Prof. Dr. Ersan ŞEN'in YENİ ANAYASA ÖNERİSİ
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI ÖNERİSİ

BAŞLANGIÇ

Bu Anayasa, hukukun üstünlüğüne, kişi hak ve hürriyetlerini korumaya ve geliştirmeye dayalı, Türkiye Cumhuriyeti’nde toplumsal mutabakatla yaşayan bireylerin esenliği için hazırlanan, hukukun evrensel ilke ve esaslarına bağlı, üniter yapının hakim olduğu, kuvvetler ayrılığı ilkesini benimseyen bir devlet anlayışını kabul eden temel hukuk kurallarını kapsar.

İnsan onur ve haysiyeti dokunulmaz olup, insan hak ve hürriyetlerinin ve Anayasa ile kurulu düzenin temelini teşkil eder.

Kanunlar, Anayasa’ya aykırı olamaz. Dayanağını Anayasa’dan almayan hiçbir hukuk kuralı ve kamu kudreti kullanımı hukuka uygun kabul edilemez.

Herkes, Anayasa’ya bağlı kalmakla yükümlüdür. Hukuk kuralları ve tatbiki, Anayasa’ya uygun olmak zorundadır.

Anayasa, kişi hak ve hürriyetlerini koruyan temel hukuk kurallarını düzenler. Anayasa’da yer alan hüküm ve müesseseler, kanunlar ve uluslararası sözleşmeler ile bunlara uygun alt hukuk kuralları ve uygulamalar vasıtasıyla her türlü haksız müdahaleye karşı korunurlar.

Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk vatandaşıdır. Her vatandaş, eşit hak ve hürriyetlere sahiptir.

Hiç kimse ayırıma tabi tutulamaz, hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa ayrıcalık tanınamaz. Kişiler, hak ve hürriyetlerin kullanılmasında, yükümlülük ve sorumlulukların yerine getirilmesinde, keyfi biçimde farklı uygulama ve muameleye tabi tutulamaz.

Toplumsal değişimin dinamikleri ile oluşan hukuktaki gelişimi yansıtan, insanı ve Ülkenin tüm unsurlarını esas alıp kucaklayan, hiçbir zümreye ve inanca imtiyaz tanımayan, kimlik ayırımı yapmayan, ırkçılığa taviz vermeyen bu Anayasa, toplumsal mutabakatın en önemli göstergesidir.

BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR


Madde 1- Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri
Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi; kişi hak ve hürriyetlerine bağlı, Başlangıç’ta gösterilen temel ilke ve esaslara dayanan, üniter yapıyı kuvvetler ayrılığı anlayışı ile benimsemiş, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Hiçbir yetkinin kullanımı, bu niteliklerin korunması ve geliştirilmesine aykırı olamaz, kişi hak ve hürriyetlerin özünü ihlal edemez.

Türkiye Cumhuriyeti; Ülkesi, Milleti ve Devleti ile bölünmez bir bütündür. Türkiye Cumhuriyeti’nin; resmi dili Türkçe, başkenti Ankara, milli marşı İstiklal Marşı ve bayrağı şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı albayraktır.

Madde 2- Egemenlik
Egemenlik, kayıtsız ve şartsız Türk Milleti’nindir. Millet egemenliğini, Anayasa’nın belirlediği usul ve esaslar ile kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde savaş hali dahil olmak üzere yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanır. Bu yetki kullanımı, hiçbir şekilde Millete ait kamu kudretinin devri anlamına gelmez. Hiçbir kişi ve organ, kaynağını Anayasa’dan almayan bir yetkiyi kullanamaz.

Madde 3- Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı
Bu Anayasa’da belirtilen yetkileri kullanacak kişi, organ ve makamlarla ilgili şart ve esaslar, yetkilerin kullanılması, kişi hak ve hürriyetlerinin düzenlenmesi ve korunması, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılacak kanunlar eliyle sağlanırlar. Bu kanunlar, Anayasa’ya ve kanunla kabul edilen uluslararası sözleşmelere aykırı olamaz.

Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idari makamları, tüm kurum ve kuruluşlar ile kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Madde 4- Değiştirilemeyecek hükümler ve Anayasa'nın değiştirilmesi usulü
Anayasa’nın “Başlangıç” ve “Genel Esaslar” başlığı altında yer alan hükümleri değiştirilemez, bu hükümlerin değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Bu sınırlamaya aykırı olmamak kaydıyla Anayasa’nın diğer hükümleri, kişi hak ve hürriyetlerini kısıtlamaya yönelik olanlar hariç, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğunun çıkaracağı kanunla değiştirilebilir. Kişi hak ve hürriyetlerini kısıtlamaya yönelik Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunlar ise, Meclis üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğunun kararı ile Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulur ve halk oylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından fazlasının kabul oyu ile yürürlüğe girer.

İKİNCİ KISIM
KİŞİ HAK VE HÜRRİYETLERİ


Madde 5- Kişi hak ve hürriyetlerinin niteliği, korunması ve sınırlanması
Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Kişi hak ve hürriyetlerinin korunması; Anayasa, İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme ve bu Sözleşmenin Kanunla Kabul edilen Ek Protokolleri, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin hüküm ve esasları çerçevesinde gerçekleştirilir.

Devlet, kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını, kişinin maddi ve manevi varlığının geliştirilmesini sağlamakla yükümlüdür.

Herkes, kişi hak ve hürriyetlerinin korunması ve geliştirilmesi ile kamu düzeninin, adaletin ve iktisadi refah ve dengenin sağlanması, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi, suçun önlenmesi, adaletin sağlanması, çocukların gözetilmesi, sağlık ve ahlakın korunması, sporun ve sporcunun desteklenmesi amacıyla Devlete vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi ve diğer mali yükümlülükler ancak kanunla düzenlenir.

Devlet mali kaynaklarını, eşitlik ve sosyal devlet ilkelerine bağlı kalarak kullanır.

Kişinin kazanılmış hakları korunur.

Herkes, hak ve talepleri ile şikayetleri hakkında yetkili makamlara başvurma, dilekçe verme ve başvurularına cevap alma hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını, başvuru sürelerini de göstererek ilgilisine yazılı olarak bildirir.

Devlet, işlem ve eylemlerinden kaynaklanan zarar ve ziyanı tazmin etmekle yükümlüdür.

Hukuka aykırı emir yerine getirilemez. Hukuka aykırı emrin yerine getirilmesinden, bu emri veren ve yerine getiren birlikte sorumludur.

Kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasında yargı yolu kapatılamaz.

Herkes, kişi hak ve hürriyetlerinin Devlet organları ve makamları tarafından ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkına sahiptir. Bu başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Hak ve hürriyetler esas, sınırlanması istisnadır. Kişi hak ve hürriyetleri, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olarak, yalnızca Anayasa, İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme ve bu Sözleşmenin kanunla kabul edilen Ek Protokolleri, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’de gösterilen sebeplerle, özlerine dokunulmaksızın kanunla sınırlanabilir.

Ancak kişi hak ve hürriyetleri yabancılar için, uluslararası hukuka uygun olarak kanunla ayrıca sınırlanabilir.

Madde 6- Eşitlik ilkesi ve ayırımcılık yasağı
Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin hukuk önünde ve hak aramada eşittir. Herkes, hukuk güvenliği hakkına sahiptir ve bu haktan eşit yararlanır.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa ayrıcalık tanınamaz. Kişiler, hak ve hürriyetlerin kullanılmasında, yükümlülük ve sorumlulukların yerine getirilmesinde, keyfi biçimde farklı uygulama ve muameleye tabi tutulamaz.
   
Madde 7- Kişinin dokunulmazlığı, hürriyeti, güvenliği, maddi ve manevi varlığının korunması
Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme, aile kurma, tüm canlıların korunup gözetildiği sağlıklı ve düzenli bir çevrede insanca yaşam sürdürme, kişi hürriyeti ve güvenliği haklarına sahiptir.

Usulüne uygun olarak verilmiş mahkeme veya hakim kararı olmadıkça, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kısıtlanamaz. Hakim veya mahkeme kararı olmaksızın yakalama ve gözaltına alma, ancak suçüstü hali veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir. Bunun şartları ve yetkili makamlar kanunla gösterilir.
Hiç kimse, yasal dayanağı ve şartları gerçekleşmeksizin yakalanamaz, gözaltına alınamaz ve tutuklanamaz. Tutuklama kararı, usulüne uygun olarak yalnızca mahkeme veya hakim tarafından verilebilir.

Kuvvetli suç şüphesinin varlığı veya isnat edilen suçun varlığı, tek başına tutuklama nedeni sayılamaz. Tutuklunun, makul sürede yargılanmayı ve yargılanırken serbest bırakılmayı isteme hakkı vardır. Tutuklama tedbiri, hiç bir şekilde ceza gibi uygulanamaz.

Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi ile yasal dayanağı olmak kaydıyla görevin ifası, meşru savunma ve zorunluluk hallerinde, kişinin yaşam hakkı ve vücut bütünlüğüne yönelik müdahaleler birinci fıkra hükmü dışındadır.

Kimseye, işkence, baskı ve eziyet yapılamaz. Hiç kimse, insan şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayan ceza ve muameleye tabi tutulamaz. Tıbbi tedavi zorunluluğu ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz. Hiç kimse, yasal dayanak ve rızası olmaksızın bilimsel ve tıbbi deney ve tedavi amaçlı denemelere tabi tutulamaz.

Hiç kimse, köle muamelesine tabi tutulamaz ve zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

Vatan hizmeti, her Türk vatandaşının hakkı ve ödevidir. Bu hak ve ödevin konusu, içeriği ve sınırları kanunla düzenlenir.

Madde 8- Özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı, haberleşme hürriyeti
Herkes, özel, aile ve mesleki hayat alanları ile kişisel verilerinin gizliliği ve dokunulmazlığı hakkına ve haberleşme hürriyetine sahiptir.

Usulüne uygun olarak verilmiş hakim veya mahkeme kararı veya gecikmesinde somut olarak sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınan makamın sonradan hakim onayına sunulacak emri olmadıkça, kimsenin konutu ve işyeri aranamaz, görüntü ve konuşmaları takip edilemez, kaydedilemez, kişisel verilerine dokunulamaz.
Gecikmesinde somut olarak sakınca bulunan hallerde, kanunla yetkili kılınan makam veya kişinin izni olmaksızın, kimsenin üstü ve eşyası aranamaz, kimlik bilgileri sorulamaz ve sorgulanamaz.

Usulüne uygun olarak verilmiş hakim veya mahkeme kararı olmadıkça, hiç kimsenin haberleşme hürriyetine dokunulamaz.

Madde 9- Seyahat ve yerleşme hürriyeti
Herkes, seyahat etme ve dilediği yerde yerleşme hürriyetine sahiptir. Usulüne uygun olarak verilmiş mahkeme veya hakim kararı olmadıkça hiç kimsenin seyahat hakkı kısıtlanamaz.

Madde 10- Din, vicdan, inanç, düşünce açıklama ve basın hürriyeti
Herkes, din, inanç, vicdan, düşünce açıklama ve kanaat hürriyeti ile bunları yayma, haber verme ve alma, eleştiride bulunma hakkına sahiptir.
Basın hürdür, sansür edilemez.

Hiç kimse, dini inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Hiç kimse, dini inanç, düşünce ve kanaat açıklamaları sebebiyle kınanamaz, suçlanamaz ve baskı altına alınamaz.

Madde 11- Eğitim, öğrenim, bilim ve sanat hakkı
Herkes, eğitim, öğrenim, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda serbestçe araştırma yapma hakkına sahiptir.
Eğitim ve öğrenim, Devletin gözetim ve denetimi altında gerçekleştirilir.

Madde 12- Toplanma, gösteri yürüyüşü yapma ve örgütlenme hakkı
Herkes, toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir.
Herkes, dernek, vakıf, sendika kurma, bu yollarla örgütlenme hakkına sahiptir.

Madde 13- Seçme ve seçilme hakkı
Vatandaşlar, seçme, seçilme, siyasi faaliyette bulunma, seçerek veya seçilerek Ülke yönetimine katılma ve siyasi parti kurma haklarına sahiptir.

Madde 14- Hak arama hürriyeti ve tabii hakim güvencesi
Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanarak, yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile dürüst ve makul sürede yargılanma hakkına sahiptir.
Herkes, iddiasını ispatla yükümlüdür.

Mahkemeler, yargı birliği ilkesine uygun olarak kanunla kurulur. Hiç kimse, tabii mahkeme ve hakiminden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

Madde 15- Suç ve cezalara ilişkin ilke ve esaslar
Suç ve cezalar, kabahatler, idari yaptırımlar, güvenlik ve koruma tedbirleri, kişi hak ve hürriyetlerini, kamu düzenini ve barışını korumak amacıyla ancak kanunla düzenlenir. Hiç kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.

Kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran yaptırımlara, ancak hakim ve mahkemece karar verilebilir. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran yaptırım uygulayamaz. Bu hükme, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç düzeni bakımından kanunla istisna getirilebilir*.

Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.

Ceza sorumluluğu, şahsi kusur sorumluluğuna dayanır.

Bir fiilden dolayı yalnızca bir soruşturma ve kovuşturma yapılabilir ve bir ceza verilebilir.

Herkes, suçluluğu kesinleşmiş bir yargı kararı ile kanıtlanıncaya kadar masumdur. Şüphe, sanık lehine yorumlanır.

Yakalanan ve gözaltına alınan herkes, hakkındaki suçlamanın ne olduğunu, hukuki ve fiili dayanakları ile birlikte derhal öğrenme, en kısa sürede hakim veya mahkeme huzuruna çıkarılma ve tutuklanması durumunda da makul sürede yargılanma hakkına sahiptir. Tutuklamaya sevk edilen ve tutuklananın savunma hakkı, her ne sebeple olursa olsun kısıtlanamaz.

Hiç kimse, kendisini ve yakınlarını suçlayan beyanda bulunmaya ve delil göstermeye zorlanamaz.

Hukuka aykırı elde edilen deliller, delil olarak kabul edilemez ve kullanılamaz.

Mahkeme kararı olmadıkça müsadere yapılamaz. Genel müsadere yasaktır.

Vatandaş, suç sebebiyle yabancı ülkeye verilemez.

Madde 16- Mülkiyet ve miras hakkı
Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Hiç kimse, keyfi olarak mülkiyet ve miras haklarından yoksun bırakılamaz.

Madde 17- Çalışma, iş kurma ve sözleşme hürriyeti
Herkes, dilediği alanda ve yerde çalışma ve özel teşebbüs kurma hakkı ile sözleşme hürriyetine sahiptir.

Devlet, kişilerin sosyal ve iktisadi hak ve menfaatlerini koruyucu tedbirler alır.

Çalışanların grev hakkı, işverenlerin lokavt hakkı vardır.

Sözleşmeler, yalnızca taraflar arasında hak ve borç doğurur. Hakların kullanılması ve borçların ifasında dürüstlük ve iyiniyet esastır. Hiç kimse, sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesi sebebiyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

ÜÇÜNCÜ KISIM
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TEMEL ORGANLARI

Madde 18- Yasama yetkisi

Yasama yetkisi, seçme ve seçilmeyi düzenleyen yasal hükümler çerçevesinde Türk Milleti tarafından dört yılda bir seçilen milletvekillerinin oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir.

Milletvekili sayısı, seçilme yeterliliği ve şartları, kanunların hazırlanması ve kabulüne dair şekil ve esaslar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma usul ve şartları, Meclis üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir.

Milletvekili adayları ve milletvekilleri, siyasi parti mensubu olabilecekleri gibi, bağımsız olarak seçime katılma ve seçilme hakkına sahiptir*.

Siyasi partilerle ilgili seçim barajı, genel seçimlerde Ülke genelinde, ara seçimlerde seçim yapılan çevrelerin tümünde, geçerli oyların yüzde beşinden fazlası olarak kabul edilemez. Her siyasi parti, milletvekili adaylarını yapacağı önseçimle belirler. Seçim barajı ve aday önseçimi ile ilgili usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Seçim ve halkoylamaları, görev, yetki, sorumlulukları ve özlük hakları ile çalışma usulleri, hukukçulardan oluşan üyelerinin nitelikleri ve seçilme usulleri ile teşkilatlanması kanunla belirlenen, mahkeme ve hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı esaslarına göre kurulan Yüksek Seçim Kurulu tarafından yürütülür.

Anayasa değişikliklerinin, Anayasa’nın “Başlangıç” ve “Genel Esaslar” başlıklı hükümlerine; kanunların, Anayasa’ya ve kanunla kabul edilmiş uluslararası sözleşmeler ile hukukun evrensel ilke ve esaslarına aykırı olup olmadıklarına dair hukukilik denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yerine getirilir. Anayasa değişikliklerinin hukukilik denetimi, halkoyuna sunulmadan önce, kanunların hukukilik denetimi ise Resmi Gazete’de yayımından itibaren yapılabilir. Bu başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Meclis, gerekli gördüğü konu ve olaylarla ilgili daimi ve geçici komisyonlar kurabilir. Her komisyon, yetki alanına giren konu ve olaylarla ilgili çalışmalar yapıp, yargı yetkisine müdahale içermeyen rapor, görüş ve öneri hazırlayabilir ve karar alabilir. Komisyonların kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usulleri Kanunla düzenlenir.

Olağanüstü hal, sıkıyönetim ve seferberlik ve savaş hali, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Meclis üye tamsayısının en az dörtte üçünün çıkaracağı kanunla ilan edilebilir. Bu hallerde geçerli olacak kurallar ile bu hallerin, Ülkenin tümünde veya bir kısmında sona erdirilmesi veya devamına ilişkin süre ile usul ve şartları kanunla düzenlenir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, aksi kabul edilmiş olmadıkça üye tamsayısının yarısından bir fazla sayıda milletvekili ile toplanır ve toplananların salt çoğunluğu ile karar alır.

Milletvekilleri, Meclis çalışmaları ile sınırlı olmak kaydıyla oy kullanma ve düşünce açıklamalarından dolayı mutlak dokunulmazlığa sahiptir. Milletvekillerinin, Milleti temsil görev ve yetkisi ile yasama ve diğer Meclis çalışmalarına katılmaları, oy kullanmaları, düşünce ve eleştirilerini Mecliste ve Meclis üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğu ile aksi yönde bir karar alınmadıkça diğer yerlerde açıklamaları engellenemez ve kısıtlanamaz.

Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği iddia olunan milletvekili, iddiaya konu suçun işlendiği tarihteki kanuna göre ağır ceza mahkemesinde yargılanmayı gerektiren suçüstü hali hariç olmak üzere, Meclisin kararı olmadıkça milletvekilliği süresince tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Milletvekili hakkında, bu istisna dışında seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, ancak üyelik sıfatının sona ermesi veya Meclis tarafından dokunulmazlığın kaldırılması ile infaz edilebilir. Dokunulmazlığın devam ettiği sürede dava ve ceza zamanaşımı işlemez.

Seçme ve seçilmeyi, seçilme yeterliliğini, milletvekili sayısını, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma usul ve şartlarını düzenleyen kanunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğunun kabulü ile değiştirilebilir.

Madde 19- Yürütme yetkisi ve idare
Yürütme yetkisi, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirilir. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’nun görev, yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.

Cumhurbaşkanı, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olan adaylar arasından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından üye tamsayısının en az beşte üç çoğunluğu ile seçilir. Bu çoğunluk usulü, en fazla üç defa tekrarlanır. Bu usulle seçilememesi halinde, Meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilir.
Cumhurbaşkanı seçilememesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin yeniden belirlenmesi amacıyla seçime gidilir. Yeni Meclis, aynı usulle Cumhurbaşkanı’nı seçer. Cumhurbaşkanı’nın görev süresi beş yıldır. Bir kimse, en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.

Cumhurbaşkanı tarafsızdır. Cumhurbaşkanı, Devletin başı olma sıfatı ile Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’nin birlik ve beraberliğini temsil eder.

Seçilmesinden önce veya sonra bir suç işlediği iddiası ile Cumhurbaşkanı, iddiaya konu suçun işlendiği tarihteki kanuna göre ağır ceza mahkemesinde yargılanmayı gerektiren suçüstü hali hariç olmak üzere, görevi süresince tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Cumhurbaşkanı hakkında, bu istisna dışında seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, ancak Cumhurbaşkanı sıfatının sona ermesi ile infaz edilebilir. Dokunulmazlığın devam ettiği sürede dava ve ceza zamanaşımı işlemez.

Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı’nca Başbakan olarak görevlendirilen bir milletvekili tarafından milletvekilleri arasından belirlenir. Gerek görülmesi halinde, milletvekili olmayanların da Bakanlar Kurulu üyeliğine atanabilmeleri mümkündür. Milletvekili olmayan bakan, görevi süresince milletvekilinin sahibi olduğu dokunulmazlığı taşır ve sorumluluğu milletvekili dokunulmazlığı usulüne göre belirlenir*.

Başbakan ve Başbakan’ın belirleyeceği bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin güvenoyuna sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunu elde eden Bakanlar Kurulu görevine başlar. Bakanlıkların kuruluşu, görev yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.

Bakanlar Kurulu’nun oluşturulamaması veya güvenoyu alamaması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yenilenmesine ilişkin usul ve esaslar Kanunla düzenlenir.

Bakanlar Kurulu ve idari makamlar; Anayasa, kanunla kabul edilen uluslararası sözleşmeler ve kanun hükümleri çerçevesinde kamu güvenliğinin sağlanması, korunması ve kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumludurlar.

Kamu düzeni, Ülkenin iç ve dış güvenliği ile kamu barışı, kanunların verdiği yetkilerle Türk Silahlı Kuvvetleri ve idari kolluk tarafından korunur ve sağlanır. Türk Silahlı Kuvvetleri ile idari kolluğun teşkilatlanması, çalışma usul ve esasları ile özlük işleri, hak, yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.

Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, idarenin yetkilerinin merkezden ve mahalli idareler eliyle kullanılmasına dair usul ve esaslar ile idarecilerin seçimi veya atanması usulleri kanunla düzenlenir.

Kamu görevlilerinin seçimi, atanması, tayini ve terfilerinde liyakat usulü esas alınır.

Kamu görevlileri, Anayasa’ya ve kanuna bağlı kalarak yetkilerini kullanmakla yükümlüdür.

İdari makamlar, idari işlem ve eylemlerinde takdir yetkisini keyfi kullanamaz.

Yürütme organı ve idari makamlarca gerçekleştirilen tasarruflar hakkında hukukilik denetimi kısıtlanamaz.

Madde 20- Yargı yetkisi
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına yargı birliği ilkesine uygun şekilde bağımsız ve tarafsız mahkemeler ve hakimler ile Cumhuriyet savcıları ve avukatlarca kullanılır.
Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri ile hakimlerin teminatları, nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, yer ve yetki güvenceleri, hakları ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, meslekten çıkarılmaları, sorumlulukları ve diğer özlük işleri; mahkemelerin ve hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı esaslarına göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir.

Yargı yetkisi, tüm işlem, eylem ve kararların hukukilik denetimini kapsar.

Mahkemeler ve hakimler, kişi hak ve hürriyetlerine yönelik ihlallerin olup olmadığına dair iddia ve savunmaları değerlendirip, uyuşmazlıkları çözer.

Mahkemeler ve hakimler, hukukun evrensel ilke ve esasları ışığında Anayasa, kanunlar, kanunlarla kabul edilen uluslararası sözleşmeler çerçevesinde gerekçeli vereceği kararlarla yargı yetkisini kullanır.

Mahkeme ve hakim kararları herkes için bağlayıcıdır. Hiç kimse, hakim ve mahkeme kararlarını değiştiremeyeceği gibi, bu kararların yerine getirilmesini geciktiremez ve engelleyemez.

Hakimler, azlolunamazlar ve kendileri istemediği takdirde altmışyedi yaşını dolduruncaya kadar emekliye sevk edilemezler.

Hakimlik mesleğine giriş, hakimlerin seçimi, atama ve yetkilendirilmeleri, özlük işleri ve denetimi; üyeleri hakimler tarafından seçilecek Hakimler Yüksek Kurulu tarafından liyakat usulü gözetilerek yerine getirilir. Mahkemelerin ve hakimlerin bağımsızlığı esaslarına göre hareket eden onüç asil ve sekiz yedek üye hakimden oluşan bu Kurulun; kuruluş, işleyiş, görev, yetki, çalışma usul ve esasları ile Kurula üye seçimi ve seçilenlerin görev süreleri, görev sürelerinin bitiminden veya herhangi bir nedenle üyenin görevden ayrılmasından sonraki teminatları ile Kurul kararlarının hukukilik denetimi usulü; mahkemelerin ve hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı esaslarına göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir. Kurula asil olarak seçilen üye, tekrar seçilemez.

Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla soruşturma ve araştırma yapmaya yetkili iddia makamıdır. Cumhuriyet savcıları, kişi hak ve hürriyetlerini ilgilendiren her türlü emir, talimat, işlem, talep ve kararında gerekçe göstermek zorundadır.

Cumhuriyet savcılarının soruşturma ve araştırma sırasında vereceği emir ve talimatlarının yerine getirilmesi amacıyla, Cumhuriyet başsavcılıklarına bağlı adli kolluk teşkilatı kanunla kurulur.

Cumhuriyet başsavcılıklarının kuruluş ve teşkilatlanmaları, Cumhuriyet başsavcılarının görevleri ile gözetim ve denetim yetkileri, Cumhuriyet savcılarının teminatları, özlük işleri, görev, yetki, hak ve sorumlulukları; yargı bağımsızlığı esas alınarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir.

Cumhuriyet savcıları, azlolunamazlar ve altmış beş yaşını dolduruncaya kadar emekliye sevk edilemezler.

Cumhuriyet savcılarının tüm özlük işleri ve denetimi, kuruluşu, üyelerinin nitelikleri, üye seçimi, seçilen üyelerin görev süreleri ile kuruluş, işleyiş, özlük hakları, görev, yetki, çalışma usul ve esasları, kararları hakkında hukukilik denetimi yolu; üyeleri Cumhuriyet savcılarından oluşan ve kanunla düzenlenen Savcılar Yüksek Kurulu tarafından liyakat usulü gözetilerek yürütülür.

Herkes, iddia ve savunmalarının her aşamasında ve herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın avukat yardımından faydalanma hakkına sahiptir. Avukatlık mesleği, görev, hak, yetki ve sorumlulukları ile baroların kuruluş ve teşkilatlanmaları; yargı bağımsızlığı esas alınarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte ikisinin çıkaracağı kanunla düzenlenir.

Hiçbir organ, makam, mercii veya kişi; yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere, hakimlere, Cumhuriyet savcılarına ve avukatlara emir ve talimat veremez, emir ve talimat içeren herhangi bir tasarruf icra edemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.

(Bu çalışma, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)


---------------------------------------


15. maddenin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi kaldırılabilir. İdare tarafından kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran yaptırımın uygulanamayacağı, bu yetkinin sadece yargı makamına ait olabileceği düşüncesinden hareketle, "Bu hükme, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç düzeni bakımından kanunla istisna getirilebilir." cümlesi madde metninden çıkarılabilir.

18. maddenin üçüncü fıkrası, "Milletvekili adayı, bir siyasi partinin mensubu olmak şartı ile seçime katılma ve milletvekili seçilme hakkına sahiptir." şeklinde düzenlenebilir. Çünkü temsili demokrasilerde esas olan siyasi partilerdir.

19. maddenin beşinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri kaldırılabilir. Milletvekili olmayanın "bakan" olmaması gerektiğini savunan bu düşünceye göre, milletvekili olarak seçilenlerin sayı ve nitelikleri "bakanlık" yapmaya yeterlidir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kadir Baysal 4 yıl önce

hepsi güzelde millet vekillerin dokunulmazlıkları kalkmayışı 21 y.y hiç hoş olmamış.

Avatar
deniz aslan 4 yıl önce

hocam bir sorum olacak.ben evrakta sahtecilikten 2 yıl ceza aldım ve onandı..itiraz etmek istiyorum ne yapmam gerekir.yardımcı olurmusunuz..