Başbuğ beklenirken Erhan Tuncel tahliye edildi
Tuncel, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dün öğleden sonra imzaladığı, akşam saatlerinde de Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren 22 maddelik demokratikleşme paketi çerçevesinde salıverildi.

Pakette, tutukluluk süresinin 5 yılla sınırlandırılmasına ilişkin madde de yer alıyordu. Yasanın, Gül'ün imzasından sadece saatler sonra Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanmasıyla, 5 yıldan daha uzun süredir hapiste olan Tuncel'e de tahliye yolu açılmış oldu.

Tuncel'in, yasa yürürlüğe girer girmez, dün gece tahliye edildiği de ortaya çıktı.

>> İlker Başbuğ için 'tahliye yönünde' karar

BAŞBUĞ 26 AYDIR HAPİSTE

İlker Başbuğ'un tahliye olasılığının ise dün Cumhurbaşkanı Gül'ün imzasıyla yürürlüğe giren 22 maddelik demokratikleşme paketiyle ilgisi bulunmuyor. Başbuğ yaklaşık 26 aydır, yani iki seneyi biraz aşan bir süredir tutuklu durumda. Dolayısıyla, 22 maddelik demokratikleşme paketinin tutukluluk süresini 5 yılla sınırlayan maddesi Başbuğ'un durumunu etkilemiyor.
Aksine, Cumhurbaşkanı Gül'ün 22 maddelik. pakete imza koyması, Başbuğ'un tahliyesini de dolaylı olarak geciktirdi.

>> Bozdağ: Bugün bazı tahliyeler yapılabilir

'MEMLEKETİNE GİTTİ'
Tuncel’in avukatı Erdoğan Soruklu tahliye ile ilgili hurriyet.com.tr'ye yaptığı açıklamada “Erhan’ı dün akşam 22:00’de aldık. Sabaha kadar beraberdik. Erhan bugün memleketine (Elazığ) gitti. Anne-baba ziyareti için… Tekrar buraya döner sanıyorum” şeklinde konuştu.


Şöyle ki;
22 maddelik pakette Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılması da yer alıyor. Gül'ün imzası ve yasanın Resmi Gazete'de yayınlanması ile, tüm özel yetkili mahkemeler tarihe karıştı.
Oysa Başbuğ'un bireysel başvurusunda haklarının ihlal edildiğine hükmeden Anayasa Mahkemesi, bunun gereğinin yapılması için kararı Başbuğ'u yargılayan mahkemeye göndermişti.
Başbuğ da, özel yetkili bir mahkeme tarafından yargılanmıştı.
Özel yetkili mahkemeler, Gül'in imzası sonrasında dün gece tarihe karışınca, Başbuğ'un tahliye talebine hangi mahkemenin bakacağı da ilk etapta belirlenemedi. Sonunda, Anayasa Mahkemesi'nin kararından yaklaşık 24 saat sonra, Başbuğ'un durumunun İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirileceği açıklandı.
Başbuğ'un avukatlarının 20. Ağır Ceza'ya başvurusu ile de, tahliyeye yol açabilecek yasal süreç başlamış oldu.

ERHAN TUNCEL; BİR İÇERDE, BİR DIŞARIDA...

19 Ocak 2007'de Hrant Dink'e yönelik suikastin ardından, tutuklananlar arasında Erhan Tuncel de bulunuyor.
Dink davası sanıkları tarafından "büyük ağabey" olarak isimlendirilen Tuncel, suikastten kısa bir süre sonra 26 Ocak 2007'de tutuklanmıştı.
Dink davasını gören İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Ocak 2012'de Erhan Tuncel'i toplam 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına karar vermişti. Ancak Tuncel, hapiste kaldığı süre gözönüne alınarak tahliye edilmişti.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hikmet Usta'nın, yerel mahkemenin kararına itiraz etmesi üzerine dava Yargıtay'a taşınmıştı.
Savcı, Mahkeme'nin "sanıkların örgüt üyeliği ya da yöneticiliği konusunda yeterli delil yok" kararına itiraz etmişti.
Yargıtay bu itirazı haklı buldu ve yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, örgüt yönünden verilen beraat kararını bozması üzerine, Erhan Tuncel 23 Ekim 2013'te yeniden tutuklanmıştı.
Tuncel, o tarihten bu yana hapishanede bulunuyordu.
Tüm bu yaşananlar çerçevesinde Erhan Tuncel, dava sürecinde yaklaşık 5 yıl 4.5 ayı hapiste tutuklu olarak geçirmiş oldu. Dolayısıyla da, dün yürürlüğe giren tutukluluk süresini 5 yılla sınırlayan yasa çerçevesinde tahliye edildi.

TUTUKLULUKTA 10 YILLIK SINIR HİZBULLAHÇILARA, 5 YILLIK SINIR TUNCEL'E YARADI !

Türkiye'de son dönemde, uzun zamandır tartışılan uzun tutukluluk süreleri konusunda çok önemli iki yasal gelişme yaşandı; İlki, 2011 yılında gerçekleşti; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 102. maddesinde yapılan düzenleme ile tutukluluk süresi sınırlandı. Yargıtay da, süre sınırının terör suçları için 10 yıl olduğuna karar verdi.
Yargıtay'ın bu içtihatının ardından, yasanın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2011'de de hapishanelerde dava süreçleri 10 yıldan uzun olan ve bu süreyi tutuklu olarak geçirenlerin tahliyeleri gerçekleşti.

HİZBULLAHÇILAR TAHLİYE OLDU, SONRA KAÇTI

Yaşanan tahliyeler içinde kamuoyunun en çok dikkatini çeken ise, domuz bağı kullanarak işledikleri cinayetlerle gündeme gelen Hizbullah sanıkları oldu.
Hizbullah sanıklarının yargılandığı dava 10 yılda bitirilmediği için, 188 cinayetle suçlanan ve alt mahkemenin haklarında müebbet hapis cezası verdiği 16 sanık tahliye edildi. Tahliye edilenlere, CMK'nın ilgili maddeleri gereğince yurt dışı çıkış yasağı konmuş, adreslerine en yakın polis ya da jandarma karakoluna her gün düzenli biçimde başvuruda bulunmaları şartı getirilmişti.

TAHLİYE EDİLDİLER VE...

Hizbullah sanıkları tahliye edildikten sonra ise kendilerinden uzun süre haber alınamadı; Hizbullah terör örgütü sanıklarının karakola gidip imza atmadıkları ortaya çıktı.
Yargıtay 9. dairesi, sanıkların tahliye edilmelerinden sadece 26 gün sonra, 26 Ocak 2011'de Hizbullah davasını karara bağladı. Ancak şartlı tahliye edilen 16 sanıktan hiçbiri duruşmaya gelmedi. Yargıtay, alt mahkemenin müebbet hapis kararını onadı. Ancak tahliye edilmiş olan sanıklar bulunamadığı için, cezaevine konulamadı. Yargıtay'ın kararı ile cezaları kesinleşen ve "hükümlü" durumuna geçen Hizbullahçıların büyük bölümü hala firari konumda.

5 YIL SINIRLAMASI DA İLK TUNCEL'E YARADI

2014'in ilk günlerinde gündeme gelen, tutukluluk süresinin 5 yılla sınırlandırılmasına ilişkin kanun da Cumhurbaşkanı Gül'ün imzalaması ve Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanması ile dün akşam saatlerinde yürürlüğe girdi.
Bu yasadan ilk yararlanan da, Hrant Dink davasının "büyük ağabeyi" olan ve yaklaşık 5.5 yıl tutuklu kalan Erhan Tuncel oldu. Tuncel, dün akşam saatlerinde tahliye edildi.


Ayşegül USTA/Fırat ALKAÇ/Dinçer GÖKÇE/İSTANBUL / HÜRRİYET
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.