Gül, 35. madde değişikliğini onayladı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, içinde darbelere gerekçe olarak gösterilen 35. maddenin de bulunduğu "Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu" onayladı.

Yeni yasayla darbelerin yasal dayanağı olarak gösterilen 35. maddedeki, 'TSK'nın vazifesi' yeniden tanımlanıyor.

"Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır" ifadesi, "Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, TBMM kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır" olarak değiştirildi.

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda "Türk vatanını, istiklal ve Cumhuriyetini korumak için harb sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyeti" şeklinde yapılan askerliğin tanımı da şu şekilde değiştirildi: "Harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyeti."

VALİ ASKER İSTEYEBİLECEK
Kanun, birden fazla ili içine alan olaylarda valilerin kuvvet istemesine ilişkin düzenlemede de değişiklik yapıyor.

Buna göre, İl İdaresi Kanunu'nda, valilerin isteğiyle askeri birlik komutanlarından kuvvet tahsis edilmesi halinde iller veya kuvvetler arasındaki işbirliği, koordinasyon, kuvvet kaydırması, emir komuta ilişkileri ve gerekli görülen diğer hususlar Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek esaslara göre yürütülecek.

Bu hususların, mevcut yasada Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülmesi hükmü bulunuyor. TSK birliklerinin bu kapsamdaki faaliyetleri, askerlik hizmet ve görevlerinden sayılacak.

SÖZLEŞMELİ ERLERE KAMUDA KADRO
Düzenleme sözleşmeli er ve erbaşlara da yeni haklar getiriyor. Sözleşmeli erbaş ve er olarak en az 7 hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan şartları taşıyanlar kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadro ve pozisyonlarına atanabilecek.

Yasaya göre, yedek subay, askeri öğretmen er veya erbaş olarak askerlik hizmeti yaparken ölen ya da sakat kalanlara bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenecek.



31 Temmuz 2013  ÇARŞAMBA
Resmî Gazete
Sayı : 28724
 
KANUN

SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN


Kanun No. 6496                                                                                                        
Kabul Tarihi: 13/7/2013

MADDE 1 – 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “yirmidokuz yaşın bitirildiği yılın aralık ayı” ibaresi “yedi yıllık hizmet süresi” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 2 – 6191 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) Her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce, sözleşmeli erbaş ve erler sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde, sözleşme kendiliğinden sona erer. Terörle mücadele sırasında veya bu görevlerinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların sözleşme süreleri, akıbetleri açıklığa kavuşturulana kadar kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince, Genelkurmay Başkanının onayı ile talebe bakılmaksızın bu Kanunda belirtilen yaş haddini geçmemek üzere uzatılabilir.”

MADDE 3 – 6191 sayılı Kanunun 7 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(12) Esir düşen, görevi sırasında harp gaibi olan veya enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevlerinden dolayı alıkonulan ya da kaybolan sözleşmeli erbaş ve erler hakkında 926 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.”

MADDE 4 – 6191 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin on birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“(9) Sözleşmeli erbaş ve erlerin ilk ve müteakip birliklere tertibi ilgili kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Başkanlıklarınca yapılır. Bu şekilde tertip edilen personel hakkında 1111 sayılı Kanunun erbaş ve erlere ilişkin hükümleri uygulanır.”

“Sözleşmeli çavuşlar, uzman erbaşlığa uzman çavuş rütbesiyle başlarlar.”

MADDE 5 – 6191 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Kamuda istihdam

EK MADDE 1 – (1) Sözleşmeli erbaş ve er olarak en az yedi hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, ilgili mevzuatlarındaki şartları taşımaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadro ve pozisyonlarına bu maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde atanırlar.

(2) Sözleşmeli erbaş ve erlerden talepte bulunanların bilgileri, hizmet süresi en fazla olandan başlamak üzere İçişleri veya Millî Savunma bakanlıkları tarafından yılda bir defa şubat ayının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. İlgili personelin bildirilmiş olması atanma için tek başına hak teşkil etmez. Bu madde kapsamında personel istihdam etmek isteyen kamu kurum ve kuruluşları atama yapmak istedikleri boş kadro ve pozisyon sayısının iki katı kadar adayı Devlet Personel Başkanlığından her yılın 15 Mart tarihine kadar talep ederler. Devlet Personel Başkanlığınca 1 Mayıs tarihine kadar yılda bir defa kamu kurum ve kuruluşlarına sözleşmeli erbaş ve er olarak hizmet süresi en fazla olandan başlayarak aday listeleri gönderilir. Bir ay içinde yapılacak mülakatta başarılı bulunarak atananların bilgileri bir ay içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.

(3) Ataması yapılan personel göreve başladığı tarihten itibaren atandığı kadro veya pozisyonun mali ve diğer haklarından faydalandırılır. Bunların sözleşmeli erbaş ve erlikte geçen hizmet süreleri, 657 sayılı Kanunda öngörülen öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla, başlangıç derece ve kademelerine her yıl bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl bir derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak aylık, derece ve kademeleri ile emekli ikramiyesinin hesabına esas sürenin tespitinde değerlendirilir. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler. Sıkıyönetim, seferberlik, savaş veya terörle mücadeleden kaynaklanan zorunlu hâllerde, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından birinci fıkrada belirtilen hizmet süresi uzatılabilir.

(4) Başvuru, mülakat, atama ve diğer işlemlere ilişkin usul ve esaslar İçişleri ve Millî Savunma bakanlıkları ile Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

(5) Bu madde kapsamında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli bilgi ve belgeleri istemeye, araştırma ve inceleme yapmaya ve uygulamayı yönlendirmeye Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir.”

MADDE 6 – 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 9 – Bu Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlere, askerliğe sevk edildiği tarihten geçerli olmak üzere; yedek subaylar için sınıf okulunda geçen sürenin bitiş tarihine, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olacaklar için temel askerlik eğitimi süresinin bitiş tarihine, erbaş ve er olarak yerine getirenler için ise askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hâle gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine (400.000) gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir. Ancak, söz konusu olayların gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, izin tecavüzü, hava değişimi tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile kullanmak suçundan hüküm giyenlerin, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarında bu ödeme yapılmaz. Bu tazminattan damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz ve bu tazminat haczedilemez. Tazminatın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar İçişleri ve Millî Savunma bakanlıkları tarafından müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.

                  Sakatlık Derecesi            Ödenecek Tazminat Göstergesi

                              1                                          400.000

                              2                                          360.000

                              3                                          330.000

                              4                                          300.000

                              5                                          270.000

                              6                                          240.000”

MADDE 7 – 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 77 nci maddesinin birinci fıkrasının dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yılda otuz günden fazla izin ile acemi eğitimini tamamlamamış bulunan yükümlülerden fevkalade özürleri olduğu anlaşılanlara izin verebilmek hakkı asgari alay ve eşiti komutanlığına (Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında eşiti) aittir.”

MADDE 8 – 1111 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 79 – Firar, izin veya hava değişimi tecavüzünde olan yükümlüler hakkında tanzim edilen suç dosyası, suçun oluşması için öngörülen sürelerin geçmesini müteakip, birlik veya kurum amirliklerince adli yönden bağlı bulunulan askerî mahkemenin teşkilatında kurulduğu kıta komutanlığı veya askerî kurum amirliğine derhal gönderilir. Hazırlanan suç dosyasında yükümlülerin kaçtıkları tarih ile üzerlerinde götürdükleri eşya ve teçhizat belirtilir. Yapılan bu işlemler ayrıca kayıtlı oldukları askerlik şubelerine bildirilir. Askerlik şubelerince yükümlülerin adreslerine bilgilendirme amaçlı yazı gönderilir.”

MADDE 9 – 1111 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Firar, izin veya hava değişimi tecavüzünde olan yükümlülerden haklarında adli makamlarca çıkarılmış yakalama kararları olanlar, ele geçirilinceye kadar kolluk kuvvetlerince aranır. Yakalananlar hakkında ilgili adli makamın talimatı doğrultusunda işlem yapılır.”

“Haklarında adli makamlarca çıkarılmış yakalama kararı olmayanlardan kendiliğinden gelen ya da kolluk kuvvetleri tarafından askerlik şubelerine teslim edilenler, yol ve iaşe bedelleri ödenerek serbest olarak birlik ve kurumlarına sevk edilirler.

Terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan veya kaybolan er ve erbaşların yeniden birliklerine dönmeleri hâlinde durumları, mensup oldukları kuvvet komutanlıklarınca teşkil edilecek kurul tarafından incelenir. Kaçırılma veya kaybolma ile ilgili olarak kusurlu görülenler hakkında soruşturma dosyası tanzim edilerek yetkili makamlara intikal ettirilir. Kurul tarafından kusursuz görülenler ile haklarında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilenlerin birliklerinden ayrı geçirdiği süreler hizmetten sayılır ve ödenmemiş özlük hakları ödenir.”

MADDE 10 – 1111 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 8 – Bu Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlere; askerliğe sevk edildiği tarihten, askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hâle gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine (400.000) gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir.

Ancak, söz konusu olayların gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, izin tecavüzü, hava değişimi tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile kullanmak suçundan hüküm giyenlerin, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarında bu ödeme yapılmaz. Bu tazminattan damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz ve bu tazminat haczedilemez. Tazminatın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar İçişleri ve Millî Savunma bakanlıkları tarafından müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.

                  Sakatlık Derecesi            Ödenecek Tazminat Göstergesi

                              1                                          400.000

                              2                                          360.000

                              3                                          330.000

                              4                                          300.000

                              5                                          270.000

                              6                                          240.000”

MADDE 11 – 1111 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 9 – İlgili mevzuat hükümlerine uygun olarak alınmış bir diploma, sertifika veya ehliyet gibi belgelere sahip olan, bu Kanun hükümlerine göre silah altına alınan ve askerlik yükümlülüğünü yerine getirmekte olan erbaş ve erler, özel kanunlarda belirtilen koşullara uyulması şartıyla, asgari alay komutanı ve eşiti komutanın onayı ile bu belgelerin kendilerine verdiği yetki kapsamındaki görevlerde çalıştırılabilir, mesleki hizmetlerin yürütülmesinde görevlendirilebilir.”

MADDE 12 – 7/5/1947 tarihli ve 5044 sayılı Askerî Okullar Öğretmenleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (I) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“I- Meslek dersleri öğretmenleri, muvazzaf veya emekli askerî personelden;”

MADDE 13 – 5044 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“II- Orta öğretim öğretmenliği şartlarını taşıyan, muvazzaf veya emekli askerî personelden veya sivillerden;”

MADDE 14 – 5044 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Askerî okullar için 2 nci ve 3 üncü maddelerde yazılı şartları taşıyan öğretmen bulunmadığı takdirde, mütehassıs askerî personel ve mütehassıs diğer Devlet memurları, ek görevle, öğretmenliğe tayin olunurlar.”

MADDE 15 – 5044 sayılı Kanunun 7 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 16 – 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinin (D) fıkrasının ikinci paragrafının altıncı cümlesinde yer alan “Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı” ibaresi “Bakanlar Kurulu” şeklinde, dokuzuncu cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu fıkra uyarınca görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin, bu fıkra kapsamındaki faaliyetleri, askerlik hizmet ve görevlerinden sayılır.”

MADDE 17 – 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Askerlik: Harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyetidir.”

MADDE 18 – 211 sayılı Kanunun 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 35 – Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askerî gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla yurt dışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır.”

MADDE 19 – 211 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları siyasi faaliyette bulunamaz.”

MADDE 20 – 23/2/1961 tarihli ve 257 sayılı Er ve Erbaş Harçlıkları Kanununun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 3 – Erler askerlik hizmetine girdikleri tarihten, erbaşlar ise terfi tarihlerini takip eden ay başından itibaren harçlığa müstahak olurlar.”

MADDE 21 – 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 145 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanun hükümlerine göre aylık almakta iken; esir veya harp gaibi olanlar yahut enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların ailelerine kanuni kesintiler dışında kalan maaşlarının tamamı ödenir. Bunların aileleri doğum-ölüm yardımı, tahsil bursu, lojman ve sağlık tesislerinden yararlanmaya devam ederler. Yapılan maaş ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine aylık bağlanması hâlinde, bu aylığın bağlandığı tarihten itibaren kesilir. Ancak bu aylığın başlangıç tarihine kadar yapılan ödemeler ilgililerden tahsil edilmez. Türk Medenî Kanununun gaipler hakkındaki hükümleri saklıdır.”

MADDE 22 – 926 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 30 – Bu Kanun hükümlerine göre aylık almakta iken; terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların ailelerine 145 inci madde esaslarına göre aylık ödenir. Bunlardan sonradan dönenlerin durumları mensup oldukları kuvvet komutanlıklarınca teşkil edilecek kurul tarafından incelenir. Kaçırılma ile ilgili olarak kusurlu görülenler hakkında soruşturma dosyası tanzim edilerek yetkili makamlara intikal ettirilir. Bu kişilerin terfi ve diğer özlük işlemleri adli birimlerce verilecek karara göre düzenlenir.”

MADDE 23 – 926 sayılı Kanuna aşağıdaki ek geçici madde eklenmiştir.

“EK GEÇİCİ MADDE 91 – 2 Eylül 1993 tarihinden önce astsubaylıktan subaylığa geçen ve bu Kanunun ek geçici 80 inci maddesi uyarınca binbaşılığa yükselenlerin ve hâlen görevde olanların yaş hadleri, bu Kanunun 32 nci maddesinde yer alan rütbelerinde en çok kalabilecekleri süreye bakılmaksızın, binbaşılıkta 55, yarbaylıkta 56’dır.”

MADDE 24 – 17/7/1972 tarihli ve 1612 sayılı Yüksek Askeri Şûranın Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 5 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Yüksek Askeri Şûra kararları Cumhurbaşkanının onayı ile tekemmül eder.”

MADDE 25 – 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununa 32 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 32/A maddesi eklenmiştir.

“MADDE 32/A – Terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar nedeniyle, meskûn mahal dışında, can ve mal güvenliğinin korunması bakımından girilmesinde sakınca bulunan yerlerde operasyonun devam ettiği süreyle sınırlı olmak üzere; Genelkurmay Başkanlığı veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile askerî veya özel güvenlik bölgesi ilan edilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde vali kararı ile on beş güne kadar özel güvenlik bölgesi ilan edilebilir.

Bu suretle ilan edilen güvenlik bölgelerinin sınırları ile yasağın kapsamı, başlangıcı ve bitimi ilgili makamlar tarafından uygun araçlarla duyurulur. Bu bölgelere ilgili makamların izni olmadıkça girilemez.”

MADDE 26 – 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

 “ı) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olup Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında bulunan görev ekibi personeline kıstas aylığın %50’si,”

MADDE 27 – 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Ulaştırma Bakanlığınca” ibaresi “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce”, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “Ulaştırma Bakanlığı” ibareleri “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü” ve beşinci fıkrasında yer alan “Ulaştırma Bakanlığının” ibaresi “Millî Savunma Bakanlığının veya Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün” şeklinde, dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ilgili kuruluşların da görüşlerini alarak havaalanları için yukarıda değinilen hususları kapsayan planları ve kuralları hazırlar ve yayımlar. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait havaalanlarından sivil hava ulaşımına açık havaalanlarına ilişkin inşaat sınırlamalarına ait planların yapılması, yayımlanması, takip esasları ve sorumlu kuruluşlar Millî Savunma Bakanlığının görüşü alınarak Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca belirlenir.”

“Sivil hava ulaşımına açık olmayan yalnızca askerî kullanımda olan havaalanlarında ise Millî Savunma Bakanlığı, ilgili kuruluşların da görüşünü alarak bu havaalanları için yukarıda değinilen hususları kapsayan planları ve kuralları hazırlar ve yayımlar. Yeni yapılacak askerî havaalanları hakkında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının görüşü alınır.”

MADDE 28 – 24/10/1983 tarihli ve 2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madalya ve nişanlar, hak edenin ölmesi hâlinde, bu madalya ve nişanlar kendileri tarafından mirasçılarından birine bırakılmamış ise, en büyüklerinden başlamak üzere çocuklarına, çocukları yoksa babasına o da yoksa annesine, baba ve annenin boşanmış olduğu durumlarda çocuğun velayeti kimde ise ona, anne ve babanın olmadığı durumda eşine, eşinin de yokluğu hâlinde Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kanuni mirasçılarına intikal eder.”

MADDE 29 – 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 12 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı Bilimsel Yardımcısı tabip tümgeneral/tümamiral veya tuğgeneral/tuğamiral olup, Askeri Tıp Fakültesi ile eğitim hastanelerinde ve Sağlık Bilimleri Enstitüsünde bilfiil görev yapan askerî tabip profesörler arasından, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunundaki usul ve esaslara göre atanır.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı Bilimsel Yardımcısı, aynı zamanda Askeri Tıp Fakültesi dekanı olup, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanına bilimsel faaliyetlerde yardım eder ve bu faaliyetlerin koordineli bir şekilde yürütülmesinden Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanına karşı sorumludur. Dekan, Fakültenin eğitim ve öğretim faaliyetlerinin planlanmasını, programlanmasını ve uygulanmasını sağlar. Dekana çalışmalarında yardımcı olmak üzere; Dekanın önerisi alınarak, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanının teklif edeceği dört öğretim üyesi arasından en çok iki dekan yardımcısı Genelkurmay Başkanlığınca atanır. Atamaya bağlı olarak Dekan veya dekan yardımcılarından birisi, baştabiplik görevini de yürütür.”

MADDE 30 – 2955 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “harp akademisi mezunu bir korgeneral veya koramiral olup,” ibaresi ile 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “, sağlık astsubay meslek yüksek okulu komutanı” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 31 – 2955 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “en kıdemli” ibaresi “rütbe ve kıdem bakımından üst olan” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddenin dördüncü fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“Ancak, her terfi döneminde ana bilim dalı başkanlığında görevli asker profesörlerin rütbe ve kıdem durumları Genelkurmay Başkanlığı tarafından incelenir. Ana bilim dalı başkanlığı kadrolarında yer alan veya daha önce ana bilim dalından başka görevlere atanmış profesörlerden terfi ederek rütbe ve kıdem bakımından ana bilim dalı başkanının üstü olan asker profesör olması ve başka bir göreve atanmaması durumunda, ana bilim dalı başkanının görevi herhangi bir idari işleme gerek kalmaksızın 30 Ağustos itibarıyla sona erer. Bu kapsamda, ana bilim dalı başkanlığı görevi sona eren personel, Yüksek Bilim Konseyi kadrolarına veya ana bilim dalı başkanlığına atanan personelden boşalan kadroya atanır.”

MADDE 32 – 2955 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “en kıdemli” ibaresi “rütbe ve kıdem bakımından üst olan” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddenin beşinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“Ancak, her terfi döneminde bilim dalı başkanlığında görevli asker profesörlerin rütbe ve kıdem durumları Genelkurmay Başkanlığı tarafından incelenir. Bilim dalı başkanlığı kadrolarında yer alan veya daha önce bilim dalından başka görevlere atanmış profesörlerden terfi ederek rütbe ve kıdem bakımından bilim dalı başkanının üstü olan asker profesör olması ve başka bir göreve atanmaması durumunda, bilim dalı başkanının görevi herhangi bir idari işleme gerek kalmaksızın 30 Ağustos itibarıyla sona erer. Bu kapsamda, bilim dalı başkanlığı görevi sona eren personel, Yüksek Bilim Konseyi kadrolarına veya bilim dalı başkanlığına atanan personelden boşalan kadroya atanır.”

MADDE 33 – 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 4 – Kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından hazırlanan ve Genelkurmay Başkanlığınca onaylanan veya uygun bulunan uzman onbaşı ve uzman çavuş kadrolarına göre, her yıl alınacak uzman erbaşlarla ilgili kadro görev yerleri, anılan komutanlıklar tarafından yayımlanarak duyurulur. İstekli olan ve yönetmelikte belirtilen niteliklere sahip;

a) Muvazzaflık hizmetini yapmakta olan çavuş, onbaşı ve erler ile bunlardan terhislerinin üzerinden üç yıldan fazla süre geçmemiş olanlar, müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmi beş yaşını bitirmemiş olmak şartıyla,

b) Sözleşmeli erbaş ve erlerden en az üç yıl görev yapmış, müteakip sözleşme süreleri içerisinde ve müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmi dokuz yaşını bitirmemiş olmak şartıyla,

istenilen belgelerle müracaat ederler. Bunlardan uygun görülenler yönetmelikte belirtilen esaslara göre çalıştırılırlar.”

MADDE 34 – 3269 sayılı Kanunun 5 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Terörle mücadele sırasında veya bu görevlerinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların sözleşme süreleri, akıbeti açıklığa kavuşturulana kadar kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince, Genelkurmay Başkanının onayı ile bu Kanunda belirtilen yaş haddini geçmemek üzere talebe bakılmaksızın uzatılabilir.”

MADDE 35 – 3269 sayılı Kanunun 16 ncımaddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Esir düşen, harp gaibi olan veya enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolan uzman erbaşlar hakkında 926 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.”

MADDE 36 – 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 17 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Esir düşen, harp gaibi olan veya enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolan uzman jandarmalar hakkında 926 sayılı Kanunun bu husustaki hükümleri uygulanır.”

MADDE 37 – 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına “Sözleşme süreleri;” ibaresinden sonra gelmek üzere “terörle mücadele sırasında veya bu görevlerden dolayı alıkonulma ya da kaybolma hâli ve” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 38 – 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“n) Erbaş ve erler ile askerî malzemelerin hava yoluyla taşıtılması için Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığından yapılacak hizmet alımları ile uluslararası mükellefiyetlerden doğan veya ulusal amaçlı; savunma, güvenlik, insani yardım gibi durumlarda ortaya çıkabilecek acil ihtiyaçların, süratli ve etkin bir biçimde temini amacıyla, önceden güvenceler alınmasına olanak sağlayan anlaşmalar veya sözleşmeler yapmak suretiyle mal ve hizmet alımları,”

MADDE 39 – 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kıta halinde ve bir kumanda altında hareket eden askerî birliklere mensup subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile sivil memur ve hizmetlilere yolda geçen süreler için yol masrafı ve yevmiye verilmez. Ancak intikal ettikleri yerde yeme ve konaklama ihtiyaçları karşılanmayanlara ilk 90 gün için tam, takip eden 90 gün için 1/2 oranında gündelik, yeme ve konaklama ihtiyaçlarından herhangi birisi karşılanmayanlara ise ilk 90 gün 1/2 oranında, takip eden 90 gün için 1/4 oranında gündelik ödenir. 180 günü aşan görevlendirmeler için gündelik verilmez. Memuriyet mahalli dışında yurt içi limanlarda gemide geçirilen günler için yukarıdaki hükümlerden yararlanmayanlara sadece 90 gün için 1/4 oranında gündelik ödenir. Bu madde kapsamında gündelik ödenenlere 33 üncü madde uyarınca ayrıca konaklama gideri ödenmez. Diğer taraftan bu hareket, kıtanın daimi yer değiştirmesi veya diğer kuruluşa girmesi için olursa bunlara ayrıca aile ve yer değiştirme masrafı verilir.”

MADDE 40 – 6245 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Birinci fıkradaki hâller dışında, uluslararası mahiyetteki tatbikat ve manevralara katılmak, açık deniz eğitimi veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin temsili gibi maksatlarla yabancı ülkelere gönderilecek askerî birliklerin (Deniz Kuvvetlerine ait gemilerle gidişte, denizde seyir hâlinde bulunulan günler hariç, münhasıran yabancı ülke limanlarında geçirilen günler için) subay, astsubay, askerî öğrenci, sivil memur, uzman jandarma, uzman erbaş/er, sözleşmeli erbaş/er ve hizmetlilerin aylık derecelerine (Askerî öğrencilere teğmen rütbesine) göre yurt dışı gündeliği, yukarıda yazılı hâller ile eğitim veya gemi, uçak, tank ve sair savaş araç ve gereci ve her türlü yedek parça ve ikmal maddesinin teslim ve tesellümü ve benzeri görevler için yabancı ülkelere birlik veya grup hâlinde veya münferiden gönderilecek erbaş ve erlere de teğmen yurt dışı gündeliğinin 1/3’ü, yurt dışından gemi tedariki için görevlendirilen erbaş ve erlere gemilerin tesellümünden itibaren yabancı ülke limanlarında geçirecekleri günler için teğmen yurt dışı gündeliğinin 1/5’i tutarında gündelik ödenir.”

MADDE 41 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 42 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

30/7/2013
 




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.