AİHM, Türkiye'yi 'uzun tutukluluk'tan mahkum etti

Mehmet Sarar adlı vatandaş, 5 Nisan 2001'de göz altına alındı. 12 Nisan 2001'de “anayasal düzeni bozmaya teşebbüs” suçundan tutuklandı ve yapılan duruşmalarda tutukluluğunun devamına karar verildi. Serbest bırakılma talepleri mahkemece reddedilen Sarar, 14 Mayıs 2010'da suçlu bulunarak İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nce mahkum edildi.

Sarar, 14 Aralık 2008'de AİHS'in, “Yakalanan veya tutulu bulunan herkes hemen bir yargıç veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmış diğer bir görevli önüne çıkarılır; kendisinin makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuşturma sırasında serbest bırakılmaya hakkı vardır. Salıverilme, ilgilinin duruşmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminata bağlanabilir” hükmünü içeren 5. maddesinin 3 fıkrasına dayanarak, “tutukluluk süresinin aşırı uzun olduğu” iddiasıyla şikayetçi oldu.

Uzun tutukluluk incelemesi

Türk hükümeti ise iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle itirazda bulunarak, Sarar'ın, 1 Haziran 2005'de yürürlüğe giren yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'nun koruma tedbirlerine uyulmaması durumunda tazminat istenebileceğine ilişkin maddelerine dayanarak tazminat başvurusunda bulunabileceği gerekçesiyle itirazda bulundu.

AİHM 2. Dairesi'nin, 27 Mart 2012'de aldığı kararda, Sarar'ın şikayetinin, Sözleşme'nin 5/3. maddesinden kaynaklandığını, ancak Hükümet tarafından ileri sürülen hukuk yolunun ise yasaya aykırı tutukluluktan dolayı tazminat alma hakkıyla ilgili olan Sözleşme'nin 5/5. maddesini ilgilendirdiğini saptayarak, Türk hükümetinin ön itirazını reddetti.

Sarar'ın şikayetini kabul edilebilir bulan Daire, davayı esastan inceledi.

Başvurucunun tutukluluk süresinin, 5 Nisan 2001'de başlayıp, 14 Mayıs 2010'da sona erdiğini tespit eden Mahkeme, Sarar'ın tutukluluğunun 9 yıl 1 ay sürdüğünü belirledi.

Türkiye ile ilgili daha önce de benzer davaları incelediğini ve birçok kez Sözleşme'nin 5/3. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığını hatırlatan ve “bu davada da daha önceki sonuçlarından farklı bir sonuca ulaşmak için hiçbir neden görülmediği”ni vurgulayan Daire, Sözleşme'nin 5/3. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardı.

İkinci şikayet, tutukluluğa itiraz yolu

Sarar aynı başvuruda, AİHS'in 5/4. maddesine dayanarak, “tutukluluğunun yasallığına itiraz etmek için etkili bir başvuru yolu sağlanmadığı” gerekçesiyle de şikayette bulundu.

Bu iddiayı da inceleyen Daire,”Tutukluluğa itirazı inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi'nin, savcının bu talep hakkındaki mütalaasını önceden başvurucuya veya avukatına bildirmediği ve söz konusu kişilerin, konuya dair cevap verme imkanı olmadığı saptanmıştır. Bu unsur, 23 Ekim 2008 tarihli kararla ilgili olan davanın, Sözleşme'nin 5/4. maddesinin gereklerini yerine getirmediği sonucuna varmak için yeterlidir. Başka bir deyişle, söz konusu hükmün ihlali söz konusudur” sonucuna vardı.


AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.