaki insanlara haksızlık olur. Eğer biz kendi mahkemelerimiz böyle ufak tefek, küçük bir pasaport, bana göre olsa da olur olmasa da olur. Ama kırmızı pasaport olsun denilmiş. Bunlara tenezzül ederek hukuku bir tarafa bırakacaklar diye bir yargıya, özellikle dış kamuoyunda imkan verirsek Türkiye'nin itibarı zedelenmiş olur. Bu, hem kişiliklere saygısızlık hem de Türkiye'ye haksızlık olur. Rüşvet ağır bir ithamdır ve oradaki insanları zan altında bırakır.''

Tartışmaların ardından madde, verilen önergeyle değiştirildi. Buna göre, Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeler ile emekli olanlar ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, TBMM üyelerinin tabi olduğu hükümler ve esaslar çerçevesinde Mahkeme bütçesinden karşılanacak.



AA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.