20 yıllık tutuklu İlhan Çomak, bugün yine hakim karşısında
İlhan Çomak 1973 yılında doğdu. Bugün devletin en tepe noktalarından bile, ‘eski Türkiye’, ‘vesayet rejimi’ gibi olumsuz çağrışımlarla adlandırılan o karanlık ‘90’lı yıllar’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde öğrenciydi. Coğrafya okuyordu ve onun doğduğu coğrafyada, bugün toprağın üstüne fışkıran kemiklerden, açılmış sayısız dava için toplanmış delillerden, tanıklıklardan, itiraflardan izleri sürülebilen bir savaş yaşanıyordu. İlçe merkezlerinde ağır silahların kullanıldığı çatışmalar yaşanıyor, insanlar kaçırılıyor, ‘kayboluyor’, köyler boşaltılıyor, ormanlar yakılıyordu...

 90’lı yıllarda Kürt gençler, üniversitelerinde okudukları batı kentlerinde bu kirli ve hınçlı savaşı, onun tahribatını anlatmaya çalıştılar, örgütlendiler. İlhan Çomak onlardan biriydi.

 1994’te, 21 yaşındayken ‘Terörle Mücadele’ polisleri tarafından gözaltına alındı. 90’larda ‘gözaltı süresi’ 15 gündü! O 16 gün sorgulandı... 1994’te, (şimdilerde, ’eski Türkiye’yi vurgulamak için zaman zaman tekrar edildiği gibi) sistematik işkence vardı. Ağır işkenceler gördü. ‘PKK adına orman yakmak’ ve ‘bölücülük’le suçlanıyordu.

 16 günün sonunda çıkarıldığı mahkemede, suçlamalara dayanak olan fezlekelerini reddetti; bunları işkence altında imzaladığını söyledi… Tutuklandı ve Bayrampaşa Cezaevi’ne konuldu. Önündeki 20 yılı geçireceği cezaevlerinden ilkindeydi artık.

BİR İDAM, BİR BERAAT!

Dava altı yıl sürdü. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, 2000 yılında kararını açıkladı: Çomak, “Devletin hakimiyeti altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemlerde bulunmak”tan suçlu bulunmuştu. İdam cezasına çarptırıldı! Sonra bu ceza, “iyi hali” dikkate alınarak müebbet hapse çevrildi. ‘Orman yangınlarına sebep olma’ suçundan beraat etmişti. Ama ertesi gün haber, devlet ajansının servis ettiği ve bu beraat kararından tek satır söz etmeyen bülteniyle duyuruluyordu: “Orman katili teröristlere müebbet”! ‘Teröristler’ orman yakmadan beraat etmiş, kime ne?

AİHM KARARI İÇİN 5 YIL BEKLEDİ

Yargıtay bu cezayı aynı yıl onadı. Çomak, 2001’de, “DGM’deki askeri hakim nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu. AİHM, 2006’da İlhan Çomak’ı haklı buldu ve yeniden yargılanmasına karar verdi, Türkiye’yi tazminata mahkûm etti.

 6 yıl yargılanan ve 5 yıl da AİHM kararı bekleyen Çomak, ‘yeniden yargılanması’ için ‘bağlayıcı’ karar çıktığında zaten 11 yıldır tutukluydu. Ama Türkiye'deki mahkemelerin bu ‘bağlayıcı’ karara uyması için de 8 yıl beklemesi gerekecekti! İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, AİHM kararından 8 yıl, İlhan Çomak isimli genç tutuklandıktan 20 yıl sonra, ‘yeniden yargılanması’ yönünde karar verdi! 19 Aralık 2013’te yeniden hakim karşısına çıktı… Söz konusu olan, 21 yaşında tutuklanmış ve şimdi adil olmadığı açıkça tespit edilmiş bulunan bir yargılama sonucunda 20 yılını hapishanelerde geçirmiş bir kişiydi… Yine de tahliye talebi reddedildi. Yeniden yargılanacak, ama 20 yıl önce işlediği varsayılan suçların delillerini karartabileceği şüphesiyle ‘tutuklu’ kalacaktı! Bir sonraki duruşma 11 Mart 2014’teydi.

HAFTADA 70 DAKİKAYA MAHKUM BİR ANNE

16 Ocak’ta bu karara itirazı da reddedildi. Şubat ayında Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Sonuç alamadı… Avukatları, Balyoz ve Ergenekon davasından tutuklu ve hükümlü olan kişilerin, 'adil yargılanma hakkının ihlali saikiyle' yeniden yargılanmaları kararları kapsamında tahliye edilmelerini emsal gösterdi. Sonuç değişmedi…

İlhan Çomak halen ve 20 yılı aşkın süredir tutuklu. Bayrampaşa, Ümraniye, Aydın, Buca, Bolu ve tekrar Buca cezaevlerinde bütün bir gençliğini geçirdi.

 Yazarken, okurken dile kolay: 20 yıl… Haftada bir saat görüş, 10 dakika telefon konuşmasıyla; haftada 70 dakikayla 20 yıla mahkûm edilmiş bir ana-baba…

Bugün hep beraber yeniden hakim karşısına çıkıyorlar. İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde 4. Ağır Ceza Mahkemesi, bugün saat 14.10’da İlhan Çomak’ın duruşmasını görecek. 21. yılına dayanmış ‘tutukluluk’ zinciri, bu 5 Eylül 2014 günü kırılacak mı? Ailesi, sevenleri, avukatları bir kez daha bu umut içinde salonda olacak. Kendisi, hayal kırıklıkları içinde geçmiş bir ömrün sonunda ümitli olmamaya gayret ediyor. Oysa umuda en çok ihtiyacı olan o, zira Nazım Hikmet’in dediği gibi, “Boğazlanan bir çocuğun kanı gibi akıyor” içeride zaman…


Haber: HAKKI ÖZDAL - Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.