44 yılda bitmeyen davaya 2 bin 400 lira tazminat
12 Eylül 2010’da yapılan referandum sonrası Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurunun başladığı 2012 yılı Eylül ayından bugüne kadar yüksek mahkemeye, 13 bin 300’ün üzerinde müracaat yapıldı. Yüksek mahkeme, bu müracaatların 4 bin 800 adedinin bölümler ve komisyonlar tarafından karara bağlarken 8 bin 400 dosyası ise görüşülmeyi bekliyor. Yerel mahkemelerde haksızlığa uğradığını düşünen vatandaşlar, artık Anayasa Mahkemesi’nin kapısını çalıyor.

Nusaybin ilçesinde ikamet eden N.ve A.Ç. kardeşlerin babası D.Ç.’in de aralarında bulunduğu 13 davacı, Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Hazine aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtı. 22 Eylül 9 1969 havale tarihli dilekçe ile, Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava dosyası, mahkemenin 6 Haziran 1974 tarih ve Esas 1969/105, Karar 1974/104 sayılı görevsizlik kararı ile dosya Nusaybin Kadastro Mahkemesi’ne gönderildi. Yargılama sırasında dosya, Nusaybin Kadastro Mahkemesi teşkilatının kapatılması nedeniyle dosya yetkisizlik kararı verilerek Mardin Kadastro Mahkemesi’ne devredildi. Aradan geçen 44 seneye rağmen davanın sonuçlanmadığını belirten D.Ç.’nin çocukları N. ve A. Ç., Anayasa Mahkemesi’nin yolunu tuttu. İki kardeş, babaları tarafından açılan hukuk davasının hâlihazırda ilk derece mahkemesi önünde devam ettiğini ve uzun süren yargılama sebebiyle taşınmazdan yararlanamamalarına bağlı olarak, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlalin tespitiyle uğradıkları maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etti. 

Yüksek mahkeme, olayla ilgili bir rapor hazırlattı. Raportör Şebnem Nebioğlu Öner tarafından hazırlanan raporda, ilk olarak Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başlayan yargılama sürecinde kırka yakın duruşma yapıldığı, belirtilen süreçte yargılama evrakının ilgili kurumlardan kısım kısım talep edildiği, verilen üç keşif ara kararının icra edilmediği, müteaddit (birçok) defa taraf mazeretlerinin kabul olunduğuna dikkat çekildi. Raporda, defalarca taraflara dosyayı tetkik etmek ve muhtelif belgelerin ibrazı hususunda mehil verildiği, dosyanın birkaç defa tetkike alındığı ve yaklaşık beş yıllık yargılama süreci sonunda 6 Haziran 1974 tarihli celsede, taşınmazlara ilişkin kadastro tespiti yapıldığından bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Nusaybin Kadastro Mahkemesine gönderildiği hatırlatıldı. 

19 KEŞİF ARA KARARI YERİNE GETİRİLMEMİŞ, 23 YIL MİRASÇILARIN DAVAYA DAHİL OLMASINA ÇALIŞILMIŞ
Görevsizlik kararı sonrasında Nusaybin Kadastro Mahkemesi’ne 1974’te başlayan yargılama sürecinde, verilen üç keşif ara kararının icra edilmediği, taraf mazeretlerinin kabul olunmaya devam edildiğinin vurgulandığı raporda, defalarca taraflara bir kısım usuli işlemlerin ikmali hususunda süre verildiği hatırlatıldı. Raporda şu ifadelere yer verildi: “Davacı tarafa ve hazine vekiline on dört celse boyunca benzer şekilde mehil verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın müteaddit defa tetkike alındığı ve keşif için tahsisat bulunmadığından bahisle yargılamanın dört celse tehir edildiği görülmektedir. Akabinde verilen on dokuz adet keşif ara kararının yerine getirilmediği, mevsim şartları nedeniyle keşif hususu değerlendirilmek üzere yargılamanın iki celse tehir dildiği, devam eden yargılama sürecinde yeniden yargılama evrakı teminine başlanıldığı tespit edilmiştir. Bu süreçte dosyanın yirmi celseden fazla tetkike alındığı, taraflara veraset ilamı ibrazı ile bir kısım mirasçıları dâhili dava etmeleri ve adres ibraz etmeleri hususunda süre verildiği anlaşılmaktadır. Akabinde yirmi üç yıl süreyle bir kısım yargılama evrakının celbi ve vefat ettiği tespit edilen taraf mirasçılarının davaya dâhil edilmesi hususunun ikmaline çalışıldığı belirlenmiştir. Bu süreçte özellikle iki mirasçının yurt dışı adreslerine tebligat yapılması için dört yılı aşkın bir yargılama süresinin geçtiği, belirtilen işlemlerin tamamlanması akabinde mahalli bilirkişi isim listesi teminine başlandığı da ortadadır."

20’YE YAKIN TARAFI VARMIŞ
Taraflara beyanda bulunmak üzere birçok defa mehil verildiğinin vurgulandığı raporda, dosyanın birkaç celse tetkike alınması sonrasında, 12 Nisan 2012 tarihli celsede keşif ara kararı verildiği; ancak icra edilmediği açıklandı. Dosyanın iki celse daha tetkike alınmasını takiben 21 Şubat 2013 tarihli celsede tekrar, evrak eksikliğinden bahisle bunların ikmaline başlanıldığına dikkat çekilen raporda, yargılamanın Nusaybin Kadastro Mahkemesi’nin kapatılmasıyla 16 Ağustos 2013’te Mardin Kadastro Mahkemesi’ne taşındığı belirtildi. Raporda, "Özellikle Kadastro Mahkemesi'nde geçen yargılama sürecinde tatbiki gereken yargılamayı hızlandırıcı niteliğe sahip özel usul hükümlerine riayet edilmediği ve verilen ara kararların birçoğunda taraflara usul hükümlerine aykırı şekilde süreler verilerek, yapılması gereken usuli işlemlerin uzun sürelerle yerine getirilmediği, bunun yanı sıra muhtelif defa dosyanın tetkike alındığı anlaşılmaktadır." denildi. 

44 YIL GEÇTİ, BAŞVURUCULARA TAZMİNAT ÖDENMELİ
Başvurucuların tarafı oldukları uyuşmazlığa ilişkin kırk dört yılı aşkın yargılama süresi nazara alındığının vurgulandığı raporda, başvurucuların yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında takdiren 2 bin 400 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiği belirtildi. Yargılamanın kırk dört yılı aşkın süreyle devam ettiğine dikkat çeken Anayasa Mahkemesi, iki kardeşe tazminat ödenmesine hükmetti. Kararda, "Anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin ilgili mahkemesine gönderilecek. Başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının kabul edilebilir olduğu, başvurucular N.Ç. ve A.Ç.’e ayrı ayrı 2 bin 400 TL manevi tazminat ödenmeli." ifadeleri yer aldı. 

CHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.