İfa imkansızlığı Türk Borçlar Kanununda, borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşması halinde borcun sona ermesi şeklinde düzenlenmiştir. Kısaca ifa imkansızlığı, ifadaki imkansızlığı gerektirmekte olup, ifanın aşırı güçleşmesi veya ifa halinde bir tarafın çok zor durumda kalacak olması ifa imkansızlığı anlamına gelmemektedir. Mücbir sebepler Türk Borçlar Kanununda 136. ve 137. maddelerde "İfa İmkansızlığı" adı altında düzenlenmiştir. Başlıca mücbir sebep halleri, deprem ve sel gibi doğal afetler, savaş ve seferberlik hali, Salgın hastalık, ekonomik kriz, hastalık ve mevzuat değişiklikleri şeklinde sayılabilir. Bu kapsamda, Türk Borçlar Kanunun 136. maddesinde düzenlen tam ifa imkansızlığı madde hükmünde, borcun ifasının, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle tamamen imkansız hale gelmesi halinde mücbir sebebin sonuçlarını ve tarafların izlemesi gereken yolu ortaya koymaktadır

Diğer taraftan sözleşmeden doğan bir borcun ifasının, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan bir hukukî engel nedeniyle mümkün olmaması halinde, söz konusu borcun ifası bakımından hukukî imkânsızlık meydana gelmektedir. Bu bağlamda hukukî imkânsızlık, Türk Borçlar Kanunun 112 ve Türk Borçlar Kanunun 136. maddesi anlamında bir imkânsızlık durumudur. Dolayısıyla tüm imkânsızlık durumda olduğu gibi, hukukî imkânsızlık durumlarında da sözleşmede kararlaştırılan edimi aynen ifa borcu sona ermektedir. Buna karşın geçici hukukî imkânsızlığın söz konusu olduğu durumlarda ise, aynen ifa borcu sona ermeyip, hukukî engel var olduğu sürece ertelenmektedir. Ayrıca aynen ifa borcunun sona ermesi ya da ertelenmesi nedeni ile taraflardan herhangi birinin uğradığı zararın tazminini karşı taraftan talep edebilip edemeyeceği, imkânsızlıktan taraflardan hangisinin sorumlu olduğuna bağlı olmaktadır. Bahse konu sorumluluk öncelikle taraflar arasındaki sözleşmeye, bu konuyu düzenleyen bir sözleşme hükmünün bulunmaması halinde ise ilgili kanun hükümlerine göre belirlenmektedir.

Hukukumuzda kural olarak tarafların aralarında kurmuş oldukları hukuki ilişkinin koşullarına uygun olarak borçlarını ifa etmeleri gerekmektedir. Bu çerçevede borcunu ifa etmeyerek alacaklının zararına neden olan borçlu, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bir borcun imkânsız hale gelmesinde ise, belirtilen kurala bir istisna oluşturularak, borçlunun ifanın kendisine yüklenemeyecek bir nedenle yerine getirilemeyeceğini ispatlaması durumunda alacaklıya olan tazminat borcundan kurtulacağı ve sözleşmenin sona ereceği düzenlenmektedir. Bu bağlamda borçluya yüklenemeyecek sebep konusu oldukça önem arz etmektedir. Nitekim, sorumluluk borçluya yüklenebildiği anda tazminat sorumluluğu başlamaktadır. Ayrıca bir edimin imkânsız hale gelebilmesi için para borcu gibi nevi borçlardan olmaması gerekmektedir. Nevi olan mallar, diğer bir deyişle türüyle özelleştirilmemiş ve yerine yenisi koyulabilecek mal ve hizmetler söz konusu olduğunda imkansızlaşmadan söz edilemeyecektir. Dolayısıyla bu durum nevi borcu telef olmaz ilkesiyle ifade edilmektedir. Buna karşılık parça borcu dediğimiz özellikleri belli ve yerine yenisi koyulamayacak cinsten mal ve hizmetlerde ise, malın ya da ifa edecek kişinin yok olması durumunda sözleşmenin imkânsız hale geldiğinden bahsedilebilecektir.

Tüm bu açıklamalarla birlikte deprem gibi mücbir sebep sayılan hallerde imkansızlık, Türk Borçlar Kanununda borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşması halinde borcun sona ereceğini hükme bağlanmıştır. Nitekim deprem toplum hayatını derinden etkileyen doğal afetlerden olmakla birlikte ayrıca literatürde mücbir sebebe verilen klasik örneklerin başında yer almaktadır. Bununla birlikte mücbir sebep, idari faaliyetlerin dışında cereyan eden, önceden tahmin edilmesi ve karşı konulması imkansız olan olaylardır. Öte yandan mücbir sebep; tarafların belirli bir süreye bağlı olarak yerine getirmesi gereken ödev, yükümlülük ya da borçlarını yerine getirme sırasında iradesini geçici olarak ortadan kaldıran ve dıştan gelen fiili bir durumdur. Aynı zamanda bir olayın mücbir sebep sayılması için bazı unsurların bir arada olması gerekmektedir. Bu unsurlar; öngörülemezlik, karşı konulamazlık, dışsallık ve kusursuzluktur. Bunun yanında oluşan olağanüstü olay ile borcun ifa edilememesi durumunda uygun illiyet bağının da olması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, borcun ifa edilmesinin aşırı güçleşmesine ya da imkansız hale gelmesine tüm bu unsurları barındıran bir olayın sebep olması gerekmektedir. Bu duruma en uygun örnek, yakın tarihte 6 şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli yaşanan deprem olayıdır.

Ayrıca mücbir sebep ortaya çıktıktan sonra edimin ifası sürekli olarak imkansızlaşmış ise, bu durumda borçlu ortaya çıkan ifa imkansızlığından sorumlu olamayacaktır. Aynı zamanda Türk Borçlar Kanunun 136. maddesi belirtildiği üzere, borç sona erecektir. Bu ihtimale kusura bağlı olmayan sonraki imkansızlık da denilmektedir. Yakın tarihte meydana gelen deprem gibi ifa imkânsızlığı ile ilgili borçlunun kusurlu olmaması halinde borçlunun borcu sona erecek ve dolayısıyla tazminat ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkacaktır. Bu bağlamda İfa imkansızlığı hallerinde, edimi ifası imkansız hale gelen taraf diğer tarafa İfanın imkansızlaştığını mümkünse yazılı olarak bildirmeli ve bu bildirimi gecikmeksizin gerçekleştirerek zararın artmaması için gerekli önlemleri yerine getirmelidir.

Söz konusu konuya ilişkin olarak, mücbir sebebin unsuru olan öngörülemezlik hususunda Hukuk Genel Kurulu çok yakın tarihli bir içtihadında "Mücbir sebebin varlığı için gereken diğer unsur olayın doğuracağı sonuçların öngörülemez olmasıdır. Bir olayın varlığı sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülebiliyorsa ve buna rağmen sözleşmede gerçekleşmesi muhtemel o olaya ilişkin bir hüküm yoksa bunun riskini borçlu üstlenmiş demektir. Öngörülemezlik, sözleşmenin kurulduğu sıradaki durum esas alınarak belirlenir. Borçlu, sözleşmenin kurulduğu sırada olayın doğuracağı sonuçları öngörebiliyorsa mücbir sebebe dayanarak borcun ifasından kurtulamaz." (HGK, 25.1.2022, 2019/(19)11-58 E. 2022/40 K.) şeklinde karar verilmiştir.

Arb. Av. Gülnaz OĞUZ - Stajyer İpek MENGİLLİ

KAYNAKLAR :

1. https://doi.org/10.1501/Hukfak_0000001760  

2. https://www.hukukihaber.net/ifa-imkansizligi-ve-ifa-guclugu-muesseselerinin-mucbir-sebep-deprem-baglaminda-degerlendirilmesi

3. https://www.mevahukuk.com/post/s%C3%B6zle%C5%9Fmeden-do%C4%9Fan-bor%C3%A7larin-i%CC%87fasinda-ba%C5%9Flangi%C3%A7taki%CC%87-ve-kurulmasindan-sonra-ortaya-%C3%A7ikan-i%CC%87mkansizlikla

4. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/622697

5. https://www.delilavukatlik.com/post/mucbir-sebep-nedir

6. https://metinozderin.av.tr/depremin-sozlesmesel-yukumluluklere-etkisi/

7. https://oguzhanyazici.av.tr/asiri-ifa-guclugu-ve-ifa-imkansizligi-sozlesmenin-uyarlanmasi/

8. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf