Adaletin ölümle sınavı!
Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan ileri evre kanser hastası Muhlis Barut’a (55) mahkeme adam öldürmeye teşebbüs suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezası verirken, doktorlar 6 ay ömür biçti. Şuan “ölüm döşeği”nde olan Barut’un dosyası temyiz için Yargıtay Başsavcılığı’nın önünde bulunuyor. Son zamanlarını evinde ailesiyle geçirmek isteyen Barut’un avukatları, müvekilinin tahliyesini istedi. Ancak, dosyanın Yargıtay Başsavcılığı’ndan kararı verecek ilgili daireye ne zaman gideceği belirsiz. 6 aylık sürenin de 2 ayı geri kaldı ve zaman Barut’un aleyhinde işliyor. Barut’un ağabeyi Salih Barut, “Kardeşimin artık günleri sayılı. Bari son zamanlarını ailesiyle geçirsin, helalleşsin” dedi.

İki yıl önce karaciğer kanseri olduğunu öğrenen Muhlis Barut, bu sırada süresini uzatmak istediği Yeşil Kart’ının iptal edildiğini öğrendi. İzmir Bayraklı Toplum Sağlığı Merkezi’ne giden Barut, yanında götürdüğü pompalı tüfekle etrafa ateş açtı. Olay yerine gelen polisler tarafından ayağından vuralan Barut, tutuksuz yargılandığı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tarafından “adam öldürmeye teşebbüs, tehdit ve hakaret” suçlarından toplam 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Barut, içeri girdiğinde bir yandan hastalığı ilerlerken, diğer yandan cezaevi cezaevi dolaştırıldı. Önce Buca Cezaevi’ne konulan Burat, sonra Şakran Cezaevi’ne nakledildi; şuanda da İstanbul Metris Cezaevi’nde bunuyor.

Doktorlar: 6 ay ömrü var

İzmir’deki cezaevinde kalırken durumu kötüleşen Barut, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Doktorlar, Barut hakkında 15 Haziran 2012’de “Hepatit B virüs enfeksiyonuna bağlı karaciğer sirozu ve ileri evre hepatosellüler kanser tanıları ile takip edilen ve tedavisi düzenlenen hastanın yaşam beklentisi 6 (altı) aydan kısa olduğu öngörülmektedir” raporu verdi.

Barut’un avukatı, ÇHD İzmir Şubesi Yöneticisi Dinçer Çalım, raporun ardından 18 Haziran’da davanın temyiz için götürüldüğü Yargıtay Başsavcılığı’na başvurarak dosyanın öne alınmasını ve sağlık sorunları nedeniyle müvekkilinin tahliye edilmesini istedi. Dosyanın biran önce karar için başsavcılıktan ilgili daireye gönderilmesini isteyen Çalım, “Müvekkilin yargılamasının tutuksuz yapılması ve ailesi ile vedalaşma hakkının kendisine tanınmalıdır. Yargılamasının tutuklu sürmesi süreci hızlandıracak ve hapishanelerden bir cenaze daha çıkacaktır” dedi.

Barut’un ağabeyi Mehmet Salih Barut, dün Ankara’ya gelerek, ÇHD Üyesi, Avukat Engin Gökoğlu ile birlikte Yargıtay’a gitti. Ancak, Yargıtay’dan herhangi bir savcı ile görüşemediler. Cumhuriyet’e konuşan Salih Burat, kardeşinin az bir ömrü kaldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Metris Cezeavi’nin içinde rehabilitasyon merkezi var. Kardeşim, orada yatalak durumda. Şuan karaciğeri, akciğeri bitmiş. Onu gördüğümde hiç hali yoktu. Bilinci iyice gidiyor, konuşacak hali yok. Ben her gün telefon gelecek, ‘gelin cenazenizi alın’ diyecekler diye bekliyorum. Az bir ömrü kaldı. Kardeşimin, biri kız, biri oğlan olmak üzere iki çocuğu var. Son günlerini evinde ailesi ile geçirmesini istiyoruz. Yargıtay, biran önce karar vermezse, kardeşimi battaniye içinde bana verecekler. Eğer adalet varsa sesimizi duyması gerekir. Hakimler ellerini vicdanlarına koysunlar. Arkalarındaki ‘adalet mülkün temelidir’ yazısını önlerine alıp gereğini yapsınlar.”

Avukat Engin Gökoğlu, Muhlis Barut’un durumuyla ilgili Yargıtay’ın yanı sıra TBMM ve Adalet Bakanlığı’na da başvurulduğunu belirterek, “O günlerde 6 aydan az ömrü kalmıştı. Aradan iki ay geçti ama şuana kadar herhangi bir gelişme olmadı. Sadece Yargıtay’daki dosyası öne alınmış. Müvekkilin dışarda ailesiyle vedalaşıp, huzurlu bir şekilde hayatını sonlandırmasını istiyoruz. Ama adalet ölümden daha yavaş işliyor” diye konuştu.


10 yılda 1621 ölüm

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesini yanıtlayan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 2003-2012 yılları arasında hayatını kaybeden hükümlü ve tutuklu sayısının bin 621 olduğunu, meydana gelen 682 ölüm olayında toplam bin 728 personel hakkında adli ve idari soruşturma yapıldığını bildirdi. Ergin, adli soruşturmalar sonucunda sadece 1 personel hakkında hapis cezası, 1 personel hakkında para cezası kararları verildiğini kaydetti.


Cezaevinde 49 kanser hastası

24 Mayıs 2012 tarihi itibarıyla, ceza infaz kurumlarında kanser hastası olduğu bildirilen hükümlü ve tutuklu sayısının 49 olduğunu belirten Ergin, 4 Mayıs 2011-4 Mayıs 2012 tarihleri arasında ceza infaz kurumlarında, 252 hükümlü ve tutuklunun eceliyle öldüğü, 31 hükümlü ve tutuklunun intihar ettiği, 1 hükümlünün de öldürüldüğünün anlaşıldığını ifade etti.


Cumhuriyet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.