Askerlik Kanunu tasarısı
 ASKERLİK KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI



MADDE 1- 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 4- Yoklama devri, askerlik çağının başlangıcından muvazzaflık hizmetinin başlangıcına kadar geçen süredir."

MADDE 2- 1111 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Son yoklamada" ibaresi "Yoklamada" şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkrada yer alan "son", "numara ile veya numarasız" ve "ve ahziasker" ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.



MADDE 3- 1111 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Askeralma işlemleri



MADDE 13- Askeralma işlemleri Millî Savunma Bakanlığınca yürütülür."



MADDE 4- 1111 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.



"MADDE 14- Yükümlülerin sağlık muayenelerinin yapılarak askerliğe elverişli olup olmadıkları, öğrenim durumları, meslekleri ve niteliklerinin belirlenmesi işlemine yoklama denir.

Askerlik çağına gireceklerin kimlik bilgileri İçişleri Bakanlığınca her yıl Ekim ayında Millî Savunma Bakanlığına bildirilir.

Askerlik çağına girenler ile bunlarla işleme tabi olanların yoklaması, her yıl 1 Ocak günü başlar ve o yıl askerlik çağına giren doğumluların silâhaltına alınacağı ilk celp ve sevk tarihinin bitimine kadar devam eder.

Yükümlülerin sağlık muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık yeteneğine ilişkin yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara göre yapılır. Bu muayeneler, askerlik şubesinin bulunduğu yerde öncelikle varsa kayıtlı olduğu aile hekimi tarafından, yoksa en yakın resmi sivil sağlık kuruluşunda veya asker hastanelerinde tek tabip tarafından yapılır. Aile hekimince veya resmi sivil sağlık kuruluşunca hakkında karar verilemeyenler en yakın asker hastanesine sevk edilirler.

Yükümlüler hakkında ertesi yıla bırakma, sevk geciktirmesi veya askerliğe elverişli değildir kararlı sağlık raporlarını tanzim etmeye yetkili makam, asker hastanesi sağlık kuruludur. Ancak asker hastanesi bulunmayan yerlerde, gözle görülür rahatsızlığı bulunanlar hakkında ertesi yıla bırakma, sevk geciktirmesi veya askerliğe elverişli değildir kararlı sağlık raporları, askerlik şubesi başkanı veya vekili ile mülki amirliklerce görevlendirilen resmi iki sivil (varsa biri aile hekimi) tabipten teşkil edilecek geçici sağlık kurulunca verilebilir. Geçici sağlık kurulunca karar verilemeyen yükümlüler askerlik şubelerince en yakın asker hastanesine sevk edilirler. Asker hastanesi bulunan yerlerdeki askerlik şubelerince geçici sağlık kurulu teşkil edilemez.

Yoklama döneminde düzenlenen her türlü sağlık kurulu raporu, Millî Savunma Bakanlığının onayını müteakip kesinleşir.

Aile hekimi, resmi sivil sağlık kuruluşu veya asker hastanelerinde bu madde kapsamında yapılacak sağlık muayenelerinden herhangi bir ücret veya katkı payı alınmaz.

Askere sevk edileceklerin sınıflandırma işlemleri, Millî Savunma Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara göre yapılır."

"Çağrılan kişiler, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bulunan kimliğini ve öğrenim durumlarını gösterir belgeler ile birlikte yurtiçinde askerlik şubelerinde, yabancı ülkelerde ise bulundukları yerin elçilik veya konsolosluklarında bizzat bulunmaya mecburdurlar. Bizzat bulunamayacak derecede hastalık veya arızası olanlarla, hükümlü, tutuklu veya lise veya yükseköğrenimde olup henüz okullarını bitirmemiş olanlar hastalıkları veya arızaları hakkında usulüne uygun rapor veya okumakta oldukları okuldan verilmiş veya elçilik veya konsolosluklardan onaylı öğrenim durumlarını gösterir belge göndermeye ve hükümlülük veya tutukluluklarının nedenini bildirmeye, askerlik şubeleri ve elçilik veya konsolosluklar da bu husustan haber verilmiş olsun olmasın ihtiyar meclis ve heyetlerinden ve sair kişilerden ve ilgili kurumlardan yapılacak işlemleri sormaya ve askerliklerini bu sorgu neticesine ve muayenelerine göre kararlaştırmaya mecburdurlar."



MADDE 6- 1111 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.



"MADDE 28- Yoklamaları yapılanlar, askerliğe elverişli olanlar veya askerliğe elverişli olmayanlar olarak ikiye ayrılırlar. Askerliğe elverişli olmayanlar asker edilmezler.

Askerliğe elverişli olup olmadıklarının tespiti için asker hastanesine gönderilmelerinde zaruret görülenlerin, yol ve iaşe bedelleri ile asker hastanesinde teşhis amacıyla geçen süreler için iaşe bedelleri Devletçe ödenir."



MADDE 7- 1111 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Son yoklama" ibaresi "Yoklama", 67 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İlk ve son yoklama heyetleri ve askerlik" ibaresi "Askerlik" şeklinde değiştirilmiştir.



MADDE 8- 1111 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin birinci fıkrasınının birinci cümlesi ile aynı fıkranın (C) ve (D) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (E) bendinde yer alan " 92 nci," ile (G) bendinde yer alan "son" ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.

"Yoklama sırasında aşağıda gösterilen nedenlerle askerlik yapamayacakları anlaşılanların işlemleri ertelenir:"

"C) Lise veya dengi okullar ile fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görenlerin askerlikleri, 29 yaşını geçmemek üzere mezun oluncaya veya ilişikleri kesilinceye kadar ertelenir.

Bitirdiği okulun dengi veya daha alt seviyedeki bir öğretim kurumuna kayıt yaptıranların askerlikleri ertelenmez.

Çift anadal programına kayıtlı yükümlülerin bir programdan mezun olmaları halinde askerlik erteleme işlemleri diğer anadal programındaki öğrenciliğine göre yürütülür.

86 ncı veya 89 uncu maddelere tabi olduktan sonra okula kayıt yaptıranların askerlikleri ertelenmez.

Yurtdışında yükseköğretim kurumlarında öğrenim görenlerin askerlikleri, öğrenciliklerinin yetkili Türk makamlarınca tanınmasını müteakip yukarıdaki esaslara göre ertelenir.

Öğrencilerin okul kaydı, ilişik kesme, mezun olma gibi her türlü durum değişiklikleri okullarınca iki ay içerisinde kayıtlı bulundukları askerlik şubelerine bildirilir.

29 yaşına kadar askerlikleri ertelenenler, seferberlik halinde lüzum ve ihtiyaca göre askere sevk edilirler.

D) Savaş zamanı hariç olmak üzere, bir baba veya ananın iki oğlundan biri askerdeyken diğer oğlu, ikiden fazla oğlu olanlardan ikisi askerde iken diğerleri, oğullarından biri muvazzaf askerlik hizmetini bitirinceye kadar askere sevk edilmezler. Bu bendin uygulanmasında yirmi yaşından küçük olanlar ile geçime yardım edemeyecek derecedeki malûller hesaba katılmaz. Bu



MADDE 9- 1111 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.



"MADDE 36- Emsali doğumluların yoklaması sırasında lise veya dengi okuldan mezun olduğunu belgeleyenlerin askerlikleri üç yıl, fakülte veya yüksekokuldan ilişikleri kesilenlerle yüksekokul mezunlarının askerlikleri ise 29 yaşını tamamladıkları yılın sonu esas alınarak iki yıl süreyle ertelenir. Bunlar, ertelemelerinin sona ereceği yıl muayeneleri yapılarak o yıl askerlik çağına giren doğumlularla işlem görür.

Askerlikleri ertelenenler askere şevklerini talep edebilirler.

Erteleme süresi içerisinde yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranların askerlikleri öğrencilik nedeniyle ertelenir.

Askerlik çağına girmeden önce lise veya dengi okullar yahut yüksekokullardan mezun olanlar ile fakülte veya yüksekokuldan ilişiği kesilenlerin ertelemeleri, askerlik çağına girdikleri yıldan itibaren başlar.

Dört yıl ve daha uzun süreli yükseköğretim kurumlarından yahut bunların dengi olduğu kabul edilen okullardan mezun olan yükümlülerin askere şevkleri, istekleri halinde mezuniyet tarihinden itibaren iki yıla kadar, yüksek lisans eğitimini tamamlayanların ise bir yıla kadar tehir edilebilir. Yurtdışındaki öğrenim kurumlarından mezun olanlara, talepleri halinde, denklik işlemlerini tamamlayabilmeleri için ayrıca bir yılı geçmemek üzere sevk tehiri hakkı tanınabilir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir."



MADDE 10- 1111 sayılı Kanunun 37 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.



"MADDE 37- 35 inci maddenin birinci fıkrasının (A) ve (B) bentleri uyarınca haklarında ertesi seneye bırakma kararı verilenler her yıl muayene tabi tutulurlar. Zafiyet ve maluliyetleri beş sene süreyle devam edenler hakkında askerliğe elverişli olup olmadıkları kararı verilir.

Savaş zamanında ertesi yıla bırakılmışların yeniden muayenesi ile askere gönderilmesi hususunda Millî Savunma Bakanlığınca karar verebilir."



MADDE 11- 1111 sayılı Kanunun 38 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.



"MADDE 38- Yoklama kaçaklarının muayenesi 14 üncü madde esaslarına göre yürütülür. Bunlardan haklarında verilen sağlık kararına itiraz edenler yeniden muayeneye gönderilir. Ancak yeniden muayeneye gönderilenlere yol ve iaşe bedeli ödenmez."



MADDE 12- 1111 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.



"MADDE 42- Yoklamaları neticesinde askerliğe elverişli oldukları tespit edilenler Millî Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslara göre askere sevk edilirler."



MADDE 13- 1111 sayılı Kanunun 62 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.



"MADDE 62- Barış zamanında veya seferberlik halinde sağlık durumunda değişiklik olduğunu beyan eden yedek erbaş ve erler, durumlarını askerlik şubeleri tarafından sevk edilecekleri askeri hastanelerden alacakları sağlık raporu ile belgelemek zorundadırlar."



"MADDE 70- Çağrılma zamanında hasta olduklarından dolayı katılamayan yedek erbaş ve erlerden bu durumlarını resmi veya askeri hekim yahut sağlık kurulu raporu ile tespit ettirenler herhangi bir cezai işleme tabi tutulmazlar. Ancak iyileştiklerinde emsalleri kadar hizmet yapmak üzere askere alınırlar."

MADDE 15- 1111 sayılı Kanunun 81 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 81- Askerlik çağına girdikten sonra yapılan yaş değişiklikleri askerlik işlemlerinde dikkate alınmaz. Ancak; yoklamaları sırasında aile kütüğünde yazılı yaşları ile görünümleri uyumlu olmayanlardan kayden yaş düzeltmelerine engel bulunmayanların yaşlarının düzeltilmesi için askerlik şubesi başkanı tarafından Cumhuriyet Savcısına müracaat olunur ve yargılama sonucuna göre askerlikleri yaptırılır.

Birinci fıkra uyarınca yaşları düzeltilenlerden düzeltilen yaşlarına göre henüz askerlik çağma girmemiş olanların yoklamaları emsalleri ile birlikte yapılarak silahaltına alınırlar. Birinci fıkra uyarınca yaşları düzeltilenlerden düzeltilen yaşlarına göre askerlik çağına girmiş ancak yirmiüç yaşını bitirmemiş olanlar yoklamalarını müteakip emsalleri ile birlikte silahaltına alınırlar. Düzeltilen yaşlarına göre yirmiüç yaşını bitirmiş olanlar ise yoklamalarını müteakip Millî Savunma Bakanlığınca belirlenecek sınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk edilirler.

Askerlik çağına girmeden önce yaşlarını büyütmüş olanların yoklamaları değişen yaşlarına göre yapılır. Yaşıtları yoklama görmüş bulunanlar hakkında 86 ncı madde uyarınca işlem yapılır."

MADDE 16- 1111 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Yoklamada bulundukları yerdeki askerlik şubesi, elçilik veya konsolosluklara gelmeyen ve bu Kanunda yazılı bir mazereti bulunduğuna dair belge ibraz etmemiş olanlardan, birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki ilk celp ve sevk tarihinden sonra ve son celp ve sevk döneminin bitiminden önce ele geçen veya kendiliğinden gelenler bulundukları yerde resmi bir hekime yahut en yakın yerde bulunan asker hastanesinde muayene ettirilirler. Muayene neticesinde askerliğe elverişli oldukları anlaşılanlardan erteleme hakkı bulunmayanlar Millî Savunma Bakanlığınca tespit edilecek sınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk olunurlar. Bu durumdakiler hakkında il veya ilçe idare kurullarınca yüz Türk Lirası idari para cezası verilir.

Yoklamada bulundukları yerdeki askerlik şubesi, elçilik veya konsolosluklara gelmeyen ve bu Kanunda yazılı bir mazereti bulunduğuna dair belge ibraz etmemiş olanlardan, birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son celp ve sevk döneminin bitimine kadar ele geçmeyenler, elde edildiklerinde bulundukları yerde resmi bir hekime yahut en yakın yerde bulunan asker hastanesinde muayene ettirilirler. Muayene neticesinde askerliğe elverişli oldukları anlaşılanlardan erteleme hakkı bulunmayanlar Millî Savunma Bakanlığınca tespit edilecek sınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk olunurlar."

MADDE 17- 1111 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Talim ve manevra için çağrıldıkları halde 47 nci maddeye göre özürsüz gelmedikleri anlaşılan yedek erbaş ve erler hakkında 89 uncu madde hükmü uygulanır ve emsalleri kadar hizmete tabi tutulurlar."

"Yoklama kaçağı, saklı ve bakayaları bilerek resmi veya özel hizmete alanlar Askerî Ceza Kanununa göre cezalandırılırlar."

MADDE 19-1111 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 96- Saklılardan ele geçen veya kendiliğinden gelenler nüfus kayıtlarına kaydedilmek üzere nüfus idarelerine gönderilir. Nüfus idarelerince kaydedilenlerin bilgileri askerlik şubelerine hemen bildirilir. Bunlardan yaşıtlarının ilk celp ve sevk tarihinin bitiminden önce yakalanan veya kendiliğinden gelenler, yoklamalarını müteakip Millî Savunma Bakanlığınca belirlenecek esaslara göre silahaltına alınırlar. Yaşıtlarının ilk celp ve sevk tarihinin bitiminden sonra ele geçen veya kendiliğinden gelenler hakkında yoklamalarını müteakip 86 ncı ve 89 uncu madde hükümlerine göre işlem yapılır."

MADDE 20- 1111 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 103- Askeralma bölge ve şubelerinin askerlik işlemleri ile sağlık kuruluşlarının verdikleri raporlar hakkında şikayet, itiraz ve ihbarlar Millî Savunma Bakanlığınca incelettirilir. Millî Savunma Bakanlığınca bunların doğruluğu ve mevzuata uygunluğu araştırılarak sonucuna göre işlem yapılır."

MADDE 21- 1111 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasında ve 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan "son" ibareleri ile aynı Kanunun 11 inci, 17 nci, 20 nci, 21 inci, 22 nci, 23 üncü, 24 üncü, 27 nci, 29 uncu, 31 inci, 32 nci, 40 ıncı, 48 inci, 49 uncu, 54 üncü, 55 inci, 66 ncı, 75 inci, 82 nci, 83 üncü, 84 üncü, 85 inci, 87 nci, 88 inci, 91 inci, 92 nci, 94 üncü, 95 inci ve 101 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 22- 16/6/1927 sayılı ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"ı) En az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları kendi nam ve hesabına bitirip temel askerlik eğitimini tamamlamadan ayrılanların veya muvazzaf subaylığa nasbedilenlerden deneme süresinin bitimine kadar ayrılanların temel askerlik eğitiminde, yedek subay okulunda, yedek subaylık hizmetinde ve muvazzaf subaylık hizmetinde geçen süreleri askerlik hizmetinden sayılır. Sayılan askerlik hizmet süresi, tabi olduğu hizmet süresini karşılamayanlardan;

1) Teğmen olarak nasbedildikten sonra ayrılanların eksik kalan askerlik hizmetleri, bu

Kanun hükümlerine göre, teğmen rütbesiyle yedek subay olarak tamamlattırılır.

2) Teğmen nasbedilmeden ayrılanlardan;

(a) Asteğmen rütbesindeyken temel askerlik eğitimine başladıktan sonra ayrılanların eksik kalan hizmetleri asteğmen rütbesiyle önceki birliklerinde,

(b) Sınıf okullarında öğrenim görmekte iken temel askerlik eğitimine başladıktan sonra ayrılanların eksik kalan hizmet süreleri önceki sınıf ve statüleri ile sınıf okullarına sevk edilerek,

(c) Askerlik hizmetine başlamadan temel askerlik eğitimine başladıktan sonra ayrılanların eksik kalan hizmet süreleri bu Kanun hükümlerine göre,

tamamlattırılır.

Askerlik hizmet süresini tamamlamadan disiplinsizlik veya ahlaki nedenlerle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişikleri kesilen veya mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanların geriye kalan askerlik hizmetleri 1111 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre esas alınarak er rütbesi ile tamamlattırılır."

"A) Seferde görev alacak yedek subay ve yedek askeri memurlara bu görevleri barışta tebliğ edilir. Tebliğ şekli, yükümlülerin görevleri ve tebliğ ile görevli makamlar yönetmelikte belirtilir."

MADDE 24- 1076 sayılı Kanunun 15 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Hizmete çağrıldıkları halde gelmeyenler

MADDE 15- Talim ve manevra için çağrıldıkları halde 1111 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre özürsüz gelmedikleri anlaşılanlar hakkında 1111 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükümleri uygulanır ve ayrıca emsalleri kadar hizmete tabi tutulurlar."

MADDE 25- 1076 sayılı Kanunun 9 uncu, 10 uncu ve 12 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 26- 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "son" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 27- 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 93 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"İhbar ve şikayetler:

MADDE 93- Asker kişilerden başkası tarafından yapılacak sözlü veya yazılı ihbar ve şikayetler, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca yetkili makamlara veya şüphelinin amiri olan askeri makama yapılır. Asker kişiler tarafından yapılacak sözlü ve yazılı ihbar ve şikayetler ise silsile yolu ile şüphelinin amiri olan askeri makama yapılır.

Cumhuriyet savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapılacak askeri yargıya tabi suç ihbar ve şikayetleri yetkili askeri savcılığa gönderilir. Kıt'a komutanı veya askeri kurum amiri maiyetinden birinin, ihbar veya şikayet yoluyla ya da doğrudan öğrendiği askeri yargıya tabi suçları hakkındaki evrakı adli yönden bağlı bulunduğu komutanlığa gönderir.

Cumhuriyet savcıları, zabıta makam ve memurları ve askeri amirler askeri savcının işe el koymasına kadar eylemin sübut vasıtalarının ve delillerinin kaybolmasını önleyecek tedbirleri alırlar.

Asker kişiler hakkında yapılacak ihbar ve şikayetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ihbar veya şikayetlerde kişi veya olay belirtilmesi, iddiaların ciddi bulgu ve belgelere dayanması, ihbar veya şikayet dilekçesinde dilekçe sahibinin doğru ad, soyad ve imzası ile iş veya ikametgah adresinin bulunması zorunludur.

Dördüncü fıkradaki şartları taşımayan ihbar ve şikayetler işleme konulmaz ve durum, ihbar veya şikayette bulunana bildirilir. Ancak iddiaların, sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle ortaya konulmuş olması halinde ad, soyad ve imza ile iş veya ikametgah adresinin doğruluğu şartı aranmaz.

İhbarcı veya şikayetçinin kimlik bilgileri gizli tutulur."

"MADDE 12- Askeri hakimlerin rütbe terfii, rütbe kıdemliliği ve kademe ilerlemesi yapmalarını temin edecek yeterlilikleri sicil ile saptanır.

Sicil belgeleri; general-amiral sicil belgesi, subay (asteğmen-albay) sicil belgesi ve mesleki sicil belgesi olmak üzere üç çeşit olup, bu belgelerin kimler için düzenleneceği aşağıda gösterilmiştir. Sicil belgelerinin şekil ve kapsamı mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre Millî Savunma Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.

a) General-amiral sicil belgesi; idari sicil üstlerince askeri hakim general-amiraller hakkında düzenlenir.

b) Subay (asteğmen-albay) sicil belgesi; Askeri Adalet İşleri Başkanlığı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı, askeri yargı ile ilgili idari görev kadroları, adli müşavirlik ve disiplin subaylığı kadroları, Askeri Yargıtay Başkanlığı ve Başsavcılığı kadroları ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığı ve Başsavcılığı kadrolarında görevli askeri hakimler ile yardımcı askeri savcılar ve askeri savcı yardımcıları hakkında düzenlenir.

c) Mesleki sicil belgesi; askeri hakimlik, askeri savcılık, adli müşavirlik ve adli müşavir yardımcılığı ile disiplin subaylığı görevlerinde bulunanlar hakkında düzenlenir. Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı, daire başkanları ve üyeleri ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı, Başsavcısı, daire başkanları ve üyeleri hakkında general-amiral sicil belgesi, subay sicil belgesi ve mesleki sicil belgesi; askeri hakim general-amiraller, Askeri Yargıtay Başsavcı yardımcıları ve tetkik hakimleri ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi savcı ve raportörleri hakkında mesleki sicil belgesi düzenlenmez.

Subay sicil belgesini düzenlemeye ve sicil vermeye yetkili idari sicil üstleri şunlardır:

a) Birinci sicil üstü: Askeri Adalet İşleri Başkanlığı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı, askeri yargı ile ilgili idari görev kadrolarında, adli müşavirlik ve disiplin subaylığı kadrolarında bulunanlar için amir durumunda bulunan en az yüzbaşı rütbesindeki subay.

b) İkinci sicil üstü: Kuruluş bağlantısına göre birinci sicil üstünün bir üst görev yerinde bulunan komutan veya amir durumundaki subay.

c) Üçüncü sicil üstü: Kuruluş bağlantısına göre ikinci sicil üstünün bir üst görev yerinde bulunan komutan veya amir durumundaki subay.

Subay sicil belgesi düzenlemeye yetkili sıralı sicil üstlerinin istisnaları şunlardır:

a) Askeri savcılar, birlikte çalıştıkları yardımcı askeri savcı ve askeri savcı yardımcılarının sicil üstüdür.

b) Adli müşavirler, birlikte çalıştıkları müşavir yardımcılarının ve şube müdürlerinin birinci sicil üstüdür.

c) Askeri Yargıtay Başsavcı yardımcılarının, Askeri Yargıtay Başsavcı Başyardımcısı ve Askeri Yargıtay Başsavcısı; Askeri Yargıtay tetkik hakimlerinin, ilgili Askeri Yargıtay dairesi başkanı ve Askeri Yargıtay Başkanı sıralı sicil üstleridir.

d) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi savcılarının, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Başsavcısı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

raportörlerinin, ilgili Askeri Yüksek İdare Mahkemesi dairesi başkanı ve Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Başkanı sıralı sicil üstleridir.

e) Askeri Yargıtay Başsavcı Başyardımcısının; Askeri Yargıtay Başsavcısı sicil üstüdür.

General-amiral sicil belgesi, subay sicil belgesi ve mesleki sicil belgesine ait sicil tam notu

ayrı ayrı yüzdür.

Subay sicil belgesindeki her niteliğe on üzerinden not verilir. Notlar tamsayı olarak verilebilir. Niteliklerden herhangi birine beşten aşağı not takdir edildiğinde, sicil süresi içinde düzenlenmiş işlemli yazı ve belgelerin sicil belgesine eklenmesi zorunludur.

Mesleki sicil notu niteliklere göre değil, 13 üncü maddede gösterilen esaslara göre takdir edildikten sonra toplanarak verilir.

Sicil notu; sicil belgesindeki niteliklere verilen notların toplamının ortalaması alınarak saptanır. Bölüm sonucu tamsayı çıkmaz ise iki hane yürütülür. Bulunan rakam o yıldaki sicil notunu teşkil eder.

Sicil tanzimine esas olan sicil süresi bir terfi yılıdır.

General-amiral ve subay sicil belgelerinin düzenlenebilmesi için, sicili düzenlenecek askeri hakimin bir sicil süresi içinde altı ay görev yapması gereklidir. 926 sayılı Kanun hükümlerine göre hizmetten sayılan süreler, görevden ve sicil süresinden sayılır. Sicil üstü, asıl veya vekil olarak o görev yerinde sicili düzenlenecek ile birlikte üç ay süreyle görev yapmadıkça sicil düzenleyemez."

MADDE 29- 357 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"F) Mesleki sicil düzenlenebilecek askeri hakimler yönünden, ilgilinin karar veya işlemlerinden sonra görev yerinin veya statüsünün değişmiş olması, inceleme yapılan dosyadaki görevine ve statüsüne göre hakkında mesleki sicil notu verilmesine engel değildir. Ayrıca, mesleki sicil notunun verilebilmesi için askeri hakimin karar veya işleminin o sicil dönemi içinde verilmiş veya yapılmış olması gerekli değildir."

MADDE 30- 357 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş ve ikinci fıkrasının (d) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

"Askeri mahkeme ve askeri savcılık kadrolarında görev yapmakta olan ve mesleki sicilleri bulunmayan askeri hakimlerin o sicil yılı için kademe ilerlemelerinde sicil şartı aranmaz. "

MADDE 31- 357 sayılı Kanunun 15 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma:

MADDE 15- Askeri hakimlerin birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma işlemleri Millî Savunma Bakanlığınca yapılır.

Birinci sınıfa ayrılabilmek için;

a) Askeri hakimlik mesleğinde oniki yılını doldurmak,

b) Sicil notları toplamının, sicil notu adedine bölünmesi sonucunda, sicil tam notunun

%60 ve daha yukarısı olmak,

c) Yer değiştirme cezası almamış olmak,

d) Uyarma ve kınama cezalarını aynı neviden olmasa bile ikiden fazla almamış olmak,

e) Affa uğramış olsa bile, mesleğin vakar ve onuruna dokunan veya kişisel haysiyet ve

itibarını kıran veya görevle ilgili herhangi bir suçtan hüküm giymemiş bulunmak,

gerekir.

Meslekleriyle ilgili lisansüstü öğrenim nedeniyle verilen kıdemler ikinci fıkranın (a) bendinde öngörülen hizmet süresinden sayılır. Ayrıca askeri hakimlik mesleğinden önceki hakimlik ve savcılıkta geçen sürenin tamamı, fiilen avukatlık stajında ve avukatlıkta geçen sürenin üçte ikisi, askerlik hizmetinde ve askeri hakim adaylığına kabul edilmeden önce muvazzaf subaylıkta geçen sürenin yarısı birinci sınıfa ayrılmaya esas sürenin hesabında dikkate alınır. Ancak birinci sınıfa ayrılabilmek için her halde askeri hakimlik mesleğinde fiilen altı yıl çalışmak zorunludur.

Herhangi bir şart aranmaksızın kanunla bir üst derecenin aynı kademesine yükseltilenler için ikinci fıkranın (a) bendinde öngörülen süre on yıl olarak uygulanır.

Birinci sınıfa ayrılma işlemindeki değerlendirme mesleğin müteakip yıllarında da yapılır.

Birinci sınıfa ayrıldığı tarihten itibaren üç yıl süre ile görev yapmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini yitirmemiş askeri hakimler birinci sınıf olurlar."

"MADDE 18- Aylık, ek gösterge, ödenek, yargı ödeneği, ek ödeme, mali ve sosyal haklar ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından;

a) Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanları ve Başsavcıları, Askeri

Yargıtay İkinci Başkanı ile bu yüksek yargı organlarının daire başkanları ve üyeleri; sırasıyla

Yargıtay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Birinci Başkanvekili, daire başkanları

ile üyeleri,

b) Birinci sınıf askeri hakimler; birinci sınıf hakim ve savcılar,

c) Birinci sınıfa ayrılmış ve askeri yüksek yargı organı üyeliklerine seçilme niteliklerini kaybetmemiş olan askeri hakimler; birinci sınıfa ayrılmış ve Yargıtay ve Danıştay üyeliklerine seçilme hakkını kaybetmemiş hakim ve savcılar,

d) Yukarıdaki bentler dışında kalan askeri hakimler; aldıkları aylık derecesine eşit bulunan sınıf ve derecedeki diğer hakim ve savcılar,

e) 9 uncu derecede bulunan askeri hakimler; 2802 sayılı Kanunda yer alan aylık ödeme oranı %39 olarak uygulanmak ve yargı ödeneği de bu oran üzerinden hesaplanacak brüt aylıkları esas alınarak verilmek suretiyle 8 inci derecedeki diğer hakim ve savcılar,

f) Askeri adalet müfettişleri; adalet müfettişleri,

g) Askeri hakim adayları; hakim ve savcı adayları,

hakkındaki hükümlere tabidirler.

Adli müşavirlik ve disiplin subaylığı ile Askeri Adalet İşleri Başkanlığı ve Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrolarında veya askeri yargı ile ilgili idari görevlerde bulunan askeri hakimler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.

Askeri hakimler bu Kanunda düzenlenmeyen diğer özlük haklan yönünden subaylar hakkındaki kanun hükümlerine tabidir."

MADDE 33- 357 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Askeri mahkeme kıdemli hakimi ve askeri savcının izinleri Millî Savunma Bakanlığı; askeri mahkeme ve askeri savcılık kadrolarında görevli askeri hakimlerin izinleri ilgisine göre askeri mahkeme kıdemli hakimi veya askeri savcı; diğer görevlerde bulunan askeri hakimlerin izinleri ise sicil üstleri tarafından 926 sayılı Kanun hükümlerine göre verilir."

MADDE 34- 357 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Askeri hâkimler ve askeri savcılar ile yardımcılarının, adlî müşavirlerin, Askeri Adalet İşleri Başkanlığı ile Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrolarında bulunan askeri hâkimlerin" ibaresi "Askeri hakimlerin" şeklinde, ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Askeri hakimler hakkında;

a) Belli bir konuyu içermeyen veya somut delile dayanmayan,

b) Başvuru sahibinin adı, soyadı, imzası ile iş veya yerleşim yeri adresi ve Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşları için Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bulunmayan,

c) Daha önceden şikayet konusu yapılıp sonuçlanan hususlarda yeni delil içermeyen,

d) Kanun yollarına başvuru sebebi olarak ileri sürülebilecek veya askeri hakimlerin yargı yetkisi ve takdiri kapsamında kalan hususlara ilişkin bulunan,

e) Akıl hastalığı sebebiyle vesayet altına alınanlar ile henüz vesayet altına alınmamış olmakla birlikte bu hastalığa duçar oldukları sağlık kurulu raporu ile belirlenenlerce verilmiş olan, ihbar ve şikayetler işleme konulmaz. Ancak (b) bendinde yazılı şartları taşımayan ihbar ve şikayetlerin somut delillere dayanması durumunda, konu hakkında gerekli araştırma ve inceleme

yapılır.

MADDE 35- 357 sayılı Kanunun 25 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Soruşturma ve kovuşturma mercileri:

MADDE 25- Millî Savunma Bakanı, inceleme yapmakla görevlendirilen askeri adalet müfettişince düzenlenen ve düşüncesini de kapsayan evrakı inceler, elde edilen sonuca göre soruşturma yapılması için izin verilmesine veya disiplin cezası tayinine ya da soruşturma yapılmasına lüzum görmezse evrakın işlemden kaldırılmasına karar verir.

Millî Savunma Bakanınca soruşturma açılmasına izin verildiği takdirde düzenlenmiş olan evrak, gereği yapılmak üzere ilgilinin görevli bulunduğu yere en yakın askeri mahkemenin savcısına gönderilir. Ancak Askeri Yargıtay kadrolarında savcılık ve tetkik hakimliği ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kadrolarında savcılık ve raportörlük görevi yapan askeri hakimler ile Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında görevli askeri hakimler hakkında düzenlenen evrak Genelkurmay Başkanlığının bulunduğu yerde kurulan askeri mahkemenin savcısına gönderilir.

Askeri savcı tarafından iddianame düzenlenmesi halinde iddianamenin kabulü ya da iadesi konusunda karar verilmek üzere soruşturma evrakı ve düzenlenen iddianame Askeri Yargıtaya gönderilir. Askeri Yargıtay Başkanlar Kurulunun belirleyeceği daire, iddianamenin kabulüne veya iadesine karar verir.

İddianamenin iadesi kararına karşı, iddianameyi düzenleyen askeri savcı tarafından Askeri Yargıtay Daireler Kuruluna itiraz edilebilir.

Haklarında iddianamenin kabulüne karar verilen askeri hakimlerin kovuşturması iddianameyi değerlendiren Askeri Yargıtay dairesinde yapılır. İddianamenin kabulünden itibaren Askeri Yargıtay dairesinde yapılacak kovuşturmada savcılık görevini Askeri Yargıtay Başsavcılığı yürütür.

Bir suçtan dolayı yapılacak ceza soruşturması disiplin cezası uygulanmasına engel olmaz."

MADDE 36- 357 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "askerî mahkemeler" ibaresi "Askeri Yargıtay", ikinci fıkrasında yer alan "soruşturma hazırlık" ibaresi "inceleme, ceza" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 37- 357 sayılı Kanunun 28 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Genel yargıya tabi şahsi suçlar ve hukuki sorumluluk:

MADDE 28- Askeri hakimlerin genel yargıya tabi şahsi suçları hakkında genel hükümler uygulanır. Ancak soruşturma o yer ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısınca ve kovuşturma o yer ağır ceza mahkemesince yapılır.

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hallerinde soruşturma genel hükümlere göre yapılır. Soruşturma yetkili Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcı vekilleri tarafından bizzat yürütülür.

Bu hallerde durum hemen Millî Savunma Bakanlığına bildirilir.

Askeri hakimler aleyhinde açılacak tazminat davaları hakkında 18 inci maddede belirtilen eşiti hakim ve savcılara ilişkin hükümler uygulanır."

"Bağımsızlık, teminat ve ödevler:

MADDE 37- Askeri hakimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev yaparlar. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Askeri hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.

Askeri hakimler, Anayasada belirlenen hakimlik ve savcılık teminatı esasları çerçevesinde adalet, tarafsızlık, doğruluk ve dürüstlük, tutarlılık, eşitlik, ehliyet ve liyakat ilkelerine göre görev yaparlar.

Askeri hakimler azlolunamazlar. Bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması nedeniyle de olsa aylık ve ödeneklerinden ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar ve bu Kanunda belirtilen istisnalar dışında, kendileri istemedikçe altmış yaşını bitirinceye kadar emekliye sevk olunamazlar.

Ağır ceza mahkemelerinin görevine giren suçüstü halleri dışında, suç işlediği ileri sürülen askeri hakimler, yakalanamaz, üzerleri, konutları ve araçları aranamaz, sorguya çekilemezler. Ancak durum, derhal Millî Savunma Bakanlığına bildirilir. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında genel hükümlere göre doğrudan doğruya soruşturma ve kovuşturma yapılır.

Askeri hakimlere Millî Savunma Bakanlığı tarafından mesleki unvanlarını gösterir kimlik belgesi verilir."

MADDE 39- 357 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Askeri Hakimlere" ibaresi "Adli müşavirlik kadrolarında veya disiplin subaylığı görevlerinde bulunan askeri hakimlere" şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 40- 357 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesi ile aynı Kanuna ekli (1), (2) ve (3) sayılı cetveller yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 41- 357 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 9- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan askeri hakimlerin emeklilik kesenek ve karşılıkları ile emekli aylıkları ve ikramiyelerinin hesaplanmasında 2802 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi hükümleri uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 10- Hakkında iddianamenin kabulüne karar verilerek bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yargılamaları askeri mahkemelerde devam eden askeri hakimlerin dava dosyaları Askeri Yargıtaya gönderilerek kovuşturmalarına Askeri Yargıtayda bulundukları aşamadan itibaren devam olunur.

GEÇİCİ MADDE 11 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan askeri hakimlerin, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma tarihleri, bu Kanun hükümleri dikkate alınarak yeniden belirlenir. Ancak, herhangi bir nedenle alınmış kademe ilerlemeleri ve derece yükselmelerinin tamamı askeri hakimlik mesleğinden sayılır. Birinci sınıfa geçirilmiş olup da birinci sınıf hakim ve savcıların özlük haklarından yararlanamayan askeri hakim için 15 inci maddenin altıncı fıkrasında yer alan üç yıllık süre bir yıl olarak uygulanır.

Yukarıdaki fıkra hükümleri, kazanılmış hak ve statüleri geriye götürmez ve geçmişe yönelik mali hak ve yükümlülükler doğurmaz.

GEÇİCİ MADDE 12- Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler altı ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulur."

"Türk Silahlı Kuvvetlerinde (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı hariç) görevli Devlet memurları için Millî Savunma Bakanı bu yetkisini devredebilir."

MADDE 43- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 14- En az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitiren kadın veya erkeklerden muvazzaf subay olmak için başvuranlar; düzeltilmemiş nüfus kaydına göre yirmiyedi yaşından, lisansüstü öğrenimi tamamlamış olanlar ise otuziki yaşından büyük olmamak, yedek subay olma koşullarını taşımak, yönetmelikte öngörülen sınavlar ile uygulanacak temel askerlik eğitiminde başarılı olmak ve diğer nitelikleri de haiz bulunmak şartıyla Genelkurmay Başkanlığınca gösterilecek lüzuma göre Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından harp okullarında yetiştirilemeyen veya yeterince yetiştirilemeyen sınıflarda muvazzaf subaylığa nasbedilebilirler.

En az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitirip Türk Silahlı Kuvvetlerinde askerlik hizmetine başladıklarında düzeltilmemiş nüfus kaydına göre yirmiyedi yaşından, lisansüstü öğrenimini tamamlamış olanlarda ise otuziki yaşından büyük olmayanlardan muvazzaf subaylığa geçmek isteyenler, birinci fıkrada yazılı şartlar dahilinde muvazzaf subaylığa nasbedilebilirler. Bunlardan, terhislerini müteakip başvuranlar ile askerlik hizmeti esnasında veya terhislerini müteakip en az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitirip başvuranlar da birinci fıkra hükümlerine göre muvazzaf subaylığa nasbedilebilirler.

Bu madde hükümlerine göre subay nasbedilenler, 15 inci maddede öngörülen askeri eğitimi müteakip atandıkları görevlerde bir yıllık deneme (adaylık) süresine tabi tutulurlar.

Temel askerlik eğitiminde veya askeri eğitimde başarı gösteremeyenler, eğitimi başarı ile bitirdikten sonra atandıkları görevde bir yıllık deneme süresi sonunda Türk Silahlı Kuvvetlerine uyum sağlayamayan veya subaylığa engel hali görülenler ile deneme süresinin bitimine kadar kendi istekleri ile ayrılmak isteyenlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir ve aldıkları aylıkları dışında Devletçe bunlara yapılan masraflar, kanuni faizleriyle birlikte kendilerinden tahsil olunur.

Temel askerlik eğitiminden çeşitli nedenlerle ilişiği kesilenlerin temel eğitimde geçirdikleri süreler ile temel askerlik eğitimini müteakip subay nasbedilenlerden deneme süresinin bitimine kadar ayrılanların temel eğitimde ve muvazzaf subaylıkta geçen süreleri askerlik hizmetinden sayılır. Toplam hizmet süreleri askerlik yükümlülük sürelerini karşılayanlar askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar. Eksik hizmeti olanların bu süreleri, 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu veya 1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümlerine göre tamamlatılır.

Muvazzaf subay adayları sağlık, disiplin, mükafat ve ceza işlemleri bakımından harp okulu öğrencilerinin intibak eğitiminde tabi olduğu kural ve müeyyidelere tabidir.

Temel askerlik eğitimleri, takvim yılının 30 Ağustos tarihine kadar tamamlanır. Bu kişilerin subaylık nasıpları hangi tarihte olursa olsun, kademe ilerlemesi veya üst rütbeye yükselmelerine esas olacak nasıplarında kararname takvim yılının 30 Ağustos tarihi esas alınır. Ancak, 30 Ağustos tarihinden sonra subay nasbedilenlere bu işlemden dolayı geriye doğru maaş, maaş farkı ve diğer özlük hakları verilmez."

MADDE 44- 926 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 20- Fakültelerde veya yüksekokullarda askeri öğrenci olarak okutulacakların

giriş şartları, görev ve sorumlulukları, askeri öğrencilikten çıkarılma ile ilgili işlemler, fakülte veya

yüksekokullarda azami öğrenim süreleri, askeri eğitime ait hususlar, fakülte veya yüksekokul

mezunları ile yedek subaylık hizmetini yapmakta iken istekli bulunanlardan muvazzaf subay

nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine alınacaklarda ve muvazzaf subaylığa nasbedilmelerinde

aranacak nitelikler ve diğer hususlar yönetmelikte tesbit olunur." ^*m*.t

MADDE 46- 926 sayılı Kanunun 113 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"II- Yurtiçinde ve yurtdışında öğrenim, kurs ve staj yapanlar ile yurtdışına sürekli göreve atananların yükümlülükleri:

MADDE 113- Subay veya astsubay nasbedildikten sonra öğrenim, kurs, staj ve sürekli görev nedeniyle yurt dışına gidenler ile Silahlı Kuvvetler hesabına yurtiçinde öğrenim, eğitim ve kurs görenlerin yükümlülükleri aşağıda gösterilmiştir:

a) Subay veya astsubay nasbedildikten sonra yabancı memleketlere altı ay veya daha fazla süre ile öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak maksadıyla gidenlerin yükümlülükleri, masrafların ödenme şekline bakılmaksızın, gidiş ve dönüş tarihleri arasında geçen sürenin iki katı kadar uzatılır.

b) Subay veya astsubay nasbedildikten sonra; Silahlı Kuvvetler hesabına yurtiçindeki fakülte ve yüksekokullarda lisans veya lisansüstü öğrenim yapanların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır.

c) Harp Akademileri Eğitimi bünyesinde verilen Kuvvet Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi eğitimlerini bitiren subayların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır.

ç) Silahlı Kuvvetler hesabına yurtiçinde Tıpta Uzmanlık Eğitimini bitirenlerin yükümlülükleri, buralarda geçen sürelerin yarısı kadar uzatılır.

d) Pilotaj eğitimini (pilot adaylarına verilen uçuş eğitimi) bitirenlerin yükümlülükleri,

buralarda geçen sürelerin iki katı kadar uzatılır.

e) Yurtdışı sürekli göreve atanan subay veya astsubayların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır. Ancak, yaş haddinden veya kadrosuzluktan emekli edileceklere bu yükümlülük süresi uygulanmaz.

f) (a), (b), (c), (ç), (d) ve (e) bentleri gereğince yükümlülüklere eklenecek hizmet sürelerin in başlangıç tarihleri;

1. Yükümlülük süresini tamamlamadan gidenlerin, yükümlülük süresini tamamladıktan

sonra,

2. Yükümlülük süresini tamamlayarak gidenlerle, yükümlülüklerini bu süre içinde

tamamlayanların,

kadro görevine fiilen katıldıkları tarihten başlar."

MADDE 47- 926 sayılı Kanunun 115 inci maddesinin (b) fıkrasında yer alan "astsubay" ibarelerinden önce gelmek üzere "subay veya" ibareleri eklenmiştir.

MADDE 48- 926 sayılı Kanunun 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"a) Eşinin doğum yapması, eşinin ölümü, çocuğunun ölümü, kendisinin veya eşinin ana, baba veya kardeşinin ölümü hallerinin her birinde isteği üzerine on güne kadar; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi halinde isteği üzerine yedi güne kadar,"

"e) Subay ve astsubaylara, bakmakla yükümlü olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren önemli bir hastalığa tutulmuş olması hallerinde, bu hallerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine, aylık ve özlük hakları korunarak üç aya kadar izin verilebilir. Bu sürenin bitimini müteakip istekleri üzerine ayrıca altı aya kadar aylıksız izin verilebilir. Aylıksız izinli olarak geçirilen süreler mecburi hizmet süresinden sayılmaz."

MADDE 49- 926 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"d) Kadın personele doğum yapmasından önce sekiz hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süre ile aylıklı izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi sekiz haftalık izin süresine iki hafta süre eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinden, sağlık durumunun uygun olduğu doktor raporu ile belgelenen personel, isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar iş yerinde çalışabilir. Bu durumda personelin isteği halinde doğum öncesinde çalıştığı süreler, doğum sonrası izin süresinin bitim tarihinden itibaren aylıklı izin süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi nedeniyle doğum öncesi sekiz haftalık izinden kullanılamayan süreler, doğum sonrası sürelere eklenir. Doğumda veya doğum sonrası aylıklı izin süresi içerisinde annenin ölümü halinde, isteği üzerine subay veya astsubay olan babaya, bu fıkrada anne için öngörülmüş olan süre kadar izin verilir.

Doğum yapan personele çocuklarını emzirmeleri için aylıklı izin süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağı personelin tercihine bırakılır.

Ayrıca doğum yapan personele, aylıklı izinlerinin bitiminden itibaren başlamak üzere, en fazla üç yaşında bir çocuğu evlat edinen kadın personele çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren istekleri üzerine oniki aya kadar aylıksız izin verilir. Aylıksız izin süreleri mecburi hizmet süresinden sayılmaz."

"Bu madde kapsamında verilen izinler rütbe bekleme süresinden sayılır."

MADDE 50- 926 sayılı Kanunun 143 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"Kendi nam ve hesabına fakülte veya yüksekokulları bitirenlerden subay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine alınanlar, asteğmenler için ilgili mevzuatında öngörülen aylık ve mali haklar ile sosyal yardımlardan (tayin bedeli hariç) aynen yararlandırılırlar. 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun hükümleri saklıdır.

Harçlıkların küsuratlı çıkması durumunda, ödemelerde küsuratlar tama (1 Türk Lirasına) iblağ edilir."

MADDE 51- 926 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Yabancı bir memlekette veya uluslararası kuruluşlarda görev alacak subay veya astsubaylara; Genelkurmay Başkanlığının muvafakati ve Millî Savunma Bakanlığının (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı için İçişleri Bakanlığının) onayı ile 5 yıla kadar maaşsız izin verilebilir.

Birleşmiş Milletler Teşkilatı ile Türkiye Cumhuriyetinin üye olduğu veya imzaladığı anlaşmalarla taraf bulunduğu diğer uluslararası teşkilatlar nezdinde ateşkesi denetlemek üzere gözlemci sıfatıyla görev alan veya barış gücünde görevlendirilen subay ve astsubaylara, Genelkurmay Başkanlığının muvafakati, Millî Savunma Bakanlığının (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı için İçişleri Bakanlığının) teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile beş yıla kadar maaşlı izin verilebilir. Bu personele, görevlendirilen teşkilat tarafından yapılacak ödemelerin dışında, ayrıca, aynı kararname ile tespit edilecek tutarda aylık ek ücret de verilebilir."

"EK MADDE 28- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık bağlanan Türk Silâhlı Kuvvetleri personelinin unvan ve rütbeleri, görevdeki emsallerinin unvan ve rütbelerine yükseltilir, haklarında yapılacak her türlü işlemde yükseltilen unvan ve rütbeleri esas alınır.

EK MADDE 29- Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetleri ile ilgili alanlarda Genelkurmay Başkanına danışmanlık yapmak üzere, kadro şartı aranmaksızın ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak 10 kişiye kadar Genelkurmay Başkanı danışmanı çalıştırılabilir. Bu kapsamda çalıştırılanlara, (60.000) ila (100.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık sözleşme ücreti hak edildikçe ödenir ve sözleşme ücreti dışında mali ve sosyal haklar kapsamında herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz. Bu şekilde çalıştırılacak personelin sözleşme ücreti ile sözleşme usul ve esasları tam veya kısmi zamanlı çalıştırılacak olması dikkate alınarak Genelkurmay Başkanlığınca belirlenir. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlarda çalışanlar aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımları kurumlarınca ödenmek kaydıyla kurumlarının ve kendilerinin muvafakati ile Genelkurmay Başkanlığınca görevlendirilebilirler. Bu personele mali ve sosyal haklar kapsamında ayrıca bir ödeme yapılmaz. Bu kapsamdaki personel ilgili mevzuatında yer alan süre sınırlamalarına tabi olmaksızın ihtiyaç duyulan hizmet süresince kurumlarından aylıksız izinli olarak da bu madde hükümleri uyarınca Genelkurmay Başkanlığınca görevlendirilebilir. Aylıksız izinli çalışanlara çalıştıkları görevler dikkate alınarak bu madde hükümleri uyarınca ödeme yapılır ve bunların sosyal güvenlik kurumu ile ilişkileri kendi kurumlarındaki statüleri dikkate alınarak devam ettirilir. Bunlardan aylıksız izinli olarak çalıştırılanların Genelkurmay Başkanlığında geçen süreleri kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinde değerlendirilir ve bu süreler terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır. Terfileri başkaca bir işleme gerek duyulmadan süresinde yapılır.

Bu madde uyarınca çalıştırılan Genelkurmay Başkanı danışmanlarının sözleşme veya görevlendirmeleri Genelkurmay Başkanının görev süresinin sona erdiği tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ermiş sayılır. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların personeli bu fıkrada sayılan hallerde hiçbir işleme gerek kalmaksızın kendi kurumlarındaki kadro veya pozisyonlarına dönerler.

Bu madde uyarınca, aylıksız izinli olanlar hariç, sözleşmeli olarak çalıştırılacak personel, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır."

MADDE 53- 926 sayılı Kanunun 137 nci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 54- 926 sayılı Kanuna ekli EK-VI, EK-VII, EK-VIII, EK-VIII/A, EK-VIII/B ve EK-VIII/C sayılı cetvellerin 1 inci derece satırları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

EK-VI SAYILI CETVEL SUBAYLAR İÇİN AYLIK GÖSTERGE TABLOSU

Dereceler Rütbeler 1 2 3 4 5 6 7 8 9
1 Alb.-Kd.Alb. General-Amiral 1500 - - - - - - - -
1 Yarbay 1320 1380 1440 1500 - - - - -

EK-VII SAYILI CETVEL B-109 UNCU MADDEYE GÖRE ASTSUBAYLIKTAN SUBAYLIĞA GEÇENLER İÇİN AYLIK GÖSTERGE TABLOSU

Dereceler 1 2 3 4 5 6 7 8 9
1 1320 1380 1440 1500 - - - - -

EK-VIII SAYILI CETVEL ASTSUBAYLAR (ÜSTÇAVUŞ VE KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞLUKTA ÜÇER YILLIK RÜTBE BEKLEME SÜRESİNE TABİ OLANLAR) İÇİN AYLIK GÖSTERGE TABLOSU

Dereceler Rütbeler 1 2 3 4 5 6 7 8 9
1 II.Kad.Kd. Bçvş. 1320 1380 1440 1500 - - - - -

EK-VIII/A SAYILI CETVEL ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULU MEZUNU VE FAKÜLTE, YÜKSEK OKUL VEYA MESLEK YÜKSEK OKULUNU BİTİREREK TEMEL ASKERLİK EĞİTİMİNDE BAŞARILI OLUP ASTSUBAY ÇAVUŞLUĞA NASBEDİLEN ASTSUBAYLAR (ÜSTÇAVUŞ VE KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞLUKTA ÜÇER YILLIK RÜTBE BEKLEME SÜRESİNE TABİ OLANLAR) İÇİN AYLIK GÖSTERGE TABLOSU

Dereceler Rütbeler 1 2 3 4 5 6 7 8 9
1 II.Kad.Kd. Bçvş. 1320 1380 1440 1500 - - - - -

EK-VIII/B SAYILI CETVEL ASTSUBAYLAR İÇİN AYLIK GÖSTERGE TABLOSU (ÜSTÇAVUŞ VE KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞLUKTA ALTIŞAR YILLIK RÜTBE BEKLEME SÜRESİNE TABİ OLANLAR)

Dereceler Rütbeler 1 2 3 4 5 6 7 8 9
1 Kad.Kd.Bçvş-II.Kad.Kd.Bçv. 1320 1380 1440 1500 - - - - -

EK-VIII/C SAYILI CETVEL ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULU MEZUNU VE FAKÜLTE, YÜKSEK OKUL VEYA MESLEK YÜKSEK OKULUNU BİTİREREK TEMEL ASKERLİK EĞİTİMİNDE BAŞARILI

OLUP ASTSUBAY ÇAVUŞLUĞA NASBEDİLEN ASTSUBAYLAR İÇİN AYLIK GÖSTERGE TABLOSU (ÜSTÇAVUŞ VE KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞLUKTA ALTIŞAR YILLIK RÜTBE BEKLEME SÜRESİNE TABİ OLANLAR)

Dereceler Rütbeler 1 2 3 4 5 6 7 8 9
1 Kd.Bçvş.-Kad.Kd.Bçvş-II.Kad.Kd.Bçvş. 1320 1380 1440 1500 - - - - -

MADDE 55- 926 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 33- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte halen görevde olan subay ve astsubaylar, bu Kanundaki lehe olan esaslar dahilinde yapılan düzenlemelere göre intibak ettirilirler. Bu şekilde yapılacak intibaklarda geçmişe yönelik maaş ve maaş farkı ödenmez.

GEÇİCİ MADDE 34- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile dul ve yetim aylıkları alanların, görevde bulundukları sürelerdeki durumları gözönüne alınarak bu Kanundaki esaslar dahilinde intibakları yapılır. Bu şekilde yapılacak intibaklarda geçmişe yönelik maaş ve maaş farkı ödenmez."

MADDE 56- 27/6/1972 tarihli ve 1600 sayılı Askerî Yargıtay Kanununun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"3. Askeri Yargıtay Başkanının, Başsavcısının, İkinci Başkanının, daire başkanlarının ve üyelerinin askeri yargıya tabi şahsi suçlarına ilişkin ceza davalarına ve kanunlarda gösterilen diğer davalara ilk ve son yargı yeri olarak bakmak."

MADDE 57- 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 47 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 47- Dilekçeler ve savunmalar alındıktan veya cevap süreleri geçtikten sonra, dava dosyaları Genel Sekreterlikçe Başsavcılığa verilir. Başsavcılığın düşüncesi alındıktan sonra dosyalar Genel Sekreterliğe geri gönderilir. Başsavcılık düşüncesi Genel Sekreterlikçe taraflara tebliğ edilir. Taraflar tebliğden itibaren yedi gün içerisinde cevaplarını yazılı olarak Mahkemeye bildirebilirler. Bu süre uzatılamaz. Tarafların cevapları alındıktan veya cevap süresi geçtikten sonra dosyalar görevli daireye Genel Sekreterlik aracılığı ile gönderilir."

MADDE 58- 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 11- Uzman erbaşların barışta her yıl kırkbeş gün izin alma hakları vardır. Bu müddete yol dahil değildir. Bu iznin onbeş günü mazeret izni olarak kullanılır. Yıllık izinlerin verilmesi, zamanı ve süresi hizmetin aksamaması esas alınmak suretiyle kıt'a, karargah ve kurum amirlerince düzenlenir. Onbeş günlük mazeret izni dışında uzman erbaşlara;

a) Eşinin doğum yapması, eşinin ölümü, çocuğunun ölümü, kendisinin veya eşinin ana,

baba veya kardeşinin ölümü hallerinin her birinde isteği üzerine on güne kadar; kendisinin veya

çocuğunun evlenmesi halinde isteği üzerine yedi güne kadar,

b) Doğumda veya doğum sonrası aylıklı izin veya analık izni süresi içerisinde eşinin ölümü halinde, isteği üzerine uzman erbaşa anne için öngörülen süre kadar,

c) Yangın, deprem, su baskını gibi olağanüstü bir mazeret dolayısıyla bir yıl içerisinde otuz güne kadar,

mazeret izni verilebilir. Verilen mazeret izinleri yıllık izne mahsup edilmez. İzinler Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği esaslarına göre düzenlenir.

Uzman erbaşlara, bakmakla yükümlü olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren önemli bir hastalığa tutulmuş olması hallerinde, bu hallerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine, aylık ve özlük hakları korunarak üç aya kadar izin verilebilir. Bu sürenin bitimini müteakip istekleri üzerine ayrıca altı aya kadar aylıksız izin verilebilir. Bu şekilde aylıksız izinli olarak geçirilen süreler sözleşme süresinden sayılmaz.

Uzman erbaşlara yıllık izinleri dışında, ayrıca 1111 sayılı Kanunun 78 inci maddesinde belirtilen esaslara göre izin verilir. Verilen bu izinler yıllık izinden sayılmaz."

MADDE 59- 3269 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "onbeş yıldır" ibaresi "on yıldır" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 60- 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Ancak, askerlik yükümlülüğünü yerine getirmekte olanlar veya terhis edilenler sözleşmeli subay olabilirler."

MADDE 61- 4678 sayılı Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 5- Sözleşmeli subay adayları, yapılacak ön sözleşmeyi müteakip askeri eğitime alınır. Askeri eğitim ile ilgili esaslar yönetmelikle düzenlenir."

MADDE 62- 4678 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "onbeş yıl" ibaresi "on yıl" şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde bulunan ve ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim ve öğretim yapan kurum ve kuruluşların öğretim üyesi kadrolarında atamalı olarak görev yapanlarda yukarıda belirtilen fiili hizmet yılı şartı aranmaz"

MADDE 63- 4678 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "onbeş yıl" ibaresi "on yıl" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 64- 4678 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Sözleşmeli subaylardan Türk Silahlı Kuvvetleri nam ve hesabına lisansüstü öğrenim yaptırılanlar, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinden faydalanır."

MADDE 65- 24/5/1989 tarihli ve 3563 sayılı Harp Akademileri Kanununun 16 ncı maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"İstihdam esasları Yönetmelikte belirlenmiş olan Harp Akademilerinde atamalı veya sözleşmeli olarak görevli öğretim elemanlarına, disiplin ve cezai hükümler ile bu Kanunda

düzenlenmemiş diğer hak ve yükümlülükler açısından Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurlara uygulanan mevzuat hükümleri tatbik edilir. Bunlar Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerinden ve kamu konutlarından görevlendirildikleri kadro derecesindeki subaylar gibi istifade ederler, askeri personel ile aralarındaki protokol münasebetlerinin düzenlenmesinde de aynı esas uygulanır."

MADDE 66- 11/5/2000 tarihli ve 4566 sayılı Harp Okulları Kanununun 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Harp okullarında görevlendirilen sivil öğretim elemanlarının özlük hakları, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre verilir. İstihdam esasları yönetmelikte belirlenmiş olan Harp Okullarında atamalı veya sözleşmeli olarak görevli öğretim elemanlarına, disiplin ve cezai hükümler ile bu Kanunda düzenlenmemiş diğer hak ve yükümlülükler açısından Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurlara uygulanan mevzuat hükümleri tatbik edilir. Bunlar, Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerinden ve kamu konutlarından görevlendirildikleri kadro derecesindeki subaylar gibi istifade ederler, askeri personel ile aralarındaki protokol münasebetlerinin düzenlenmesinde de aynı esas uygulanır. "

MADDE 67- 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askerî Tıp Akademisi Kanununun 36 ncı maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Yönetmelikte belirlenmiş istihdam esaslarına göre atamalı veya sözleşmeli olarak görevli öğretim elemanlarına, disiplin ve cezai hükümler ile bu Kanunda düzenlenmemiş diğer hak ve yükümlülükler açısından Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurlara uygulanan mevzuat hükümleri tatbik edilir. Bunlar, Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerinden ve kamu konutlarından görevlendirildikleri kadro derecesindeki subaylar gibi istifade ederler, askeri personel ile aralarındaki protokol münasebetlerinin düzenlenmesinde de aynı esas uygulanır."

MADDE 68- 11/4/2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanununun 32 nci maddesine üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"İstihdam esasları Yönetmelikte belirlenmiş olan Astsubay Meslek Yüksek Okullarında atamalı veya sözleşmeli olarak görevli öğretim elemanlarına, disiplin ve cezai hükümler ile bu Kanunda düzenlenmemiş diğer hak ve yükümlülükler açısından Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurlara uygulanan mevzuat hükümleri tatbik edilir. Bunlar, Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerinden ve kamu konutlarından görevlendirildikleri kadro derecesindeki subaylar gibi istifade ederler, askeri personel ile aralarındaki protokol münasebetlerinin düzenlenmesinde de aynı esas uygulanır."

MADDE 69- 23/2/1961 tarihli ve 257 sayılı Er ve Erbaş Harçlıkları Kanununun 2 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Harçlıkların küsuratlı çıkması durumunda, ödemelerde küsuratlar tama (1 Türk Lirasına) iblağ edilir."

MADDE 70- 21/4/2004 tarihli ve 5143 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İlk Nasıp İstihkakına İlişkin Kanunun geçici 5 inci maddesinde yer alan "1 yıl" ibaresi "3 yıl" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 71- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

GENEL GEREKÇE

Askerlik çağına giren yükümlülerin ilk yoklamaları 1 Ocak-30 Haziran, o yıl askerlik çağına girenler ile askerlikleri bir önceki yıldan ertelenmişlerin son yoklamaları, 1 Temmuz-31 Ekim yedeklik yoklaması ise 1 Ocak-31 Ekim günleri arasında yapılmaktadır.

MERNİS, Adres Kayıt Sistemi ve Millî Savunma Bakanlığı Bilgi Sisteminin yürürlüğe girmesi ile birlikte ilk yoklama faaliyetleri ile yedeklik yoklamasına ihtiyaç kalmamıştır.

Askerlik meclisleri illerde vali veya vali yardımcısı, askerlik şubesi başkanı, iki hekim ile il nüfus ve vatandaşlık işleri müdüründen, ilçelerde ise kaymakam, askerlik şubesi başkanı, iki hekim ve nüfus müdüründen oluşmaktadır. Askerlik meclislerinde yapılan son yoklamada, yükümlülerin askerliğe elverişli olup olmadıkları, tahsilleri, meslek ve nitelikleri ile kimlik bilgilerinin tespiti yapılmaktadır. Bunlardan gözle görülür rahatsızlığı bulunanlara, "askerliğe elverişli değildir, ertesi yıla bırakma veya sevk geciktirmesi" kararlı raporlar tanzim edilmekte, askerlik meclisince haklarında karar verilemeyenler ise en yakın asker hastanesine sevk edilmektedirler.

Askerlik meclisleri, işlem yoğunluğu az olan askerlik şubelerinde yılda 3 ila 5 gün, işlem yoğunluğu fazla olanlarda ise 10 ila 20 gün süreyle teşkil edilmektedir. Askerlik meclisinin kurulu olmadığı diğer zamanlarda yükümlülerin son yoklamaları, varsa en yakın askeri sağlık kuruluşunda, yoksa resmi sivil sağlık kuruluşunda yapılmaktadır. Askerlik şubelerinin bulunduğu yerlerin büyük çoğunluğunda askeri sağlık kuruluşu olmadığı göz önüne alındığında, askerlik meclisinin toplanmadığı zamanlarda yükümlülerin son yoklamaları resmi sivil sağlık kuruluşunda yapılmakta ve bu sağlık kuruluşlarınca önemli rahatsızlığı olduğu tespit edilenler askerlik şubelerince en yakın asker hastanesine sevk edilmektedirler.

Son yoklama süresinin kısa olmasından dolayı yükümlüler yoklama kaçağı kalmaktadırlar. Askerlik meclisinin kısa sürelerle teşkil edilmesi, özellikle büyükşehirlerde ve turizm yörelerindeki askerlik şubelerinde kalabalıklara neden olmaktadır.

926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 14 üncü maddesi gereğince en az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitirenler, Genelkurmay Başkanlığınca gösterilecek lüzuma göre muvazzaf subay istihdam edilebilmektedir. Askeri hakim sınıfı dışında diğer sınıflarda sınavı kazananlar, subay nasbedilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlamakta, müteakiben Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma Eğitimine tabi tutulmaktadırlar. Bu durumda, askerlikle ilgili yeterli tecrübesi olmayan ve henüz hiçbir askeri eğitim verilmemiş kişilere, askerlik gibi çok farklı yetki ve sorumluluklar içeren bir statü tevdi edilmektedir. Bu kişiler birçok yükümlülükleri hakkında bilgi sahibi olmaksızın, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının bir kısmının astı, büyük bir kısmının ise üstü konumuna gelmektedirler. Türk Silahlı Kuvvetlerinin hiyerarşik yapısı, emir komuta ilişkisi, askerliğin temel değerleri ve hizmet şartları hakkında bilgi sahibi olmayan bu personelin teğmen rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasına dahil edilmesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplin anlayışına zarar verebilmektedir.

Askeri öğrenciler ile erbaş ve erlere ödenmesi gereken harçlıklar küsuratlı çıktığından, gerek elden dağıtımda, gerekse bankacılık sistemiyle yapılan ödemelerde küsuratlı miktarın tedavüldeki para ile gerçekleştirilmesinde sıkıntı yaşanmakta ve personel banka kartı ile hak ettiği harçlığın tamamını çekememektedir.

13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personelin özlük haklarında çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerden; doğum esnasında veya doğumdan sonraki aylıklı izin döneminde eşi vefat eden personele eşe verilen süre kadar izin verilmesi, eşi doğum yapan personele izin verilmesi, kendisi veya çocuğu evlenen personele izin verilmesi, eşinin anne, baba veya kardeşi vefat eden personele izin verilmesi, personelin bakmaya mecbur olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya önemli bir hastalığa tutulmuş olması hallerinde verilen üç ay aylıksız iznin, üç ay aylıklı izne çevrilmesi ve istemesi halinde bu süreye ilave olarak altı aya kadar aylıksız izin verilebilmesi, doğum yapan kadın subay ve astsubaylara verilen altı ay

aylıksız iznin, oniki aya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeler, Türk Silahlı Kuvvetleri mevzuatına yansıtılmıştır.

Fakülte ve yüksekokul mezunu uzman jandarmalar, kamudaki emsallerinin aksine halen 11 inci dereceden göreve başlamakta ve 3 üncü dereceye kadar yükselebilmektedirler. Kamuda çalışan benzer statüdeki personel dikkate alınarak uzman jandarmalarının statüleri yeniden düzenlenmiş, 10 uncu derecenin 1 inci kademesinden göreve başlamaları ve 1 inci dereceye yükselebilmeleri sağlanmıştır.

Öğretim üyesi olabilmek için gerekli olan sürelerin uzunluğu düşünüldüğünde, sözleşmeli subay olarak istihdam edilen öğretim üyelerinin muvazzaf subaylığa geçiş için öngörülen 7-12 yıllık fiili hizmet süresi şartını karşılamaları çok güç olmaktadır. Öğretim üyesi olmuş sözleşmeli subaylardan fiili hizmet süresinin aranmaması ve bunlardan muvazzaf olarak daha uzun süreler istifade edilmesinde kamu yararı bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, 16/6/2011 tarihli ve E. 2010/32 ve K. 2011/105 sayılı Kararı ile, askeri hakimlerin görev suçlarından dolayı Askeri Yargıtay yerine en yakın askeri mahkemelerde yargılanmalarına ilişkin 357 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasını Anayasaya aykırı bularak iptal etmiş ve kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bu karar 27/10/2011 tarihli ve 28097 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Kararın gerekçesinde; "... ayrıca, mahkemelerin ve hakimlerin bağımsızlığı ilkesi, adli, idari ve askeri, hiçbir ayrım gözetilmeksizin tüm mahkemeler ve hakimler için söz konusudur. Nitekim Anayasa'nın 145. maddesinden, bağımsızlığı zayıflatan "askerlik hizmetlerinin gerekleri" sözcükleri çıkarılmak suretiyle bu durum netleştirilmiştir. Bağımsız mahkemelerde adil yargılanma bakımından, tüm hakim ve savcılar aynı durumdadır. Aynı anayasal yargı fonksiyonunu yerine getiren askeri hakim ve savcıların da adli ve idari yargı hakim ve savcıları ile aynı teminatlara sahip olması gerekmektedir. Hakim ve savcıların, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma usulü, yargı erkinin niteliği ve bu görevin yerine getirilmesinden beklenen kamu yararı nedeniyle diğer kamu görevlilerinden farklı olmakla birlikte, bu farklılığın, adli, idari veya askeri yargı alanlarında görev yapan hakim ve savcıların kendi aralarında bulunması Anayasa'nın 10. maddesiyle de bağdaşmaz." tespitine yer verilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 29/9/2009 tarihli Dikel/Türkiye Kararında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcılık düşüncesinin taraflara tebliğ edilmemesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesine aykırı bulmuştur.

Tasarı ile;

1) Askerlik şubesi başkanlıklarınca kısa sürelerle teşkil edilen ve etkinliği kalmayan askerlik meclislerinin kaldırılması,

2) İlk yoklama ile yedeklik yoklama işlemlerinin kaldırılması,

3) Yükümlülerin sağlık muayenelerinin, sürekli rahatsızlıklarını, kullandığı ilaçları, geçirmiş olduğu ameliyat ve operasyonların kayıtlarını tutan aile hekimlerince yapılmasına imkan sağlanması,

4) Asker hastanesi bulunmayan yerlerde engelli, yatalak, uzuv kaybı gibi gözle görülür rahatsızlığı bulunanlar hakkındaki "askerliğe elverişli değildir, sevk geciktirmesi veya ertesi yıla bırakma" kararlı sağlık raporlarının, askerlik şube başkanı ile mülki amirliklerce görevlendirilecek resmi iki tabipten oluşan geçici sağlık kurulunca verilmesi,

5) Yükümlülerin aile hekimi, resmi sivil sağlık kuruluşları veya asker hastanelerindeki muayene işlemlerinden herhangi bir ücret veya katkı payı alınmaması,

6) Yoklama süresinin uzatılması ve buna bağlı olarak yoklama kaçağı sayısının azaltılması,

7) 83 üncü, 84 üncü, 85 inci, 87 nci ve 94 üncü maddeler gereğince il veya ilçe idare kurullarınca yükümlülere idari para cezası verilmesi uygulamasına ve bundan kaynaklı vatandaş şikayetlerine son verilmesi,

8) Askerlik meclislerinin kaldırılmasına paralel olarak, bu meclislerin toplu olmadığı zamanlarda askerlik kararlarının il veya ilçe idare kurullarınca alınması uygulamasına son verilmesi, m

9) Günümüzde bir çok üniversitede okula devam mecburiyeti bulunmaması ve sınıf geçme

yerine ders geçme uygulamasına geçilmesi nedeniyle, fakülte ve yüksekokul öğrencilerinin askerlik

ertelemesi şartlarından olan okula devam mecburiyeti ve iki yıl üst üste sınıfta kalmama

zorunluluğunun kaldırılması,

10) Dış kaynaktan temin edilen muvazzaf subay adaylarının, rütbe takmadan önce subay temel askerlik ve subaylık anlayışı kazandırma eğitimine tabi tutulmaları,

11) Yakınlarının doğum, ölüm ve ağır hastalığı hallerinde Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilecek izinlerin yeniden düzenlenmesi,

12) Astsubayların birinci dereceye yükselebilmelerine imkân tanınması,

13) Askerlik hizmeti sırasında veya bitirdikten sonra fakülte ve yüksekokulları bitirenlere sözleşmeli subay veya astsubay olabilme imkanı tanınması,

14) Askeri öğretim kurumlarında görevli öğetim elemanı sivil personele, eşiti subaylar gibi sosyal tesis ve lojmanlardan istifade imkânı tanınması,

15) Anayasa değişiklikleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı ilkeleri esas alınarak 357 sayılı Kanun, 27/6/1972 tarihli ve 1600 sayılı Askerî Yargıtay Kanunu, 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu, 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununda değişiklikler yapılması,

amaçlanmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.